Belediye şirketine temsilci atama yetkisi belediye başkanındadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1674 E. 2024/4833 K. · · İlk derece: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisine açıkça verilmemiş bir yetki söz konusu ise, aynı Kanun'un 37 nci maddesi uyarınca belediye başkanı yetkilidir; belediyenin ortağı olduğu şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi atama yetkisi de başkana aittir. Bu nedenle belediye meclisi kararı sunulmadığı gerekçesiyle verilen tescil ret kararı hukuka aykırıdır. Geçici tescil, hukuki korumanın koruyucu ve önleyici amacına uygun olup hüküm ile ortadan kalkacağından ihtiyati tedbir yoluyla sağlanabilir.
Ele alınan sorunlar
Belediyenin ortağı olduğu şirketin genel kurulunda belediyeyi temsil edecek kişiyi atama yetkisinin hangi belediye organına ait olduğu → kabul
İddia: Davalı sicil müdürlüğü, bakanlık görüş yazıları uyarınca belediye şirketlerinin kurdukları şirketlerin genel kuruluna katılacak kişilerin seçiminde de karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunu, bu nedenle belediye meclisi kararı ibraz edilmeyen tescil talebinin reddinin yerinde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri sayılmış olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına ve şirketlerine temsilci atama yetkisinin hangi belediye organınca kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır; maddenin (i) bendindeki düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve bunlardan ayrılmaya ilişkindir. Aynı Kanun'un 37 nci maddesinde belediye başkanının belediye teşkilatının en üst amiri olarak teşkilatı sevk ve idare etme yetkisi, (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümen kararını gerektirmeyen görevleri yapma ve yetkileri kullanma görevi düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekâlet vermek de başkanın yetkisinde olduğuna göre, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili olan başkanın, bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlamak üzere temsilci atayamayacağının kabulü yasal düzenlemelere aykırı olur; aynı yönde pek çok yargı kararı da bulunmaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Geçici tescile ilişkin ihtiyati tedbir talebi → kabul
İddia: Davacı, daha önceki tescil talebini de reddeden sicil müdürlüğünün mahkemenin ara kararını dahi yerine getirmediğini, tedbir talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Geçici tescil, hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uygun düşmekte olup geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı da gözetildiğinde, geçici tescile ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yargıtay'ın onadığı gerekçe, belediye meclisine açıkça verilmemiş yetkilerde belediye başkanının yetkili olduğunu ve belediye şirketlerinin genel kurullarında temsilci atamanın meclis kararına bağlı olmadığını ortaya koyması bakımından emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz↗ tescil ve ilan↗ geçici tescil↗ ihtiyati tedbir↗ belediye meclisinin görev ve yetkileri↗ belediye başkanının genel yetkisi↗ belediye şirketi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Belediyeyi şirket genel kurulunda temsilciyi başkan belirler
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3039 E. 2023/7365 K.
Ortak:geçici tescil · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın «usulden reddinin» gerektiğini, iade edilen başvuruya «geçici tescil» şartlarının bulunmadığına ilişkin bilgilendirme mahiyetinde cevap verildiğini, işbu cevabın bir red kararı olmadığını, ayrıca huzurdaki davanın «görevli» mahkemede açılmadığını, dava konusu olay bakımından idari yargının görevli olduğunu, müvekkili müdürlüğün, mevzuat gereği hareket etmesi ve bu kapsamda da idarenin düzenleyici işlemlerine uyma zorunluluğunun bulunduğunu, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesinin ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, belediyelerin «genel yetkili» karar organının da belediye meclisi olduğunu, geçici tescil talebine ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… n kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve «ilanına», 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince «geçici tescile» karar verme «yetki» ve görevinin «ticaret sicil müdürlüğüne» ait olduğu gerekçesi ile «ihtiyati tedbir» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine «temsilci» atama «yetkisinin» belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen «görevleri» yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye «tüzel kişiliği» adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık «geçici tescilin» hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu «yönetim kurulu» kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının geçici tescile ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; red kararının şirketin üçüncü şahıslar nezdinde işlem doğurmaya yetkili «temsilcisine» ilişkin bir karar olduğu da dikkate alındığında tedbir talep ederek müvekkili şirkete ait bu kararın «geçici tescilini» talep ettiklerini belirterek tedbir yönünden verilen ret kararının kaldırılarak tedbir niteliğindeki geçici tescil talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2- Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda idari yargının «görevli» olduğunu, Ticaret Bakanlığının, mezkur Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden dava konusu edilen tescil başvurusunu iade ettiğini, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinin talimatlandırıldığını, «geçici tescil» talebinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanın bağlı şirketin genel kurulunda «temsili» sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul edilmesinin yasal düzenlemelere aykırı olacağı, somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 32 nci madde koşulları bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, «geçici tescilin» itiraz aşamasından önceki evreye ilişkin olduğu, belediyenin paydaşı bulunduğu şirketlerde belediye «tüzel kişiliğini» temsil edecek kişinin belirlenmesi belediye başkanı tarafından yapılacağından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 21.05.2021 tarihli red kararının iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, yasal düzenlemelere aykırı işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine vekâlet ücreti ve «yargı gideri» ile sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6955 E. 2024/3277 K.
Ortak:geçici tescil · Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın «usulden reddinin» gerektiğini, iade edilen başvuruya «geçici tescil» şartlarının bulunmadığına ilişkin bilgilendirme mahiyetinde cevap verildiğini, işbu cevabın bir red kararı olmadığını, ayrıca huzurdaki davanın «görevli» mahkemede açılmadığını, dava konusu olay bakımından idari yargının görevli olduğunu, müvekkili müdürlüğün, mevzuat gereği hareket etmesi ve bu kapsamda da idarenin düzenleyici işlemlerine uyma zorunluluğunun bulunduğunu, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesinin ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, belediyelerin «genel yetkili» karar organının da belediye meclisi olduğunu, geçici tescil talebine ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… n kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve «ilanına», 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince «geçici tescile» karar verme «yetki» ve görevinin «ticaret sicil müdürlüğüne» ait olduğu gerekçesi ile «ihtiyati tedbir» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine «temsilci» atama «yetkisinin» belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen «görevleri» yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye «tüzel kişiliği» adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık «geçici tescilin» hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu «yönetim kurulu» kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına», davacının geçici tescile ilişkin «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… n 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu «tüzel kişiliğine» sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının tescil ve «ilanı» talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından «temsil» edileceğine ilişkin belediye meclis kararının «ibrazı» istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma «yetkisinin» belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı «geçici tescil» talebinin kabulüne, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada «görevli» yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette «yönetim kurulu» üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus «sermaye artırımı» tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir «yetki» verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki «geçici tescil» talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; «ticaret sicil» müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:normlar hiyerarşisi · tasdik kararı · sermaye artırımı · olağanüstü genel kurul · ortaklar kurulu kararı · ticaret sicili müdürlüğü · tüzel kişilik · yargılama gideri
Benzer bu kararda… n 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun (6102 sayılı Kanun) 478 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sermayesinin tamamı Maltepe Belediye Başkanlığı'na ait kamu «tüzel kişiliğine» sahip, yasa kapsamında özel hukuk hükümlerine tabi bir belediye iktisadi teşebbüsü olduğunu, özel hukuk yönünden bir ticari şirket olması sebebiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, şirketin 08.10.2019 tarihli «olağanüstü genel kurulu» kararının tescil ve «ilanı» talebinin davalı tarafından usul ve yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davalı tarafça başvuru sürecinde 08.10.2019 tarihli genel kurulda, belediyenin kimin tarafından «temsil» edileceğine ilişkin belediye meclis kararının «ibrazı» istenmişse de tescil ve ilanı istenilen hususlara ilişkin karar alma «yetkisinin» belediye başkanında olduğunu, belediye meclisinin karar alma sürecinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'ndaki şartların oluştuğunu, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü yazısına istinaden talebi reddettiğini beyanla açık ve ağır aykırılıktan dolayı «geçici tescil» talebinin kabulüne, davalı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davada «görevli» yargı yerinin idari yargı olduğunu, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili talebinin, belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği için iade edildiğini, müvekkilinin idarenin herhangi bir talimatını veya düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmadığını, mahkeme gibi hareket etmesi ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun'da, dava konusu olaydaki gibi bir şirkette «yönetim kurulu» üyesi seçilen belediyeler adına hareket edecek gerçek kişinin saptanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, konun belediyeler hakkındaki özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde, belediye başkanının, belediye idaresinin «tüzel kişiliğinin» «temsilcisi» olmasına ilişkin 5393 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını, dava konusu olayda belediye tarafından kurulan bir şirketin genel kurulu ile ilgili işlem yapılmak istenmiş olup şirket kurmak ve dolayısıyla, kurulan şirketin yönetim kurulunda yer almak, belediyelerin temel ve genel görevleri arasında bulunmayan ve aslında, belediyelerin özel düzenlemelerle yetkili kılındığı bir özel alan olduğundan dava konusu olayda, karara yetkili organın belirlenmesinde özel düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini, her ne kadar tescili reddedilen husus «sermaye artırımı» tescili ile ilgili olsa ve buna meclis onayı verilmiş bulunsa da sermaye artırımı kararı ile genel kurulda belediyenin temsili için bir kişinin belirlenmesi hususlarının birbirinden farklı olduklarını ve ayrı şekilde karar gerektirdiklerini; söz konusu sermaye artırımı kararına onay veren meclis kararında da, belediyenin temsiline ilişkin herhangi bir «yetki» verilmediğini, yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının davadaki «geçici tescil» talebinin hukuka aykırı olduğunu, başka bir deyişle; «ticaret sicil» müdürü kararı ile reddinde tereddüt olmayan ve red kararı verilen herhangi bir hususun geçici tescile elverişli olmadığını, red kararı yazılan herhangi bir hususun …
Noterliği'nin 12119 yevmiye ve 08.10.2019 tarihli «tasdiklenen» «olağanüstü genel kurul» kararının tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa dair Maltepe Belediye Meclisinin karar alma «yetkisinin» yalnızca davacı şirketin sermaye artışına ilişkin bulunduğu, bu hususta 04.09.2019 tarihli meclis kararının da dosyaya «ibraz» edildiği, tescile konu hususların yasal şartları taşıdığı, belediye «tüzel kişiliğini» «temsil» edecek temsilciyi atama yetkisinin belediye başkanında olduğunun yasal düzenlemelerden anlaşıldığı, davalının «normlar hiyerarşisine» aykırı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2019 tarih ve 103708 sayılı bakanlık görüşü doğrultusunda belediye meclis ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1674 E. , 2024/4833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2089 Esas, 2022/1859 Karar
HÜKÜM
Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/358 E., 2022/619 K.
Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğünün kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 31.03.2022 tarihli genel kurul kararı ile 21.04.2022 günlü yönetim kurulu kararının tescil ve ilan isteminin İstanbul Ticaret Sicilinin 13.5.2022 tarihli kararı ile reddedildiğini, red yazısında konuyla ilgili olarak, Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarih ve E-00044345462 sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün yazısı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğunun, genel kurul kararında belediye meclisi kararı ibraz edilmediğinden tescil talebinin reddine karar verildiğinin bildirildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 18 inci maddesinde meclisin görev ve yetkilerinin sayıldığını ve sayılan görevler arasında, belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğinin temsilcisini seçme yetkisi bulunmadığını, dava konusu kararın anılan Kanun'a açık aykırı olduğunu ileri sürerek, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün red kararının iptaline, ilgili kararların tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili yasal süresinde verdiği cevap dilekçesinde; davanın usulden reddinin gerektiğini, iade edilen başvuruya geçici tescil şartlarının bulunmadığına ilişkin bilgilendirme mahiyetinde cevap verildiğini, işbu cevabın bir red kararı olmadığını, ayrıca huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava konusu olay bakımından idari yargının görevli olduğunu, müvekkili müdürlüğün, mevzuat gereği hareket etmesi ve bu kapsamda da idarenin düzenleyici işlemlerine uyma zorunluluğunun bulunduğunu, idarenin herhangi bir talimatını veyahut da düzenleyici işlemini sorgulama yetkisi bulunmayan müvekkilinin, adeta bir mahkeme gibi hareket etmesinin ve dava konusu düzenleyici işlemin hukukiliğini değerlendirmesinin beklenemeyeceğini, belediyelerin genel yetkili karar organının da belediye meclisi olduğunu, geçici tescil talebine ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tescil talebinin reddine dair verilen kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu kararın iptali ile istenen hususların tescil ve ilanına, 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince geçici tescile karar verme yetki ve görevinin ticaret sicil müdürlüğüne ait olduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin daha önceki tescil talebini de reddeden davalının mahkemenin ara kararını dahi yerine getirmediğini ileri sürerek, tescil kararı yerinde olmakla birlikte tedbir talebinin reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bu yönü ile kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 24.04.2019 tarihli görüş yazısında, belediye şirketlerinin kurdukları şirketlerin genel kuruluna katılacak kişilerin seçiminde de karar verme yetkisinin belediye meclisinde olduğu yönünde görüş belirtildiğini, bu doğrultuda davacı yanın tescil başvurusunun reddedildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5393 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmadığı, maddenin (i) bendindeki düzenlemenin ise ortakların kurulmasına ve ayrılmasına ilişkin olduğunu, aynı Kanun'un 37 nci maddesinde ise belediye başkanının, belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, belirtilen maddenin (p) bendinde ise kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ile encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yaparak yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğunun düzenlendiği, belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermenin de başkanın yetkisinde olduğu, belediye meclisine verilmiş yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağının kabulünün yasal düzenlemelere aykırı olacağını, aynı konuda benzer şekilde pek çok yargı kararının bulunduğu da dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, buna karşılık geçici tescilin hukuki koruma kararının koruyucu ve önleyici amacına uyduğu, geçici tescilin hüküm ile ortadan kalkacağı gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesi ile yeniden esas hakkında hüküm ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 13.05.2022 tarih ve 41295 sayılı ret kararının iptaline, davacı şirketin 31.03.2022 tarihli Genel Kurulu Kararı ve 21.04.2022 tarih ve 2022/3 no.lu yönetim kurulu kararının tesciline, tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, davacının geçici tescile ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ile kurum kararının hukuka uygun olduğunu, tedbir kararı ile mahkemenin adeta idarenin yerine geçerek işlem tesis etmesi sonucunun doğduğunu, idari işlem niteliğinde olan tescile yönelik karar verilemeyeceğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmamasından dolayı aleyhine yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicil müdürlüğünün ret kararına karşı yapılan itirazın kabulü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061167200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz