Belediyeyi şirket genel kurulunda temsilciyi başkan belirler
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3039 E. 2023/7365 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Belediye meclisine kanunla verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda belediye başkanı yetkili olduğundan, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketin genel kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişiyi belediye başkanı belirler; bu yönde alınan genel kurul kararının tescil isteminin, belediye meclisi kararı ibraz edilmediği gerekçesiyle reddine ilişkin ticaret sicili müdürlüğü işlemi hukuka aykırıdır ve iptal edilir. Geçici tescil kurumu itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğundan, sicil kararına itiraz davasında geçici tescil koşulları oluşmaz. Yasal düzenlemeye aykırı işlemiyle davanın açılmasına sebebiyet veren sicil müdürlüğü, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumludur.
Ele alınan sorunlar
Belediyenin paydaşı olduğu şirketin genel kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişiyi belirleme yetkisinin hangi organa ait olduğu → kabul
İddia: Davalı sicil müdürlüğü, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin belediye meclisince belirlenmesi gerektiğini, Bakanlık talimat yazısı doğrultusunda tescil başvurusunun iade edildiğini ve idarenin düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda belediye başkanı yetkilidir; belediye başkanının, bağlı şirketin genel kurulunda belediyenin temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulü yasal düzenlemelere aykırı olur. Belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından, genel kurul kararının tescil ve ilanı isteminin reddine ilişkin ticaret sicili müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Tedbir yoluyla geçici tescil talebi → ret
İddia: Davacı, ret kararının şirketin üçüncü kişiler nezdinde işlem doğurmaya yetkili temsilcisine ilişkin olduğunu belirterek tedbir niteliğinde geçici tescile karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: Somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin koşulları bulunmamaktadır; geçici tescil, itiraz aşamasından önceki evreye ilişkindir. Bu nedenle geçici tescile yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Sicil müdürlüğünün yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumluluğu → ret
İddia: Davalı, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Gerekçe: Yasal düzenlemelere aykırı işlemiyle davanın açılmasına sebebiyet veren davalı, vekâlet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmalıdır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Belediyenin ortağı olduğu şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi belediye başkanının belirleyeceği ve sicil müdürlüğünün Bakanlık görüşünden önce kanun hükümleriyle bağlı olduğu yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz↗ geçici tescil↗ belediyenin temsili↗ tescil ve ilan↗ idari genelge/Bakanlık görüşü↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Belediye şirketine temsilci atama yetkisi belediye başkanındadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1674 E. 2024/4833 K.
Ortak:geçici tescil · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili «temsilcisine» ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın «geçici tescilini» talep ettiklerini belirterek tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak tedbir niteliğindeki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda idari yargının «görevli» olduğunu, Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, «geçici tescil» talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanın bağlı şirketin genel kurulunda «temsili» sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul edilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olacağı, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, «geçici tescilin» itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğu, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye «tüzel kişiliğini» temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.05.2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekâlet ücreti ve «yargı gideri» ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın «usulden reddinin» gerektiğini, iade edilen başvuruya «geçici tescil» şartlarının bulunmadığına ilişkin bilgilendirme mahiyetinde cevap verildiğini, işbu cevabın bir red kararı olmadığını, ayrıca huzurdaki davanın «görevli» mahkemede açılmadığını, dava konusu olay bakımından idari yargının görevli olduğunu, müvekkili müdürlüğün, mevzuat gereği hareket etmesi ve bu kapsamda da idarenin düzenleyici işlemlerine uyma zorunluluğunun bulunduğunu, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesinin ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, belediyelerin «genel yetkili» karar organının da belediye meclisi olduğunu, geçici tescil talebine ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… n kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve «ilanına», 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince «geçici tescile» karar verme «yetki» ve görevinin «ticaret sicil müdürlüğüne» ait olduğu gerekçesi ile «ihtiyati tedbir» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine «temsilci» atama «yetkisinin» belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen «görevleri» yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye «tüzel kişiliği» adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık «geçici tescilin» hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu «yönetim kurulu» kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının geçici tescile ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «ticaret sicil müdürlüğünün» kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, «ihtiyati tedbir» isteminin reddine karar verilmiştir.
… n kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve «ilanına», 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince «geçici tescile» karar verme «yetki» ve görevinin «ticaret sicil müdürlüğüne» ait olduğu gerekçesi ile «ihtiyati tedbir» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine «temsilci» atama «yetkisinin» belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen «görevleri» yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye «tüzel kişiliği» adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık «geçici tescilin» hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu «yönetim kurulu» kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının geçici tescile ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
-
Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6955 E. 2024/3277 K.
Ortak:geçici tescil
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili «temsilcisine» ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın «geçici tescilini» talep ettiklerini belirterek tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak tedbir niteliğindeki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda idari yargının «görevli» olduğunu, Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, «geçici tescil» talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanın bağlı şirketin genel kurulunda «temsili» sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul edilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olacağı, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, «geçici tescilin» itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğu, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye «tüzel kişiliğini» temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.05.2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekâlet ücreti ve «yargı gideri» ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… n 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu «tüzel kişiliğine» sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının tescil ve «ilanı» talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından «temsil» edileceğine ilişkin belediye meclis kararının «ibrazı» istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma «yetkisinin» belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı «geçici tescil» talebinin kabulüne, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada «görevli» yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette «yönetim kurulu» üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus «sermaye artırımı» tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir «yetki» verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki «geçici tescil» talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; «ticaret sicil» müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:normlar hiyerarşisi · tasdik kararı · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul · ortaklar kurulu kararı · ticaret sicili müdürlüğü · tüzel kişilik · yargılama gideri
Benzer bu kararda… n 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu «tüzel kişiliğine» sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının tescil ve «ilanı» talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından «temsil» edileceğine ilişkin belediye meclis kararının «ibrazı» istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma «yetkisinin» belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı «geçici tescil» talebinin kabulüne, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada «görevli» yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette «yönetim kurulu» üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus «sermaye artırımı» tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir «yetki» verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki «geçici tescil» talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; «ticaret sicil» müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun …
Noterliği'nin 12119 yevmiye ve 08.10.2019 tarihli «tasdiklenen» «olağanüstü genel kurul» kararının tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa dair Maltepe Belediye Meclisinin karar alma «yetkisinin» yalnızca davacı şirketin sermaye artışına ilişkin bulunduğu, bu hususta 04.09.2019 tarihli meclis kararının da dosyaya «ibraz» edildiği, tescile konu hususların yasal şartları taşıdığı, belediye «tüzel kişiliğini» «temsil» edecek temsilciyi atama yetkisinin belediye başkanında olduğunun yasal düzenlemelerden anlaşıldığı, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2019 tarih ve 103708 sayılı bakanlık görüşü doğrultusunda belediye meclis ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3039 E. , 2023/7365 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/317 Esas, 2022/278 Karar.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/383 E., 2021/784 K.
Taraflar arasındaki Ticaret Sicili Müdürlüğü işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilan isteminin davalı ... Sicilinin 21.05.2021 tarihli kararı ile kabul edilmediğini, red yazısında konuyla ilgili olarak, Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarih ve E-00044345462 sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün yazısı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunun, genel kurul kararında belediye meclisi kararı ibraz edilmediğinden tescil talebinin reddine karar verildiğinin bildirildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 18 inci maddesinde meclisin görev ve yetkilerinin sayıldığını ve sayılan görevler arasında, belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğinin temsilcisini seçme yetkisi bulunmadığını, dava konusu kararın anılan Kanun'a açık aykırı olduğunu ve 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereğince Ticaret Sicili Müdürlüğünün kararına karşı, mahkemeye başvurma zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin Bakırköy 56.
Noterliğince 02.04.2021 tarih ve 8701 sayı ile onaylı 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanı talebinin reddine ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.05.2021 tarihli red kararının kaldırılması ile red işleminin iptaline, genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada idari yargının görevli olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili, genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden davacının talebinin iade edildiğini, idarenin herhangi bir talimatını ya da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanunun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile koyucunun 5393 sayılı Kanun'un Belediye encümeni ve belediye meclisine yüklemediği bir görevin anılan Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi içeriğinden belediye başkanının görevi olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla davalının işleminin red gerekçesinin yerinde olmadığı, davalının Bakanlık görüşü doğrultusunda karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, başka bir ifadeyle, yasal bir düzenleme genelgeyle ortadan kaldırılamayacağından, Ticaret Sicil Müdürlüğünün Bakanlık görüşünden önce kanun hükümleri ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 30.03.2021 tarihli genel kurul kararının tescil ve ilanını isteminin reddine ilişkin 21.05.2021 tarih 84329644 sayılı red işleminin iptaline, genel kurul kararının tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili temsilcisine ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın geçici tescilini talep ettiklerini belirterek tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak tedbir niteliğindeki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda idari yargının görevli olduğunu, Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, geçici tescil talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul edilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olacağı, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, geçici tescilin itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğu, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğini temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.05.2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekâlet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca Ticaret Sicili Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile 5393 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109728700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz