İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5293 E. 2024/8673 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp↗ kusur tespiti↗ sözleşmeden dönme↗ ayıplı mal↗ ayıp ihbarı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ ayıp↗ finansal kiralama↗ bedel iadesi↗ icra inkâr tazminatı↗ ilamsız icra takibi↗ satış sözleşmesi↗ mevduat hesabı↗ icra takibine itiraz↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ fatura↗ iflas↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ kusur↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1129 E., 2021/210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından fuarda tanıtımı yapılan JIT-SD 4C ABA 2014 model Atlet Kesim HDPE torba üretim makinesi ekipmanları ile beraber makinenin (JIT-SD ABA 3 LAYER PLASTIC BAG ...) müvekkili tarafından beğenildiğini ve Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... Leasing tarafından satın alındığını ve müvekkili firmaya teslim edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralanan makinenin, kiralandığı tarihten itibaren kullanılamadığını, satıcının durumdan derhal haberdar edildiğini, birkaç kez servis çağrıldığını, ancak makinenin çalıştırılamadığını, davalı yanın sözleşme kapsamında yer alan taahhütname gereğince makinenin çalışmaması nedeniyle makineyi geri alacağını ve müvekkilinin mağduriyetini gidereceğini yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, davalı yanın makineyi geri almadığını, müvekkilinin zararlarını tazmin için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6409 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin muhatabının ... Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, makineyi leasing yoluyla ... Finansal Kiralama A.Ş.'nin aldığını, davacının takip yapmak için yetki belgesinin bulunmadığını, davacı tarafın ayıp bildirimine ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge ibraz etmediklerini, davacı şirkete satılan makinenin ayıplı mal niteliği taşımadığını, alıcı davacının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda sorumluluk gerektirir bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde satılana bildirmek zorunda olduğunu, oysa davacı şirketçe dosyaya sunulan deliller arasında herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, davacının satılanı bu halde kabul etmiş sayılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi sonunda kusur tespit edilmesi halinde kusur boyutunun söz konusu kusur nedeniyle makinenin bedelinden indirim yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilebileceğini, davacının talebi doğrultusunda malın iadesine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesince, leasing ile satın alınan makinelerin davacıya kiralandığı, bahse konu makinenin montajından sonra yapılan denemeler sonucu randımanlı bir şekilde çalışmadığı, kendisinden beklenen hizmeti görememesi nedeni ile davalı şirkete sözlü olarak bildirimde bulunulduğu, makineye servis imkanı sağlanmış ise de sorunun devam ettiğini, davacının sözleşmeden dönme ile satılanı geri verme seçimlik hakkını kullanmak istediği, makine üzerinde açık ayıp olmasına rağmen taraflar arasındaki sözlü görüşmeler ile ayıbın zamanında satıcıya bildirildiği, davalı satıcının bu aşamadaki ayıbın zamanında bildirilmediği iddiasında haklı olmadığı, satış sözleşmesine konu makinenin iadesi koşulu davacının taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-SD 4C ABA 2014 MODEL atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ve ekipmanlarının iadesi koşuluyla şartı ile İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı dosya yönünden asıl alacak miktarı olan 166.650,00 usd yönünden takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren Devlet bankalarının bu para birimi için açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, %20 icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
2.İlk derece mahkemesince 15.06.2021 tarihli ek kararında; verilen karar ile önce taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-ABA 2014 model atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ile ekipmanların iadesi gerektiği, iade şartından sonra İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı takip dosyası için devam edebileceği ve verilen hükmün açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karar talebinin reddine karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararına karşı davalı vekili, ek karara karşı ise davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, leasing ile kiralanan makinenin ayıplı olduğu iddiasına dayalı ödenen kira bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı ve davacının taleplerinde haklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 ve 227 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, kiraladığı leasing konusu malın ayıplı olduğunu ileri sürerek yaptığı ödemelerin iadesi için icra takibi başlamıştır. Dosya kapsamına göre, takip tarihi itibariyle davacı tarafından fatura bedeli tamamen ödenmediği halde, faturanın tamamı üzerinden takip başlatılması doğru değildir. Fatura bedelinin tamamının yargılama devam ederken ödenmesi ve leasing konusu malın mülkiyetinin 26.12.2018 tarihinde davacı tarafa geçmesi bu hususun gözardı edilebileceği sonucunu doğurmaz. O halde, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tüm fatura bedeline hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3055 E. 2022/6958 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, leasing ile kiralanan makinenin ayıplı olduğu iddiasına dayalı ödenen kira «bedellerinin iadesi» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, makinenin ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» bulunup bulunmadığı ve davacının taleplerinde haklı olup olmadığına ilişkindir.
Leasing tarafından satın alındığını ve müvekkili firmaya «teslim» edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralanan makinenin, kiralandığı tarihten itibaren kullanılamadığını, satıcının durumdan derhal haberdar edildiğini, birkaç kez servis çağrıldığını, ancak makinenin çalıştırılamadığını, davalı yanın sözleşme kapsamında yer alan «taahhütname» gereğince makinenin çalışmaması nedeniyle makineyi geri alacağını ve müvekkilinin mağduriyetini gidereceğini yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, davalı yanın makineyi geri almadığını, müvekkilinin zararlarını tazmin için «ilamsız icra takibi» yapıldığını, davalının «icra takibine itiraz» ettiğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 2.
Finansal Kiralama A.Ş.'nin aldığını, davacının takip yapmak için «yetki» belgesinin bulunmadığını, davacı tarafın «ayıp» bildirimine ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge «ibraz» etmediklerini, davacı şirkete satılan makinenin «ayıplı mal» niteliği taşımadığını, alıcı davacının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda sorumluluk gerektirir bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde satılana bildirmek zorunda olduğunu, oysa davacı şirketçe dosyaya sunulan deliller arasında herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, davacının satılanı bu halde kabul etmiş sayılması gerektiğini, «bilirkişi incelemesi» sonunda «kusur tespit» edilmesi halinde kusur boyutunun söz konusu kusur nedeniyle makinenin bedelinden indirim yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilebileceğini, davacının taleb …
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, makinenin kurulduğu ilk günden başlayarak bir çok kez yetkili servise başvurduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davalının «ayıp ihbarına» ilişkin itirazına itibar edilmediği, davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalı Ayza Mızrak Mak.
… nın zararından birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu Fastband Belt 423 marka ve modelli kenar yapıştırma makinesinin fiilen davalılara «teslimi» şartı ile 121.200,00 TL satış bedelinin makinenin teslim tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine ve leaisng firmasına ödenen 13.574,24 TL faizin davalılardan müştereken ve mütese …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik haklar · reeskont faizi
Benzer bu kararda… nın zararından birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu Fastband Belt 423 marka ve modelli kenar yapıştırma makinesinin fiilen davalılara «teslimi» şartı ile 121.200,00 TL satış bedelinin makinenin teslim tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine ve leaisng firmasına ödenen 13.574,24 TL faizin davalılardan müştereken ve mütese …
TBK'nın 227. maddesinde alıcının ayıptan doğan «seçimlik hakları» düzenlenirken alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklı tutulmuşsa da, davacının dava konusu makineyi alınırken leasing şirketine ödemiş olduğu faiz genel hükümler uyarınca istenebilecek tazminat kapsamında olmadığından bu hususa ilişkin talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · ihbar · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, leasing ile kiralanan makinenin ayıplı olduğu iddiasına dayalı ödenen kira «bedellerinin iadesi» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, makinenin ayıplı olup olmadığı, «ayıp ihbarının» bulunup bulunmadığı ve davacının taleplerinde haklı olup olmadığına ilişkindir.
Leasing tarafından satın alındığını ve müvekkili firmaya «teslim» edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralanan makinenin, kiralandığı tarihten itibaren kullanılamadığını, satıcının durumdan derhal haberdar edildiğini, birkaç kez servis çağrıldığını, ancak makinenin çalıştırılamadığını, davalı yanın sözleşme kapsamında yer alan «taahhütname» gereğince makinenin çalışmaması nedeniyle makineyi geri alacağını ve müvekkilinin mağduriyetini gidereceğini yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, davalı yanın makineyi geri almadığını, müvekkilinin zararlarını tazmin için «ilamsız icra takibi» yapıldığını, davalının «icra takibine itiraz» ettiğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 2.
Finansal Kiralama A.Ş.'nin aldığını, davacının takip yapmak için «yetki» belgesinin bulunmadığını, davacı tarafın «ayıp» bildirimine ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge «ibraz» etmediklerini, davacı şirkete satılan makinenin «ayıplı mal» niteliği taşımadığını, alıcı davacının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda sorumluluk gerektirir bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde satılana bildirmek zorunda olduğunu, oysa davacı şirketçe dosyaya sunulan deliller arasında herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, davacının satılanı bu halde kabul etmiş sayılması gerektiğini, «bilirkişi incelemesi» sonunda «kusur tespit» edilmesi halinde kusur boyutunun söz konusu kusur nedeniyle makinenin bedelinden indirim yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilebileceğini, davacının taleb …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ticari defter · çek · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6351 E. 2012/6379 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · teslim
İncelediğiniz karardaLeasing tarafından satın alındığını ve müvekkili firmaya «teslim» edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralanan makinenin, kiralandığı tarihten itibaren kullanılamadığını, satıcının durumdan derhal haberdar edildiğini, birkaç kez servis çağrıldığını, ancak makinenin çalıştırılamadığını, davalı yanın sözleşme kapsamında yer alan «taahhütname» gereğince makinenin çalışmaması nedeniyle makineyi geri alacağını ve müvekkilinin mağduriyetini gidereceğini yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, davalı yanın makineyi geri almadığını, müvekkilinin zararlarını tazmin için «ilamsız icra takibi» yapıldığını, davalının «icra takibine itiraz» ettiğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 2.
Finansal Kiralama A.Ş.'nin aldığını, davacının takip yapmak için «yetki» belgesinin bulunmadığını, davacı tarafın «ayıp» bildirimine ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge «ibraz» etmediklerini, davacı şirkete satılan makinenin «ayıplı mal» niteliği taşımadığını, alıcı davacının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda sorumluluk gerektirir bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde satılana bildirmek zorunda olduğunu, oysa davacı şirketçe dosyaya sunulan deliller arasında herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, davacının satılanı bu halde kabul etmiş sayılması gerektiğini, «bilirkişi incelemesi» sonunda «kusur tespit» edilmesi halinde kusur boyutunun söz konusu kusur nedeniyle makinenin bedelinden indirim yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilebileceğini, davacının taleb …
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı tarafından düzenlenerek davalıya «teslim» edilen senet bedelinin ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafından teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan asıl davada davalı taraf davaya verdiği yanıtında davaya konu senedin davacıya iade edildiğini belirtmiş olmasına göre davalının davadan önce iade ettiğini kanıtlayamadığı senetten dolayı davadan sonra ancak henüz «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» karar gereğinin yerine getirilmesinden önce davaya konu senedin iade edilerek anlaşmazlığın sona erdirilmesi nedeniyle konusuz kalan asıl davada davacı taraf yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısı kadar «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması g …
Birleşen ve karşı davalara ilişkin olarak taraflara ait «defter» kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» davacı-davalı Aba Kumaş Boya A.Ş.’nin 2004 yılına ilişkin «ticari defterlerine» göre 12.448,55 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de davacı-davalı Er Em Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti.vekili raporlara itirazında davacı Aba A.Ş.’nin hesaplarında gözüken 05.05.2004 tarihli 20.000 USD karşılığı 29.096,50 TL ödemeye ilişkin «kaydın» dayanağı olmadığını, böyle bir para ödemesinin bulunmadığını belirtmiş, davacı Aba A.Ş. vekili ise bu kaydın kendilerine ait iken Er Em Ltd.Şti.’ye satılan aracın bedeli olan 20.000 USD karşılığı olarak 05.05.2004 tarihinde hesaplardan «mahsup» edildiğini iddia etmiş, davalı Er Em Ltd.Şti. ise davacı tarafından verilen aracın bedelinin 22.500,00 TL olarak kabulü ile 2003 yılında hesaplardan düşüldüğünü, 2004 yılındaki sözkonusu kaydın dayanağının olmadığını, araç bedelinin 2003 yılındaki cari hesaptan mahsup edildiğini ileri sürmüştür.Buna göre, Aba A.Ş.’nin aracının borcuna karşılık olarak Er Em Ltd.Şti.’ye verildiğine ilişkin maddi vakıa konusunda taraflar arasında bir çekişmenin olmadığı ancak uyuşmazlığın davacı Aba A.Ş. tarafından verilen aracın hangi yıldaki hesaplardan mahsup edildiği noktasındadır.Davacı-davalı Er Em Ltd.Şti., bu hesaplaşmanın 2003 yılında yapıldığını, bu nedenle 05.05.2004 tarihli 20.000 USD’lik ödeme gösteren davacı kaydının bir dayanağı olmadığını, bu kaydın geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürmekte olup, davalı Er Em Ltd.Şti.’nin bu yöne ilişkin itirazları mahkemece hükme esas alınan «son» bilirkişi raporunda da irdelenmemiş, bu hususta bir inceleme yapılmamıştır.Bu durumda mahkemece taraflara ait 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtların birlikte incelenerek Aba A.Ş. tarafından davalıya verilen aracın hangi yıla ait borçlardan düşüldüğünün tespiti ile ortaya çıkacak sonuca göre tarafların birleşen ve karşı davalara konu hak ve alacaklarının tayin ve tespiti gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan bu konudaki davacı-davalı Er Em Ltd.Şti.’nin itirazları nazara alınmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, birleşen ve karşı davalarda verilen kararların bu nedenle davalı Er Em Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti.yararına b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · davanın konusu · ticari faiz · ara karar · mahsup · vade · ticari defter · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 32.500,00 Euro bedelli, 28.02.2004 «vade» tarihli senet dava açıldıktan sonra davalı Er-Em Sigorta şirketi tarafından davacı tarafa iade edilmekle ana dosyadaki «davanın konusu» kalmadığından bu dava yönünden hüküm tesisine yer olmadığına, davacısı Er-Em Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti. olan birleşen davanın reddine, bu davanın davalısı-karşı davacısı Aba Kumaş Boyama Baskı..A.Ş.’nin açtığı karşı davanın kısmen kabulü ile 12.320,55 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte bu davanın davacısı-karşı davalısı Er-Em Sigorta Ltd.Şti.’nden tahsili ile davalı-karşı davacı Aba Kumaş Boya Baskı...A.Ş.’ye verilmesine, fazlaya ili …
Birleşen ve karşı davalara ilişkin olarak taraflara ait «defter» kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» davacı-davalı Aba Kumaş Boya A.Ş.’nin 2004 yılına ilişkin «ticari defterlerine» göre 12.448,55 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de davacı-davalı Er Em Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti.vekili raporlara itirazında davacı Aba A.Ş.’nin hesaplarında gözüken 05.05.2004 tarihli 20.000 USD karşılığı 29.096,50 TL ödemeye ilişkin «kaydın» dayanağı olmadığını, böyle bir para ödemesinin bulunmadığını belirtmiş, davacı Aba A.Ş. vekili ise bu kaydın kendilerine ait iken Er Em Ltd.Şti.’ye satılan aracın bedeli olan 20.000 USD karşılığı olarak 05.05.2004 tarihinde hesaplardan «mahsup» edildiğini iddia etmiş, davalı Er Em Ltd.Şti. ise davacı tarafından verilen aracın bedelinin 22.500,00 TL olarak kabulü ile 2003 yılında hesaplardan düşüldüğünü, 2004 yılındaki sözkonusu kaydın dayanağının olmadığını, araç bedelinin 2003 yılındaki cari hesaptan mahsup edildiğini ileri sürmüştür.Buna göre, Aba A.Ş.’nin aracının borcuna karşılık olarak Er Em Ltd.Şti.’ye verildiğine ilişkin maddi vakıa konusunda taraflar arasında bir çekişmenin olmadığı ancak uyuşmazlığın davacı Aba A.Ş. tarafından verilen aracın hangi yıldaki hesaplardan mahsup edildiği noktasındadır.Davacı-davalı Er Em Ltd.Şti., bu hesaplaşmanın 2003 yılında yapıldığını, bu nedenle 05.05.2004 tarihli 20.000 USD’lik ödeme gösteren davacı kaydının bir dayanağı olmadığını, bu kaydın geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürmekte olup, davalı Er Em Ltd.Şti.’nin bu yöne ilişkin itirazları mahkemece hükme esas alınan «son» bilirkişi raporunda da irdelenmemiş, bu hususta bir inceleme yapılmamıştır.Bu durumda mahkemece taraflara ait 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtların birlikte incelenerek Aba A.Ş. tarafından davalıya verilen aracın hangi yıla ait borçlardan düşüldüğünün tespiti ile ortaya çıkacak sonuca göre tarafların birleşen ve karşı davalara konu hak ve alacaklarının tayin ve tespiti gerekirken anılan husus üzerinde durulmadan bu konudaki davacı-davalı Er Em Ltd.Şti.’nin itirazları nazara alınmadan yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, birleşen ve karşı davalarda verilen kararların bu nedenle davalı Er Em Sigorta Aracılık Hiz.Ltd.Şti.yararına b …
2-Ancak, davacı tarafından düzenlenerek davalıya «teslim» edilen senet bedelinin ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafından teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan asıl davada davalı taraf davaya verdiği yanıtında davaya konu senedin davacıya iade edildiğini belirtmiş olmasına göre davalının davadan önce iade ettiğini kanıtlayamadığı senetten dolayı davadan sonra ancak henüz «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» karar gereğinin yerine getirilmesinden önce davaya konu senedin iade edilerek anlaşmazlığın sona erdirilmesi nedeniyle konusuz kalan asıl davada davacı taraf yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısı kadar «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması g …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5293 E. , 2024/8673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1645 Esas, 2023/1118 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1129 E., 2021/210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından fuarda tanıtımı yapılan JIT-SD 4C ABA 2014 model Atlet Kesim HDPE torba üretim makinesi ekipmanları ile beraber makinenin (JIT-SD ABA 3 LAYER PLASTIC BAG ...) müvekkili tarafından beğenildiğini ve Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... Leasing tarafından satın alındığını ve müvekkili firmaya teslim edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralanan makinenin, kiralandığı tarihten itibaren kullanılamadığını, satıcının durumdan derhal haberdar edildiğini, birkaç kez servis çağrıldığını, ancak makinenin çalıştırılamadığını, davalı yanın sözleşme kapsamında yer alan taahhütname gereğince makinenin çalışmaması nedeniyle makineyi geri alacağını ve müvekkilinin mağduriyetini gidereceğini yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, davalı yanın makineyi geri almadığını, müvekkilinin zararlarını tazmin için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 2.
İcra Müdürlüğü'nün 2017/6409 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin muhatabının ... Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, makineyi leasing yoluyla ... Finansal Kiralama A.Ş.'nin aldığını, davacının takip yapmak için yetki belgesinin bulunmadığını, davacı tarafın ayıp bildirimine ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge ibraz etmediklerini, davacı şirkete satılan makinenin ayıplı mal niteliği taşımadığını, alıcı davacının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda sorumluluk gerektirir bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde satılana bildirmek zorunda olduğunu, oysa davacı şirketçe dosyaya sunulan deliller arasında herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, davacının satılanı bu halde kabul etmiş sayılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi sonunda kusur tespit edilmesi halinde kusur boyutunun söz konusu kusur nedeniyle makinenin bedelinden indirim yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilebileceğini, davacının talebi doğrultusunda malın iadesine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesince, leasing ile satın alınan makinelerin davacıya kiralandığı, bahse konu makinenin montajından sonra yapılan denemeler sonucu randımanlı bir şekilde çalışmadığı, kendisinden beklenen hizmeti görememesi nedeni ile davalı şirkete sözlü olarak bildirimde bulunulduğu, makineye servis imkanı sağlanmış ise de sorunun devam ettiğini, davacının sözleşmeden dönme ile satılanı geri verme seçimlik hakkını kullanmak istediği, makine üzerinde açık ayıp olmasına rağmen taraflar arasındaki sözlü görüşmeler ile ayıbın zamanında satıcıya bildirildiği, davalı satıcının bu aşamadaki ayıbın zamanında bildirilmediği iddiasında haklı olmadığı, satış sözleşmesine konu makinenin iadesi koşulu davacının taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-SD 4C ABA 2014 MODEL atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ve ekipmanlarının iadesi koşuluyla şartı ile İstanbul Anadolu 2.
İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı dosya yönünden asıl alacak miktarı olan 166.650,00 usd yönünden takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren Devlet bankalarının bu para birimi için açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, %20 icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
2.İlk derece mahkemesince 15.06.2021 tarihli ek kararında; verilen karar ile önce taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-ABA 2014 model atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ile ekipmanların iadesi gerektiği, iade şartından sonra İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı takip dosyası için devam edebileceği ve verilen hükmün açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karar talebinin reddine karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararına karşı davalı vekili, ek karara karşı ise davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, leasing ile kiralanan makinenin ayıplı olduğu iddiasına dayalı ödenen kira bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı ve davacının taleplerinde haklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 ve 227 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, kiraladığı leasing konusu malın ayıplı olduğunu ileri sürerek yaptığı ödemelerin iadesi için icra takibi başlamıştır. Dosya kapsamına göre, takip tarihi itibariyle davacı tarafından fatura bedeli tamamen ödenmediği halde, faturanın tamamı üzerinden takip başlatılması doğru değildir. Fatura bedelinin tamamının yargılama devam ederken ödenmesi ve leasing konusu malın mülkiyetinin 26.12.2018 tarihinde davacı tarafa geçmesi bu hususun gözardı edilebileceği sonucunu doğurmaz. O halde, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tüm fatura bedeline hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109720500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz