Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1338 E. 2025/1047 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aşırı yararlanma↗ rayiç bedel↗ 3095 sayılı kanun↗ acente↗ mevduat hesabı↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ garantörlük↗ fesih↗ geçersizlik↗ ıslah↗ taahhütname↗ ihtarname↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/518 E., 2022/550 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren acente faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını taahhüt ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden ihtarname gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya fesih ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tek taraflı olarak sadece davalıya yükümlülükler yüklediğini, hukuka ve ticari ahlaka aykırılık taşıdığını, sözleşmenin kontenjan sözleşmesi olduğunu, garanti oda temini sözleşmesi niteliği taşımadığını, bu tip sözleşmelerde tarafların dönem dönem birbirlerini satışa kapatabildiklerini, davalı tarafça önce otelin satışa kapatıldığını, ancak daha sonra yapılan görüşmeler neticesinde otelin satışa açıldığını, sadece davacı tarafın menfaatini gözeten aşırı yararlanma hükümlerini içeren sözleşmenin ve dolayısıyla cezai şartın da geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshinde davalının haksız olduğu, sözleşme hükümlerine göre davacının cezai şart talep edilebileceği, dosya kapsamında tespit edilen 780.808,82 euro cezai şartın tahsilinin davalı şirketin eskiden olduğu gibi ticari hayatını sürdürmesine engel teşkil etmeyeceği, davalı şirketin rayici değerlerine bakıldığında ise söz konusu cezanın iktisaden davalı şirketin mahvına sebep olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 780.808,82 euro cezai şart alacağının 04.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının euro cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olduğu ve davacının cezai şart talep edebileceği yönündeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olduğu, davalı otelin rayiç bedelinin de değerlendirilmeye alınarak cezai şartın fahiş olmadığı ve davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı yönündeki değerlendirilmelerde isabet bulunmadığı, taraflar arasındaki 07.07.2017 tarihindeki sözleşmenin 2018 yılı yaz sezonu başlamadan 11.12.2017 tarihinde feshedildiği, davalı şirketin borca batık oluşu, sözleşmenin turizm sezonu başlamadan feshedilişi, tarafların iktisadi durumu, davalının ödeme kabiliyeti, borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alındığında cezai şartın takdiren 30.000,00 euro olarak belirlenmesinin daha isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 30.000,00 euro ceza-i şart alacağının 04.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının euro cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, oda kontenjan sözleşmesinin feshinden kaynaklı cezai şart talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu ile hesap edilen 780,808,82 euro cezai şartın kararda yazılı gerekçelerle fahiş olduğu belirlenerek bu miktardan indirim yapılarak takdiren 30.000,00 euronun davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bilirkişilerce belirlenen 780.808,02 euro cezai şart miktarı somut dosya kapsamına göre fahiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince takdir edilen 30.000,00 euro cezai şart miktarı da dosya kapsamına göre çok düşük kalmıştır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince daha hakkaniyetli ve kabul edilen miktardan daha yüksek bir miktarda cezai şarta hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4281 E. 2011/15568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · denetime elverişlilik · fatura · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaDavacı tarafça, yeni bir otel rezervasyonu yaptırmak suretiyle 9.450 Euro fazla ödemede bulunulduğu iddia edilmiş, delil olarak ise «defter» kayıtları ve «fatura» «ibraz» edilmiştir.
Bu durumda davalı tarafın itirazlarını karşılar şekilde ve gerekirse tarafların «isticvabı» yapıldıktan sonra, zarar hesabının ne şekilde yapıldığına dair, Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde ek rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… niyle 4 yıldız yerine 5 yıldızlı otelden oda temin edildiği, yeni otel için fazladan ödenen 9.450 EURO'nun da davalıdan tahsilinin gerektiği, diğer harcamaların ise «defter» ve kayıtlarda gözükmediği, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 13.950 EURO'nun 21.10.2008 tarihinden itibaren 3095 say …
Ancak, davalı yan ile yapılan rezervasyonun şartları, oda fiyatları, konaklama koşulları belli olmadığı gibi, zarara yönelik «ibraz» edilen faturada da kaç oda ve kişi için tanzim edildiği, hangi hizmetlerin verildiği, konaklama süresinin aynı olup olmadığı hususları anlaşılamamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3035 E. 2019/2648 K.
Ortak:taahhütname · ihtarname
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren «acente» faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını «taahhüt» ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden «ihtarname» gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen «cezai şart» bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya «fesih» ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak «kaydı» ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların şifahi olarak yapmış oldukları sözleşme hükümlerinin, tarafların birbirine gönderdikleri «ihtarnamelerden» gidilerek irdelenmesi gerektiği, davacı tarafça gerek dava tarihinden önce davalıya gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde erken rezervasyonla ilgili bir iddia ve beyanda bulunulmadığı, davacının iddia etmiş olduğu şekilde davalı tarafın sözleşme kapsamında edimlerini «ifa» etmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile Bakırköy 3.
Taraflar arasında, davalının işlettiği otelde, davacı adına 07.04.2013 - 20.10.2013 tarihleri arasında 100.000,00 TL'lik geceleme «taahhüdüne» ilişkin şifahi sözleşme yapıldığı, bu süre zarfında 100.000,00 TL'lik kontenjanın doldurulamaması halinde sürenin 20.10.2014 tarihine kadar uzatılacağının kararlaş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · bedel iadesi · yemin delili · kâr mahrumiyeti · yemin · ifa · sebepsiz zenginleşme · tacir
Benzer bu kararda… lardan peşin satması olduğunu, davalı şirketin aldığı riskin ise odaları talebin çok arttığı aylarda daha yüksek bir fiyata satacakken peşin satış yaparak bu kârdan «mahrum» kaldığını, yani taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının peşin yatırdığı para karşılığında kontenjan kullanacağı, kontenjanını doldurması halinde kâr elde edecek kontenjanını dolduramadığı takdirde ise kullanılamayan kontenjana ilişkin «bedeli iade» edilmeyeceğinden zarar edeceğini, basiretli bir «tacir» gibi davacının bunu öngörmesi gerektiğini buna göre davacının kullanılmayan kontenjan karşılığında paranın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iadesi talebinin taraflar arasında yazılı olmayan bir sözleşmenin varlığı da gözü önünde bulundurulduğunda yerinde olmadığı taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olmaması ve hükümlerinin belirli olmaması, davacının davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak kontenjan kullanılmasına izin vermediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı olarak kanıtlayamadığı, davacının «yemin delili» kendisine hatırlatılmasına rağmen «yemin delilini dayanmadığı» gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; bu karar karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların şifahi olarak yapmış oldukları sözleşme hükümlerinin, tarafların birbirine gönderdikleri «ihtarnamelerden» gidilerek irdelenmesi gerektiği, davacı tarafça gerek dava tarihinden önce davalıya gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde erken rezervasyonla ilgili bir iddia ve beyanda bulunulmadığı, davacının iddia etmiş olduğu şekilde davalı tarafın sözleşme kapsamında edimlerini «ifa» etmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile Bakırköy 3.
Dava, davacı tarafça kullanılmayan konaklama «bedelinin iadesi» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16990 E. 2015/5428 K.
Ortak:ihtarname
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren «acente» faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını «taahhüt» ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden «ihtarname» gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen «cezai şart» bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya «fesih» ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak «kaydı» ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
Benzer bu kararda… tığı, müşteri rezervasyonları gerçekleştirmesi nedeni ile davacı her ne kadar davalıya sözleşme ile vermiş olduğu 8 adet çeki ihtarlardan sonra 01.07.2009 tarihinde «teslim» almış ise de uğradığı gerçek zararları talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «yoksun kalınan» kazanç olarak 221.760,12 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL olmak üzere toplam 280.715,01 TL «maddi tazminat» ile 15.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · geri çevirme · sözleşmenin ihlali · yoksun kalınan kâr · acentelik · olumsuz oy · kâr kaybı · ihtar
Benzer bu karardaAncak, davacı taraf, davacının sezon başında «sözleşmeyi ihlal» ettiğini, tesisin başka «acentelerin» ilanında çıktığını, dava dışı kiracı firmanın «ihtarı» üzerine satışların «olumsuz» yönde etkilendiğini ileri sürerek sözleşmenin uygulanmamasından kaynaklanan «kar kaybı» isteminde bulunduğuna göre, öncelikle sözleşmenin 8/a ve 23'üncü maddeleri birlikte gözetilerek bu hükümlere aykırı olarak dava konusu otelin başka acentelerin ilanlarında çıkması nedeniyle kendisi yerine başka acentelerce yapılan satışlar sonucu kar kaybına uğradığını ve bu süreç nedeniyle dava dışı ... otele kaydırdığı müşteriler dışında özellikle dava konusu ... otelde konaklamak üzere kendisine başvuran müşterileri «geri çevirmek» zorunda kaldığını davacının somut delillerle ispatlaması gerekmektedir.
2-Mahkemece, davacı tarafın sözleşmenin uygulanmamasından kaynaklanan «kar kaybı» talebi de kabul edilerek 221.760,12TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bu husus tartışılmaksızın ve «kar kaybına» ilişkin talebin neden kabul edildiğine yeterli gerekçede açıklanmaksızın bilirkişi raporlarındaki dava konusu otel için davacının 2008 yılında elde ettiği net karın üzerine %15 oranında bir ilave yapılarak ortaya çıkan meblağa hükmedilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… tığı, müşteri rezervasyonları gerçekleştirmesi nedeni ile davacı her ne kadar davalıya sözleşme ile vermiş olduğu 8 adet çeki ihtarlardan sonra 01.07.2009 tarihinde «teslim» almış ise de uğradığı gerçek zararları talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «yoksun kalınan» kazanç olarak 221.760,12 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL olmak üzere toplam 280.715,01 TL «maddi tazminat» ile 15.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3118 E. 2013/20246 K.
Ortak:ihtarname
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren «acente» faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını «taahhüt» ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden «ihtarname» gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen «cezai şart» bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya «fesih» ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak «kaydı» ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
Benzer bu kararda… izmeti verildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan 20.08.2007 tarihli «ihtarnameden» 11.08.2007 tarihinden itibaren otelin davacı tarafından işletileceği hususunun davalıya bildirilmiş olduğu ve alınan bilirkişi raporunda da davacının davalıya göndermiş olduğu konaklama hizmetine ilişkin faturaların davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu belirlenmiş olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura delili · hizmet bedeli · fatura · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı tarafından işletilen otelde davalının getirdiği müşterilere 2007 yılı yaz döneminde konaklama hizmeti verildiği, ancak davalı tarafından bedelin ödenmediği ileri sürülmüş, buna ilişkin olarak da 11.08.2007-21.09.2007 tarihleri arasında davalı adına düzenlenmiş 23 adet «fatura delil» olarak sunulmuştur.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, otel konaklama «hizmet bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
… izmeti verildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan 20.08.2007 tarihli «ihtarnameden» 11.08.2007 tarihinden itibaren otelin davacı tarafından işletileceği hususunun davalıya bildirilmiş olduğu ve alınan bilirkişi raporunda da davacının davalıya göndermiş olduğu konaklama hizmetine ilişkin faturaların davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu belirlenmiş olup, mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir.
Her ne kadar davalı tarafından anılan faturalar «defterlere» kayıt edildikten sonra davacıya iade edilmiş ise de, bu durum davacı tarafından davalıya konaklama hizmeti verilmediği anlamına gelmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7540 E. 2023/6943 K.
Ortak:ıslah · ihtarname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren «acente» faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını «taahhüt» ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden «ihtarname» gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen «cezai şart» bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya «fesih» ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak «kaydı» ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
Benzer bu kararda… tığı, müşteri rezervasyonları gerçekleştirmesi nedeni ile davacı her ne kadar davalıya sözleşme ile vermiş olduğu 8 adet çeki ihtarlardan sonra 01.07.2009 tarihinde «teslim» almış ise de uğradığı gerçek zararları talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «yoksun kalınan» kazanç olarak 221.760,12 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL olmak üzere toplam 280.715,01 TL «maddi tazminat» ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… lmesine rağmen, davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerin bu hususta yapılacak incelemede yeterli olacağı beyan edilerek belge sunulmadığı, davacı tarafından kâr «kaybına» ilişkin talebi ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:geri çevirme · yoksun kalınan kâr · acentelik · kâr kaybı · maddi ve manevi tazminat · dosya masrafı · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… tığı, müşteri rezervasyonları gerçekleştirmesi nedeni ile davacı her ne kadar davalıya sözleşme ile vermiş olduğu 8 adet çeki ihtarlardan sonra 01.07.2009 tarihinde «teslim» almış ise de uğradığı gerçek zararları talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «yoksun kalınan» kazanç olarak 221.760,12 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL olmak üzere toplam 280.715,01 TL «maddi tazminat» ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 17.04.2015 tarih, 2014/16990 E. ve 2015/5428 K. sayılı kararıyla öncelikle sözleşmenin 8/a ve 23'üncü maddeleri birlikte gözetilerek bu hükümlere aykırı olarak dava konusu otelin başka «acentelerin» ilanlarında çıkması nedeniyle kendisi yerine başka acentelerce yapılan satışlar sonucu kâr «kaybına» uğradığını ve bu süreç nedeniyle dava dışı Asteria Otel'e kaydırdığı müşteriler dışında özellikle dava konusu ...
Otel'de konaklamak üzere kendisine başvuran müşterileri «geri çevirmek» zorunda kaldığını davacının somut delillerle ispatlaması gerektiği, kâr «kaybının» da buna göre hesaplanması gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
Otel'de konaklamak üzere kendisine başvuran müşterileri «geri çevirmek» zorunda kaldığını davacının somut delillerle ispatlaması gerektiği, davacı tarafa kâr «kaybı» tazminat talebinin ispatı açısından, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1700 E. 2019/7906 K.
Ortak:acente · garantörlük · taahhütname
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren «acente» faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını «taahhüt» ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden «ihtarname» gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen «cezai şart» bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya «fesih» ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak «kaydı» ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
… n sözleşmenin tek taraflı olarak sadece davalıya yükümlülükler yüklediğini, hukuka ve ticari ahlaka aykırılık taşıdığını, sözleşmenin kontenjan sözleşmesi olduğunu, «garanti» oda temini sözleşmesi niteliği taşımadığını, bu tip sözleşmelerde tarafların dönem dönem birbirlerini satışa kapatabildiklerini, davalı tarafça önce otelin satışa kapatıldığını, ancak daha sonra yapılan görüşmeler neticesinde otelin satışa açıldığını, sadece davacı tarafın menfaatini gözeten «aşırı yararlanma» hükümlerini içeren sözleşmenin ve dolayısıyla «cezai şartın» da «geçersiz» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaNo Show faturası gönderemez.'', 28. maddesinde de '' Otel, «acenteye» «garanti» odalarını doldurabilmesi için fiyat revize etmeyi, fazla oda vermeyi kabul ve «taahhüt» eder.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi raporları alınmış, bilirkişi raporlarında sözleşmenin 4. maddesi uyarınca, «acenteye» toplam tahsis edilen oda sayısının 100, kümülatif «garanti» edilen oda sayısının 80 olduğu, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca 01.05.2012- 15.05.2012 arasında 80 odanın %50'si 40 oda x 15 gün 600 oda, 16.05.2012-30.09.2012 arasında 80 odanın %80'i 64 oda x 138 gün 8832 oda, 01.10.2012-15.10.2012 arasında 80 odanın %50'si 40 oda x 15 gün 600 oda olmak üzere toplamda 10.032 oda kümülatif olarak davacı «acente» tarafından garanti edildiği ve garantili olan 01.05.2012-15.10.2012 tarihleri arasında toplam 10.015 oda gecelemesi gerçekleştirdiğinin tespit edildiği anlaşılmışt …
Taraflarca akdedilen 31.01.2012 tarihli, 2012 Yaz sezonuna ilişkin sözleşmenin 01.05.2012- 31.10.2012 tarihleri arasında geçerli olduğu belirtilmiş, ''Kontenjan'' başlıklı 4. maddesinde '' Otel belirtilen periyotlarda «acenteye» 100 oda ayırmayı «taahhüt» eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reklamasyon faturası · iade faturası · acentelik · istirdat · ticari defter · fatura · dahili dava · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının 950.000 USD ödeme yaptığı, bunun karşılığı olarak 815.758,30 USD hizmet aldığı, 7.253 USD «iade faturası» ile «reklam faturaları» düzenlendiği, davalı tarafça düzenlenmiş olan 135.328,42 USD'lik iade faturası haricinde tarafların «ticari defter» ve belgelerindeki kayıtların uyumlu olduğu, davacının sözleşmenin 4. maddesi gereğince «garanti» ettiği oda sayısının toplam olarak 10.032 oda olduğu, sezon boyunca 10.015 oda satışı yaptığı, garantili olarak 17 oda eksik satılmış olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 18 ve 22. maddelerinde no-show faturasının kesilemeyeceği düzenlendiğinden davalı tarafça kesilen 135.328,42 USD'lik no-show faturasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu ve faturanın davacı tarafça süresi içerisinde iade edildiği, davalının ticari defterlerinde no-show bedeli hariç 6.166,28 USD borçlu olduğu, bu bedele no-show faturasındaki 135.328,42 USD bedel ilave edildiğinde davalının davacı tarafa 141.494,70 USD borçlu olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca no-show faturası düzenlenmesinin belirli koşullara bağlandığı, bu koşulların gerçekleşmemesi halinde otelin no-show faturası düzenleyemeyeceği, davacı «acentenin» garanti ettiği oda sayısından 17 odanın eksik kaldığı da kabul edildiğine göre, bu eksik kalan 17 oda yönünden sözleşmede belirtilen koşullarda no-show faturası dü …
… fça kesilen 135.328,42 USD'lik no-show faturasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, faturanın davacı tarafça süresi içerisinde iade edildiği, davalının «ticari defterlerinde» no show bedeli hariç 6.166,28 USD borçlu olduğu, bu bedele no-show faturasındaki 135.328,42 USD bedel ilave edildiğinde davalının davacı tarafa 141.494,70 USD borç …
Garanti odalar 01.05-15.05 ve 01.10-15.10.2012 tarihleri arası %50 oranında, 16.05 itibari ile 30.09.2012 «dahil» %80 gerçekleşecektir...'' hükmü, ''Rezervasyon Değişikliği ve İptali '' başlıklı 18/C maddesinde ''Otel, müşterinin hiçbir şekilde konaklamadığı süreler için madde A ve madde B de belirtilen koşullarda «acenteden» ücret talep edemez.
2- Dava, taraflar arasında akdedilen 2012 yaz sezonu için Kontenjan ve Fiyat Sözleşmesine dayalı fazladan ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7191 E. 2024/3360 K.
Ortak:acente · garantörlük · taahhütname
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren «acente» faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını «taahhüt» ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden «ihtarname» gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen «cezai şart» bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya «fesih» ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak «kaydı» ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, «ıslah» dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
… n sözleşmenin tek taraflı olarak sadece davalıya yükümlülükler yüklediğini, hukuka ve ticari ahlaka aykırılık taşıdığını, sözleşmenin kontenjan sözleşmesi olduğunu, «garanti» oda temini sözleşmesi niteliği taşımadığını, bu tip sözleşmelerde tarafların dönem dönem birbirlerini satışa kapatabildiklerini, davalı tarafça önce otelin satışa kapatıldığını, ancak daha sonra yapılan görüşmeler neticesinde otelin satışa açıldığını, sadece davacı tarafın menfaatini gözeten «aşırı yararlanma» hükümlerini içeren sözleşmenin ve dolayısıyla «cezai şartın» da «geçersiz» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… kıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının talep ettiği alacağın "oda kontenjan sözleşmesinden" doğduğu, davalı bu sözleşmenin «acentelik sözleşmesi» niteliğinde olduğundan bahisle 5 yıllık «zamanaşımana» tabi olduğunu ve dava tarihi itibariyla bu sürenin dolduğunu ileri sürmüşse de oda kontenjan sözleşmesinin mevzuatta Turizm İlişkiler Yönetmeliği’nin 3 üncü kısmında belirli bir sürenin üstündeki rezervasyonlar için yapılacak sözleşmeler başlığı altında düzenlendiği, ancak bu Yönetmelikte kontenjan sözleşmesinin ne olduğuna ve hangi hallerde düzenleneceğine değinilmediğini, kontenjan sözleşmesinin özel organizasyonlar için, birbirini takip eden aralıklarla düzenli olarak gelecek gruplar veya ayrı müşterilerle ilgili olarak ya da odaların belirli bir dönem tahsisini gerektiren hallerde düzenlendiğini, otelcinin «acenta» müşterisine belli sayıda oda ayırmayı kabul ettiği, acentanın da otel tarafından ayırt edilen yerlere müşteri sağlamayı kabul ettiği her iki tarafa borç yükleyen karma nitelikli sözleşmeler olduğunu, uygulamada «garantili» veya garantisiz olabildiğini, acentelik sözleşmesinin ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 102 nci maddesinde tanımlandığını, buna göre kontenjan sözleşmelerini …
A.Ş. adına keşide ederek «teslim» ettiğini, daha sonra ...'nin «iflas erteleme» talep edip ticareti «terk» ettiğini öğrendiğini ve çeklerin iadesini istediğini, ancak bu süreçte çeklerin «kötüniyetli» olarak tedavüle sokulması üzerine ödenmek durumunda kalındığını, buna rağmen ...'nin «taahhüt» ettiği hizmeti vermediğini, müvekkilinin avans çeklerinden dolayı alacaklı olduğunu, bu alacağı nedeni ile İstanbul 14.
Asliye Ticaret Mahkemesi 2010/«265» E., 2014/593 K. sayılı dosyasından verilen kararın «kesin delil niteliğini» haiz olmadığını, emsal olarak gösterilen dosyada yargı mercilerinin hatalı değerlendirme yaptığını, «husumet itirazında» bulunduklarını, davacı şirket ile davalı şirketler arasında imzalanmış bir sözleşme veya başka bir hukuki ilişki olmadığından davalı şirketlere dava konusu alacak ile ilgili husumet yöneltilemeyeceğini, talep konusu alacağın davacı ile müflis ... arasında imzalanan kontenjan sözleşmesinin otel işletmecisi ile seyahat «acentesi» arasında imzalanan «acentelik sözleşmesi» mahiyetinde olması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre beş yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunu ve somut olayda zamanaşımı süresinin geçtiğini, zira davacının 2010 yaz sezonu öncesinde müflis ...’ye avans çekleriyle ödemeleri yaptıklarını ve sözleşme karşılığında hizmet alamadıklarını belirttiklerini, yani alacaklarının 2010 yılı yaz sezonu öncesinde «muaccel» hale geldiğini, davalı şirketlerle müflis ... arasında hiçbir hukuki ilişki ve «organik bağ» olmadığını, davalı ... ile dava dışı ... arasında otel yönetim sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre ...'ın yönetim şirketi sıfatıyla otellerle ilgili tüm hizmetleri sağlama yükümlülüğü olduğunu, ... şirketinin ise tur operatörü sıfatıyla otelleri pazarlayıp otele kendi müşterilerini getirdiğini, ... şirketinin ...'a otel yönetim ücreti ödediğini, ödemenin doluluk oranı üzerinden yapıldığını ve %80 doluluk «garantisi» verildiğini, kalan %20 oranındaki odanın pazarlanması hakkının ise ...'a bırakıldığını, bu odalardan elde edilen gelirin ...'a ait olduğunu, 07.10.2010 tarihinde ...'ın tüm aktif ve pasifleriyle müflis ...'ye devrolduğunu, böylece ...'nin tüm sözleşmelere taraf olduğunu, ...'nin «iflas erteleme» istemesiyle sözleşmelerin feshedildiğini, fesihten sonra diğer davalı şirketle yönetim sözleşmesi yapıldığını, yönetim sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'da özel olar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:erteleme talebi · sıra cetveli · iflas erteleme · delil niteliği · organik bağ · husumet itirazı · kesin delil · acentelik sözleşmesi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi 2010/«265» E., 2014/593 K. sayılı dosyasından verilen kararın «kesin delil niteliğini» haiz olmadığını, emsal olarak gösterilen dosyada yargı mercilerinin hatalı değerlendirme yaptığını, «husumet itirazında» bulunduklarını, davacı şirket ile davalı şirketler arasında imzalanmış bir sözleşme veya başka bir hukuki ilişki olmadığından davalı şirketlere dava konusu alacak ile ilgili husumet yöneltilemeyeceğini, talep konusu alacağın davacı ile müflis ... arasında imzalanan kontenjan sözleşmesinin otel işletmecisi ile seyahat «acentesi» arasında imzalanan «acentelik sözleşmesi» mahiyetinde olması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre beş yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunu ve somut olayda zamanaşımı süresinin geçtiğini, zira davacının 2010 yaz sezonu öncesinde müflis ...’ye avans çekleriyle ödemeleri yaptıklarını ve sözleşme karşılığında hizmet alamadıklarını belirttiklerini, yani alacaklarının 2010 yılı yaz sezonu öncesinde «muaccel» hale geldiğini, davalı şirketlerle müflis ... arasında hiçbir hukuki ilişki ve «organik bağ» olmadığını, davalı ... ile dava dışı ... arasında otel yönetim sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre ...'ın yönetim şirketi sıfatıyla otellerle ilgili tüm hizmetleri sağlama yükümlülüğü olduğunu, ... şirketinin ise tur operatörü sıfatıyla otelleri pazarlayıp otele kendi müşterilerini getirdiğini, ... şirketinin ...'a otel yönetim ücreti ödediğini, ödemenin doluluk oranı üzerinden yapıldığını ve %80 doluluk «garantisi» verildiğini, kalan %20 oranındaki odanın pazarlanması hakkının ise ...'a bırakıldığını, bu odalardan elde edilen gelirin ...'a ait olduğunu, 07.10.2010 tarihinde ...'ın tüm aktif ve pasifleriyle müflis ...'ye devrolduğunu, böylece ...'nin tüm sözleşmelere taraf olduğunu, ...'nin «iflas erteleme» istemesiyle sözleşmelerin feshedildiğini, fesihten sonra diğer davalı şirketle yönetim sözleşmesi yapıldığını, yönetim sözleşmesinin 6098 sayılı Kanun'da özel olar …
İcra Müdürlüğünün 2010/12276 E. sayılı dosyası ile 2.209.814,17 TL'lik icra takibi yaptığını ve takibin 18.06.2010 tarihinde kesinleştiğini, daha sonra «iflas erteleme talebinin» reddiyle ... şirketinin 16.09.2010 iflasına karar verilmesi üzerine iflas masasına başvuru yaptığını ve alacağın iflas masasına kaydedildiğini, buna rağmen rüçhanlı alacaklılardan müvekkiline sıra gelmediğinden her hangi bir ödeme yapılmadığını, bu arada Antalya 1.
İflas Dairesinin 2010/7 «iflas» sayılı dosyasında düzenlenen «sıra cetvelinin» 940 sırasına aynen kaydettirdiği, davacının dava dışı müflis şirket ...'den olan ve dava konusu ettiği 2.209.814,17 TL'lik alacağı takip sonucu kesinleştiğinden ve borçlu şirket ile davalılar arasında «organik bağ» bulunduğu tespit edildiğinden davalılar yönünden yeniden alacağın miktarı ile ilgili araştırma yapılmadığı, kesinleşen alacak miktarından davalıların da aynen sorumlu olduğu ve ... şirketine başlatılan 28.04.2010 tarihli takip ile davalıların da «temerrüde» düşmüş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.209.814,17 TL alacağın 28.04.2010 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, iflas dosyasıyla «tahsilde tekerrür» oluşturmamasının «infazda» dikkate alınmasına karar verilmiştir.
… simli şirketler tarafından aralarında iş bu dosya davalılarının ve müflis ... şirketinin de bulunduğu birden fazla davalı aleyhine konaklama sözleşmesinden kaynaklı «alacak davası» açıldığı, davada sözleşmelerin tarafı ... şirketi olup, işbu dosya davalılarına «organik bağ» iddiası ile «husumet» yöneltildiği, Mahkemece ... şirketi ile davalılar arasında organik bağ olup olmadığı hususunun irdelendiği, bilirkişi raporları alındığı ve neticeden ... ve davalı TTOHL'nin çalışanı, yönetici ve mallarının ekseriyetle aynı oluşu, ...'nin yönetici olduğu otellerin yönetiminde kesintiye uğramadan TTHOL tarafından işletilmesi, davalıların aynı grup içerisinde yer almaları, ...'ın aktif ve pasifi ile birlikte ...'ye devrinden yaklaşık bir ay sonra «iflasın ertelenmesi» davasının açılması, ... ile sözleşmelerin feshinden sonra TTOHL ile yönetim sözleşmesi yapılması, Yargıtay 21.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1338 E. , 2025/1047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2408 Esas, 2023/1393 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/518 E., 2022/550 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye ve yurtdışından turist getiren acente faaliyetinde bulunan bir tur operatörü firması olduğunu, davalının ise otel işletmeciliği yaptığını, taraflar arasında 2018 yaz sezonunu kapsayan oda kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, davalının, müvekkilinin göndereceği müşterileri otelinde konaklatacağını taahhüt ettiğini, davacının sözleşmeye uygun şekilde pazarlama faaliyetlerine başladığını, davalı otelinde sözleşmede öngörülen tarih aralıklarında konaklatmak için müşteri temin ettiğini, muhataptan müşterilerinin rezervasyonlarını onaylanmasını istediğini, muhatabın sözleşmeye uygun biçimde ilk yapılan iki rezervasyonu konfirme ettiğini, davalının sonradan iletilen rezervasyonları akde aykırı şeklide kabul etmediği gibi online rezervasyon sistemine düştüğü notta da otelin davacının satışına kapatıldığının belirtildiğini, ayrıca davalının gönderdiği başka bir mailde de otel ile alakalı başka bir tur operatörü ile tek satıcı olarak anlaştığı için otele müşterileri kabul edemeyeceklerini ifade ettiklerini, davalıya o ana kadarki tüm rezervasyonları komfirme etmesi gerektiği ve tavrının akde aykırı olduğuna ilişkin noterden ihtarname gönderildiğini, davalının kendisine tanınan sürede veya sonrasında müşteri rezervasyonlarına onay vermediği gibi yeni rezervasyonları da teyit etmediğini, davacının akdi haklı nedenle fesh etme ve sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini isteme hakkının doğduğunu, davalıya fesih ve cezai şart ile ilgili ihtarname gönderildiğini ve cezai şart bedelini 3 gün içinde ödemesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 euronun faiziyle birlikte davacıya ödemesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 780.808,82 euroya yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin tek taraflı olarak sadece davalıya yükümlülükler yüklediğini, hukuka ve ticari ahlaka aykırılık taşıdığını, sözleşmenin kontenjan sözleşmesi olduğunu, garanti oda temini sözleşmesi niteliği taşımadığını, bu tip sözleşmelerde tarafların dönem dönem birbirlerini satışa kapatabildiklerini, davalı tarafça önce otelin satışa kapatıldığını, ancak daha sonra yapılan görüşmeler neticesinde otelin satışa açıldığını, sadece davacı tarafın menfaatini gözeten aşırı yararlanma hükümlerini içeren sözleşmenin ve dolayısıyla cezai şartın da geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshinde davalının haksız olduğu, sözleşme hükümlerine göre davacının cezai şart talep edilebileceği, dosya kapsamında tespit edilen 780.808,82 euro cezai şartın tahsilinin davalı şirketin eskiden olduğu gibi ticari hayatını sürdürmesine engel teşkil etmeyeceği, davalı şirketin rayici değerlerine bakıldığında ise söz konusu cezanın iktisaden davalı şirketin mahvına sebep olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 780.808,82 euro cezai şart alacağının 04.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının euro cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olduğu ve davacının cezai şart talep edebileceği yönündeki İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olduğu, davalı otelin rayiç bedelinin de değerlendirilmeye alınarak cezai şartın fahiş olmadığı ve davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı yönündeki değerlendirilmelerde isabet bulunmadığı, taraflar arasındaki 07.07.2017 tarihindeki sözleşmenin 2018 yılı yaz sezonu başlamadan 11.12.2017 tarihinde feshedildiği, davalı şirketin borca batık oluşu, sözleşmenin turizm sezonu başlamadan feshedilişi, tarafların iktisadi durumu, davalının ödeme kabiliyeti, borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alındığında cezai şartın takdiren 30.000,00 euro olarak belirlenmesinin daha isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 30.000,00 euro ceza-i şart alacağının 04.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının euro cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, oda kontenjan sözleşmesinin feshinden kaynaklı cezai şart talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu ile hesap edilen 780,808,82 euro cezai şartın kararda yazılı gerekçelerle fahiş olduğu belirlenerek bu miktardan indirim yapılarak takdiren 30.000,00 euronun davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bilirkişilerce belirlenen 780.808,02 euro cezai şart miktarı somut dosya kapsamına göre fahiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince takdir edilen 30.000,00 euro cezai şart miktarı da dosya kapsamına göre çok düşük kalmıştır. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince daha hakkaniyetli ve kabul edilen miktardan daha yüksek bir miktarda cezai şarta hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalıya iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1140196400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz