İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7075 E. 2024/3210 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6361 sayılı kanun 9/2↗ ödeme planı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ mükerrerlik↗ sözleşmenin feshi↗ kira sözleşmesi↗ muacceliyet↗ fesih↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ bilirkişi incelemesi↗ taahhütname↗ ihtarname↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/886 E., 2019/59 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralanan emtianın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalanarak sözleşmede/dava dilekçesinde belirtilen ekipmanların kiralandığını,
davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesi gereği finansal kira taksitlerini ödeme planına göre süresinde ödemediğini, bunun üzerine sözleşmenin 36 ve 37 nci maddeleri uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, feshedilmiş finansal kiralama sözleşmesine konu ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan davalıya kiralanmış malların davalıdan alınarak davacı şirkete aynen iadesi ile teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia edildiği gibi bir borçlarının bulunmadığını, alacaklı şirketin müşterilerine baskı aracı niteliğini taşıyan tek tip finansal kiralama sözleşmelerini imzalattığını, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin ispatlanması gerektiğini, muacceliyetin oluşmadığını, davacı taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut ödeme planına göre; 48 ay süreli kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği, buna rağmen davacı kiralayan tarafından Ağustos ayı kirası için ayın 6 sında, Eylül ayı kirası için ayın 4 ünde ihtarname keşide edildiği, ayrıca Ağustos kirası için 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun)'nun 31 inci maddesi gereği verilen 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açıldığı, sözleşmenin fesih koşulları gerçekleşmeden dava açıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin 17 inci maddesinin “Kiracı, kiralama bedeli olarak Kiralayana Ek-2 Özel Şartlardaki ödeme planında belirtilen usul ve esaslar dairesinde tespit edilmiş olan kira bedellerini ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşbu Sözleşme gereği ödeme planını belirleme yetkisi tek taraflı olarak Kiralayana verilmiştir.” hükmüne amir olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin imzalanması sonrasında sözleşmeye uygun olarak sözleşme konusu malın satın alınması işlemleri tamamladıktan sonra davacı şirket tarafından davalıya sözleşmesinde belirtilen çerçevede ödeme planı gönderildiğini, tebliğ edilen ödeme planında, davalı tarafından ödenecek finansal kiralama bedellerinin vadesi ve tutarlarının net olarak belirtildiğini, yerel mahkemenin finansal kiralama sözleşmesinin feshi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin üst üste iki kiranın ödenmemesi halinde finansal kiralama sözleşmesinin feshinin düzenlendiğini, Kanun'un lafzında olmadığı şekilde üst üste iki kiranın ödenmediği durumda ilk kira için keşide edilen ihtarnamede belirtilen 60 günlük sürenin beklenmesi gereken bir süre olduğunun kabulünün, kanun metnine ve kanun ile sağlanmak istenen amaca aykırı olduğunu, kanun metninde açık olarak belirtildiği şekilde, yasal 60 günlük sürede borcu ödenmeyen finansal kira sözleşmesinin feshinin kabul edildiğini ve belirtilen fesih sebebi dışında ilk sebeple hiçbir suretle bağlı olmaksızın, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçü veya üst üste ikisi zamanında ödenmeyen finansal kiralama sözleşmesinin de feshinin ayrı bir fesih gerekçesi olarak kabul edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca Ağustos ayı kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle ihtarname keşide edildiği ve davalıya 60 günlük süre verildiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu sürenin aynı zamanda taraflar arasında yapılan sözleşmede de kararlaştırıldığı, daha sonra Eylül ayı kirasının da ödenmediği gerekçesiyle ihtarname keşide edildiği ve üst üste iki kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, bu ihtarnamenin de 07.09.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ayrıca davalıya tebliğ edilen ödeme planında kira bedellerinin ve ödeneceği sürelerin belirtildiği, davacının ağustos ve eylül ayı kira bedellerini süresinde ödemediği, bu itibarla Mahkemece, ''kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği'' şeklinde değerlendirmede bulunularak temerrüt koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış olması doğru görülmediği, diğer yandan davacının 06.08.2018 tarihli ihtarname ile kira bedelinin ödenmesi amacıyla 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi kapsamında davalıya 60 günlük süre verdiği, davacı tarafından davalıya tanınan bu sürenin davacı yanca beklenmesi gerektiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ancak 60 günlük süre henüz dolmadan 01.10.2028 tarihinde eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla davacı açısından fesih koşulları gerçekleşmeden davanın açılmış olduğu, sonuç olarak Mahkemece ''kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği'' şeklindeki değerlendirmenin yerinde olmadığı, ancak ''60 günlük süre henüz dolmadan davanın açıldığı'' yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, kararın gerekçesi kısmen hatalı ise de sonuç itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeninden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında mükerrer temerrüt hali (üst üste 2 kira taksidinin ödenmemesi) nedeniyle feshedildiğini ve işbu davanın tesis edildiğini, 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açılmış olduğu gerekçesinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin lafzına ve gerekçesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü 6361 sayılı Kanun'da üç ayrı fesih durumu düzenlendiğini buna göre 31 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca; 60 günlük sürede ödeme yapılmaması nedeniyle fesih, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisinin zamanında ödememesi nedeniyle fesih sözkonusu olacağını, davalıya keşide edilen ikinci ihtarname ile sözleşme kapsamında üst üste kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle ilk ihtarnamedeki sürenin beklenmesinin sözkonusu olmayacağını, ayrıca Kanun'da üst üste iki ihtarname gönderilmesi durumunda 60 günlük sürenin beklenmesi gibi bir şarttan bahsetmediğini, kaldı ki 60 günlük süre içerisinde bir ödeme olup olmadığının da bilirkişi marifetiyle araştırılmadığını, eldeki davanın taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra açıldığını, fesih sebebinin de mükerrer temerrüt hali olduğunu, fesih aşamasında da müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, feshedilen finansal kiralama sözleşmesine konu, mülkiyeti davacı yana ait olan ve davalıya kiralanmış malların davalıdan alınarak davacı şirkete aynen iadesi ile teslimi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5525 E. 2023/7299 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · muacceliyet · bilirkişi incelemesi · ihtarname · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaİşbu Sözleşme gereği «ödeme planını» belirleme yetkisi tek taraflı olarak Kiralayana verilmiştir.” hükmüne amir olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin imzalanması sonrasında sözleşmeye uygun olarak sözleşme konusu malın satın alınması işlemleri tamamladıktan sonra davacı şirket tarafından davalıya sözleşmesinde belirtilen çerçevede ödeme planı gönderildiğini, tebliğ edilen ödeme planında, davalı tarafından ödenecek «finansal kiralama» bedellerinin «vadesi» ve tutarlarının net olarak belirtildiğini, yerel mahkemenin «finansal kiralama sözleşmesinin feshi» konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin üst üste iki kiranın ödenmemesi halinde finansal kiralama sözleşmesinin feshinin düzenlendiğini, Kanun'un lafzında olmadığı şekilde üst üste iki kiranın ödenmediği durumda ilk kira için keşide edilen «ihtarnamede» belirtilen 60 günlük sürenin beklenmesi gereken bir süre olduğunun kabulünün, kanun metnine ve kanun ile sağlanmak istenen amaca aykırı olduğunu, kanun metninde açık olarak belirtildiği şekilde, yasal 60 günlük sürede borcu ödenmeyen finansal «kira sözleşmesinin» feshinin kabul edildiğini ve belirtilen «fesih» «sebebi» dışında ilk sebeple hiçbir suretle bağlı olmaksızın, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçü veya üst üste ikisi zamanında ödenmeyen finansal kir …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanarak sözleşmede/dava dilekçesinde belirtilen ekipmanların kiralandığını, davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesi gereği finansal kira taksitlerini «ödeme planına» göre süresinde ödemediğini, bunun üzerine sözleşmenin 36 ve 37 nci maddeleri uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, feshedilmiş finansal kiralama sözleşmesine konu ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan davalıya kiralanmış malların davalıdan alınarak davacı şirkete aynen iadesi ile «teslimine» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia edildiği gibi bir borçlarının bulunmadığını, alacaklı şirketin müşterilerine baskı aracı niteliğini «taşıyan» tek tip «finansal kiralama sözleşmelerini» imzalattığını, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin ispatlanması gerektiğini, «muacceliyetin» oluşmadığını, davacı taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malın 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (6361 sayılı Kanun) kapsamında davalıya «teslim» edildiği, üç adet «muaccel» kira borcunun üst üste ödenmemesi nedeniyle davalının «temerrüde» düştüğü bu hususun «bilirkişi incelemesi» ile sabit olduğu, çekilen «ihtarnamede» verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi ve malın iade edilmemesi sonucunda davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üst üste ikisi zamanında ödenmediği için «ihtara» muhatap olunduğundan sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalının rızaen kiralananı «teslim» etmediği gibi kiralananı saklama ve kaçırma girişimlerinde bulunduğunu, kiralananın müvekkiline tesliminin sağlanmasına yönelik olarak «ihtiyati tedbir» kararı verildiği, «sözleşmeden doğan» alacak hakları, munzam zararlara ilişkin talep ve dava hakları ile açılan icra takiplerine dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla; sözleşmelere konu ekipman ve m …
Taraflar arasındaki «finansal kiralamaya» konu ekipman ve makinelerin «teslimi» talebine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakimin reddi · terditli dava · sözleşmeden doğan dava · ihtiyati tedbir · istirdat · ihtar
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üst üste ikisi zamanında ödenmediği için «ihtara» muhatap olunduğundan sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalının rızaen kiralananı «teslim» etmediği gibi kiralananı saklama ve kaçırma girişimlerinde bulunduğunu, kiralananın müvekkiline tesliminin sağlanmasına yönelik olarak «ihtiyati tedbir» kararı verildiği, «sözleşmeden doğan» alacak hakları, munzam zararlara ilişkin talep ve dava hakları ile açılan icra takiplerine dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla; sözleşmelere konu ekipman ve m …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınır malın davacı tarafından «ihtiyati tedbir» kararı sonucu davalıdan alındığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, ödeme planında yapılan değişiklikte müvekkilinin onayının alınmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise «terditli» olarak davalının davacıya ödemiş olduğu miktarın yasal faiziyle «istirdatına» karar verilmesi istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada delillerin usulüne uygun toplanmadığını, «bilirkişi incelemesinin» usulüne uygun yapılmadığını, davacının makineyi tedbiren aldığını ve 3.kişilere sattığını, müvekkilinin yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, «hakimin reddi» taleplerine karşı itiraz ettiklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4370 E. 2015/11041 K.
Ortak:İstirdat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · çek istirdadı · dosyanın işlemden kaldırılması · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, 16.04.2014 tarihinde, davanın takip edilmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve davacı vekili 21.04.2014 tarihli dilekçesi ile «davayı yenilemekle» yargılamaya devam olunmuş ise de taraflarca bir kez daha davanın takip edilmemesi üzerine, bu kez, yazılı gerekçeyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 150/6. maddesinde öngörülen yasal düzenleme karşısında, ikinci kez «takipsiz» bırakılan dava ile ilgili olarak, dosyanın bir kez daha «işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi isabetli görülmediğinden, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, davanın üst üste iki kez takip edilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5169 E. 2024/1631 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · vade · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaİşbu Sözleşme gereği «ödeme planını» belirleme yetkisi tek taraflı olarak Kiralayana verilmiştir.” hükmüne amir olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin imzalanması sonrasında sözleşmeye uygun olarak sözleşme konusu malın satın alınması işlemleri tamamladıktan sonra davacı şirket tarafından davalıya sözleşmesinde belirtilen çerçevede ödeme planı gönderildiğini, tebliğ edilen ödeme planında, davalı tarafından ödenecek «finansal kiralama» bedellerinin «vadesi» ve tutarlarının net olarak belirtildiğini, yerel mahkemenin «finansal kiralama sözleşmesinin feshi» konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin üst üste iki kiranın ödenmemesi halinde finansal kiralama sözleşmesinin feshinin düzenlendiğini, Kanun'un lafzında olmadığı şekilde üst üste iki kiranın ödenmediği durumda ilk kira için keşide edilen «ihtarnamede» belirtilen 60 günlük sürenin beklenmesi gereken bir süre olduğunun kabulünün, kanun metnine ve kanun ile sağlanmak istenen amaca aykırı olduğunu, kanun metninde açık olarak belirtildiği şekilde, yasal 60 günlük sürede borcu ödenmeyen finansal «kira sözleşmesinin» feshinin kabul edildiğini ve belirtilen «fesih» «sebebi» dışında ilk sebeple hiçbir suretle bağlı olmaksızın, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçü veya üst üste ikisi zamanında ödenmeyen finansal kir …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca Ağustos ayı kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle «ihtarname» keşide edildiği ve davalıya 60 günlük süre verildiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu sürenin aynı zamanda taraflar arasında yapılan sözleşmede de kararlaştırıldığı, daha sonra Eylül ayı kirasının da ödenmediği gerekçesiyle ihtarname keşide edildiği ve üst üste iki kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, bu ihtarnamenin de 07.09.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ayrıca davalıya tebliğ edilen ödeme planında kira bedellerinin ve ödeneceği sürelerin belirtildiği, davacının ağustos ve eylül ayı kira bedellerini süresinde ödemediği, bu itibarla Mahkemece, ''«kira sözleşmesinde» aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği'' şeklinde değerlendirmede bulunularak «temerrüt» koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış olması doğru görülmediği, diğer yandan davacının 06.08.2018 tarihli ihtarname ile kira bedelinin ödenmesi amacıyla 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi kapsamında davalıya 60 günlük süre verdiği, davacı tarafından davalıya tanınan bu sürenin davacı yanca beklenmesi gerektiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ancak 60 günlük süre henüz dolmadan 01.10.2028 tarihinde eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla davacı açısından «fesih» koşulları gerçekleşmeden davanın açılmış olduğu, sonuç olarak Mahkemece ''kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilm …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında «mükerrer» «temerrüt» hali (üst üste 2 kira taksidinin ödenmemesi) nedeniyle feshedildiğini ve işbu davanın tesis edildiğini, 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açılmış olduğu gerekçesinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin lafzına ve gerekçesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü 6361 sayılı Kanun'da üç ayrı «fesih» durumu düzenlendiğini buna göre 31 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca; 60 günlük sürede ödeme yapılmaması nedeniyle fesih, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisinin zamanında ödememesi nedeniyle fesih sözkonusu olacağını, davalıya keşide edilen ikinci «ihtarname» ile sözleşme kapsamında üst üste kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle ilk ihtarnamedeki sürenin beklenmesinin sözkonusu olmayacağını, ayrıca Kanun'da üst üste iki ihtarname gönderilmesi durumunda 60 günlük sürenin beklenmesi gibi bir şarttan bahsetmediğini, kaldı ki 60 günlük süre içerisinde bir ödeme olup olmadığının da bilirkişi marifetiyle araştırılmadığını, eldeki davanın taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra açıldığını, fesih «sebebinin» de mükerrer temerrüt hali olduğunu, fesih aşamasında da müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemişti …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının «defterinde» kira hesabına tahsilat «kaydı» olarak işlendiği, «ihtarnamelerde» yer ... «mehil» sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, «finansal kiralama sözleşmesinin» 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının «sözleşmenin feshi» ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve «eksik harcı tamamladığı», mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «finansal kiralama sözleşmesi» gereğince, davalı yana kiralanan ve «teslim» edilen emtiaların «vadesi» gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen «ihtara» rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve «temerrüde» düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansa …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesinin» «haklı nedenle fesih» iddiasına dayalı olarak sözleşmeye konu malların iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik harcın tamamlattırılması · haklı nedenle fesih · harcın tamamlanması · münfesihlik · ek mehil · iyiniyet · mahsup · ihtar
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının «defterinde» kira hesabına tahsilat «kaydı» olarak işlendiği, «ihtarnamelerde» yer ... «mehil» sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, «finansal kiralama sözleşmesinin» 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının «sözleşmenin feshi» ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve «eksik harcı tamamladığı», mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… AVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşmeler içerisinde yer ... malların davalıya «teslim» edildiğini, davalıya ödemede «temerrüde» düştüğü, borcun yasal sürede ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin «ihtar» edildiğini, «ihtarnamenin» usulüne uygun olarak kiracı şirkete tebliğ edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinin «münfesih» olduğunu ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… çesinde; müvekkilinin anılan sözleşmeler ekinde yer ... ödeme planında belirtilen kiralama bedellerini kararlaştırılan tarihlerde eksiksiz ödediğini, davacı tarafça «sözleşmenin feshi» işleminin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin başlangıcından bu yana «iyiniyetli» kira ödemelerini yapmaya çalıştığını, sözleşme hükümlerini ihlal etmediğini, davacının kira bedeli ödenmediğinde malların aynen iadesini isteyebileceğine ilişkin s …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «finansal kiralama sözleşmesi» gereğince, davalı yana kiralanan ve «teslim» edilen emtiaların «vadesi» gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen «ihtara» rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve «temerrüde» düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansa …
1 benzer karar daha
-
Finansal kiralama konusu malın iadesi | Malın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7273 E. 2024/3629 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · fesih · ihtarname · dava sebebi · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaİşbu Sözleşme gereği «ödeme planını» belirleme yetkisi tek taraflı olarak Kiralayana verilmiştir.” hükmüne amir olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin imzalanması sonrasında sözleşmeye uygun olarak sözleşme konusu malın satın alınması işlemleri tamamladıktan sonra davacı şirket tarafından davalıya sözleşmesinde belirtilen çerçevede ödeme planı gönderildiğini, tebliğ edilen ödeme planında, davalı tarafından ödenecek «finansal kiralama» bedellerinin «vadesi» ve tutarlarının net olarak belirtildiğini, yerel mahkemenin «finansal kiralama sözleşmesinin feshi» konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin üst üste iki kiranın ödenmemesi halinde finansal kiralama sözleşmesinin feshinin düzenlendiğini, Kanun'un lafzında olmadığı şekilde üst üste iki kiranın ödenmediği durumda ilk kira için keşide edilen «ihtarnamede» belirtilen 60 günlük sürenin beklenmesi gereken bir süre olduğunun kabulünün, kanun metnine ve kanun ile sağlanmak istenen amaca aykırı olduğunu, kanun metninde açık olarak belirtildiği şekilde, yasal 60 günlük sürede borcu ödenmeyen finansal «kira sözleşmesinin» feshinin kabul edildiğini ve belirtilen «fesih» «sebebi» dışında ilk sebeple hiçbir suretle bağlı olmaksızın, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçü veya üst üste ikisi zamanında ödenmeyen finansal kir …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında «mükerrer» «temerrüt» hali (üst üste 2 kira taksidinin ödenmemesi) nedeniyle feshedildiğini ve işbu davanın tesis edildiğini, 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açılmış olduğu gerekçesinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin lafzına ve gerekçesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü 6361 sayılı Kanun'da üç ayrı «fesih» durumu düzenlendiğini buna göre 31 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca; 60 günlük sürede ödeme yapılmaması nedeniyle fesih, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisinin zamanında ödememesi nedeniyle fesih sözkonusu olacağını, davalıya keşide edilen ikinci «ihtarname» ile sözleşme kapsamında üst üste kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle ilk ihtarnamedeki sürenin beklenmesinin sözkonusu olmayacağını, ayrıca Kanun'da üst üste iki ihtarname gönderilmesi durumunda 60 günlük sürenin beklenmesi gibi bir şarttan bahsetmediğini, kaldı ki 60 günlük süre içerisinde bir ödeme olup olmadığının da bilirkişi marifetiyle araştırılmadığını, eldeki davanın taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra açıldığını, fesih «sebebinin» de mükerrer temerrüt hali olduğunu, fesih aşamasında da müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemişti …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanarak sözleşmede/dava dilekçesinde belirtilen ekipmanların kiralandığını, davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesi gereği finansal kira taksitlerini «ödeme planına» göre süresinde ödemediğini, bunun üzerine sözleşmenin 36 ve 37 nci maddeleri uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, feshedilmiş finansal kiralama sözleşmesine konu ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan davalıya kiralanmış malların davalıdan alınarak davacı şirkete aynen iadesi ile «teslimine» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaNoterliğinin 04.07.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalı kiracıya «teslim» edildiğini, kira borçları vadelerinde ödenmediğinden davalı kiracıya noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malın teslimi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamenin usule uygun tebliğ edildiğini, …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «temerrüt» «ihtarnamesinde» muhatabın adreste bulunmama «sebebinin» tesvik edilmediğini, temerrüt ihtarnamesinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 20 nci maddesine göre eksik yapıldığını ancak ihtarnamenin buna rağmen tebliğ edildiğinin kabul edildiğini, davacı şirketin davalıya göndermiş olduğu temerrüt ihtarnamesinde davacı şirketi «temsilen» atılan imzanın, hangi yetkili tarafından atıldığı, yetkilileri gösteren «imza sirküleri» ile dayanak belgelerin mevcut olmadığını, ihtarnamenin kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1639 D.İş sayılı dosyasından kiralananın müvekkili şirkete «tesliminin» sağlanmasına yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verildiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait «finansal kiralama» konusu malın iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malın aynen iadesine, tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep e …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ihtarı · imza sirküleri · ihtar tebliği · ikrar · ihtiyati tedbir · ihtar · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temerrüt ihtarının tebliği» usulsüz olmakla beraber davalının «ihtarnameye» muttali olduğunu, ödemede temerrüte düştüğünü, gecikmeli de olsa ödemelerde bulunduğunu cevap dilekçesinde '' ... ihtarnamesini tarafıma göndermiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «temerrüt» «ihtarnamesinde» muhatabın adreste bulunmama «sebebinin» tesvik edilmediğini, temerrüt ihtarnamesinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 20 nci maddesine göre eksik yapıldığını ancak ihtarnamenin buna rağmen tebliğ edildiğinin kabul edildiğini, davacı şirketin davalıya göndermiş olduğu temerrüt ihtarnamesinde davacı şirketi «temsilen» atılan imzanın, hangi yetkili tarafından atıldığı, yetkilileri gösteren «imza sirküleri» ile dayanak belgelerin mevcut olmadığını, ihtarnamenin kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1639 D.İş sayılı dosyasından kiralananın müvekkili şirkete «tesliminin» sağlanmasına yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verildiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait «finansal kiralama» konusu malın iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malın aynen iadesine, tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep e …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından keşide edilen «ihtarname» üzerine, davalının, mevcut borcu ve faizlerini davacı şirketin hesabına ödediğini, icra takibiyle uğraşmamak için gelecek 2 aylık kira alacağını da peşin ödediğini, bu durumun banka kayıtlarında da mevcut olduğunu, davacı şirket yetkilisinin şifahi olarak Ekim ayı ortalarında Eylül ve Ekim taksitleri için 20.000,00 TL'nin hesaplarına yatırılması gerektiğini aksi takdirde makinenin elinden alınacağını söylediğini, bunun üzerine davalının o an için sadece 17.000,00 TL'yi ödeyebileceğini belirttiğini, 14.000,00 TL'yi şirket hesabına yatırdığını, bu olaydan birkaç gün sonra 23 Ekimde makineyi götürdüklerini, o tarihten bu yana makinenin davacı şirkette olduğunu savunarak davanın reddine, bu zamana kadar ödemiş olduğu 15 aylık kira taksitinin ecri misil borcu düşülmek «kaydı» ile davacı şirketin talep ettiği alacaklardan mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7075 E. , 2024/3210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1389 Esas, 2022/1424 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/886 E., 2019/59 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralanan emtianın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili şirket arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalanarak sözleşmede/dava dilekçesinde belirtilen ekipmanların kiralandığını,
davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesi gereği finansal kira taksitlerini ödeme planına göre süresinde ödemediğini, bunun üzerine sözleşmenin 36 ve 37 nci maddeleri uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, feshedilmiş finansal kiralama sözleşmesine konu ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan davalıya kiralanmış malların davalıdan alınarak davacı şirkete aynen iadesi ile teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia edildiği gibi bir borçlarının bulunmadığını, alacaklı şirketin müşterilerine baskı aracı niteliğini taşıyan tek tip finansal kiralama sözleşmelerini imzalattığını, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin ispatlanması gerektiğini, muacceliyetin oluşmadığını, davacı taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut ödeme planına göre; 48 ay süreli kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği, buna rağmen davacı kiralayan tarafından Ağustos ayı kirası için ayın 6 sında, Eylül ayı kirası için ayın 4 ünde ihtarname keşide edildiği, ayrıca Ağustos kirası için 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun)'nun 31 inci maddesi gereği verilen 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açıldığı, sözleşmenin fesih koşulları gerçekleşmeden dava açıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin 17 inci maddesinin “Kiracı, kiralama bedeli olarak Kiralayana Ek-2 Özel Şartlardaki ödeme planında belirtilen usul ve esaslar dairesinde tespit edilmiş olan kira bedellerini ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşbu Sözleşme gereği ödeme planını belirleme yetkisi tek taraflı olarak Kiralayana verilmiştir.” hükmüne amir olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin imzalanması sonrasında sözleşmeye uygun olarak sözleşme konusu malın satın alınması işlemleri tamamladıktan sonra davacı şirket tarafından davalıya sözleşmesinde belirtilen çerçevede ödeme planı gönderildiğini, tebliğ edilen ödeme planında, davalı tarafından ödenecek finansal kiralama bedellerinin vadesi ve tutarlarının net olarak belirtildiğini, yerel mahkemenin finansal kiralama sözleşmesinin feshi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin üst üste iki kiranın ödenmemesi halinde finansal kiralama sözleşmesinin feshinin düzenlendiğini, Kanun'un lafzında olmadığı şekilde üst üste iki kiranın ödenmediği durumda ilk kira için keşide edilen ihtarnamede belirtilen 60 günlük sürenin beklenmesi gereken bir süre olduğunun kabulünün, kanun metnine ve kanun ile sağlanmak istenen amaca aykırı olduğunu, kanun metninde açık olarak belirtildiği şekilde, yasal 60 günlük sürede borcu ödenmeyen finansal kira sözleşmesinin feshinin kabul edildiğini ve belirtilen fesih sebebi dışında ilk sebeple hiçbir suretle bağlı olmaksızın, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçü veya üst üste ikisi zamanında ödenmeyen finansal kiralama sözleşmesinin de feshinin ayrı bir fesih gerekçesi olarak kabul edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca Ağustos ayı kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle ihtarname keşide edildiği ve davalıya 60 günlük süre verildiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu sürenin aynı zamanda taraflar arasında yapılan sözleşmede de kararlaştırıldığı, daha sonra Eylül ayı kirasının da ödenmediği gerekçesiyle ihtarname keşide edildiği ve üst üste iki kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, bu ihtarnamenin de 07.09.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ayrıca davalıya tebliğ edilen ödeme planında kira bedellerinin ve ödeneceği sürelerin belirtildiği, davacının ağustos ve eylül ayı kira bedellerini süresinde ödemediği, bu itibarla Mahkemece, ''kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği'' şeklinde değerlendirmede bulunularak temerrüt koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış olması doğru görülmediği, diğer yandan davacının 06.08.2018 tarihli ihtarname ile kira bedelinin ödenmesi amacıyla 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi kapsamında davalıya 60 günlük süre verdiği, davacı tarafından davalıya tanınan bu sürenin davacı yanca beklenmesi gerektiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ancak 60 günlük süre henüz dolmadan 01.10.2028 tarihinde eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla davacı açısından fesih koşulları gerçekleşmeden davanın açılmış olduğu, sonuç olarak Mahkemece ''kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği'' şeklindeki değerlendirmenin yerinde olmadığı, ancak ''60 günlük süre henüz dolmadan davanın açıldığı'' yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, kararın gerekçesi kısmen hatalı ise de sonuç itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeninden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında mükerrer temerrüt hali (üst üste 2 kira taksidinin ödenmemesi) nedeniyle feshedildiğini ve işbu davanın tesis edildiğini, 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açılmış olduğu gerekçesinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin lafzına ve gerekçesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü 6361 sayılı Kanun'da üç ayrı fesih durumu düzenlendiğini buna göre 31 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca; 60 günlük sürede ödeme yapılmaması nedeniyle fesih, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisinin zamanında ödememesi nedeniyle fesih sözkonusu olacağını, davalıya keşide edilen ikinci ihtarname ile sözleşme kapsamında üst üste kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle ilk ihtarnamedeki sürenin beklenmesinin sözkonusu olmayacağını, ayrıca Kanun'da üst üste iki ihtarname gönderilmesi durumunda 60 günlük sürenin beklenmesi gibi bir şarttan bahsetmediğini, kaldı ki 60 günlük süre içerisinde bir ödeme olup olmadığının da bilirkişi marifetiyle araştırılmadığını, eldeki davanın taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra açıldığını, fesih sebebinin de mükerrer temerrüt hali olduğunu, fesih aşamasında da müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, feshedilen finansal kiralama sözleşmesine konu, mülkiyeti davacı yana ait olan ve davalıya kiralanmış malların davalıdan alınarak davacı şirkete aynen iadesi ile teslimi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132548800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz