Organik bağın tespitinde ayrı tespit davası açmakta hukuki yarar yok
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5649 E. 2024/2346 K. · · İlk derece: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ya da savunma olarak ileri sürülebilecek bir husus için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur; alacağın tahsili amacıyla şirketler arasındaki organik bağın tespiti istemi ancak eda davası içinde ileri sürülebileceğinden, bağımsız tespit davası hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Şirketler arasındaki organik bağın tespiti için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı, organik bağın tespiti hâlinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalı şirketin de sorumlu tutulabileceğini, bu nedenle itirazın iptali davası ile birleştirme talepli açılan bu davada hukuki yararının bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının, dava dışı borçlu şirket ile davalı şirket arasındaki organik bağın varlığının tespitine ilişkin istemi ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek niteliktedir. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Onanan gerekçe, organik bağın tespitine yönelik bağımsız tespit davalarında hukuki yarar dava şartının bulunmadığını ortaya koyması bakımından emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tespit davası↗ hukuki yarar↗ organik bağ↗ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ eda davası↗ müteselsil sorumluluk↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13552 E. 2017/278 K.
Ortak:organik bağ · eda davası · tespit davası · hukuki yarar · dava şartı · Tespit
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ayrı harca tabi, başka bir tüzel kişiye karşı alacağın «tespiti davası» olduğu, itirazın iptali davasının devamı veya eki niteliği taşımadığı, dava değerinin «ihtara» rağmen davacı tarafça belirtilmediği, birleştirilmesi istenen dosyanın dava değerinin 737.691,50 TL olduğu bildirilmesine rağmen işbu dosyaya bu miktar üzerinden de «harç» yatırılmadığı, davacının alacaktan davalı şirketin de sorumlu olduğu iddiasına dayalı bu davayı «eda davası» olarak açması gerekirken sadece tespit talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi uyarınca sadece tespit davası açanın, hukuken korunması gereken bir yararının bulunması gerektiği, iki şirket arasında «organik bağ» olduğunun tespiti halinde icrayı kabil bir hüküm olmayacağı, davacının tespit hükmüne dayanarak davalı aleyhine ilamlı takip yapamayacağı, tespit yerine, alacağın tahsiline hükmetmesini istemesi ve bu konuda bir karar alınması gerektiği, alacak ve tazminat davasında «zorunlu arabuluculuk» dava şartının da yerine getirilmediği, davacının belli bir miktarın tahsilini talep etmediğinden, sadece tespit talep etmesinde «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İnşaat ile davalı şirket arasında organik bağın tespiti halinde «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle asıl şirket ile «organik bağ» içinde bulunduğu davalı şirket de sorumlu tutulacağından işbu davanın açılmasında «hukuki yararın» bulunduğunu, organik bağın tespiti halinde itirazın iptali davasında belirttikleri alacağın elde edilmesi için davalı şirkete başvurma imkanının ortaya çıkacağını …
İnşaat aleyhine «fatura alacağına» dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, işbu davada ise davalı şirket ile itirazın iptali davasının davalısı olan şirket arasındaki organik bağın varlığının tespitinin istendiği, davacının isteminin ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek nitelik taşıdığı, görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir «tespit davası» açmakta «hukuki yarar» bulunmadığı, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru …
Benzer bu karardaŞti. aleyhine «eda davası» açması mümkünken, işbu davayı açmasında «hukuki yararı» bulunmamaktadır.
Tespit davası ile istenilen hukuki korunmanın diğer dava yollarından birisi ile sağlanabilmesi halinde ise, davacının «tespit davası» açmakta «hukuki yararının» bulunduğundan söz edilemeyecektir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dış...'ın her iki şirketin hakim ortağı olduğu ve her iki şirketi de «temsil» ve ilzama yetkili müdürü olduğu, şirketler arasında «organik bağ» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · usulden reddi · temsil
Benzer bu karardaŞti. aleyhine yaptığı «icra takibinin kesinleştiğini», anılan davalının mal varlığı bulunmadığı için takibin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek davalılar arasındaki organik bağın tespitini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dış...'ın her iki şirketin hakim ortağı olduğu ve her iki şirketi de «temsil» ve ilzama yetkili müdürü olduğu, şirketler arasında «organik bağ» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6034 E. 2024/9437 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · organik bağ · müteselsil sorumluluk
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirket ile dava dışı borçlu arasında «organik bağ» bulunduğunun ve şirketlerin borcun tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti istemine ilişkindir.
Şti. yetkilisinin ticari ilişkilerle şirketi borçlandırdığını, ancak şirketin «sınırlı sorumluluğu» düzenlemesinin arkasına sığınarak borçlarını ödemediğini, borçlara itirazlarla alacağın tahsilini kötü niyetle engellediğini, davalı ile anılan şirket arasında «organik bağ» bulunduğunu, aynı mahalde ve benzer alanlarda faaliyet gösterdiklerini, davalının müdürü olarak tescil edilen kişinin ...
İnşaat yetkilisinin vekaletname ile davalının işlerini yaptığını ileri sürerek şirket arasındaki organik bağın tespiti ile şirketlerin borcun tamamından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının «tespitini, davanın» İstanbul 21.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında «iflas erteleme» talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında «organik bağ» olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil «masrafı» ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı şirketler vekilleri cevap dilekçelerinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» şartları oluşmadığını, «ticaret sicil» kayıtlarının tetkikinde ...
A.Ş.' nin «iflas erteleme» sürecinde «sermaye artırımına» gittiğini, şirketler arasında «organik bağ» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borca batıklık · tüzel kişilik perdesinin aralanması · iflas erteleme · mal kaçırma · muvazaa · hakkın kötüye kullanılması · sermaye artırımı · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaA.Ş.' nin «borca batıklıktan» çıktığının tespit ile «iflas erteleme» davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında «organik bağ» bulunduğu gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında «iflas erteleme» talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında «organik bağ» olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil «masrafı» ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.' nin «iflas erteleme» sürecinde «sermaye artırımına» gittiğini, şirketler arasında «organik bağ» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Grup Turizm İşletmeleri A.Ş. ile davalı şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu ve alacaklılardan «mal kaçırmak» amacıyla bu şirketlerin iş birliği yaptığı gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle davacı alacağının davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir.
-
Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2325 E. 2019/7098 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13537 E. 2014/2325 K.
Ortak:organik bağ
İncelediğiniz karardaŞti. yetkilisinin ticari ilişkilerle şirketi borçlandırdığını, ancak şirketin «sınırlı sorumluluğu» düzenlemesinin arkasına sığınarak borçlarını ödemediğini, borçlara itirazlarla alacağın tahsilini kötü niyetle engellediğini, davalı ile anılan şirket arasında «organik bağ» bulunduğunu, aynı mahalde ve benzer alanlarda faaliyet gösterdiklerini, davalının müdürü olarak tescil edilen kişinin ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ayrı harca tabi, başka bir tüzel kişiye karşı alacağın «tespiti davası» olduğu, itirazın iptali davasının devamı veya eki niteliği taşımadığı, dava değerinin «ihtara» rağmen davacı tarafça belirtilmediği, birleştirilmesi istenen dosyanın dava değerinin 737.691,50 TL olduğu bildirilmesine rağmen işbu dosyaya bu miktar üzerinden de «harç» yatırılmadığı, davacının alacaktan davalı şirketin de sorumlu olduğu iddiasına dayalı bu davayı «eda davası» olarak açması gerekirken sadece tespit talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi uyarınca sadece tespit davası açanın, hukuken korunması gereken bir yararının bulunması gerektiği, iki şirket arasında «organik bağ» olduğunun tespiti halinde icrayı kabil bir hüküm olmayacağı, davacının tespit hükmüne dayanarak davalı aleyhine ilamlı takip yapamayacağı, tespit yerine, alacağın tahsiline hükmetmesini istemesi ve bu konuda bir karar alınması gerektiği, alacak ve tazminat davasında «zorunlu arabuluculuk» dava şartının da yerine getirilmediği, davacının belli bir miktarın tahsilini talep etmediğinden, sadece tespit talep etmesinde «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İnşaat ile davalı şirket arasında organik bağın tespiti halinde «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle asıl şirket ile «organik bağ» içinde bulunduğu davalı şirket de sorumlu tutulacağından işbu davanın açılmasında «hukuki yararın» bulunduğunu, organik bağın tespiti halinde itirazın iptali davasında belirttikleri alacağın elde edilmesi için davalı şirkete başvurma imkanının ortaya çıkacağını …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu kararda… ve 6762 sayılı TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine kara …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/294 E. 2024/3969 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · organik bağ
İncelediğiniz karardaŞti. yetkilisinin ticari ilişkilerle şirketi borçlandırdığını, ancak şirketin «sınırlı sorumluluğu» düzenlemesinin arkasına sığınarak borçlarını ödemediğini, borçlara itirazlarla alacağın tahsilini kötü niyetle engellediğini, davalı ile anılan şirket arasında «organik bağ» bulunduğunu, aynı mahalde ve benzer alanlarda faaliyet gösterdiklerini, davalının müdürü olarak tescil edilen kişinin ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ayrı harca tabi, başka bir tüzel kişiye karşı alacağın «tespiti davası» olduğu, itirazın iptali davasının devamı veya eki niteliği taşımadığı, dava değerinin «ihtara» rağmen davacı tarafça belirtilmediği, birleştirilmesi istenen dosyanın dava değerinin 737.691,50 TL olduğu bildirilmesine rağmen işbu dosyaya bu miktar üzerinden de «harç» yatırılmadığı, davacının alacaktan davalı şirketin de sorumlu olduğu iddiasına dayalı bu davayı «eda davası» olarak açması gerekirken sadece tespit talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi uyarınca sadece tespit davası açanın, hukuken korunması gereken bir yararının bulunması gerektiği, iki şirket arasında «organik bağ» olduğunun tespiti halinde icrayı kabil bir hüküm olmayacağı, davacının tespit hükmüne dayanarak davalı aleyhine ilamlı takip yapamayacağı, tespit yerine, alacağın tahsiline hükmetmesini istemesi ve bu konuda bir karar alınması gerektiği, alacak ve tazminat davasında «zorunlu arabuluculuk» dava şartının da yerine getirilmediği, davacının belli bir miktarın tahsilini talep etmediğinden, sadece tespit talep etmesinde «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İnşaat ile davalı şirket arasında organik bağın tespiti halinde «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle asıl şirket ile «organik bağ» içinde bulunduğu davalı şirket de sorumlu tutulacağından işbu davanın açılmasında «hukuki yararın» bulunduğunu, organik bağın tespiti halinde itirazın iptali davasında belirttikleri alacağın elde edilmesi için davalı şirkete başvurma imkanının ortaya çıkacağını …
Benzer bu karardaA.Ş. ile dava dışı «kefil» Eko şirketi hakkında «iflas» yolu ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine iflas davası açıldığını, davanın «derdest» olduğunu, davalı ... şirketinin inşaat piyasasında bilinen ... markasını davalı Prekomoz şirketine alacaklılarından «mal kaçırmak» için devrettiğini, «tasarrufun iptali» için açılan davanın derdest olduğunu, ... şirketinin kurucu ortaklarından ... ve davalı ...'ın kardeş olduklarını, anılan şahısların başka ortaklarında katılımı ile başka firma adları altında da ticari hayatlarına devam ettikleri davalı Prekomoz şirketinin tek kurucu ortağı olan ...'ın ...'ın kızı olduğunu, şirketin kuruluşundan kısa süre sonra bu şahsın hisselerini ve şirketi «temsil» «yetkisini» amcası olan ...'a devrettiğini, açıklanan akrabalık ilişkileri dikkate alındığında davalı şirketler arasında «organik bağ» bulunduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini, davalı gerçek kişilerin davalı şirket ortakları olduklarını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ve BSMV'si ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.'nin mal varlığında bir azalmaya yol açmaya «muvafakat» işlemi nedeniyle davacının zarara uğratılmasının mümkün olmadığını, perdenin aralanması teorisine dayanılarak ortaklara gidilemeyeceğini, iki ayrı şirketin ortakları arasında akrabalık ilişkisi olmasının organik bağın varlığı için yeterli olmadığını, «organik bağ» teorisinin «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisinden farklı bir kuram olduğunu, alacaklının şirket ortağına gidebilmesine izin vermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliler ve tüm dosya kapsamına göre, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» için «hileye» başvurma, «dürüstlük kuralına» aykırı davranma, hakkın açıkça kötüye kullanıldığının somut olarak ispatı gerektiği, olayda "..." markasının davalı ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin aralanması · mal kaçırma · tasarrufun iptali · hakkın kötüye kullanılması · hile · müteselsil kefil · derdestlik · oy yasağı
Benzer bu karardaA.Ş. ile dava dışı «kefil» Eko şirketi hakkında «iflas» yolu ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine iflas davası açıldığını, davanın «derdest» olduğunu, davalı ... şirketinin inşaat piyasasında bilinen ... markasını davalı Prekomoz şirketine alacaklılarından «mal kaçırmak» için devrettiğini, «tasarrufun iptali» için açılan davanın derdest olduğunu, ... şirketinin kurucu ortaklarından ... ve davalı ...'ın kardeş olduklarını, anılan şahısların başka ortaklarında katılımı ile başka firma adları altında da ticari hayatlarına devam ettikleri davalı Prekomoz şirketinin tek kurucu ortağı olan ...'ın ...'ın kızı olduğunu, şirketin kuruluşundan kısa süre sonra bu şahsın hisselerini ve şirketi «temsil» «yetkisini» amcası olan ...'a devrettiğini, açıklanan akrabalık ilişkileri dikkate alındığında davalı şirketler arasında «organik bağ» bulunduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini, davalı gerçek kişilerin davalı şirket ortakları olduklarını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000,00 TL'nin «temerrüt faizi» ve BSMV'si ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… anlarında çalışmak üzere kurulduğunu, şirket ortağının ...'ın kızı olduğunu, davalı Prekomoz A.Ş.'nin kuruluşundan kısa bir süre sonra ...'ın hisselerini ve şirketi «temsil» «yetkisini» amcası ...'a devrettiğini, akrabalık ilişkileri dikkate alındığında davalı şirketler arasında organik bağın açıkça görüleceğini, organik bağın temelinin «tüzel kişilik perdesinin aralanmasında» olduğu gibi, «hakkın kötüye kullanılması» «yasağı» ve «dürüstlük kuralı» ilkesi olduğunu, davalı şirketler arasında organik bağın bulunduğunun şirket yöneticisi ve ortakları arasındaki akrabalık ilişkileriyle açıkça ortaya konulduğunu, şirketler arasındaki tüzel kişilik perdesinin de bu nedenle aralanarak yakın akrabaların birlikte kurduğu iki şirket adı altında ticari faaliyetlerinin sürdürdüğü açık olduğundan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı gereği «yönetim kurulu» üyelerinin şirketin borçlarından da sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ile hüküm kurulduğunu, gerekçede kanıtlanamadığı belirtilen hususların uzman bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, davanın marka devrinin ortaya çıkardığı …
A.Ş.'nin sözleşmede «müteselsil kefil» olduğunu, borcun zamanında ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine borçluların itiraz ettiklerini, bankanın alacağını tahsil edemediğini, dava dışı başka bir banka tarafından davalı ...
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında «derdest» dava bulunduğunu, müvekkilleri arasında marka satış ve devrine ilişkin bir tasarruf işlemi olmadığını, markanın müvekkili ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5649 E. , 2024/2346 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/903 Esas, 2022/948 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/149 E., 2022/208 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İnş. Dekorasyon Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... İnşaat) aleyhine ödenmemiş irsaliye numaralı faturalara yönelik başlatılan takibe itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali davası açıldığını, ... İnş. Dekorasyon Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin ticari ilişkilerle şirketi borçlandırdığını, ancak şirketin sınırlı sorumluluğu düzenlemesinin arkasına sığınarak borçlarını ödemediğini, borçlara itirazlarla alacağın tahsilini kötü niyetle engellediğini, davalı ile anılan şirket arasında organik bağ bulunduğunu, aynı mahalde ve benzer alanlarda faaliyet gösterdiklerini, davalının müdürü olarak tescil edilen kişinin ... İnşaat’te Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı şoför olarak çalıştığını, ...
İnşaat yetkilisinin vekaletname ile davalının işlerini yaptığını ileri sürerek şirket arasındaki organik bağın tespiti ile şirketlerin borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitini, davanın İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/143 E. sayılı itirazın iptali davası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dosya üzerinden karar verildiğinden davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ayrı harca tabi, başka bir tüzel kişiye karşı alacağın tespiti davası olduğu, itirazın iptali davasının devamı veya eki niteliği taşımadığı, dava değerinin ihtara rağmen davacı tarafça belirtilmediği, birleştirilmesi istenen dosyanın dava değerinin 737.691,50 TL olduğu bildirilmesine rağmen işbu dosyaya bu miktar üzerinden de harç yatırılmadığı, davacının alacaktan davalı şirketin de sorumlu olduğu iddiasına dayalı bu davayı eda davası olarak açması gerekirken sadece tespit talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi uyarınca sadece tespit davası açanın, hukuken korunması gereken bir yararının bulunması gerektiği, iki şirket arasında organik bağ olduğunun tespiti halinde icrayı kabil bir hüküm olmayacağı, davacının tespit hükmüne dayanarak davalı aleyhine ilamlı takip yapamayacağı, tespit yerine, alacağın tahsiline hükmetmesini istemesi ve bu konuda bir karar alınması gerektiği, alacak ve tazminat davasında zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirilmediği, davacının belli bir miktarın tahsilini talep etmediğinden, sadece tespit talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; organik bağın tespiti davasını aynı Mahkemede görülmekte olan itirazın iptali davası ile birleştirme talepli olarak açtıklarından itirazın iptali davasının davalısı ... İnşaat ile davalı şirket arasında organik bağın tespiti halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle asıl şirket ile organik bağ içinde bulunduğu davalı şirket de sorumlu tutulacağından işbu davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğunu, organik bağın tespiti halinde itirazın iptali davasında belirttikleri alacağın elde edilmesi için davalı şirkete başvurma imkanının ortaya çıkacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, dava dışı ... İnşaat aleyhine fatura alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, işbu davada ise davalı şirket ile itirazın iptali davasının davalısı olan şirket arasındaki organik bağın varlığının tespitinin istendiği, davacının isteminin ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek nitelik taşıdığı, görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; muhtırada, davanın alacak davası olduğundan bahisle dava değerini belirtmeleri ve peşin harcı yatırmaları için kesin süre verildiğini, 21.03.2022 tarihli dilekçelerinde takip nedeniyle icra dosyasına 3.688,46 TL harç yatırdıklarını, itirazın iptali davasında dava esas değerinin 737.691,50 TL olarak belirtildiğini ve dava harcı hesaplanırken icra takibi için yatırılan peşin harç değeri bu miktardan mahsup edildiğinden mahsup edilen peşin harç miktarı olan 3.688,46 TL'yi tamamlayarak birleştirme kararı verilmesini istediklerini, dava dilekçesinin sonuç kısmında “şirketler arasındaki organik bağın tespiti ile şirketlerin borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına gidilmesi ve işbu dava ile itirazın iptali davasının birleştirilmesini” talep ettiklerini, davanın sadece organik bağın tespiti davası olarak nitelendirilemeyeceğini, birleştirme istediklerinden itirazın iptali davasının davalısı ...
İnşaat ile davalı şirket arasında organik bağın tespiti halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle asıl şirket ile organik bağ içinde bulunduğu davalı şirketin de sorumlu tutulacağını, işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, organik bağın tespiti halinde itirazın iptali davasında belirttikleri alacağın elde edilmesi için davalı şirkete başvurma imkanının ortaya çıkacağını, şirketler arasında organik bağın bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirket ile dava dışı borçlu arasında organik bağ bulunduğunun ve şirketlerin borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124734700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz