Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6034 E. 2024/9437 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borca batıklık↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ iflas erteleme↗ mal kaçırma↗ organik bağ↗ muvazaa↗ hakkın kötüye kullanılması↗ sermaye artırımı↗ müteselsil sorumluluk↗ dürüstlük kuralı↗ tüzel kişilik↗ ticaret sicili↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ dosya masrafı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/504 E., 2021/202 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... A.Ş vekili Avukat ... ve ... A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; davacı şirketin dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş.'den Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 E., 2017/103 K. sayılı ilamına dayalı olarak 398.106,63 TL alacaklı olduğunu, borçlu şirket hakkında iflas erteleme tedbir kararı bulunduğundan icra takibine geçilemediğini, borçlu şirketin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil masrafı ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirketler vekilleri cevap dilekçelerinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartları oluşmadığını, ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde ... A.Ş.'nin 90.000.000,00 TL tutarında kayıtlı sermayesinin bulunduğunu, dava dışı ... A.Ş.' nin iflas erteleme sürecinde sermaye artırımına gittiğini, şirketler arasında organik bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketlerden bazıları ile dava dışı ... A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu tespit edilmişse de dava sırasında Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E., 2019/948 K. sayılı 10.10.2019 tarihli ilamı ile ... A.Ş.' nin borca batıklıktan çıktığının tespit ile iflas erteleme davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla alacağın tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş. ile davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu ve alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla bu şirketlerin iş birliği yaptığı gerekçesiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davacı alacağının davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması için şirketler arasında organik bağ bulunması ve bununla birlikte bu şirketlerin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli bir takım iş ve işlemler içinde bulunmuş olmaları gerekmektedir. Bu şartların birlikte varlığı halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmesi mümkündür. Tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının istisnası olduğundan bu teoriye ihtiyatlı yaklaşılmalı ve yukarıda belirtilen şartların mevcut olup olmadığı titizlikle değerlendirilmelidir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramı herhangi bir kanuni düzenlemede yer almamakla birlikte doktrin ve Yargıtay kararları ile ortaya çıkmış bir kavram olup temel dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağıdır. Şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir.
Günümüzde bir çok gerçek veya tüzel kişi değişik ticari amaçlarla ortak hareket edebilmekte ve aynı ortaklar ile veya birkaç ortak değişikliği ile farklı şirketler kurularak iş birliği yapılmakta ve bazı şirketler de "Holding", "Grup" v.s. gibi bir çatı altında ortak hareket edebilmektedir. Bu itibarla salt şirketler arasında organik bağ bulunması yani şirketlerin tüm veya bazı ortaklarının aynı olması, ortakların akraba olması ve benzeri durumlar tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Şirketler arasında organik bağın varlığı ile birlikte tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın aslında hukuki ilişkinin tarafı olmayan başka bir şirketten talep edilebilmesi için alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Öte yandan gerek mevzuatımızda gerekse Yargıtay kararlarında ve doktrinde tüzel kişilik perdesinin aralanması için öncelikle hukuki ilişkinin tarafı olan borçlu şirkete karşı icra takibi yapılması, icra takibinden sonuç alınamaması üzerine tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna başvurulması gibi bir ön şart yer almamaktadır.
Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıdaki açıklamalar kapsamında davalı şirketler hakkında tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının mevcut olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı bazı şirketler yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının mevcut olduğu belirtilmekle birlikte dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin borca batıklıktan çıktığı, bu nedenle davacının öncelikle bu şirkete karşı icra takibi yaparak alacağını tahsil etmeye çalışması, bunun mümkün olmaması halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna gidilebileceği şeklindeki hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/888 E. 2024/9093 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin aralanması · tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · mal kaçırma · organik bağ · muvazaa · hakkın kötüye kullanılması · dürüstlük kuralı · tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaGrup Turizm İşletmeleri A.Ş. ile davalı şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu ve alacaklılardan «mal kaçırmak» amacıyla bu şirketlerin iş birliği yaptığı gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle davacı alacağının davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında «iflas erteleme» talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında «organik bağ» olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil «masrafı» ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.' nin «borca batıklıktan» çıktığının tespit ile «iflas erteleme» davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında «organik bağ» bulunduğu gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞirketi arasında «organik bağ» bulunduğu ve "«tüzel kişilik perdesinin aralanması»" istemli iddianın kanıtlanmasının, davacı bankaya ait olduğu, davacı vekilinin talebi üzerine TOKİ'ye 21.02.2019 tarihinde yazılan yazıya TOKİ tarafından 06.03.2019 tarihinde verilen yanıtta, ...
Şirketine devir edildiğine ilişkin iddianın ve davacı bankanın, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» talebini haklı kılacak şekilde «muvazaalı» işlemlerin davacı banka tarafından kanıtlanmadığı, gerekçesiyle davalı .....Ltd.
Şti.'nin alacaklılarından «mal kaçırmak» amacıyla birlikte hareket ederek ... firmasının mal varlığını diğer davalıya aktardıklarını, bu kapsamda yapılan işlemlerden birisinin de ... firmasının TOKİ'den üstlendiği ihalelerinin Eramka firmasına devredilmesi olduğunu ileri sürerek «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle davacının davalı ... firmasından olan alacağının diğer davalıdan tahsilini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senetlerine özgü takip · teminat bonosu · ipoteğin paraya çevrilmesi · genel kredi sözleşmesi · usulden reddi · bilirkişi incelemesi · hukuki yarar · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaŞti'ne «genel kredi sözleşmesi» gereğince kredi kullandırdığını ve borcun ödenmemesi üzerine anılan şirket hakkında girişilen Ankara 6.
İcra Müdürlüğünün 2016/11962 E. sayılı takip dosyasından «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptığını ve ayrıca 20.000.000 TL bedelli «teminat bonosu» ile 2.000.000,00 TL alacak talepli olarak Ankara 4.
Şirketi yönünden, dava konusu alacak «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takibe konu edildiği, takip dosyasından icra emri yollandığı ve kesinleştiği belirlenmekle, aynı alacağın bu kez dava yoluyla ileri sürülmesinde korunması gereken hukukî yararın bulunmadığı, bu sebeple anılan davalı hakkındaki davanın, "hukukî yarar" dava koşulu yokluğundan ötürü «usulden reddi» gerektiği, diğer davalı ...
Şti. hakkındaki davanın «hukuki yarar» yokluğu sebebiyle «usulden reddine», davalı .....Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7040 E. 2024/2989 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin aralanması · mal kaçırma · organik bağ · muvazaa · tüzel kişilik · ticaret sicili · iflas · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında «iflas erteleme» talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında «organik bağ» olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, «tüzel kişilik perdesinin aralanması» gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil «masrafı» ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş.' nin «borca batıklıktan» çıktığının tespit ile «iflas erteleme» davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında «organik bağ» bulunduğu gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Grup Turizm İşletmeleri A.Ş. ile davalı şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu ve alacaklılardan «mal kaçırmak» amacıyla bu şirketlerin iş birliği yaptığı gerekçesiyle «tüzel kişilik perdesinin aralanması» suretiyle davacı alacağının davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaİnş.Tic.A.Ş. sermayesinin «muvazaalı» olarak 50.000,00 TL gösterildiğini, her iki firmanın «yönetim kurulu» başkanının ... olduğunu, diğer ortakların da akraba olduklarını, «tüzel kişilikler» arasında «organik bağ» olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik banka alacağı olan 500.000,00 TL'nin işleyecek %33.80 «temerrüt faizi» ve %5 gider vergisi ile davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
İnş.Tic.A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden «tüzel kişilik perdesinin aralanması» talep edilmekte ise de, tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan «mal kaçırmak» ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin davacı tarafça somut verilerle ispatlanamadığı, kaldı ki davalı ... «şirketine bölünme» işleminin tamamlanamadığı ve dahi bölünme işleminin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik «muvazaalı» işlemler olarak görülmesinin tek başına mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının ...
İnş.Tic.A.Ş.'nin 31.03.2017- 07.04.2017- 14.04.2017 tarihlerinde bölünme «ilanlarını» yaptığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından henüz bölünme işleminin tamamlanmadığının anlaşıldığı, ilanların alacaklılara yönelik olup alacaklarının «teminata» bağlanmasını isteyebileceklerinin bildirildiği, davacının, bölünme işleminin başlıbaşına alacaklıları zarara uğratmaya yönelik işlem olduğunu bildirerek, ortakları, yöneticileri ve «şirket merkezi» aynı olan şirketler arasında «organik bağ» bulunduğundan «tüzel kişilik perdesinin aralanmasını», gerçek kişi ortakların da tüzel kişilerle birlikte sorumlu tutularak ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket bölünmesi · ticari defter incelemesi · şirket merkezi mahkemesi · tahsilde tekerrür · itirazın iptali davası · malvarlığına ilişkin dava · mükerrerlik · muacceliyet
Benzer bu kararda… temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki beyanlarla, davalıların hileli yollarla ve perde arkasına gizlenmek suretiyle davacı bankadan ve diğer alacaklılarından «mal kaçırmayı» amaçladığı sabit olduğundan "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi" göz önünde bulundurularak açmış oldukları işbu davada; davalılar arasındaki ilişkilerin tespiti için «bilirkişi incelemesi» istenmişse de ,davalı şirketler ve dava tarihine kadar ki davalı şirket yöneticilerinin, ortaklarının «malvarlıkları», şirketlerin yaptıkları işler, elde edilen kazançlar, harcamalara ilişkin faturalar, davalı şirketlerin özkaynaklarının, özkaynaklarının harcamalara ve yapılan işlere göre yeterli olup olmadığının mahkemece araştırılmadığını, tarafların «ticari defterlerinde inceleme» yapılamadığı için ‘…tüzel kişi ile ortakların malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki «tüzel kişilik» ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile fa …
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/909 E. sayılı dosyasında açılan ve kesinleşen «itirazın iptali davası» nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, işbu davanın ise «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi esas alınarak ve «tahsilde tekerrür» etmemek kaydıyla açılmış bir «alacak davası» olduğunu, dolayısıyla her iki dava da aynı alacağın tahsili için açılmışsa da farklı hukuki sebeplere dayandıklarını, bu durumda «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddinin mesnetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
A.Ş üzerindeki alacağın kat edilmesi sebebiyle söz konusu alacağın tahsilinin riskli hal aldığını, borçlulara «ihtarnamenin» keşide edildiğini, borcun «muaccel» hale gelmesi sebebiyle de Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2016/20416 sayılı dosyasında 4.652.459.17-TL alacak için takip talebinde bulunulduğunu, davalılarca borcun tamamına itiraz edildiğini, Arap Türk Bankası A.Ş. tarafından ...
İnş.Tic.A.Ş. aleyhine «itirazın iptali davası» açıldığını, bu nedenle ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6034 E. , 2024/9437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2042 Esas, 2023/1368 Karar ...
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/504 E., 2021/202 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... A.Ş vekili Avukat ... ve ... A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; davacı şirketin dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş.'den Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 E., 2017/103 K. sayılı ilamına dayalı olarak 398.106,63 TL alacaklı olduğunu, borçlu şirket hakkında iflas erteleme tedbir kararı bulunduğundan icra takibine geçilemediğini, borçlu şirketin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulunduğunu ve talep üzerine mahkemece tedbir kararı verildiğini, bu şirket ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu, alacaktan davalı şirketlerin de sorumlu olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürerek tüm davalı şirketlerin borçtan ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile 398.106,63 TL'nin 11.02.2007 tarihinden itibaren aylık %10 faizi ve bu miktarın %5'i oranında tahsil masrafı ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirketler vekilleri cevap dilekçelerinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartları oluşmadığını, ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde ... A.Ş.'nin 90.000.000,00 TL tutarında kayıtlı sermayesinin bulunduğunu, dava dışı ... A.Ş.' nin iflas erteleme sürecinde sermaye artırımına gittiğini, şirketler arasında organik bağ bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketlerden bazıları ile dava dışı ... A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu tespit edilmişse de dava sırasında Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/30 E., 2019/948 K. sayılı 10.10.2019 tarihli ilamı ile ... A.Ş.' nin borca batıklıktan çıktığının tespit ile iflas erteleme davasının reddine karar verildiği, bu itibarla borca batıklıktan çıktığı anlaşılan asıl borçlu şirket hakkında takip yapılabileceği, alacağın borçlu şirketten tahsil edilememesi, öz kaynak yetersizliği gibi durumlar sonucunda ancak davalı şirketlere başvurulabileceği, öncelikle asıl borçlu şirketten alacağın tahsili yönünde herhangi bir işlem yapılmadan davalı şirketler ile arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi gereği alacağın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla alacağın tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş. ile davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu ve alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla bu şirketlerin iş birliği yaptığı gerekçesiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davacı alacağının davalı şirketlerden tahsili talebine ilişkindir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması için şirketler arasında organik bağ bulunması ve bununla birlikte bu şirketlerin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli bir takım iş ve işlemler içinde bulunmuş olmaları gerekmektedir. Bu şartların birlikte varlığı halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmesi mümkündür.
Tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının istisnası olduğundan bu teoriye ihtiyatlı yaklaşılmalı ve yukarıda belirtilen şartların mevcut olup olmadığı titizlikle değerlendirilmelidir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramı herhangi bir kanuni düzenlemede yer almamakla birlikte doktrin ve Yargıtay kararları ile ortaya çıkmış bir kavram olup temel dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağıdır.
Şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir.
Günümüzde bir çok gerçek veya tüzel kişi değişik ticari amaçlarla ortak hareket edebilmekte ve aynı ortaklar ile veya birkaç ortak değişikliği ile farklı şirketler kurularak iş birliği yapılmakta ve bazı şirketler de "Holding", "Grup" v.s. gibi bir çatı altında ortak hareket edebilmektedir. Bu itibarla salt şirketler arasında organik bağ bulunması yani şirketlerin tüm veya bazı ortaklarının aynı olması, ortakların akraba olması ve benzeri durumlar tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Şirketler arasında organik bağın varlığı ile birlikte tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın aslında hukuki ilişkinin tarafı olmayan başka bir şirketten talep edilebilmesi için alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.
Öte yandan gerek mevzuatımızda gerekse Yargıtay kararlarında ve doktrinde tüzel kişilik perdesinin aralanması için öncelikle hukuki ilişkinin tarafı olan borçlu şirkete karşı icra takibi yapılması, icra takibinden sonuç alınamaması üzerine tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna başvurulması gibi bir ön şart yer almamaktadır.
Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce yukarıdaki açıklamalar kapsamında davalı şirketler hakkında tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının mevcut olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı bazı şirketler yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının mevcut olduğu belirtilmekle birlikte dava dışı ... Grup Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin borca batıklıktan çıktığı, bu nedenle davacının öncelikle bu şirkete karşı icra takibi yaparak alacağını tahsil etmeye çalışması, bunun mümkün olmaması halinde tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluna gidilebileceği şeklindeki hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112739300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz