Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6955 E. 2024/3277 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçici tescil↗ normlar hiyerarşisi↗ cevap süresi↗ tasdik kararı↗ sermaye artırımı↗ olağanüstü genel kurul↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tüzel kişilik↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/738 E., 2020/172 K.
Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu tüzel kişiliğine sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurulu kararının tescil ve ilanı talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından temsil edileceğine ilişkin belediye meclis kararının ibrazı istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma yetkisinin belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının normlar hiyerarşisine aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı geçici tescil talebinin kabulüne, davalı ... Müdürlüğü'nün açık ve ağır bir aykırılık taşıyan 17.12.2019 tarih ve 84329644/144344-261706 sayılı tescil red işleminin iptaline ve Beyoğlu 1. Noterliği'nin 12119 yevmiye ve 08.10.2019 tarihli tasdiklenen olağanüstü genel kurul kararının tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa dair Maltepe Belediye Meclisinin karar alma yetkisinin yalnızca davacı şirketin sermaye artışına ilişkin bulunduğu, bu hususta 04.09.2019 tarihli meclis kararının da dosyaya ibraz edildiği, tescile konu hususların yasal şartları taşıdığı, belediye tüzel kişiliğini temsil edecek temsilciyi atama yetkisinin belediye başkanında olduğunun yasal düzenlemelerden anlaşıldığı, davalının normlar hiyerarşisine aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2019 tarih ve 103708 sayılı bakanlık görüşü doğrultusunda belediye meclis kararı ibraz edilmediğinden bahisle davacının tescil başvurusunun reddine ilişkin karar almasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... Müdürlüğü'nün 17.12.2019 tarihli kararının iptaline ve ilgili başvurunun tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette yönetim kurulu üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus sermaye artırımı tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir yetki verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki geçici tescil talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; ticaret sicil müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun geçici olarak tescil edilmesinin ne hukuken ne de fiilen mümkün olmadığını, zira red kararı yazılan haller ile hukuki statüleri ile sonuçlarının, yine geçici tescil yapılan haller ile sonuçlarının 6102 sayılı Kanun’da ayrı ayrı düzenlenen her iki halde hak düşürücü dava açma sürelerinin dahi farklı olarak düzenlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5393 sayılı Kanun'un belediye meclisinin görev ve yetkilerini sınırlı olarak saydığı, aynı Kanun'da belediye meclisine karar alma yetkisi verilmeyen her türlü konudaki görev yetkinin belediye başkanına ait olduğunun anlaşıldığı, bu durumda belediye tüzel kişiliğinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerde, yönetim kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsile yetkili kişiyi belirleme yetkisinin belediye başkanına ait olduğunun kabulü gerektiği, davalı ... müdürlüğünce davaya konu ortaklar kurulu kararının tescili talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi, yani tescilden kaçınılmasının yasal düzenlemeye aykırı olduğu, davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğu, davalı kurumca tescil işleminin yapılması için belediye meclis kararının sunulması gerektiği gerekçesiyle tescil talebinin reddine karar verildiği, bu işlemin sonucu itibariyle tescil talebinin reddi niteliğinde bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde, sicil müdürlüğünün her türlü kararına karşı itiraz davası açılabileceği belirtildiği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine dayalı açılan davada, davacı şirketin 08.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilanına ilişkin talebinin reddine yönelik İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.
3.5393 sayılı Kanun'un 18, 37 ve 38 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret sicil memurluğu kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/134 E. 2024/4364 K.
Ortak:normlar hiyerarşisi · olağanüstü genel kurul · ticaret sicili müdürlüğü · tüzel kişilik · yargılama gideri · ticaret sicili · yetki · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda… n 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu «tüzel kişiliğine» sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının tescil ve «ilanı» talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından «temsil» edileceğine ilişkin belediye meclis kararının «ibrazı» istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma «yetkisinin» belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı «geçici tescil» talebinin kabulüne, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada «görevli» yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette «yönetim kurulu» üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus «sermaye artırımı» tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir «yetki» verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki «geçici tescil» talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; «ticaret sicil» müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa dair Maltepe Belediye Meclisinin karar alma «yetkisinin» yalnızca davacı şirketin sermaye artışına ilişkin bulunduğu, bu hususta 04.09.2019 tarihli meclis kararının da dosyaya «ibraz» edildiği, tescile konu hususların yasal şartları taşıdığı, belediye «tüzel kişiliğini» «temsil» edecek temsilciyi atama yetkisinin belediye başkanında olduğunun yasal düzenlemelerden anlaşıldığı, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2019 tarih ve 103708 sayılı bakanlık görüşü doğrultusunda belediye meclis ka …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kararda hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı şirketin birden fazla ortaklı bir «anonim şirket» olduğunu, 07.08.2019 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısına İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni «temsilen» ...'in katıldığını, belediye «tüzel kişiliğini» temsilen gerçek kişinin «görevlendirilmesine» dair herhangi bir meclis kararı bulunmadığını, Belediye tüzel kişiliği tarafından temsilci görevlendirilme «yetkisinin» Belediyenin karar organı olan Belediye Meclisinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olan belediye başkanının belirlemiş olduğu temsilcisinin genel kurulda belediyeyi temsil kabiliyeti bulunduğu, «normlar hiyerarşisi» çerçevesinde uyuşmazlığın çözümünde öncelikle 5393 sayılı Belediye Kanunu (5393 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu itibarla davacının tescil talebinin yerinde olduğu, tarafların kabulünde olduğu üzere davaya konu genel kurul kararının davalı ... tarafından karar tarihinden sonra 23.10.2019 tarihinde tescil ve «ilan» edildiği, esasen «istinaf kanun yolu» aşamasında davacının davasının konusuz kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi gereğince «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmedileceği, davacının davasının konusuz kalmış olması nedeni ile davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davanın açılmasına davalı neden olduğundan davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacının is …
Siciline kayıtlı özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, 07.08.2019 tarihinde «olağanüstü genel kurul» toplantısının yapıldığını, genel kurulun tescili için 20.08.2019 tarihinde davalıya başvuruda bulunulduğunu, başvurunun davalı tarafından tüzel kişi tarafından belirlenecek gerçek kişinin seçiminin belediye meclisi tarafından yapılması gerektiğinden bahisle reddedildiğini, «yetkinin» belediye başkanında olduğunu belirterek 07.08.2019 tarihli olağanüstü genel kurulun tescil ve «ilan» talebinin reddine ilişkin kararının iptaline, genel kurulunun tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · davanın konusuz kalması · kanun yolu · kaldırma ve yeniden hüküm · anonim şirket · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olan belediye başkanının belirlemiş olduğu temsilcisinin genel kurulda belediyeyi temsil kabiliyeti bulunduğu, «normlar hiyerarşisi» çerçevesinde uyuşmazlığın çözümünde öncelikle 5393 sayılı Belediye Kanunu (5393 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu itibarla davacının tescil talebinin yerinde olduğu, tarafların kabulünde olduğu üzere davaya konu genel kurul kararının davalı ... tarafından karar tarihinden sonra 23.10.2019 tarihinde tescil ve «ilan» edildiği, esasen «istinaf kanun yolu» aşamasında davacının davasının konusuz kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi gereğince «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmedileceği, davacının davasının konusuz kalmış olması nedeni ile davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davanın açılmasına davalı neden olduğundan davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacının is …
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kararda hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı şirketin birden fazla ortaklı bir «anonim şirket» olduğunu, 07.08.2019 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısına İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni «temsilen» ...'in katıldığını, belediye «tüzel kişiliğini» temsilen gerçek kişinin «görevlendirilmesine» dair herhangi bir meclis kararı bulunmadığını, Belediye tüzel kişiliği tarafından temsilci görevlendirilme «yetkisinin» Belediyenin karar organı olan Belediye Meclisinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Belediyeyi şirket genel kurulunda temsilciyi başkan belirler
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3039 E. 2023/7365 K.
Ortak:geçici tescil
İncelediğiniz kararda… n 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu «tüzel kişiliğine» sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının tescil ve «ilanı» talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından «temsil» edileceğine ilişkin belediye meclis kararının «ibrazı» istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma «yetkisinin» belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı «geçici tescil» talebinin kabulüne, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada «görevli» yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette «yönetim kurulu» üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus «sermaye artırımı» tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir «yetki» verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki «geçici tescil» talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; «ticaret sicil» müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili «temsilcisine» ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın «geçici tescilini» talep ettiklerini belirterek tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak tedbir niteliğindeki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda idari yargının «görevli» olduğunu, Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, «geçici tescil» talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanın bağlı şirketin genel kurulunda «temsili» sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul edilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olacağı, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, «geçici tescilin» itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğu, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye «tüzel kişiliğini» temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.05.2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekâlet ücreti ve «yargı gideri» ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Belediye şirketine temsilci atama yetkisi belediye başkanındadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1674 E. 2024/4833 K.
Ortak:geçici tescil · Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz
İncelediğiniz kararda… n 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu «tüzel kişiliğine» sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının tescil ve «ilanı» talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından «temsil» edileceğine ilişkin belediye meclis kararının «ibrazı» istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma «yetkisinin» belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı «geçici tescil» talebinin kabulüne, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada «görevli» yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette «yönetim kurulu» üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus «sermaye artırımı» tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir «yetki» verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki «geçici tescil» talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; «ticaret sicil» müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın «usulden reddinin» gerektiğini, iade edilen başvuruya «geçici tescil» şartlarının bulunmadığına ilişkin bilgilendirme mahiyetinde cevap verildiğini, işbu cevabın bir red kararı olmadığını, ayrıca huzurdaki davanın «görevli» mahkemede açılmadığını, dava konusu olay bakımından idari yargının görevli olduğunu, müvekkili müdürlüğün, mevzuat gereği hareket etmesi ve bu kapsamda da idarenin düzenleyici işlemlerine uyma zorunluluğunun bulunduğunu, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesinin ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, belediyelerin «genel yetkili» karar organının da belediye meclisi olduğunu, geçici tescil talebine ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… n kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve «ilanına», 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince «geçici tescile» karar verme «yetki» ve görevinin «ticaret sicil müdürlüğüne» ait olduğu gerekçesi ile «ihtiyati tedbir» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine «temsilci» atama «yetkisinin» belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen «görevleri» yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye «tüzel kişiliği» adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık «geçici tescilin» hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu «yönetim kurulu» kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının geçici tescile ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «ticaret sicil müdürlüğünün» kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, «ihtiyati tedbir» isteminin reddine karar verilmiştir.
… n kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve «ilanına», 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince «geçici tescile» karar verme «yetki» ve görevinin «ticaret sicil müdürlüğüne» ait olduğu gerekçesi ile «ihtiyati tedbir» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine «temsilci» atama «yetkisinin» belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen «görevleri» yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye «tüzel kişiliği» adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık «geçici tescilin» hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu «yönetim kurulu» kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının geçici tescile ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6955 E. , 2024/3277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/892 Esas, 2022/1182 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/738 E., 2020/172 K.
Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu tüzel kişiliğine sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurulu kararının tescil ve ilanı talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından temsil edileceğine ilişkin belediye meclis kararının ibrazı istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma yetkisinin belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının normlar hiyerarşisine aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı geçici tescil talebinin kabulüne, davalı ...
Müdürlüğü'nün açık ve ağır bir aykırılık taşıyan 17.12.2019 tarih ve 84329644/144344-261706 sayılı tescil red işleminin iptaline ve Beyoğlu 1. Noterliği'nin 12119 yevmiye ve 08.10.2019 tarihli tasdiklenen olağanüstü genel kurul kararının tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa dair Maltepe Belediye Meclisinin karar alma yetkisinin yalnızca davacı şirketin sermaye artışına ilişkin bulunduğu, bu hususta 04.09.2019 tarihli meclis kararının da dosyaya ibraz edildiği, tescile konu hususların yasal şartları taşıdığı, belediye tüzel kişiliğini temsil edecek temsilciyi atama yetkisinin belediye başkanında olduğunun yasal düzenlemelerden anlaşıldığı, davalının normlar hiyerarşisine aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2019 tarih ve 103708 sayılı bakanlık görüşü doğrultusunda belediye meclis kararı ibraz edilmediğinden bahisle davacının tescil başvurusunun reddine ilişkin karar almasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...
Müdürlüğü'nün 17.12.2019 tarihli kararının iptaline ve ilgili başvurunun tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette yönetim kurulu üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus sermaye artırımı tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini;
söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir yetki verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki geçici tescil talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; ticaret sicil müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun geçici olarak tescil edilmesinin ne hukuken ne de fiilen mümkün olmadığını, zira red kararı yazılan haller ile hukuki statüleri ile sonuçlarının, yine geçici tescil yapılan haller ile sonuçlarının 6102 sayılı Kanun’da ayrı ayrı düzenlenen her iki halde hak düşürücü dava açma sürelerinin dahi farklı olarak düzenlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5393 sayılı Kanun'un belediye meclisinin görev ve yetkilerini sınırlı olarak saydığı, aynı Kanun'da belediye meclisine karar alma yetkisi verilmeyen her türlü konudaki görev yetkinin belediye başkanına ait olduğunun anlaşıldığı, bu durumda belediye tüzel kişiliğinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerde, yönetim kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsile yetkili kişiyi belirleme yetkisinin belediye başkanına ait olduğunun kabulü gerektiği, davalı ... müdürlüğünce davaya konu ortaklar kurulu kararının tescili talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi, yani tescilden kaçınılmasının yasal düzenlemeye aykırı olduğu, davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğu, davalı kurumca tescil işleminin yapılması için belediye meclis kararının sunulması gerektiği gerekçesiyle tescil talebinin reddine karar verildiği, bu işlemin sonucu itibariyle tescil talebinin reddi niteliğinde bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde, sicil müdürlüğünün her türlü kararına karşı itiraz davası açılabileceği belirtildiği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine dayalı açılan davada, davacı şirketin 08.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilanına ilişkin talebinin reddine yönelik İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.
3.5393 sayılı Kanun'un 18, 37 ve 38 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1041131400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz