6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organik bağın tespitinde ayrı tespit davası açmakta hukuki yarar yok

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5649 E. 2024/2346 K. · · İlk derece: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ya da savunma olarak ileri sürülebilecek bir husus için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur; alacağın tahsili amacıyla şirketler arasındaki organik bağın tespiti istemi ancak eda davası içinde ileri sürülebileceğinden, bağımsız tespit davası hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Şirketler arasındaki organik bağın tespiti için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, organik bağın tespiti hâlinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalı şirketin de sorumlu tutulabileceğini, bu nedenle itirazın iptali davası ile birleştirme talepli açılan bu davada hukuki yararının bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının, dava dışı borçlu şirket ile davalı şirket arasındaki organik bağın varlığının tespitine ilişkin istemi ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek niteliktedir. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığından, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Onanan gerekçe, organik bağın tespitine yönelik bağımsız tespit davalarında hukuki yarar dava şartının bulunmadığını ortaya koyması bakımından emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tespit davası hukuki yarar organik bağ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması eda davası müteselsil sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 106

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13552 E. 2017/278 K.

    Ortak: · dava şartı · Tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6034 E. 2024/9437 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kuruluşunun tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2325 E. 2019/7098 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Organik bağ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13537 E. 2014/2325 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/294 E. 2024/3969 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5649 E.  ,  2024/2346 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/903 Esas, 2022/948 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/149 E., 2022/208 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İnş. Dekorasyon Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. (... İnşaat) aleyhine ödenmemiş irsaliye numaralı faturalara yönelik başlatılan takibe itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali davası açıldığını, ... İnş. Dekorasyon Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin ticari ilişkilerle şirketi borçlandırdığını, ancak şirketin sınırlı sorumluluğu düzenlemesinin arkasına sığınarak borçlarını ödemediğini, borçlara itirazlarla alacağın tahsilini kötü niyetle engellediğini, davalı ile anılan şirket arasında organik bağ bulunduğunu, aynı mahalde ve benzer alanlarda faaliyet gösterdiklerini, davalının müdürü olarak tescil edilen kişinin ... İnşaat’te Sosyal Güvenlik Kurumu’na kayıtlı şoför olarak çalıştığını, ...

İnşaat yetkilisinin vekaletname ile davalının işlerini yaptığını ileri sürerek şirket arasındaki organik bağın tespiti ile şirketlerin borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitini, davanın İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/143 E. sayılı itirazın iptali davası ile birleştirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Dosya üzerinden karar verildiğinden davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ayrı harca tabi, başka bir tüzel kişiye karşı alacağın tespiti davası olduğu, itirazın iptali davasının devamı veya eki niteliği taşımadığı, dava değerinin ihtara rağmen davacı tarafça belirtilmediği, birleştirilmesi istenen dosyanın dava değerinin 737.691,50 TL olduğu bildirilmesine rağmen işbu dosyaya bu miktar üzerinden de harç yatırılmadığı, davacının alacaktan davalı şirketin de sorumlu olduğu iddiasına dayalı bu davayı eda davası olarak açması gerekirken sadece tespit talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesi uyarınca sadece tespit davası açanın, hukuken korunması gereken bir yararının bulunması gerektiği, iki şirket arasında organik bağ olduğunun tespiti halinde icrayı kabil bir hüküm olmayacağı, davacının tespit hükmüne dayanarak davalı aleyhine ilamlı takip yapamayacağı, tespit yerine, alacağın tahsiline hükmetmesini istemesi ve bu konuda bir karar alınması gerektiği, alacak ve tazminat davasında zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirilmediği, davacının belli bir miktarın tahsilini talep etmediğinden, sadece tespit talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; organik bağın tespiti davasını aynı Mahkemede görülmekte olan itirazın iptali davası ile birleştirme talepli olarak açtıklarından itirazın iptali davasının davalısı ... İnşaat ile davalı şirket arasında organik bağın tespiti halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle asıl şirket ile organik bağ içinde bulunduğu davalı şirket de sorumlu tutulacağından işbu davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğunu, organik bağın tespiti halinde itirazın iptali davasında belirttikleri alacağın elde edilmesi için davalı şirkete başvurma imkanının ortaya çıkacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, dava dışı ... İnşaat aleyhine fatura alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, işbu davada ise davalı şirket ile itirazın iptali davasının davalısı olan şirket arasındaki organik bağın varlığının tespitinin istendiği, davacının isteminin ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek nitelik taşıdığı, görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; muhtırada, davanın alacak davası olduğundan bahisle dava değerini belirtmeleri ve peşin harcı yatırmaları için kesin süre verildiğini, 21.03.2022 tarihli dilekçelerinde takip nedeniyle icra dosyasına 3.688,46 TL harç yatırdıklarını, itirazın iptali davasında dava esas değerinin 737.691,50 TL olarak belirtildiğini ve dava harcı hesaplanırken icra takibi için yatırılan peşin harç değeri bu miktardan mahsup edildiğinden mahsup edilen peşin harç miktarı olan 3.688,46 TL'yi tamamlayarak birleştirme kararı verilmesini istediklerini, dava dilekçesinin sonuç kısmında “şirketler arasındaki organik bağın tespiti ile şirketlerin borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına gidilmesi ve işbu dava ile itirazın iptali davasının birleştirilmesini” talep ettiklerini, davanın sadece organik bağın tespiti davası olarak nitelendirilemeyeceğini, birleştirme istediklerinden itirazın iptali davasının davalısı ...

İnşaat ile davalı şirket arasında organik bağın tespiti halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle asıl şirket ile organik bağ içinde bulunduğu davalı şirketin de sorumlu tutulacağını, işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, organik bağın tespiti halinde itirazın iptali davasında belirttikleri alacağın elde edilmesi için davalı şirkete başvurma imkanının ortaya çıkacağını, şirketler arasında organik bağın bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirket ile dava dışı borçlu arasında organik bağ bulunduğunun ve şirketlerin borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124734700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/903 E. 2022/948 K.

Organik bağın tespiti davasında hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Davacının hukuki durumu bir eda davasında (örneğin itirazın iptali davasında iddia veya savunma olarak) ileri sürülebilecek nitelikteyse, aynı konuda ayrıca açılan olumlu tespit davasında hukuki yarar bulunmaz; hukuki yarar HMK 114 gereği dava şartı olduğundan mahkemece re'sen gözetilir ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.

Emsal değeri

Görülmekte olan veya açılacak bir eda davasında (itirazın iptali gibi) iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek organik bağ/tüzel kişilik perdesinin aralanması hususu için ayrı bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığına ilişkin tespit yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tüzel kişilik perdesinin aralanması organik bağ tespit davası hukuki yarar dava şartı eda davası

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/903

KARAR NO 2022/948

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/03/2022

NUMARASI 2022/149 Esas - 2022/208 Karar

DAVA

Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/06/2022

Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; aynı mahkemenin 2022/143 esas sayılı dosyasında ödenmemiş fatura alacaklarının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle davalı ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine dava açtıklarını, işbu dava davalısı ile ... arasında organik bağın tespiti halinde, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle, asıl şirket ile organik bağ içinde bulunduğu tespit edilecek davalı şirketin de alacaktan sorumlu tutulacağını, ... yetkilisinin şirketi borçlandırıp şirketin sınırlı sorumluluğunun arkasına sığınarak borçlarını ödemekten kaçındığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi ile tüzel kişiliğin kötüye kullanılması karşısında belli koşulların varlığında üyelerinin dikkate alınmasının söz konusu olduğunu, organik bağın tespiti halinde organik bağ içinde olan şirket de özdeş sayılarak borçtan sorumlu olacağının kabul edildiğini, her iki şirketin faaliyet adresi aynı olup faaliyet alanlarının da benzer olduğunu, ...

şirketinin müdürünün ... şirketinin sigortalı çalışanı olduğunu, ... şirketinin yetkilisinin de vekaletname ile ... şirketinin işlerini yaptığını belirterek, şirketler arasındaki organik bağın tespiti ile şirketlerin borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine, işbu davanın aynı mahkemenin 2022/143 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava değerinin ihtara rağmen davacı tarafça belirtilmediği, birleştirilmesi istenen dosya dava değeri bildirilmesine rağmen bu miktar üzerinden de harç yatırılmadığı, HMK'nın 106. maddesinde belirtildiği gibi, sadece tespit davası açanın, hukuken korunması gereken bir yararının bulunmasının gerektiği, eldeki davada ise, iki şirket arasında organik bağ olduğunun tespiti halinde icrası kabil bir hüküm olmayacağı, tespit yerine, alacağın tahsili konusunda bir karar alınmasının gerektiği, davacı belli bir miktarın tahsilini talep etmediğinden, sadece tespit talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; işbu davayı aynı mahkemede görülmekte olan itirazın iptali davası ile birleştirme talepli olarak açmış olmaları nedeniyle, itirazın iptali davasının davalısı ile bu davadaki davalı arasında organik bağ bulunduğunun tespiti halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle borçtan davalı şirketin de sorumlu tutulacağını, bu nedenle işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin haksız olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirket şirket ile aynı mahkemede görülen itirazın iptali davasının davalısı dava dışı şirket arasındaki organik bağın tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesinde tespit davasıyla ilgili olarak "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tespit davasında, sadece tespit hükmü verilebilir. Tespit davasında verilen karar ile hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu kesin olarak tespit edilir.

Bir tespit davasının kabule şayan olabilmesi için, bu davanın konusunu oluşturan hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının menfaatinin (hukuki yararının) bulunması gerekir. Hukuki yarar ise, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan, korunan, bir yararı olmalı; hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. Eda davalarında ve inşai davalarda davacının hukuki yararının mevcudiyeti asıl iken, tespit davalarında böyle bir ön kabul söz konusu olmayıp, davacı tespit davası açmakta hukuki yararı olduğunu iddia ve ispat etmekle yükümlüdür.

Dolayısıyla tespit davalarında her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, özellikle eda davası açılması mümkün olan hallerde olumlu tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmelidir. Hukuki yarar HMK'nın 114. maddesi gereği dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.Somut olayda; davacı tarafından, dava dışı ... aleyhine fatura alacağına dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemiyle dava açıldığı, işbu davada ise davalı şirket ile itirazın iptali davasının davalısı olan şirket arasındaki organik bağın varlığının tespiti istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla davacının istemi, ancak bir eda davasında ileri sürülebilecek niteliktedir. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Bu nedenle mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/06/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.