Alacak | İade
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5169 E. 2024/1631 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6361 sayılı kanun 9/2↗ eksik harcın tamamlattırılması↗ haklı nedenle fesih↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ harcın tamamlanması↗ münfesihlik↗ ek mehil↗ finansal kiralama↗ sözleşmenin feshi↗ iyiniyet↗ mahsup↗ fesih↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ ihtarname↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1034 E., 2019/641 K.
Taraflar arasındaki iade davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşmeler içerisinde yer ... malların davalıya teslim edildiğini, davalıya ödemede temerrüde düştüğü, borcun yasal sürede ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin usulüne uygun olarak kiracı şirkete tebliğ edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinin münfesih olduğunu ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin anılan sözleşmeler ekinde yer ... ödeme planında belirtilen kiralama bedellerini kararlaştırılan tarihlerde eksiksiz ödediğini, davacı tarafça sözleşmenin feshi işleminin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin başlangıcından bu yana iyiniyetli kira ödemelerini yapmaya çalıştığını, sözleşme hükümlerini ihlal etmediğini, davacının kira bedeli ödenmediğinde malların aynen iadesini isteyebileceğine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi gereğince, davalı yana kiralanan ve teslim edilen emtiaların vadesi gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen ihtara rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve temerrüde düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansal kiralama sözleşmesi gereğince iadenin yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, itirazların değerlendirilmediğini, taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmeleri ekinde yer ... ödeme planında belirtilen kiralama bedellerini davalı müvekkilinin kararlaştırılan tarihlerde eksiksiz ödediğini, bu ödemelerin bilirkişi raporunda bakiye borçtan mahsup edilmediğini, gerçekten davalı şirketçe ödenmeyen kiralama bedeli mevcut olsa dahi davacı şirketin sözleşmeye konu menkul malların iadesini talep etme hakkı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının defterinde kira hesabına tahsilat kaydı olarak işlendiği, ihtarnamelerde yer ... mehil sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, finansal kiralama sözleşmesinin 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının sözleşmenin feshi ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve eksik harcı tamamladığı, mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf istemleri kısmen kabul edilmesine rağmen aleyhlerine hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketçe borcun tamamının ödendiğinin tespit edildiğini, gerçekten davalı şirketçe ödenmeyen kiralama bedeli mevcut olsa dahi davacı şirketin sözleşmeye konu menkul malların iadesini talep etme hakkı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesinin haklı nedenle fesih iddiasına dayalı olarak sözleşmeye konu malların iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6361 sayılı Kanun'un 33. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11781 E. 2015/8359 K.
Ortak:faktoring · iyiniyet
İncelediğiniz kararda… çesinde; müvekkilinin anılan sözleşmeler ekinde yer ... ödeme planında belirtilen kiralama bedellerini kararlaştırılan tarihlerde eksiksiz ödediğini, davacı tarafça «sözleşmenin feshi» işleminin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin başlangıcından bu yana «iyiniyetli» kira ödemelerini yapmaya çalıştığını, sözleşme hükümlerini ihlal etmediğini, davacının kira bedeli ödenmediğinde malların aynen iadesini isteyebileceğine ilişkin s …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli hamil · kötü niyetli iktisap · sahtelik · yetkili hamil · ciranta · ciro · hamil · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4605 E. 2020/4901 K.
Ortak:faktoring
Benzer bu kararda… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Dava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · lehdar · alacağın temliki · kambiyo senedi · ciro · hamil · keşideci · temlik
Benzer bu karardaDava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Dava «keşideci» sıfatıyla imza atılan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3817 E. 2023/5964 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · vade · ihtar · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «finansal kiralama sözleşmesi» gereğince, davalı yana kiralanan ve «teslim» edilen emtiaların «vadesi» gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen «ihtara» rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve «temerrüde» düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansa …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının «defterinde» kira hesabına tahsilat «kaydı» olarak işlendiği, «ihtarnamelerde» yer ... «mehil» sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, «finansal kiralama sözleşmesinin» 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının «sözleşmenin feshi» ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve «eksik harcı tamamladığı», mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… AVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşmeler içerisinde yer ... malların davalıya «teslim» edildiğini, davalıya ödemede «temerrüde» düştüğü, borcun yasal sürede ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin «ihtar» edildiğini, «ihtarnamenin» usulüne uygun olarak kiracı şirkete tebliğ edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinin «münfesih» olduğunu ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihtarda» belirtilen miktarın tarafların alacak borç ilişkisine uygun olmadığını, «ihtarnamede» belirtilen borcun 60 gün içerisinde ödendiğini, malın iadesine karar verilmesi halinde müvekkili şirket tarafından iade edilen malın satış bedelinin, «vadesi» gelmemiş «finansal kiralama» bedelleri ile varsa kiralayanın bunu aşan zararı toplamından yüksek olması durumunda aradaki farkın davacı kiralayan tarafından müvekkil şirkete ödenmesine karar v …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların davacı şirkete aynen iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, «sözleşmenin feshi» ve malın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · tebliğ tarihi · dosya masrafı · kesin hüküm
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, ihtarnamesindeki tutarlar ile noter sözleşmesindeki tutarların örtüşmediğini, «ödeme planı» ile uyuşmayan ihtarnamenin davalı bakımından «temerrüt» sonuçlarını doğurmadığını, ihtarnamenin «tebliğ tarihinin» 27.08.2016 olduğunu bahsi geçen iki ödemenin ise 24.08.2016 ve 28.09.2016 tarihinde yapıldığını, 60 günlük süre içerisinde ödendiğini savunarak davanın reddini ist …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin ek ve esas kararının ayrı ayrı bozulması gerektiğini, mahkeme kararının «kesin» olmadığını, davanın kabul edilen yönüyle temyiz sınırının altında kalmadığını, davacı tarafından gönderilen «ihtarnamenin» usulüne uygun olmadığını, borç tutarının «ödeme planı» ile uyuşmadığını, «ihtarın» fazla miktar içerdiğini, 6361 sayılı Kanun'un 31 inci ve 33 üncü maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı şirket arasında 15.04.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığından davalı kiracı şirkete noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesini, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları «teslimi» gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamelerin usule uygun tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediği gibi edimlerini de yerine getirmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu (6361 sayılı Kanun) ve sözleşme gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların iadesi gerektiğini ileri sürerek finansal kiralama konusu malların aynen iadesine, mahkeme «masraf» ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ek kararı ile ilamın «kesin» olduğu gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile aynı kanunun 346 ncı maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3657 E. 2021/1693 K.
Ortak:faktoring · teslim
İncelediğiniz kararda… AVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşmeler içerisinde yer ... malların davalıya «teslim» edildiğini, davalıya ödemede «temerrüde» düştüğü, borcun yasal sürede ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin «ihtar» edildiğini, «ihtarnamenin» usulüne uygun olarak kiracı şirkete tebliğ edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinin «münfesih» olduğunu ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «finansal kiralama sözleşmesi» gereğince, davalı yana kiralanan ve «teslim» edilen emtiaların «vadesi» gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen «ihtara» rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve «temerrüde» düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansa …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «faktoring» işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, dava konusu çekte yazılı alacağın mal satışından kaynaklandığı ve bunun «fatura» ile tevsik edilmiş olduğu, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği, aksini iddia eden davacının iddiasını yaz …
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmuş, «faktoring» şirketinin faktoring işlemine dayalı alacağının faturaya dayalı olduğunu 6361 sayılı Kanun'un 9/2 maddesindeki koşulların gerçekleştiğini belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hatır çeki · çekin bedelsizliği · borçlu olunmadığının tespiti · alacağın temliki · lehtar · bedelsizlik · def'i · keşideci
Benzer bu karardaFaktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Şti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Ancak, davacının öncelikle, aralarında hukuki ilişki bulunan dava dışı 3. kişiye verilen çekin gerçek bir mal ve hizmet karşılığı verilmediğini, çekin «hatır çeki» olduğunu, «çekin bedelsiz» olduğunu ispatlaması gerekir.
Dava çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7075 E. 2024/3210 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · vade · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının «defterinde» kira hesabına tahsilat «kaydı» olarak işlendiği, «ihtarnamelerde» yer ... «mehil» sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, «finansal kiralama sözleşmesinin» 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının «sözleşmenin feshi» ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve «eksik harcı tamamladığı», mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen «finansal kiralama sözleşmesi» gereğince, davalı yana kiralanan ve «teslim» edilen emtiaların «vadesi» gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen «ihtara» rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve «temerrüde» düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansa …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesinin» «haklı nedenle fesih» iddiasına dayalı olarak sözleşmeye konu malların iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİşbu Sözleşme gereği «ödeme planını» belirleme yetkisi tek taraflı olarak Kiralayana verilmiştir.” hükmüne amir olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin imzalanması sonrasında sözleşmeye uygun olarak sözleşme konusu malın satın alınması işlemleri tamamladıktan sonra davacı şirket tarafından davalıya sözleşmesinde belirtilen çerçevede ödeme planı gönderildiğini, tebliğ edilen ödeme planında, davalı tarafından ödenecek «finansal kiralama» bedellerinin «vadesi» ve tutarlarının net olarak belirtildiğini, yerel mahkemenin «finansal kiralama sözleşmesinin feshi» konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin üst üste iki kiranın ödenmemesi halinde finansal kiralama sözleşmesinin feshinin düzenlendiğini, Kanun'un lafzında olmadığı şekilde üst üste iki kiranın ödenmediği durumda ilk kira için keşide edilen «ihtarnamede» belirtilen 60 günlük sürenin beklenmesi gereken bir süre olduğunun kabulünün, kanun metnine ve kanun ile sağlanmak istenen amaca aykırı olduğunu, kanun metninde açık olarak belirtildiği şekilde, yasal 60 günlük sürede borcu ödenmeyen finansal «kira sözleşmesinin» feshinin kabul edildiğini ve belirtilen «fesih» «sebebi» dışında ilk sebeple hiçbir suretle bağlı olmaksızın, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçü veya üst üste ikisi zamanında ödenmeyen finansal kir …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca Ağustos ayı kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle «ihtarname» keşide edildiği ve davalıya 60 günlük süre verildiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu sürenin aynı zamanda taraflar arasında yapılan sözleşmede de kararlaştırıldığı, daha sonra Eylül ayı kirasının da ödenmediği gerekçesiyle ihtarname keşide edildiği ve üst üste iki kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, bu ihtarnamenin de 07.09.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ayrıca davalıya tebliğ edilen ödeme planında kira bedellerinin ve ödeneceği sürelerin belirtildiği, davacının ağustos ve eylül ayı kira bedellerini süresinde ödemediği, bu itibarla Mahkemece, ''«kira sözleşmesinde» aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği'' şeklinde değerlendirmede bulunularak «temerrüt» koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış olması doğru görülmediği, diğer yandan davacının 06.08.2018 tarihli ihtarname ile kira bedelinin ödenmesi amacıyla 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi kapsamında davalıya 60 günlük süre verdiği, davacı tarafından davalıya tanınan bu sürenin davacı yanca beklenmesi gerektiği, ihtarnamenin 08.08.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ancak 60 günlük süre henüz dolmadan 01.10.2028 tarihinde eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla davacı açısından «fesih» koşulları gerçekleşmeden davanın açılmış olduğu, sonuç olarak Mahkemece ''kira sözleşmesinde aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilm …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında «mükerrer» «temerrüt» hali (üst üste 2 kira taksidinin ödenmemesi) nedeniyle feshedildiğini ve işbu davanın tesis edildiğini, 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açılmış olduğu gerekçesinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin lafzına ve gerekçesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü 6361 sayılı Kanun'da üç ayrı «fesih» durumu düzenlendiğini buna göre 31 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca; 60 günlük sürede ödeme yapılmaması nedeniyle fesih, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisinin zamanında ödememesi nedeniyle fesih sözkonusu olacağını, davalıya keşide edilen ikinci «ihtarname» ile sözleşme kapsamında üst üste kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle ilk ihtarnamedeki sürenin beklenmesinin sözkonusu olmayacağını, ayrıca Kanun'da üst üste iki ihtarname gönderilmesi durumunda 60 günlük sürenin beklenmesi gibi bir şarttan bahsetmediğini, kaldı ki 60 günlük süre içerisinde bir ödeme olup olmadığının da bilirkişi marifetiyle araştırılmadığını, eldeki davanın taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra açıldığını, fesih «sebebinin» de mükerrer temerrüt hali olduğunu, fesih aşamasında da müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemişti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · mükerrerlik · kira sözleşmesi · muacceliyet · bilirkişi incelemesi · taahhütname · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu karardaİşbu Sözleşme gereği «ödeme planını» belirleme yetkisi tek taraflı olarak Kiralayana verilmiştir.” hükmüne amir olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesinin imzalanması sonrasında sözleşmeye uygun olarak sözleşme konusu malın satın alınması işlemleri tamamladıktan sonra davacı şirket tarafından davalıya sözleşmesinde belirtilen çerçevede ödeme planı gönderildiğini, tebliğ edilen ödeme planında, davalı tarafından ödenecek «finansal kiralama» bedellerinin «vadesi» ve tutarlarının net olarak belirtildiğini, yerel mahkemenin «finansal kiralama sözleşmesinin feshi» konusunda «bilirkişi incelemesi» yaptırmadığını, 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin üst üste iki kiranın ödenmemesi halinde finansal kiralama sözleşmesinin feshinin düzenlendiğini, Kanun'un lafzında olmadığı şekilde üst üste iki kiranın ödenmediği durumda ilk kira için keşide edilen «ihtarnamede» belirtilen 60 günlük sürenin beklenmesi gereken bir süre olduğunun kabulünün, kanun metnine ve kanun ile sağlanmak istenen amaca aykırı olduğunu, kanun metninde açık olarak belirtildiği şekilde, yasal 60 günlük sürede borcu ödenmeyen finansal «kira sözleşmesinin» feshinin kabul edildiğini ve belirtilen «fesih» «sebebi» dışında ilk sebeple hiçbir suretle bağlı olmaksızın, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçü veya üst üste ikisi zamanında ödenmeyen finansal kir …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddia edildiği gibi bir borçlarının bulunmadığını, alacaklı şirketin müşterilerine baskı aracı niteliğini «taşıyan» tek tip «finansal kiralama sözleşmelerini» imzalattığını, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesi hükmüne aykırı olduğunu, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin ispatlanması gerektiğini, «muacceliyetin» oluşmadığını, davacı taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut «ödeme planına» göre; 48 ay süreli «kira sözleşmesinde» aylık kiraların ödenmesi konusunda ayın herhangi bir gününün belirtilmediği, bu durumda ay sonuna kadar ödeme yapılabileceği, buna rağmen davacı kiralayan tarafından Ağustos ayı kirası için ayın 6 sında, Eylül ayı kirası için ayın 4 ünde «ihtarname» keşide edildiği, ayrıca Ağustos kirası için 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun)'nun 31 inci maddesi gereği verilen 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açıldığı, sözleşmenin «fesih» koşulları gerçekleşmeden dava açıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6361 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında «mükerrer» «temerrüt» hali (üst üste 2 kira taksidinin ödenmemesi) nedeniyle feshedildiğini ve işbu davanın tesis edildiğini, 60 günlük süre dolmadan ve kiracının ödeme yapıp yapmayacağı beklenmeden dava açılmış olduğu gerekçesinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin lafzına ve gerekçesine açıkça aykırı olduğunu, çünkü 6361 sayılı Kanun'da üç ayrı «fesih» durumu düzenlendiğini buna göre 31 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca; 60 günlük sürede ödeme yapılmaması nedeniyle fesih, bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisinin zamanında ödememesi nedeniyle fesih sözkonusu olacağını, davalıya keşide edilen ikinci «ihtarname» ile sözleşme kapsamında üst üste kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle ilk ihtarnamedeki sürenin beklenmesinin sözkonusu olmayacağını, ayrıca Kanun'da üst üste iki ihtarname gönderilmesi durumunda 60 günlük sürenin beklenmesi gibi bir şarttan bahsetmediğini, kaldı ki 60 günlük süre içerisinde bir ödeme olup olmadığının da bilirkişi marifetiyle araştırılmadığını, eldeki davanın taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra açıldığını, fesih «sebebinin» de mükerrer temerrüt hali olduğunu, fesih aşamasında da müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın haklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemişti …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5169 E. , 2024/1631 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1067 Esas, 2022/1118 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1034 E., 2019/641 K.
Taraflar arasındaki iade davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinin akdedildiğini, sözleşmeler içerisinde yer ... malların davalıya teslim edildiğini, davalıya ödemede temerrüde düştüğü, borcun yasal sürede ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin usulüne uygun olarak kiracı şirkete tebliğ edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesinin münfesih olduğunu ileri sürerek Finansal Kiralama Sözleşmesine konu malların müvekkili şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin anılan sözleşmeler ekinde yer ... ödeme planında belirtilen kiralama bedellerini kararlaştırılan tarihlerde eksiksiz ödediğini, davacı tarafça sözleşmenin feshi işleminin kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin başlangıcından bu yana iyiniyetli kira ödemelerini yapmaya çalıştığını, sözleşme hükümlerini ihlal etmediğini, davacının kira bedeli ödenmediğinde malların aynen iadesini isteyebileceğine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi gereğince, davalı yana kiralanan ve teslim edilen emtiaların vadesi gelen ve ödenmeyen kira bedellerinin ödenmesi için keşide edilip davalı tarafa tebliğ edilen ihtara rağmen davalı tarafça yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinden kaynaklanan borcun ödenmediği ve temerrüde düşüldüğü, davacı tarafça akdin feshinin haklı nedenlere dayandığı, 6361 Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) ile finansal kiralama sözleşmesi gereğince iadenin yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, itirazların değerlendirilmediğini, taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmeleri ekinde yer ... ödeme planında belirtilen kiralama bedellerini davalı müvekkilinin kararlaştırılan tarihlerde eksiksiz ödediğini, bu ödemelerin bilirkişi raporunda bakiye borçtan mahsup edilmediğini, gerçekten davalı şirketçe ödenmeyen kiralama bedeli mevcut olsa dahi davacı şirketin sözleşmeye konu menkul malların iadesini talep etme hakkı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu ödeme belgelerinin davacının defterinde kira hesabına tahsilat kaydı olarak işlendiği, ihtarnamelerde yer ... mehil sürelerinde yapılan bir ödeme bulunmadığı, finansal kiralama sözleşmesinin 27. maddesi ve sözleşme tarihinde yürürlükte olan 6361 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davacının sözleşmenin feshi ile birlikte malın iadesini talep edebileceği, davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 117.500,00 TL olarak açıkladığı ve eksik harcı tamamladığı, mahkemece harçlandırılan değer üzerinden karar harcına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf istemleri kısmen kabul edilmesine rağmen aleyhlerine hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketçe borcun tamamının ödendiğinin tespit edildiğini, gerçekten davalı şirketçe ödenmeyen kiralama bedeli mevcut olsa dahi davacı şirketin sözleşmeye konu menkul malların iadesini talep etme hakkı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesinin haklı nedenle fesih iddiasına dayalı olarak sözleşmeye konu malların iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6361 sayılı Kanun'un 33. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020419700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz