Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5228 E. 2024/1643 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak iptali↗ çekin istirdadı↗ hesap mutabakatı↗ ciro silsilesi↗ zilyetlik↗ istirdat davası↗ yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ ciranta↗ mutabakat↗ ticari defter ve kayıtlar↗ lehtar↗ cy/cy şerhi↗ eş rızası↗ ciro↗ üçüncü kişi↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ istirdat↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ esastan ret↗ iflas↗ çek↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/43 E., 2019/841 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin zilyetliğindeki 200.000,00 TL bedelli çekin 08.09.2015 tarihinde çalındığını, kıymetli evrakın iptali istemi ile açılan davaya davalı ...’ın çekin kendisinde olduğunu, çeke dayalı takip başlattığı yönünde beyanda bulunduğunu, Mahkemece de istirdat davası açılması için kendilerine süre verildiğini, müvekkili ile diğer davalı şirketin çek üzerindeki cirolarının üzerine “iptal” yazıldığını, böylece ciro silsilesinin bozulduğunu, davalı şirketin iptal cirosunu gördüğü hâlde tekrar cirolamasının kötü niyet taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, çekin istirdatını, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalının cirosuna ilişkin iptal işleminin davacının cirosuna ait olmadığını, davalı şirketin de önce ciro iptali yapmışsa da tekrar ciroladığını, silsilede bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Beyoğlu Asmalı Motel Turizm İşl. Dış Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin dava dışı Sis Sayılgan Dokuma Boya İplik San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacı ...Ş. lehine keşide edildiği, lehtarın ilk cirosunun ardından ikinci cironun davalı Beyoğlu Asmalı Hotel şirketine ait olduğu, bu ciro üzerinde iptal yazısının bulunduğu, hemen ardından davalı tarafından tekrar ciro edildiği, davalı ...'ın son ciranta ve yetkili hamil olduğu, çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, davacının bir yandan çekte bulunan cirosunun iptal edildiğini ve çekin kendisine iade edilmesi gerektiğini, buna rağmen ciro edilerek diğer davalıya verildiğini, ticari defterlerinde de çekin iade kaydının yapıldığını iddia ederken bir yandan da çekin çalındığını ileri sürdüğü, davacının iddialarının birbiriyle çeliştiği, kendi ticari kayıtlarına göre çekin, kendisinden sonraki ciranta davalı şirkete ticari ilişki kapsamında verildiği, dolayısıyla çalındığı iddiasının yerinde görülmediği, iptal yazısının davalı şirketin cirosu üzerinde olduğu, iptal edilen cirodan sonra çekin yeniden cirolandığı, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, davacının cirosunun geçerli olduğu, davacının çekin istirdadını talep edebilmesi için öncelikle çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve son yetkili hamilin çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı ... tarafından çekin geçerli ciro silsilesi kapsamında alındığı, davacının elinden rızası hilafına çıktığını ispat edemediği, davalının çekte iyi niyetli ve yetkili hamil olduğu, çekin istirdadı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin sehven kıymetli evrak iptali davasına konu edildiğini, çekin ciro yoluyla davalı şirkete verilmesinden sonra hesap mutabakatı yapılıp hem müvekkilinin hem de davalı şirketin cirosunun iptalinin kararlaştırıldığını, bu suretle ciroların iptal edildiğini, ancak davalı şirketin mutabakata riayetsizlikle çeki tekrar ciroladığını, ciro silsilesinin bozulduğunu, iptal yazısının hem müvekkilinin hem de davalı şirketin üzerini kapsadığını, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede haklılıklarının kanıtlandığını, davalıların aralarındaki ticari ilişkiyi gösteremediklerini, iyi niyetli üçüncü kişi intibaı için çekin davalı ...’a cirolandığını, üzerinde iptal şerhi ve çizik bulunan bir çekin alanın iyi niyetli sayılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile söz konusu çekin bir örneğinin istinaf dilekçesi içinde büyütülmüş fotokopisinin yer aldığı, buna göre iptal şerhinin davacıdan sonra gelen davalılardan Beyoğlu Asmalı Hotel Turizm İşl. Dış Tic. Ltd. Şti.’nin cirosunun iptaline yönelik olduğu, ancak iptal şerhi yazılırken bu hususun davacı cirosuna taştığı, bilirkişi raporu içeriğinden davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, çekin bu ticari ilişki kapsamında davacı kayıtlarına yansıtıldığının anlaşıldığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve davalı şirketin ilk cirosunun çizildiğini, iptal yazısının her iki ciroyu kapsadığını, bu hususta teknik inceleme yapılması gerektiğini, ciroların yazılmamış hükmünü taşıdığını, ciro silsilesinin bozulduğunu, müvekkilinin ticari kayıtlarının davalılara borçlu olmadığını ispatladığını, davalıların kendi kayıtları ile veya başka kesin delillerle aksini kanıtlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3.6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 686 ncı maddesi, 792 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Çek istirdatı | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6257 E. 2023/7528 K.
Ortak:çekin istirdadı · ciro silsilesi · zilyetlik · yetkili hamil · ciranta · lehtar · cy/cy şerhi · ciro
İncelediğiniz karardaA.Ş. tarafından davacı ...Ş. lehine keşide edildiği, «lehtarın» ilk cirosunun ardından ikinci «cironun» davalı Beyoğlu Asmalı Hotel şirketine ait olduğu, bu ciro üzerinde iptal yazısının bulunduğu, hemen ardından davalı tarafından tekrar ciro edildiği, davalı ...'ın «son» «ciranta» ve «yetkili hamil» olduğu, çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, davacının bir yandan çekte bulunan cirosunun iptal edildiğini ve çekin kendisine iade edilmesi gerektiğini, buna rağmen ciro edilerek diğer davalıya verildiğini, «ticari defterlerinde» de çekin iade «kaydının» yapıldığını iddia ederken bir yandan da çekin çalındığını ileri sürdüğü, davacının iddialarının birbiriyle çeliştiği, kendi ticari kayıtlarına göre çekin, kendisinden sonraki ciranta davalı şirkete ticari ilişki kapsamında verildiği, dolayısıyla çalındığı iddiasının yerinde görülmediği, iptal yazısının davalı şirketin cirosu üzerinde olduğu, iptal edilen cirodan sonra çekin yeniden cirolandığı, «ciro silsilesinde» herhangi bir kopukluk bulunmadığı, davacının cirosunun geçerli olduğu, davacının «çekin istirdadını» talep edebilmesi için öncelikle çekin elinden «rızası» hilafına çıktığını ve son yetkili hamilin çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı ... tarafından çekin geçerli ciro …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «zilyetliğindeki» 200.000,00 TL bedelli çekin 08.09.2015 tarihinde çalındığını, «kıymetli evrakın iptali» istemi ile açılan davaya davalı ...’ın çekin kendisinde olduğunu, çeke dayalı takip başlattığı yönünde beyanda bulunduğunu, Mahkemece de «istirdat davası» açılması için kendilerine süre verildiğini, müvekkili ile diğer davalı şirketin «çek» üzerindeki «cirolarının» üzerine “iptal” yazıldığını, böylece «ciro silsilesinin» bozulduğunu, davalı şirketin iptal cirosunu gördüğü hâlde tekrar cirolamasının «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, «çekin istirdatını», «kötü niyet tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin sehven «kıymetli evrak iptali» davasına konu edildiğini, çekin «ciro» yoluyla davalı şirkete verilmesinden sonra «hesap mutabakatı» yapılıp hem müvekkilinin hem de davalı şirketin cirosunun iptalinin kararlaştırıldığını, bu suretle ciroların iptal edildiğini, ancak davalı şirketin mutabakata riayetsizlikle çeki tekrar ciroladığını, «ciro silsilesinin» bozulduğunu, iptal yazısının hem müvekkilinin hem de davalı şirketin üzerini kapsadığını, «ticari defter» ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede haklılıklarının kanıtlandığını, davalıların aralarındaki ticari ilişkiyi gösteremediklerini, iyi niyetli «üçüncü kişi» intibaı için çekin davalı ...’a cirolandığını, üzerinde iptal «şerhi» ve çizik bulunan bir çekin alanın iyi niyetli sayılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin «ödeme yasağı» kararı bulunduğu «şerhinin» mevcut olduğu, davacının davaya konu çekte «zilyet» olduğunu iddia ettiği ancak davacının davaya konu çekin «yetkili hamili» olduğu ve davalı şirket tarafından davacı şirkete verildiği hususunda davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi davacı tarafa verilen «ihtaratlı» «kesin süreye» rağmen inceleme ... ve saatinde bu yönden «ticari defter» ve kayıtlarını «bilirkişi incelemesine» sunulmadığı, defter ibrazından kaçındığı, davalı şirketin de ihtaratlı «tebligata» rağmen ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı, davacı tarafça davalı şirket cirosunun yetkili kişi tarafından yapılmadığı «ciro silsilesinin» bozuk olduğu ileri sürülmüş ise de davalı şirketin bu yönden herhangi bir iddiasının veya savunmasının mevcut olmadığı, dava konusu çekin «keşideci» tarafından davalı şirkete «lehtar» sıfatıyla keşide edilerek verildiği, davalı şirket tarafından da davalı ...'e cirolandığı, davalı ... tarafından da davalı ...'ya cirolandığı, davalı ... tarafından süresinde bankaya «ibraz» edildiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1039 E. sayılı dosyasında «çek iptali davası» açıldığını, davalı ... tarafından çek ... sunulup, davaya müdahil olunduğu için işbu «çek istirdatı» davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, «lehtar» davalı Kaviteks şirketinin cirosunun yetkili kişi tarafından yapılmaması nedeniyle çekteki «ciro silsilesinin» bozulduğunu, ciro silsilesi bozulmuş olan çekin iptali gerektiğini, ayrıca çek müvekkili şirket «zilyetliğindeyken» çalındığı esnada davalı ...
… stinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme aşamasında uyuşmazlık tespitinin usulüne uygun olarak yapılmadığını, mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içermediğini, çekin «lehtarı» olan davalı Kaviteks şirketi cirosunun şirketin yetkilisi tarafından yapılmadığı için «ciro silsilesinin» koptuğunu, mahkemece imza yönünden inceleme yapılmamasının eksiklik olduğunu, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, müvekkil şirket «defterlerinin» savcılık soruşturmaları nedeniyle sunulamadığını, daha sonra hazır hale getirildiğini ancak taleplerine rağmen mahkemece defterlerin incelenmesi için ek rapor aldı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı · ödeme yasağı · çek iptali davası · ihtarat · çek iptali · muvazaa · şikayet · kesin süre
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/1039 E. sayılı dosyasında «çek iptali davası» açıldığını, davalı ... tarafından çek ... sunulup, davaya müdahil olunduğu için işbu «çek istirdatı» davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, «lehtar» davalı Kaviteks şirketinin cirosunun yetkili kişi tarafından yapılmaması nedeniyle çekteki «ciro silsilesinin» bozulduğunu, ciro silsilesi bozulmuş olan çekin iptali gerektiğini, ayrıca çek müvekkili şirket «zilyetliğindeyken» çalındığı esnada davalı ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin «ödeme yasağı» kararı bulunduğu «şerhinin» mevcut olduğu, davacının davaya konu çekte «zilyet» olduğunu iddia ettiği ancak davacının davaya konu çekin «yetkili hamili» olduğu ve davalı şirket tarafından davacı şirkete verildiği hususunda davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi davacı tarafa verilen «ihtaratlı» «kesin süreye» rağmen inceleme ... ve saatinde bu yönden «ticari defter» ve kayıtlarını «bilirkişi incelemesine» sunulmadığı, defter ibrazından kaçındığı, davalı şirketin de ihtaratlı «tebligata» rağmen ticari defter ve kayıtlarının sunulmadığı, davacı tarafça davalı şirket cirosunun yetkili kişi tarafından yapılmadığı «ciro silsilesinin» bozuk olduğu ileri sürülmüş ise de davalı şirketin bu yönden herhangi bir iddiasının veya savunmasının mevcut olmadığı, dava konusu çekin «keşideci» tarafından davalı şirkete «lehtar» sıfatıyla keşide edilerek verildiği, davalı şirket tarafından da davalı ...'e cirolandığı, davalı ... tarafından da davalı ...'ya cirolandığı, davalı ... tarafından süresinde bankaya «ibraz» edildiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit»-«çek istirdatı» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Tunçer’e ve ardından ...’ya da cirolandığını ve bilinmedik bir şekilde bir kısım faturalar düzenlendiğini ileri sürerek haksız biçimde ele geçirilen çekin «muvazaalı» işlem ile üçücü kişiye geçirildiğinin ve borçlu olmadıklarının tespiti ile «çekin istirdatına» karar verilmesini talep etmiştir.
-
Çek istirdatı | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1085 E. 2015/7315 K.
Ortak:çekin istirdadı · ciro silsilesi · yetkili hamil · ciranta · lehtar · eş rızası · ciro · kötü niyet tazminatı
İncelediğiniz karardaA.Ş. tarafından davacı ...Ş. lehine keşide edildiği, «lehtarın» ilk cirosunun ardından ikinci «cironun» davalı Beyoğlu Asmalı Hotel şirketine ait olduğu, bu ciro üzerinde iptal yazısının bulunduğu, hemen ardından davalı tarafından tekrar ciro edildiği, davalı ...'ın «son» «ciranta» ve «yetkili hamil» olduğu, çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, davacının bir yandan çekte bulunan cirosunun iptal edildiğini ve çekin kendisine iade edilmesi gerektiğini, buna rağmen ciro edilerek diğer davalıya verildiğini, «ticari defterlerinde» de çekin iade «kaydının» yapıldığını iddia ederken bir yandan da çekin çalındığını ileri sürdüğü, davacının iddialarının birbiriyle çeliştiği, kendi ticari kayıtlarına göre çekin, kendisinden sonraki ciranta davalı şirkete ticari ilişki kapsamında verildiği, dolayısıyla çalındığı iddiasının yerinde görülmediği, iptal yazısının davalı şirketin cirosu üzerinde olduğu, iptal edilen cirodan sonra çekin yeniden cirolandığı, «ciro silsilesinde» herhangi bir kopukluk bulunmadığı, davacının cirosunun geçerli olduğu, davacının «çekin istirdadını» talep edebilmesi için öncelikle çekin elinden «rızası» hilafına çıktığını ve son yetkili hamilin çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı ... tarafından çekin geçerli ciro …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «zilyetliğindeki» 200.000,00 TL bedelli çekin 08.09.2015 tarihinde çalındığını, «kıymetli evrakın iptali» istemi ile açılan davaya davalı ...’ın çekin kendisinde olduğunu, çeke dayalı takip başlattığı yönünde beyanda bulunduğunu, Mahkemece de «istirdat davası» açılması için kendilerine süre verildiğini, müvekkili ile diğer davalı şirketin «çek» üzerindeki «cirolarının» üzerine “iptal” yazıldığını, böylece «ciro silsilesinin» bozulduğunu, davalı şirketin iptal cirosunu gördüğü hâlde tekrar cirolamasının «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, «çekin istirdatını», «kötü niyet tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalının cirosuna ilişkin iptal işleminin davacının cirosuna ait olmadığını, davalı şirketin de önce «ciro» iptali yapmışsa da tekrar ciroladığını, silsilede bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin «yetkili hamil» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Konfeksiyon arasında ticari ilişki mevcut olmadığından «ciro silsilesinde» kopukluk bulunduğu, dava konusu çekin davacı tarafa «istirdatının» gerektiği, buna karşılık davacı lehine «kötü niyet tazminatının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «çekin istirdatına», kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ciro zinciri · çek istirdadı · tahkikat
Benzer bu kararda1-Dava, 6762 sayılı TTK’nın 704. maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Ayrıca, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» imzası bulunanların imzalarının gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu yoktur.
Şti. ile davalıdan önceki «ciranta»... arasında ticari ilişki bulunmadığından bahisle «ciro zincirinde» kopukluk bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6978 E. 2012/4092 K.
Ortak:çekin istirdadı · ciro silsilesi · ciro · istirdat · çek
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «zilyetliğindeki» 200.000,00 TL bedelli çekin 08.09.2015 tarihinde çalındığını, «kıymetli evrakın iptali» istemi ile açılan davaya davalı ...’ın çekin kendisinde olduğunu, çeke dayalı takip başlattığı yönünde beyanda bulunduğunu, Mahkemece de «istirdat davası» açılması için kendilerine süre verildiğini, müvekkili ile diğer davalı şirketin «çek» üzerindeki «cirolarının» üzerine “iptal” yazıldığını, böylece «ciro silsilesinin» bozulduğunu, davalı şirketin iptal cirosunu gördüğü hâlde tekrar cirolamasının «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, «çekin istirdatını», «kötü niyet tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
A.Ş. tarafından davacı ...Ş. lehine keşide edildiği, «lehtarın» ilk cirosunun ardından ikinci «cironun» davalı Beyoğlu Asmalı Hotel şirketine ait olduğu, bu ciro üzerinde iptal yazısının bulunduğu, hemen ardından davalı tarafından tekrar ciro edildiği, davalı ...'ın «son» «ciranta» ve «yetkili hamil» olduğu, çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, davacının bir yandan çekte bulunan cirosunun iptal edildiğini ve çekin kendisine iade edilmesi gerektiğini, buna rağmen ciro edilerek diğer davalıya verildiğini, «ticari defterlerinde» de çekin iade «kaydının» yapıldığını iddia ederken bir yandan da çekin çalındığını ileri sürdüğü, davacının iddialarının birbiriyle çeliştiği, kendi ticari kayıtlarına göre çekin, kendisinden sonraki ciranta davalı şirkete ticari ilişki kapsamında verildiği, dolayısıyla çalındığı iddiasının yerinde görülmediği, iptal yazısının davalı şirketin cirosu üzerinde olduğu, iptal edilen cirodan sonra çekin yeniden cirolandığı, «ciro silsilesinde» herhangi bir kopukluk bulunmadığı, davacının cirosunun geçerli olduğu, davacının «çekin istirdadını» talep edebilmesi için öncelikle çekin elinden «rızası» hilafına çıktığını ve son yetkili hamilin çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı ... tarafından çekin geçerli ciro …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin sehven «kıymetli evrak iptali» davasına konu edildiğini, çekin «ciro» yoluyla davalı şirkete verilmesinden sonra «hesap mutabakatı» yapılıp hem müvekkilinin hem de davalı şirketin cirosunun iptalinin kararlaştırıldığını, bu suretle ciroların iptal edildiğini, ancak davalı şirketin mutabakata riayetsizlikle çeki tekrar ciroladığını, «ciro silsilesinin» bozulduğunu, iptal yazısının hem müvekkilinin hem de davalı şirketin üzerini kapsadığını, «ticari defter» ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede haklılıklarının kanıtlandığını, davalıların aralarındaki ticari ilişkiyi gösteremediklerini, iyi niyetli «üçüncü kişi» intibaı için çekin davalı ...’a cirolandığını, üzerinde iptal «şerhi» ve çizik bulunan bir çekin alanın iyi niyetli sayılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin arkasında davalı «lehdarın» cirosunun bulunduğu ancak çekin «ciro» edildiği Rotapaş A.Ş. yetkilisinin imzasının bulunmadığı, bu şekilde «çek» üzerindeki «ciro silsilesinin» bozulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu «çekin istirdadına» ve davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin arkasında davalı «lehdarın» cirosunun bulunduğu ancak çekin «ciro» edildiği Rotapaş A.Ş. yetkilisinin imzasının bulunmadığı, bu şekilde «çek» üzerindeki «ciro silsilesinin» bozulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu «çekin istirdadına» ve davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5363 E. 2018/7977 K.
Ortak:ciro silsilesi · yetkili hamil · ciranta · lehtar · eş rızası · ciro · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaA.Ş. tarafından davacı ...Ş. lehine keşide edildiği, «lehtarın» ilk cirosunun ardından ikinci «cironun» davalı Beyoğlu Asmalı Hotel şirketine ait olduğu, bu ciro üzerinde iptal yazısının bulunduğu, hemen ardından davalı tarafından tekrar ciro edildiği, davalı ...'ın «son» «ciranta» ve «yetkili hamil» olduğu, çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, davacının bir yandan çekte bulunan cirosunun iptal edildiğini ve çekin kendisine iade edilmesi gerektiğini, buna rağmen ciro edilerek diğer davalıya verildiğini, «ticari defterlerinde» de çekin iade «kaydının» yapıldığını iddia ederken bir yandan da çekin çalındığını ileri sürdüğü, davacının iddialarının birbiriyle çeliştiği, kendi ticari kayıtlarına göre çekin, kendisinden sonraki ciranta davalı şirkete ticari ilişki kapsamında verildiği, dolayısıyla çalındığı iddiasının yerinde görülmediği, iptal yazısının davalı şirketin cirosu üzerinde olduğu, iptal edilen cirodan sonra çekin yeniden cirolandığı, «ciro silsilesinde» herhangi bir kopukluk bulunmadığı, davacının cirosunun geçerli olduğu, davacının «çekin istirdadını» talep edebilmesi için öncelikle çekin elinden «rızası» hilafına çıktığını ve son yetkili hamilin çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı ... tarafından çekin geçerli ciro …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin «zilyetliğindeki» 200.000,00 TL bedelli çekin 08.09.2015 tarihinde çalındığını, «kıymetli evrakın iptali» istemi ile açılan davaya davalı ...’ın çekin kendisinde olduğunu, çeke dayalı takip başlattığı yönünde beyanda bulunduğunu, Mahkemece de «istirdat davası» açılması için kendilerine süre verildiğini, müvekkili ile diğer davalı şirketin «çek» üzerindeki «cirolarının» üzerine “iptal” yazıldığını, böylece «ciro silsilesinin» bozulduğunu, davalı şirketin iptal cirosunu gördüğü hâlde tekrar cirolamasının «kötü niyet» taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, «çekin istirdatını», «kötü niyet tazminatının» tahsilini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalının cirosuna ilişkin iptal işleminin davacının cirosuna ait olmadığını, davalı şirketin de önce «ciro» iptali yapmışsa da tekrar ciroladığını, silsilede bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin «yetkili hamil» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaDava konusu çekte mevcut «ciro silsilesi» içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının «yetkili hamil» olduğu gerçeğini değiştirmez.
Mahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
Davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinde» yer alan imzaların gerçek «cirantalara» ait olup olmadığını «tahkik» zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı ...’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sahte ciro · çek istirdadı · kötü niyetli iktisap · tahkikat · hırsızlık · ispat külfeti · keşideci · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının dava dışı şirketten «ciro» yoluyla devraldığı dava konusu çekin iş yerinde yapılan «hırsızlık» neticesinde çalındığı, çekin «lehtar» ciro imzasının sahte olduğu, davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, çekin lehtarı tarafından tedavüle konulmadığı, davalının çekin «yetkili hamili» olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, «sahte ciro» nedeniyle davalıya, «keşideci» tarafından yapılan ödemenin de geçerli bir ödeme olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava konusu «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, çek bedeli olan 11.110,00 TL’nin keşide tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmiştir.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesiyle, «çek», herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacının bu husustaki «ispat külfetini» yerine getiremediği, davalının çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğuna dair delil «ibraz» edemediği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava, 6102 sayılı ...’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5228 E. , 2024/1643 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/478 Esas, 2022/839 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/43 E., 2019/841 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin zilyetliğindeki 200.000,00 TL bedelli çekin 08.09.2015 tarihinde çalındığını, kıymetli evrakın iptali istemi ile açılan davaya davalı ...’ın çekin kendisinde olduğunu, çeke dayalı takip başlattığı yönünde beyanda bulunduğunu, Mahkemece de istirdat davası açılması için kendilerine süre verildiğini, müvekkili ile diğer davalı şirketin çek üzerindeki cirolarının üzerine “iptal” yazıldığını, böylece ciro silsilesinin bozulduğunu, davalı şirketin iptal cirosunu gördüğü hâlde tekrar cirolamasının kötü niyet taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, çekin istirdatını, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalının cirosuna ilişkin iptal işleminin davacının cirosuna ait olmadığını, davalı şirketin de önce ciro iptali yapmışsa da tekrar ciroladığını, silsilede bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Beyoğlu Asmalı Motel Turizm İşl. Dış Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin dava dışı Sis Sayılgan Dokuma Boya İplik San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacı ...Ş. lehine keşide edildiği, lehtarın ilk cirosunun ardından ikinci cironun davalı Beyoğlu Asmalı Hotel şirketine ait olduğu, bu ciro üzerinde iptal yazısının bulunduğu, hemen ardından davalı tarafından tekrar ciro edildiği, davalı ...'ın son ciranta ve yetkili hamil olduğu, çekin davalı ... tarafından icra takibine konu edildiği, davacının bir yandan çekte bulunan cirosunun iptal edildiğini ve çekin kendisine iade edilmesi gerektiğini, buna rağmen ciro edilerek diğer davalıya verildiğini, ticari defterlerinde de çekin iade kaydının yapıldığını iddia ederken bir yandan da çekin çalındığını ileri sürdüğü, davacının iddialarının birbiriyle çeliştiği, kendi ticari kayıtlarına göre çekin, kendisinden sonraki ciranta davalı şirkete ticari ilişki kapsamında verildiği, dolayısıyla çalındığı iddiasının yerinde görülmediği, iptal yazısının davalı şirketin cirosu üzerinde olduğu, iptal edilen cirodan sonra çekin yeniden cirolandığı, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığı, davacının cirosunun geçerli olduğu, davacının çekin istirdadını talep edebilmesi için öncelikle çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve son yetkili hamilin çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı ...
tarafından çekin geçerli ciro silsilesi kapsamında alındığı, davacının elinden rızası hilafına çıktığını ispat edemediği, davalının çekte iyi niyetli ve yetkili hamil olduğu, çekin istirdadı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin sehven kıymetli evrak iptali davasına konu edildiğini, çekin ciro yoluyla davalı şirkete verilmesinden sonra hesap mutabakatı yapılıp hem müvekkilinin hem de davalı şirketin cirosunun iptalinin kararlaştırıldığını, bu suretle ciroların iptal edildiğini, ancak davalı şirketin mutabakata riayetsizlikle çeki tekrar ciroladığını, ciro silsilesinin bozulduğunu, iptal yazısının hem müvekkilinin hem de davalı şirketin üzerini kapsadığını, ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede haklılıklarının kanıtlandığını, davalıların aralarındaki ticari ilişkiyi gösteremediklerini, iyi niyetli üçüncü kişi intibaı için çekin davalı ...’a cirolandığını, üzerinde iptal şerhi ve çizik bulunan bir çekin alanın iyi niyetli sayılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile söz konusu çekin bir örneğinin istinaf dilekçesi içinde büyütülmüş fotokopisinin yer aldığı, buna göre iptal şerhinin davacıdan sonra gelen davalılardan Beyoğlu Asmalı Hotel Turizm İşl. Dış Tic. Ltd. Şti.’nin cirosunun iptaline yönelik olduğu, ancak iptal şerhi yazılırken bu hususun davacı cirosuna taştığı, bilirkişi raporu içeriğinden davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, çekin bu ticari ilişki kapsamında davacı kayıtlarına yansıtıldığının anlaşıldığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ve davalı şirketin ilk cirosunun çizildiğini, iptal yazısının her iki ciroyu kapsadığını, bu hususta teknik inceleme yapılması gerektiğini, ciroların yazılmamış hükmünü taşıdığını, ciro silsilesinin bozulduğunu, müvekkilinin ticari kayıtlarının davalılara borçlu olmadığını ispatladığını, davalıların kendi kayıtları ile veya başka kesin delillerle aksini kanıtlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3.6012 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 686 ncı maddesi, 792 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124390500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz