Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3035 E. 2019/2648 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin deliline dayanma↗ bedel iadesi↗ yemin delili↗ kâr mahrumiyeti↗ yemin↗ basiretli tacir↗ ifa↗ sebepsiz zenginleşme↗ taahhütname↗ ihtarname↗ tacir↗ dosya masrafı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında şifahi olarak yapılan konaklama sözleşmesi, davacının peşin ödediği konaklama bedelini belirlenen süre içinde kullanarak sattığı her oda karşılığında bundan kâr etmesi şeklinde olduğu, yani davacının davalıya ait otel odalarını peşin olarak bunların satışında aracılık edip para kazandığını, belirlenen sürede kontenjanı doldurması halinde kâr elde edeceğini, dolduramaması halindeyse zarar edeceğini, davacının bu riski almış olup, sözleşmenin niteliği gereği belirlenen sürede kontenjanı doldurmadığı taktirde peşin verdiği parayı iade almasının mümkün olmayacağını, yani davalının haksız zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, davacının bu tür bir sözleşmedeki menfaatinin belirlenen sürede otelden rezervasyon sıkıntısına düşmeden oda satabilmesi, davalının menfaatinin ise odalarını belirlenen fiyatlardan peşin satması olduğunu, davalı şirketin aldığı riskin ise odaları talebin çok arttığı aylarda daha yüksek bir fiyata satacakken peşin satış yaparak bu kârdan mahrum kaldığını, yani taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının peşin yatırdığı para karşılığında kontenjan kullanacağı, kontenjanını doldurması halinde kâr elde edecek kontenjanını dolduramadığı takdirde ise kullanılamayan kontenjana ilişkin bedeli iade edilmeyeceğinden zarar edeceğini, basiretli bir tacir gibi davacının bunu öngörmesi gerektiğini buna göre davacının kullanılmayan kontenjan karşılığında paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talebinin taraflar arasında yazılı olmayan bir sözleşmenin varlığı da gözü önünde bulundurulduğunda yerinde olmadığı taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olmaması ve hükümlerinin belirli olmaması, davacının davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak kontenjan kullanılmasına izin vermediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı olarak kanıtlayamadığı, davacının yemin delili kendisine hatırlatılmasına rağmen yemin delilini dayanmadığı gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; bu karar karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların şifahi olarak yapmış oldukları sözleşme hükümlerinin, tarafların birbirine gönderdikleri ihtarnamelerden gidilerek irdelenmesi gerektiği, davacı tarafça gerek dava tarihinden önce davalıya gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde erken rezervasyonla ilgili bir iddia ve beyanda bulunulmadığı, davacının iddia etmiş olduğu şekilde davalı tarafın sözleşme kapsamında edimlerini ifa etmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/115 esas, 2016/711 karar ve 08.11.2016 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafça kullanılmayan konaklama bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davalının işlettiği otelde, davacı adına 07.04.2013 - 20.10.2013 tarihleri arasında 100.000,00 TL'lik geceleme taahhüdüne ilişkin şifahi sözleşme yapıldığı, bu süre zarfında 100.000,00 TL'lik kontenjanın doldurulamaması halinde sürenin 20.10.2014 tarihine kadar uzatılacağının kararlaştırıldığı, davacının 26.12.2012 tarihinde davalı hesabına 100.000,00 TL yatırdığı, 24.491.02 TL'lik konaklama hakkının kullanıldığı, bakiye 75.508,98 TL'lik kısmın kullanılmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının kullanılmayan bakiye 75.508,98 TL'nin iadesini talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı, 75.508,98 TL'lik bakiye kısmın kullanılmamasının davalının eylemleri sebebiyle gerçekleştiğini ispatlayamamış olup, bu tutarın iadesini talep hakkı bulunmamakta ise de, otel işletmecisi olan davalının bakiye kontenjanın kullanılmaması sebebiyle tasarruf ettiği personel, sarf malzemesi gibi masraf tutarını davacıya iadesi gerekmekte olup, bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14883 E. 2013/2512 K.
Ortak:taahhütname · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davalının işlettiği otelde, davacı adına 07.04.2013 - 20.10.2013 tarihleri arasında 100.000,00 TL'lik geceleme «taahhüdüne» ilişkin şifahi sözleşme yapıldığı, bu süre zarfında 100.000,00 TL'lik kontenjanın doldurulamaması halinde sürenin 20.10.2014 tarihine kadar uzatılacağının kararlaş …
… iadesini talep hakkı bulunmamakta ise de, otel işletmecisi olan davalının bakiye kontenjanın kullanılmaması sebebiyle tasarruf ettiği personel, sarf malzemesi gibi «masraf» tutarını davacıya iadesi gerekmekte olup, bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmişt …
Benzer bu karardaMahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan «garanti kapsamındaki» 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV «dahil» 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti kapsamı · usuli kazanılmış hak · acentelik · kazanılmış hak · garantörlük · protokol · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, tarafların talepleri ile bağlılık ve «usulü kazanılmış hak» ilkeleri nazara alınarak, davalı şirketin «garanti» süresinin ....06.2006-....2006 olduğunun kabul edilmesi ve aralarında sektörden bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, özellikle turizm sektöründe “kümülatif hesaplama” tabirinden ne anlaşılması gerektiğinin, buna göre de taraflar arasındaki 20.09.2005 tarihli asıl sözleşmede bu konuda yer alan ibarelerin ne anlama geldiğinin tespit edilmesi, davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı ciddi ve teknik itirazın karşılanması ve sonucuna göre de davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece Dairemize ait 08.04.2010 tarihli ilama dayanılarak, davacının Stella Beach isimli otelin maliki ve işletmecisi, davalının da seyahat «acentesi» olarak faaliyet gösterdiği, tarafların 20.09.2005 tarihli sözleşme ile birbirlerine karşılıklı «taahhütlerde» bulundukları, davacının sözleşmede öngörülen şekilde odaları davalının kullanımına sunduğu, davalının sözleşmede yer alan «garanti kapsamındaki» 63 odanın 163 günlük konaklama ücretinden, gerçekleşmeyen konaklama bedeli olan KDV «dahil» 193.635,29 USD ile alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında 90.868,84 USD borçlu bulunduğu, her ne kadar davalının garantili oda taahhüdü sebebiyle daha fazla borçlu olduğu tespit edilmişse de, mahkeme ilk kararının sadece davalı tarafından temyiz edildiği ve davacının talebi dikkate alındığında ilk bilirkişi raporundaki değerin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 398.106,63 TL’nin 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %... faizi ve %5 oranında tahsil «masrafı» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve Dairemize ait 08.04.2010 tarihli bozma ilamı sonucunda, alınıp da ödenmeyen otel hizmeti karşılığında davalının davacıya (90.868,84) USD. borçlu bulunduğu, davalının «garanti kapsamında» gerçekleşmeyen konaklama bedeli borcunun ise 20.09.2005 tarihli asıl ve 08.05.2006 tarihli ek sözleşmeler uyarınca belirlenmesi gerektiği konularında «usulü kazanılmış hak» oluşmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak dava, «garantili» oda kontenjan sözleşmesi ve ek «protokolüne» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7540 E. 2023/6943 K.
Ortak:ihtarname · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların şifahi olarak yapmış oldukları sözleşme hükümlerinin, tarafların birbirine gönderdikleri «ihtarnamelerden» gidilerek irdelenmesi gerektiği, davacı tarafça gerek dava tarihinden önce davalıya gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde erken rezervasyonla ilgili bir iddia ve beyanda bulunulmadığı, davacının iddia etmiş olduğu şekilde davalı tarafın sözleşme kapsamında edimlerini «ifa» etmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile Bakırköy 3.
… iadesini talep hakkı bulunmamakta ise de, otel işletmecisi olan davalının bakiye kontenjanın kullanılmaması sebebiyle tasarruf ettiği personel, sarf malzemesi gibi «masraf» tutarını davacıya iadesi gerekmekte olup, bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmişt …
Benzer bu kararda… tığı, müşteri rezervasyonları gerçekleştirmesi nedeni ile davacı her ne kadar davalıya sözleşme ile vermiş olduğu 8 adet çeki ihtarlardan sonra 01.07.2009 tarihinde «teslim» almış ise de uğradığı gerçek zararları talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «yoksun kalınan» kazanç olarak 221.760,12 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL olmak üzere toplam 280.715,01 TL «maddi tazminat» ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… lmesine rağmen, davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerin bu hususta yapılacak incelemede yeterli olacağı beyan edilerek belge sunulmadığı, davacı tarafından kâr «kaybına» ilişkin talebi ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:geri çevirme · yoksun kalınan kâr · acentelik · kâr kaybı · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · eksik inceleme · teslim
Benzer bu kararda… tığı, müşteri rezervasyonları gerçekleştirmesi nedeni ile davacı her ne kadar davalıya sözleşme ile vermiş olduğu 8 adet çeki ihtarlardan sonra 01.07.2009 tarihinde «teslim» almış ise de uğradığı gerçek zararları talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile başka otele fazladan yapılan ödemeye ilişkin olarak 57.842,79 TL, «yoksun kalınan» kazanç olarak 221.760,12 TL, «ihtarname» «masrafları» olarak 1.112,10 TL olmak üzere toplam 280.715,01 TL «maddi tazminat» ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 17.04.2015 tarih, 2014/16990 E. ve 2015/5428 K. sayılı kararıyla öncelikle sözleşmenin 8/a ve 23'üncü maddeleri birlikte gözetilerek bu hükümlere aykırı olarak dava konusu otelin başka «acentelerin» ilanlarında çıkması nedeniyle kendisi yerine başka acentelerce yapılan satışlar sonucu kâr «kaybına» uğradığını ve bu süreç nedeniyle dava dışı Asteria Otel'e kaydırdığı müşteriler dışında özellikle dava konusu ...
Otel'de konaklamak üzere kendisine başvuran müşterileri «geri çevirmek» zorunda kaldığını davacının somut delillerle ispatlaması gerektiği, kâr «kaybının» da buna göre hesaplanması gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
Otel'de konaklamak üzere kendisine başvuran müşterileri «geri çevirmek» zorunda kaldığını davacının somut delillerle ispatlaması gerektiği, davacı tarafa kâr «kaybı» tazminat talebinin ispatı açısından, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8234 E. 2010/3940 K.
Ortak:taahhütname · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davalının işlettiği otelde, davacı adına 07.04.2013 - 20.10.2013 tarihleri arasında 100.000,00 TL'lik geceleme «taahhüdüne» ilişkin şifahi sözleşme yapıldığı, bu süre zarfında 100.000,00 TL'lik kontenjanın doldurulamaması halinde sürenin 20.10.2014 tarihine kadar uzatılacağının kararlaş …
… iadesini talep hakkı bulunmamakta ise de, otel işletmecisi olan davalının bakiye kontenjanın kullanılmaması sebebiyle tasarruf ettiği personel, sarf malzemesi gibi «masraf» tutarını davacıya iadesi gerekmekte olup, bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmişt …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
2- Dava, taraflar arasındaki «garantili» oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, «taahhüt» edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel «hizmeti bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · cari hesap alacağı · hizmet bedeli · temerrüt tarihi · cari hesap · garantörlük · protokol · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen 20.09.2005 tarihli «protokolün» her iki tarafında kabulünde olduğu gibi, yapılan ek protokollerinde taraflarca itiraza uğramadığını, davalının «mücbir sebep» itirazlarının yerinde olmadığı, davacı otelin davalıya verdiği «taahhütlerin» tamamını yerine getirdi, davacının davalıdan (90.937,11) USD «cari hesap alacağı» ile davalı tarafından «garanti» edilen oda doluluk oranının doldurulamaması nedeniyle (201.451,96)USD alacaklı olduğu, Turizm Bakanlığının Turizm İşletmelerinin Bakanlıkla, birbirleri ile ve müşterileri ile ve müşterileri ile ilişkileri hakkındaki Yönetmelik gereği davacı alacağına aylık %10 faiz ve ana borcun %5’i oranında tahsil «masrafı» tahakkuk ettirilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile (398.106,63)YTL’nin «temerrüt tarihi» olan 11.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek aylık %10 faiz ve ana paranın %5’i oranında tahsil masrafı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar …
2- Dava, taraflar arasındaki «garantili» oda kontenjan sözleşmesi uyarınca, «taahhüt» edildiği halde ödenmeyen oda bedeli ile alındığı halde ödenmeyen otel «hizmeti bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında 20.09.2005 tarihli asıl sözleşme ve 08.05.2006 tarihli ek «protokol» ile 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol bulunduğu belirlenerek,davacı alacağı 22.06.2006 tarihli ikinci ek protokol esas alınarak tespit edilmiştir.
22.06.2006 tarihli ek «protokolün» altında davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmamaktadır.Davacı tarafından anılan protokolün davalı tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu, bu …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4281 E. 2011/15568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · denetime elverişlilik · fatura · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaDavacı tarafça, yeni bir otel rezervasyonu yaptırmak suretiyle 9.450 Euro fazla ödemede bulunulduğu iddia edilmiş, delil olarak ise «defter» kayıtları ve «fatura» «ibraz» edilmiştir.
Bu durumda davalı tarafın itirazlarını karşılar şekilde ve gerekirse tarafların «isticvabı» yapıldıktan sonra, zarar hesabının ne şekilde yapıldığına dair, Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde ek rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… niyle 4 yıldız yerine 5 yıldızlı otelden oda temin edildiği, yeni otel için fazladan ödenen 9.450 EURO'nun da davalıdan tahsilinin gerektiği, diğer harcamaların ise «defter» ve kayıtlarda gözükmediği, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 13.950 EURO'nun 21.10.2008 tarihinden itibaren 3095 say …
Ancak, davalı yan ile yapılan rezervasyonun şartları, oda fiyatları, konaklama koşulları belli olmadığı gibi, zarara yönelik «ibraz» edilen faturada da kaç oda ve kişi için tanzim edildiği, hangi hizmetlerin verildiği, konaklama süresinin aynı olup olmadığı hususları anlaşılamamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1700 E. 2019/7906 K.
Ortak:taahhütname · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında, davalının işlettiği otelde, davacı adına 07.04.2013 - 20.10.2013 tarihleri arasında 100.000,00 TL'lik geceleme «taahhüdüne» ilişkin şifahi sözleşme yapıldığı, bu süre zarfında 100.000,00 TL'lik kontenjanın doldurulamaması halinde sürenin 20.10.2014 tarihine kadar uzatılacağının kararlaş …
Benzer bu karardaTaraflarca akdedilen 31.01.2012 tarihli, 2012 Yaz sezonuna ilişkin sözleşmenin 01.05.2012- 31.10.2012 tarihleri arasında geçerli olduğu belirtilmiş, ''Kontenjan'' başlıklı 4. maddesinde '' Otel belirtilen periyotlarda «acenteye» 100 oda ayırmayı «taahhüt» eder.
No Show faturası gönderemez.'', 28. maddesinde de '' Otel, «acenteye» «garanti» odalarını doldurabilmesi için fiyat revize etmeyi, fazla oda vermeyi kabul ve «taahhüt» eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reklamasyon faturası · iade faturası · acente · acentelik · garantörlük · istirdat · ticari defter · fatura
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının 950.000 USD ödeme yaptığı, bunun karşılığı olarak 815.758,30 USD hizmet aldığı, 7.253 USD «iade faturası» ile «reklam faturaları» düzenlendiği, davalı tarafça düzenlenmiş olan 135.328,42 USD'lik iade faturası haricinde tarafların «ticari defter» ve belgelerindeki kayıtların uyumlu olduğu, davacının sözleşmenin 4. maddesi gereğince «garanti» ettiği oda sayısının toplam olarak 10.032 oda olduğu, sezon boyunca 10.015 oda satışı yaptığı, garantili olarak 17 oda eksik satılmış olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 18 ve 22. maddelerinde no-show faturasının kesilemeyeceği düzenlendiğinden davalı tarafça kesilen 135.328,42 USD'lik no-show faturasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu ve faturanın davacı tarafça süresi içerisinde iade edildiği, davalının ticari defterlerinde no-show bedeli hariç 6.166,28 USD borçlu olduğu, bu bedele no-show faturasındaki 135.328,42 USD bedel ilave edildiğinde davalının davacı tarafa 141.494,70 USD borçlu olduğundan bahisle hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca no-show faturası düzenlenmesinin belirli koşullara bağlandığı, bu koşulların gerçekleşmemesi halinde otelin no-show faturası düzenleyemeyeceği, davacı «acentenin» garanti ettiği oda sayısından 17 odanın eksik kaldığı da kabul edildiğine göre, bu eksik kalan 17 oda yönünden sözleşmede belirtilen koşullarda no-show faturası dü …
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi raporları alınmış, bilirkişi raporlarında sözleşmenin 4. maddesi uyarınca, «acenteye» toplam tahsis edilen oda sayısının 100, kümülatif «garanti» edilen oda sayısının 80 olduğu, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca 01.05.2012- 15.05.2012 arasında 80 odanın %50'si 40 oda x 15 gün 600 oda, 16.05.2012-30.09.2012 arasında 80 odanın %80'i 64 oda x 138 gün 8832 oda, 01.10.2012-15.10.2012 arasında 80 odanın %50'si 40 oda x 15 gün 600 oda olmak üzere toplamda 10.032 oda kümülatif olarak davacı «acente» tarafından garanti edildiği ve garantili olan 01.05.2012-15.10.2012 tarihleri arasında toplam 10.015 oda gecelemesi gerçekleştirdiğinin tespit edildiği anlaşılmışt …
No Show faturası gönderemez.'', 28. maddesinde de '' Otel, «acenteye» «garanti» odalarını doldurabilmesi için fiyat revize etmeyi, fazla oda vermeyi kabul ve «taahhüt» eder.
… fça kesilen 135.328,42 USD'lik no-show faturasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, faturanın davacı tarafça süresi içerisinde iade edildiği, davalının «ticari defterlerinde» no show bedeli hariç 6.166,28 USD borçlu olduğu, bu bedele no-show faturasındaki 135.328,42 USD bedel ilave edildiğinde davalının davacı tarafa 141.494,70 USD borç …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3035 E. , 2019/2648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (3) nolu Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/11/2016 tarih ve 2014/115-2016/711 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 17/04/2017 tarih ve 2017/441-2017/423 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.03.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllar süren ve karşılıklı güvene dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete ait Hotel Burc Clup Efes/Selçuk şubesinde 07.04.2013-20.10.2013 tarihleri arasında 100.000.- TL'lik geceleme taahhütü yapması ve bu tarihler arasında doldurulamayan kontenjanlar için davalının kalan konaklama haklarını aynı şartlarla 20.10.2014 tarihine kadar kullandıracağını taahhüt etmesi üzerine 26.12.2012 tarihinde müvekkili şirket tarafından davalı şirketin hesabına 100.000,00 TL yatırıldığını, 07.04.2013 tarihinde başlayan ve 20.10.2013 tarihinde sona eren sezonda davacı müvekkili şirket tarafından davalıya ait otelde 24.491,02 TL tutarında konaklama hakkı kullanıldığını, müvekkil şirket tarafından bloke oda verilmesinin talep edildiğini ancak davalının bu talebi kabul etmediğini, davalının ön bloke anlaşması yapmaması ve davalı tarafından müvekkili için yeteri kadar kontenjan ayrılmaması nedeniyle müvekkilinin 2013 döneminde bedelini peşin ödediği konaklama hakkının sadece 24.491,02 TL'lik kısmını kullanabildiğini, tüm rezervasyonların kesin satış ile sonuçlandığını, müvekkili şirket tarafından 2013 sezonundan kalan 75.508,98 TL tutarında konaklama hakkının aynı şartlarla 20.10.2014 tarihine kadar kullandırılması yönündeki taahhüde uyulması konusunda davalı şirket ile Kasım 2013'ten Şubat 2014'e kadar defalarca görüşülmüş ise de olumlu sonuç alınamadığını, bilindiği üzere tatil rezervasyonlarının genelde aralık ve ocak aylarında başladığını mart ayı başında da erken rezervasyonların sona erdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin özellikle Kasım-Aralık 2013 dönemi boyunca davalı şirket ile iletişim kurmaya, ./..
yapılacak rezervasyonlar, kendisine ayrılacak odalar ile ilgili mutabakat yapmaya çalıştığını, davalı şirketin bu süreçte müvekkili şirketin taleplerine cevap vermeyerek oyalama yolunu seçtiğini ileri sürerek, 75.508,98TL’lik kullandırılmayan konaklama hakkı bedelinin 26.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin taahhüt ettiği gibi konaklama hakkını her zaman açık tuttuğunu, müvekkilinin taahhüde uymaması değil muhatabın taahhüt edileni satamaması durumunun söz konusu olduğunu, davacının konaklama hakkı çerçevesinde yaptığı tüm rezervasyonların müvekkili şirket tarafından kabul gördüğünü, gönderilen misafirlerin en iyi şekilde ağırlandığını, davacı tarafından 13.02.2014 tarihli ihtarnamesine karşı Üsküdar 7. Noterliğinin 03.03.2014 tarihli ihtarnamesi ile 2013 yılında kullanılmayan konaklama alacaklarını yapılan anlaşmada olduğu gibi 20.10.2014 tarihine kadar 2014 sezonunda kullanabileceklerinin açıkça ifade edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında şifahi olarak yapılan konaklama sözleşmesi, davacının peşin ödediği konaklama bedelini belirlenen süre içinde kullanarak sattığı her oda karşılığında bundan kâr etmesi şeklinde olduğu, yani davacının davalıya ait otel odalarını peşin olarak bunların satışında aracılık edip para kazandığını, belirlenen sürede kontenjanı doldurması halinde kâr elde edeceğini, dolduramaması halindeyse zarar edeceğini, davacının bu riski almış olup, sözleşmenin niteliği gereği belirlenen sürede kontenjanı doldurmadığı taktirde peşin verdiği parayı iade almasının mümkün olmayacağını, yani davalının haksız zenginleşmesinin söz konusu olmadığını, davacının bu tür bir sözleşmedeki menfaatinin belirlenen sürede otelden rezervasyon sıkıntısına düşmeden oda satabilmesi, davalının menfaatinin ise odalarını belirlenen fiyatlardan peşin satması olduğunu, davalı şirketin aldığı riskin ise odaları talebin çok arttığı aylarda daha yüksek bir fiyata satacakken peşin satış yaparak bu kârdan mahrum kaldığını, yani taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının peşin yatırdığı para karşılığında kontenjan kullanacağı, kontenjanını doldurması halinde kâr elde edecek kontenjanını dolduramadığı takdirde ise kullanılamayan kontenjana ilişkin bedeli iade edilmeyeceğinden zarar edeceğini, basiretli bir tacir gibi davacının bunu öngörmesi gerektiğini buna göre davacının kullanılmayan kontenjan karşılığında paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talebinin taraflar arasında yazılı olmayan bir sözleşmenin varlığı da gözü önünde bulundurulduğunda yerinde olmadığı taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olmaması ve hükümlerinin belirli olmaması, davacının davalının aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak kontenjan kullanılmasına izin vermediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını HMK’nın 201.
maddesi uyarınca yazılı olarak kanıtlayamadığı, davacının yemin delili kendisine hatırlatılmasına rağmen yemin delilini dayanmadığı gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; bu karar karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların şifahi olarak yapmış oldukları sözleşme hükümlerinin, tarafların birbirine gönderdikleri ihtarnamelerden gidilerek irdelenmesi gerektiği, davacı tarafça gerek dava tarihinden önce davalıya gönderilen ihtarnamede, gerekse dava dilekçesinde erken rezervasyonla ilgili bir iddia ve beyanda bulunulmadığı, davacının iddia etmiş olduğu şekilde davalı tarafın sözleşme kapsamında edimlerini ifa etmediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/115 esas, 2016/711 karar ve 08.11.2016 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1.
bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafça kullanılmayan konaklama bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davalının işlettiği otelde, davacı adına 07.04.2013 - 20.10.2013 tarihleri arasında 100.000,00 TL'lik geceleme taahhüdüne ilişkin şifahi sözleşme yapıldığı, bu süre zarfında 100.000,00 TL'lik kontenjanın doldurulamaması halinde sürenin 20.10.2014 tarihine kadar uzatılacağının kararlaştırıldığı, davacının 26.12.2012 tarihinde davalı hesabına 100.000,00 TL yatırdığı, 24.491.02 TL'lik konaklama hakkının kullanıldığı, bakiye 75.508,98 TL'lik kısmın kullanılmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının kullanılmayan bakiye 75.508,98 TL'nin iadesini talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı, 75.508,98 TL'lik bakiye kısmın kullanılmamasının davalının eylemleri sebebiyle gerçekleştiğini ispatlayamamış olup, bu tutarın iadesini talep hakkı bulunmamakta ise de, otel işletmecisi olan davalının bakiye kontenjanın kullanılmaması sebebiyle tasarruf ettiği personel, sarf malzemesi gibi masraf tutarını davacıya iadesi gerekmekte olup, bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517099400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz