6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5293 E. 2024/8673 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp kusur tespiti sözleşmeden dönme ayıplı mal ayıp ihbarı finansal kiralama sözleşmesi ayıp finansal kiralama bedel iadesi icra inkâr tazminatı ilamsız icra takibi satış sözleşmesi mevduat hesabı icra takibine itiraz ihbar bilirkişi incelemesi yetki fatura iflas taahhütname asıl alacak kusur ibraz hmk 353(1)b-2 teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · TBK — TBK 227 · HMK · TTK — TTK 23

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/1129 E., 2021/210 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından fuarda tanıtımı yapılan JIT-SD 4C ABA 2014 model Atlet Kesim HDPE torba üretim makinesi ekipmanları ile beraber makinenin (JIT-SD ABA 3 LAYER PLASTIC BAG ...) müvekkili tarafından beğenildiğini ve Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... Leasing tarafından satın alındığını ve müvekkili firmaya teslim edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralanan makinenin, kiralandığı tarihten itibaren kullanılamadığını, satıcının durumdan derhal haberdar edildiğini, birkaç kez servis çağrıldığını, ancak makinenin çalıştırılamadığını, davalı yanın sözleşme kapsamında yer alan taahhütname gereğince makinenin çalışmaması nedeniyle makineyi geri alacağını ve müvekkilinin mağduriyetini gidereceğini yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, davalı yanın makineyi geri almadığını, müvekkilinin zararlarını tazmin için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6409 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin muhatabının ... Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, makineyi leasing yoluyla ... Finansal Kiralama A.Ş.'nin aldığını, davacının takip yapmak için yetki belgesinin bulunmadığını, davacı tarafın ayıp bildirimine ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge ibraz etmediklerini, davacı şirkete satılan makinenin ayıplı mal niteliği taşımadığını, alıcı davacının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda sorumluluk gerektirir bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde satılana bildirmek zorunda olduğunu, oysa davacı şirketçe dosyaya sunulan deliller arasında herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, davacının satılanı bu halde kabul etmiş sayılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi sonunda kusur tespit edilmesi halinde kusur boyutunun söz konusu kusur nedeniyle makinenin bedelinden indirim yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilebileceğini, davacının talebi doğrultusunda malın iadesine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesince, leasing ile satın alınan makinelerin davacıya kiralandığı, bahse konu makinenin montajından sonra yapılan denemeler sonucu randımanlı bir şekilde çalışmadığı, kendisinden beklenen hizmeti görememesi nedeni ile davalı şirkete sözlü olarak bildirimde bulunulduğu, makineye servis imkanı sağlanmış ise de sorunun devam ettiğini, davacının sözleşmeden dönme ile satılanı geri verme seçimlik hakkını kullanmak istediği, makine üzerinde açık ayıp olmasına rağmen taraflar arasındaki sözlü görüşmeler ile ayıbın zamanında satıcıya bildirildiği, davalı satıcının bu aşamadaki ayıbın zamanında bildirilmediği iddiasında haklı olmadığı, satış sözleşmesine konu makinenin iadesi koşulu davacının taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-SD 4C ABA 2014 MODEL atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ve ekipmanlarının iadesi koşuluyla şartı ile İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı dosya yönünden asıl alacak miktarı olan 166.650,00 usd yönünden takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren Devlet bankalarının bu para birimi için açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, %20 icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmiştir.

2.İlk derece mahkemesince 15.06.2021 tarihli ek kararında; verilen karar ile önce taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-ABA 2014 model atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ile ekipmanların iadesi gerektiği, iade şartından sonra İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı takip dosyası için devam edebileceği ve verilen hükmün açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karar talebinin reddine karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararına karşı davalı vekili, ek karara karşı ise davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, leasing ile kiralanan makinenin ayıplı olduğu iddiasına dayalı ödenen kira bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı ve davacının taleplerinde haklı olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 ve 227 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, kiraladığı leasing konusu malın ayıplı olduğunu ileri sürerek yaptığı ödemelerin iadesi için icra takibi başlamıştır. Dosya kapsamına göre, takip tarihi itibariyle davacı tarafından fatura bedeli tamamen ödenmediği halde, faturanın tamamı üzerinden takip başlatılması doğru değildir. Fatura bedelinin tamamının yargılama devam ederken ödenmesi ve leasing konusu malın mülkiyetinin 26.12.2018 tarihinde davacı tarafa geçmesi bu hususun gözardı edilebileceği sonucunu doğurmaz. O halde, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tüm fatura bedeline hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3055 E. 2022/6958 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yazılı delil ile ispat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6351 E. 2012/6379 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5293 E.  ,  2024/8673 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1645 Esas, 2023/1118 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1129 E., 2021/210 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.12.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından fuarda tanıtımı yapılan JIT-SD 4C ABA 2014 model Atlet Kesim HDPE torba üretim makinesi ekipmanları ile beraber makinenin (JIT-SD ABA 3 LAYER PLASTIC BAG ...) müvekkili tarafından beğenildiğini ve Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında ... Leasing tarafından satın alındığını ve müvekkili firmaya teslim edildiğini, Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kiralanan makinenin, kiralandığı tarihten itibaren kullanılamadığını, satıcının durumdan derhal haberdar edildiğini, birkaç kez servis çağrıldığını, ancak makinenin çalıştırılamadığını, davalı yanın sözleşme kapsamında yer alan taahhütname gereğince makinenin çalışmaması nedeniyle makineyi geri alacağını ve müvekkilinin mağduriyetini gidereceğini yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, davalı yanın makineyi geri almadığını, müvekkilinin zararlarını tazmin için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının İstanbul Anadolu 2.

İcra Müdürlüğü'nün 2017/6409 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin muhatabının ... Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, makineyi leasing yoluyla ... Finansal Kiralama A.Ş.'nin aldığını, davacının takip yapmak için yetki belgesinin bulunmadığını, davacı tarafın ayıp bildirimine ve hangi seçimlik hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir yazılı belge ibraz etmediklerini, davacı şirkete satılan makinenin ayıplı mal niteliği taşımadığını, alıcı davacının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda sorumluluk gerektirir bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde satılana bildirmek zorunda olduğunu, oysa davacı şirketçe dosyaya sunulan deliller arasında herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, davacının satılanı bu halde kabul etmiş sayılması gerektiğini, bilirkişi incelemesi sonunda kusur tespit edilmesi halinde kusur boyutunun söz konusu kusur nedeniyle makinenin bedelinden indirim yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilebileceğini, davacının talebi doğrultusunda malın iadesine karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesince, leasing ile satın alınan makinelerin davacıya kiralandığı, bahse konu makinenin montajından sonra yapılan denemeler sonucu randımanlı bir şekilde çalışmadığı, kendisinden beklenen hizmeti görememesi nedeni ile davalı şirkete sözlü olarak bildirimde bulunulduğu, makineye servis imkanı sağlanmış ise de sorunun devam ettiğini, davacının sözleşmeden dönme ile satılanı geri verme seçimlik hakkını kullanmak istediği, makine üzerinde açık ayıp olmasına rağmen taraflar arasındaki sözlü görüşmeler ile ayıbın zamanında satıcıya bildirildiği, davalı satıcının bu aşamadaki ayıbın zamanında bildirilmediği iddiasında haklı olmadığı, satış sözleşmesine konu makinenin iadesi koşulu davacının taleplerinde haklı olduğu gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-SD 4C ABA 2014 MODEL atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ve ekipmanlarının iadesi koşuluyla şartı ile İstanbul Anadolu 2.

İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı dosya yönünden asıl alacak miktarı olan 166.650,00 usd yönünden takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren Devlet bankalarının bu para birimi için açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, %20 icra inkâr tazminatının kabulüne karar verilmiştir.

2.İlk derece mahkemesince 15.06.2021 tarihli ek kararında; verilen karar ile önce taraflar arasındaki sözleşmeye konu JIT-ABA 2014 model atlet kesim HDPE torba üretim makinesi ile ekipmanların iadesi gerektiği, iade şartından sonra İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2017/6409 E. sayılı takip dosyası için devam edebileceği ve verilen hükmün açık olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karar talebinin reddine karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü kararına karşı davalı vekili, ek karara karşı ise davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, leasing ile kiralanan makinenin ayıplı olduğu iddiasına dayalı ödenen kira bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı ve davacının taleplerinde haklı olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 ve 227 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, kiraladığı leasing konusu malın ayıplı olduğunu ileri sürerek yaptığı ödemelerin iadesi için icra takibi başlamıştır. Dosya kapsamına göre, takip tarihi itibariyle davacı tarafından fatura bedeli tamamen ödenmediği halde, faturanın tamamı üzerinden takip başlatılması doğru değildir. Fatura bedelinin tamamının yargılama devam ederken ödenmesi ve leasing konusu malın mülkiyetinin 26.12.2018 tarihinde davacı tarafa geçmesi bu hususun gözardı edilebileceği sonucunu doğurmaz. O halde, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tüm fatura bedeline hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3.Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına; 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109720500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.