Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6237 E. 2023/7443 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ kusur sorumluluğu↗ şirketin tasfiyesi↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ ek prim↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/968 E., 2023/124 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönemde sigorta prim kazancının eksik gösterildiğini ileri sürerek uğradığı hak kayıplarının giderilmesi ve ödenmesi gereken primin tespiti için dava açtıklarını, ancak davalı şirketin borçlarından kurtulmak amacıyla usulsüz şekilde tasfiye edildiğinin ileri sürerek, davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal hasım olduğunu, aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, fesih ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, somut olayda ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılmasının uygun olduğu, davalı ... Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı tasfiye memurunun ise şirketin tasfiyesinin 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16. İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı davasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önce olduğu dikkate alındığında ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği ve harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekâlet ücretinden sorumlu olacağı, öte yandan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'nin tüzel kişiliği terkinle sona erdiğinden hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin Ankara 16. İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı şirket hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Mahkemece ihya kararı verilerek müvekkilinin ek tasfiye için görevlendirildiğini, oysa terkin edilen bir şirket aleyhine iş mahkemesinde dava açılmasının hatalı olduğunu, terkin edilen şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin terkin işlemlerini usulüne uygun şekilde yaparak şirkete ilişkin ilanları yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesinde özel dava şartları bulunduğunu ve eldeki davada bu şartların yerine getirilmediğini, davacının dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, iş mahkemesindeki davada henüz karar verilmediğinden davacının bir alacağından söz edilemeyeceğini ve şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, anılan madde uyarınca kesinleşmiş bir alacağın bulunmasının ihya davasının şartlarından olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasında kusuru bulunmadığından vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasının gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1200 E. 2012/7046 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · harç · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin «tüzel kişiliğinin» «ticaret sicilinden terkin» ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, «fesih» ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın «ihyası» istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, …
İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı davasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önce olduğu dikkate alındığında «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği ve «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekâlet ücretinden sorumlu olacağı, öte yandan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'nin «tüzel kişiliği» terkinle sona erdiğinden hakkındaki davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin Ankara 16.
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı «tasfiye» memurunun ise «şirketin tasfiyesinin» 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16.
Benzer bu karardaDava, «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
Tüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin usulüne uygun olarak tasfiyesinin tamamlandığı ve «ticaret sicilinden terkin» edildiği, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'nin yeniden «ihyası» ile «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Tüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin «tüzel kişiliğinin» «ticaret sicilinden terkin» ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, «fesih» ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın «ihyası» istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, …
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı «tasfiye» memurunun ise «şirketin tasfiyesinin» 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16.
Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur 2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» dışında kalan hususlar olduğu, mahkeme tarafından borcun tespit edildiği ve tasfiyenin eksiksiz şekilde yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin «tüzel kişiliğinin» «ticaret sicilinden terkin» ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, «fesih» ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın «ihyası» istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, …
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı «tasfiye» memurunun ise «şirketin tasfiyesinin» 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16.
İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın «infazı» işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı «son» «tasfiye memuru» ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı şirket hakkındaki davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · sicilden terkin · derdestlik · cy/cy kaydı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Müdürlüğü dışındaki diğer davalının sorumlu alacağı gözetilmeksizin davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi isabetli görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16557 E. 2014/999 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin «tüzel kişiliğinin» «ticaret sicilinden terkin» ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, «fesih» ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın «ihyası» istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, …
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı «tasfiye» memurunun ise «şirketin tasfiyesinin» 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16.
İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı davasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önce olduğu dikkate alındığında «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği ve «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekâlet ücretinden sorumlu olacağı, öte yandan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'nin «tüzel kişiliği» terkinle sona erdiğinden hakkındaki davanın taraf «ehliyeti» yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin Ankara 16.
Benzer bu karardaMemurluğu bu davada «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şirket hakkında «hizmet tespiti davası» açtığı, «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · şirketin ihyası · tespit davası · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şirket hakkında «hizmet tespiti davası» açtığı, «ihya» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur 2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin «tüzel kişiliğinin» «ticaret sicilinden terkin» ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, «fesih» ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın «ihyası» istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, …
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı «tasfiye» memurunun ise «şirketin tasfiyesinin» 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8143 E. 2013/11354 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin «tüzel kişiliğinin» «ticaret sicilinden terkin» ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin «tasfiye» işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, «fesih» ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın «ihyası» istenilen «şirketin tasfiyesini» yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya «tasfiye memuru» ile «yasal hasım» durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, …
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle «harç», «yargılama giderleri» ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı «tasfiye» memurunun ise «şirketin tasfiyesinin» 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16.
İstinaf Sebepleri Mahkemece «ihya» kararı verilerek müvekkilinin ek «tasfiye» için «görevlendirildiğini», oysa «terkin» edilen bir şirket aleyhine iş mahkemesinde dava açılmasının hatalı olduğunu, terkin edilen şirketin taraf «ehliyetinin» bulunmadığını, müvekkilinin terkin işlemlerini usulüne uygun şekilde yaparak şirkete ilişkin ilanları yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesinde özel dava şartları bulunduğunu ve eldeki davada bu şartların yerine getirilmediğini, davacının dava açmada «hukuki yararı» bulunmadığını, iş mahkemesindeki davada henüz karar verilmediğinden davacının bir alacağından söz edilemeyeceğini ve şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, anılan madde uyarınca kesinleşmiş bir alacağın bulunmasının ihya davasının şartlarından olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasında «kusuru» bulunmadığından vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemisi'nin 2007/474 Esas sayılı davası devam ederken davalı şirketin «tasfiye» işlemlerini gerçekleştirerek davanın sonucu beklenmeksizin «sicilden terkin» edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «yargılama giderlerinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Memurluğu bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olan ve «ihyası» talep edilen şirket aleyhine davacı tarafından açılan Bakırköy 12.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin
Benzer bu karardaİş Mahkemisi'nin 2007/474 Esas sayılı davası devam ederken davalı şirketin «tasfiye» işlemlerini gerçekleştirerek davanın sonucu beklenmeksizin «sicilden terkin» edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «yargılama giderlerinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6237 E. , 2023/7443 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/956 Esas, 2023/1425 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/968 E., 2023/124 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönemde sigorta prim kazancının eksik gösterildiğini ileri sürerek uğradığı hak kayıplarının giderilmesi ve ödenmesi gereken primin tespiti için dava açtıklarını, ancak davalı şirketin borçlarından kurtulmak amacıyla usulsüz şekilde tasfiye edildiğinin ileri sürerek, davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal hasım olduğunu, aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur
2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketlerin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, fesih ve tasfiye işlemlerinin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceği, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenlerin tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip oldukları, davanın ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerektiği, bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı, husumetin tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemeyeceği, somut olayda ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılmasının uygun olduğu, davalı ...
Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olduğundan tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı tasfiye memurunun ise şirketin tasfiyesinin 28.12.2021 tarihinde tamamlandığı ve ancak Ankara 16. İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı davasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önce olduğu dikkate alındığında ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği ve harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekâlet ücretinden sorumlu olacağı, öte yandan dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'nin tüzel kişiliği terkinle sona erdiğinden hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin Ankara 16.
İş Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davalı son tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı şirket hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Mahkemece ihya kararı verilerek müvekkilinin ek tasfiye için görevlendirildiğini, oysa terkin edilen bir şirket aleyhine iş mahkemesinde dava açılmasının hatalı olduğunu, terkin edilen şirketin taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin terkin işlemlerini usulüne uygun şekilde yaparak şirkete ilişkin ilanları yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesinde özel dava şartları bulunduğunu ve eldeki davada bu şartların yerine getirilmediğini, davacının dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, iş mahkemesindeki davada henüz karar verilmediğinden davacının bir alacağından söz edilemeyeceğini ve şirketin ihyasına karar verilemeyeceğini, anılan madde uyarınca kesinleşmiş bir alacağın bulunmasının ihya davasının şartlarından olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasında kusuru bulunmadığından vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyasının gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109748400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz