Vasinin dava açmasında vesayet makamı izninin aranması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8752 E. 2023/3036 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Vesayet altındaki kişi adına vasi tarafından açılan davada, vasinin vesayet makamından izin almış olması aranır; izin alındığı ileri sürülmemiş ve buna dair ilam sunulmamışsa mahkeme davayı doğrudan sonuçlandıramaz, vasiye izin alıp ilamı sunması için uygun süre vermeli, ilam sunulursa esasa girip hüküm kurmalı, sunulmazsa esasa girmeksizin davayı salt bu nedenle reddetmelidir.
Ele alınan sorunlar
Vesayet altındaki kişi adına vasi tarafından açılan davada vesayet makamından izin alınması zorunluluğu → kabul
Gerekçe: Davayı vesayet altındaki kişiyi temsilen açan vasinin, böyle bir davayı açma konusunda 4721 sayılı Kanun'un 462 nci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca vesayet makamından izin almış olduğu ileri sürülmemiş ve dosyaya buna dair bir ilam sunulmamıştır. Bu durumda mahkemece vasiye, eldeki davayı açması konusunda vesayet makamından izin alması ve buna dair ilamı dosyaya sunması için uygun bir süre verilmesi; bu nitelikte bir ilam alınıp sunulduğu takdirde davaya devam edilip esas hakkında hüküm kurulması, aksi takdirde esasa girilmeksizin davanın salt bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir. Anılan husus gözetilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hamiline yazılı pay senetlerinde zilyetliğe göre oy hakkı, hazirun cetveline itiraz ve erteleme talep hakkı → tartışılmadı
İddia: Davacı adına vasi vekili, hamiline yazılı pay senetleri bastırılmışsa zilyetliğin esas alınması ve senede zilyet olduğunu ispat edenlerin genel kurula katılma ve oy kullanma hakkını haiz sayılması gerektiğini, müvekkilinin oy hakkının şirket sermayesinin %10'unun üzerinde olduğunu, hazır bulunanlar listesinde pay adedinin eksik gösterildiğini ileri sürmüştür.
Emsal değeri
Vasinin açtığı davada vesayet makamı izninin aranacağı ve izin eksikliğinin doğrudan redle değil süre verilerek giderilmesi gerektiği yönündeki bozma gerekçesi, Yargıtay'ın kendi muhakemesi olması nedeniyle bağlayıcı emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Vesayet altındaki kişi adına vasi tarafından açılan davada vesayet makamından izin alınmış olması aranır; izin eksikliği hâlinde tamamlanması için uygun süre verilmesi, sunulmazsa esasa girilmeksizin ret gerekir
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vesayet makamının izni↗ vasinin temsil yetkisi↗ kısıtlı adına dava açma↗ genel kurul kararının iptali↗ hamiline yazılı pay senedi↗ hazirun cetveli↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Vasi muhtariyeti varsa dava usulden reddedilemez; mümessil tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/139 E. 2025/2247 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · hazirun cetveli · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… si vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in geçirdiği beyin kanaması nedeniyle bilincini yitirdiğinden eşinin vasi olarak atandığını, davalı şirketin 220.000 adet «hamiline» yazılı toplam 2.200.000,00 TL'lik sermayesini «temsil» etmek üzere bastırılan hamiline yazılı pay senetlerinin tamamının müvekkili ... 'e ait Türkiye İş Bankası Hadımköy Şubesi nezdindeki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin genel kurulunun 26.03.2019 tarihinde «şirket merkezinde» yapıldığını, yönetim kurulunun «pay defteri kayıtlarını» esas alarak hazırladığı «hazirun cetvelinde» müvekkilinin sermaye tutarının 149.820,00 TL olarak gösterildiğini, hazirun listesinin hamiline yazılı pay senetlerinin «zilyetliğine» aykırı olduğunu, «kısıtlı» paydaşın davalı senetlerinin 36.674 adetlik kısmına şahsen, geri kalan 183.326 adetlik kısmına ise «yönetim kurulu» başkanı olduğu Orcan Asfalt ve Yalıtım Ürünleri A.Ş.'nin nam ve hesabına zilyet olduğunu ileri sürerek 26.03.2019 tarihinde yapılan «genel kurul kararının iptaline», yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «toplantının ertelenmesi» yönündeki talebinin reddinin davalı şirketin kayıtları ve «ticaret sicil» dosyasındaki ortaklık yapısına uygun olarak düzenlenen «hazirun cetveline» göre pay oranının yüzde onun altında olması nedeni ile usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafın toplantıda her ne kadar «olumsuz» oy kullanmış ise de muhalefet beyanını zapta geçirtmediği, bu nedenle işbu davanın açılması için belirlenen gerekli yasal koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle dava …
Benzer bu kararda… ki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin genel kurulunun 26.03.2019 tarihinde «şirket merkezinde» yapıldığını, yönetim kurulunun «pay defteri kayıtlarını» esas alarak hazırladığı «hazirun cetvelinde» müvekkilinin sermaye tutarının 149.820,00 TL olarak gösterildiğini, hazirun listesinin «hamiline» yazılı pay senetlerinin «zilyetliğine» aykırı olduğunu, «kısıtlı» paydaşın davalı senetlerinin 36.674 adetlik kısmına şahsen, geri kalan 183.326 adetlik kısmına ise «yönetim kurulu» başkanı olduğu ... ve Yalıtım Ürünleri A.Ş.'nin nam ve hesabına zilyet olduğunu ileri sürerek 26.03.2019 tarihinde yapılan «genel kurul kararının iptaline» karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · temsil kayyımı · menfaat çatışması · kesin mehil
Benzer bu karardaMirasçılar arasında bu davayı takip noktasında ittifak bulunmadığı anlaşılmakla, «pay defterinde» murisin «payının» «mirasçılara» ne şekilde intikal ettiği, iştirak halindeki mülkiyetin çözülmüş olup olmadığı belirlenerek, iştirak halinde ortak olduklarının belirlenmesi halinde ölen «vesayet» altındaki davacı ...'in miras şirketine mümessil tayin edilip miras şirketi adına mümessilin davayı takip etmesi gerektiğinden gerek davalı şirkete «temsil kayyımı» gerekse de miras şirketine mümessil tayini için dava açmak üzere davayı takip eden mirasçı ...'e «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verilerek bu usuli işlem yerine getirildikten sonra davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, vasinin «vesayet» makamından izin almadan dava açtığı, «kısıtlının» vefatı üzerine izin kararı «ibraz» edilmediği, diğer kısıtlı «mirasçıları» davaya «muvafakat» etmedikleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın «usulden reddine», davanın diğer mirasçıları davaya muvafakat etmediğinden, diğer mirasçılar yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davacı mirasçılarından ... vekilince temyiz edilmiştir.
Ancak, «mirasçılardan» davayı vasi olarak başlangıçta takip eden ... aynı zamanda davalı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olduğu ve bu mirasçı şirket «temsilcisi» ile davalı şirket arasında «menfaat çatışması» bulunduğu sabit olup, davalı şirkete bu davayı takip etmek ve gerekli işlemleri yapmak üzere «kayyım tayin» edilerek davalı adına davayı kayyımın takip etmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13488 E. 2012/19189 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · vesayet · re'sen gözetilme · sözleşmenin iptali · kısıtlılık · dava şartı yokluğu · mirasçılık · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · ek mehil · kısıtlılık · ibraz
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, «vesayet» makamından dava açmaya izin kararı alması için davacı vasiye «mehil» vermek ve bu karar alındıktan sonra davaya devam edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş re'sen bozmayı gerektirmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi hükmü gereğince, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, vasinin dava açabilmesi «vesayet» makamının iznine tabidir (Dairemizin 07.06.2012 gün ve 2012/6837-9880 E.K., 27.11.2012 gün ve 2011/13488-19189 E.K. sayılı ilamlarında belirtildiği gibi).
2 benzer karar daha
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14754 E. 2015/475 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · yasal hasım · kısıtlılık · yargılama giderleri · sulh hukuk mahkemesi · ticaret sicili · sulh · harç
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TMK’nın 463/3 maddesine göre «kısıtlı» adına “Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması” halinde «sulh hukuk» hakiminden izin alınması ve alınan bu iznin de asliye hukuk hakimi tarafından onaylanması gerektiği, «vesayet» mahkemesi olan ....
Ayrıca kabule göre, davalı...Memurluğu «yasal hasım» konumunda bulunup davanın açılmasına da sebebiyet vermediğinden aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi, yine, davacı taraf kendisini vekille «temsil» ettirmediği halde bu husus nazara alınmayarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK hükümleri uyarınca «kısıtlanan» davacı ...’nun davalı şirketteki ortaklığının ve müdür olarak atanması işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna ilişkin «ticaret sicil» kayıtlarının iptali istemine ilişkindir.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bu konuda bir izin vermediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile «vesayet» altında bulunan davacının MK’nın 462 ve 463 maddeleri gereği izin ve ilgili mahkemesinden onay alınmadan davalı Kılıçhanlar ......i’nin %96 oranda ortağı olmasının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6459 E. 2013/11042 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vesayet · re'sen gözetilme · kısıtlılık · dava şartı yokluğu · kamu düzeni · husumet
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8752 E. , 2023/3036 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1529 Esas, 2021/1368 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/338 E., 2021/304 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı adına vasi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı adına vasi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı adına vasi vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in geçirdiği beyin kanaması nedeniyle bilincini yitirdiğinden eşinin vasi olarak atandığını, davalı şirketin 220.000 adet hamiline yazılı toplam 2.200.000,00 TL'lik sermayesini temsil etmek üzere bastırılan hamiline yazılı pay senetlerinin tamamının müvekkili ... 'e ait Türkiye İş Bankası Hadımköy Şubesi nezdindeki kiralık kasada mevcut olduğunun 05.07.2018 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin genel kurulunun 26.03.2019 tarihinde şirket merkezinde yapıldığını, yönetim kurulunun pay defteri kayıtlarını esas alarak hazırladığı hazirun cetvelinde müvekkilinin sermaye tutarının 149.820,00 TL olarak gösterildiğini, hazirun listesinin hamiline yazılı pay senetlerinin zilyetliğine aykırı olduğunu, kısıtlı paydaşın davalı senetlerinin 36.674 adetlik kısmına şahsen, geri kalan 183.326 adetlik kısmına ise yönetim kurulu başkanı olduğu Orcan Asfalt ve Yalıtım Ürünleri A.Ş.'nin nam ve hesabına zilyet olduğunu ileri sürerek 26.03.2019 tarihinde yapılan genel kurul kararının iptaline, yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul kararının ve hazır bulunanlar listesinin kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu, müvekkili şirkete ait pay senetlerinin şirketin yönetim kurulu başkanı ve diğer pay sahiplerinin amcası olan ... tarafından pay sahipleri adına banka kasasında muhafaza edilmiş olup hiçbir zaman pay sahiplerine teslim edilmediğini, sicil kayıtları kapsamında genel kurul ve yönetim kurullarının oluşturulduğunu, davacının müvekkili şirket sermayesinin %6,81'ine sahip olduğunu, erteleme talep hakkı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının toplantının ertelenmesi yönündeki talebinin reddinin davalı şirketin kayıtları ve ticaret sicil dosyasındaki ortaklık yapısına uygun olarak düzenlenen hazirun cetveline göre pay oranının yüzde onun altında olması nedeni ile usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafın toplantıda her ne kadar olumsuz oy kullanmış ise de muhalefet beyanını zapta geçirtmediği, bu nedenle işbu davanın açılması için belirlenen gerekli yasal koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı adına vasi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı adına vasi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 183.326 adet payı temsil eden hisse senetlerine Orcan Asfalt ve Yalıtım Ürünleri A.Ş. nam ve hesabına geri kalan 34.674 adet payı temsil eden hisse senetlerine ise şahsen zilyet olduğunun ihtilafsız olduğunu, müvekkilinin davalı şirket sermayesinin %16,67'sine tekabül eden 36.674 adet payı temsilen oy hakkı bulunduğunun tartışmasız olduğunu, buna karşın iptali istenen 26.03.2019 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen hazır bulunanlar listesinde müvekkilinin sahip olduğu pay adedinin 14.982 olarak gösterildiğini, bu pay adedi ile sınırlı olarak oy hakkı tanındığını, şirketin payları hamiline yazılı ise ve bu payları temsil etmek üzere hamiline yazılı hisse senetleri bastırılmış ise zilyetlik esas alınmalı ve senede zilyet olduğunu ispat edenlerin genel kurul toplantısına katılma ve oy kullanma hakkını haiz olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin oy hakkının bariz surette %10'unun üzerinde olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacının muhalefet şerhi bulunmadığı ve iptal davası açma hakkı olmadığı gerekçesi kurulduğu, ancak hazirun cetvelinde pay oranına itiraz edilerek "yasal hakların saklı tutulduğu" belirtildiği, davacı vekilinin muhalefet şerhi yazdırdığı, ancak davacı paydaşın oy oranı itibariyle erteleme talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı adına vasi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı adına vasi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirket yönetim kurulunun yetkisiz olduğunu, yönetim kurulu ...'in kendi ibrasında oy kullandığını, davalı şirketin tüm hisselerinin davacı müvekkili mülkiyetinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 462 nci maddesi
3. Değerlendirme ve Sonuç
Somut olayda davayı vesayet altındaki davacı ...'i temsilen açmış olan vasinin, böyle bir davayı açma konusunda 4721 sayılı Kanun'un 462 nci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca vesayet makamından izin almış olduğu ileri sürülmemiş ve dosyaya buna dair bir ilam sunulmamıştır. Bu durumda, Mahkemece vasiye, eldeki davayı açması konusunda vesayet makamından izin alması ve buna dair ilamı dosyaya sunması için uygun bir süre verilmesi; bu nitelikte bir ilam alınıp sunulduğu takdirde davaya devam edilip esas hakkında hüküm kurulması, aksi takdirde esasa girilmeksizin davanın salt bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği halde anılan husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı ...'in vasisi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111035600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz