Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3055 E. 2022/6958 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 227↗ seçimlik haklar↗ ayıp ihbarı↗ ayıp↗ reeskont faizi↗ tbk 99↗ ihbar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, makinenin kurulduğu ilk günden başlayarak bir çok kez yetkili servise başvurduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davalının ayıp ihbarına ilişkin itirazına itibar edilmediği, davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalı Ayza Mızrak Mak. San. İnş. Tes. Taah. Ltd. Şti.’ni üretici sıfatı ile davalı ...ve Pvc Makinaları Tic. ve San. Ltd. Şti. ise makineyi satan yetkili satıcı sıfatı ile davacının zararından birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu Fastband Belt 423 marka ve modelli kenar yapıştırma makinesinin fiilen davalılara teslimi şartı ile 121.200,00 TL satış bedelinin makinenin teslim tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine ve leaisng firmasına ödenen 13.574,24 TL faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, satın alınan malın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinin davacının leasing firmasına ödediği kredi faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. TBK'nın 227. maddesinde alıcının ayıptan doğan seçimlik hakları düzenlenirken alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklı tutulmuşsa da, davacının dava konusu makineyi alınırken leasing şirketine ödemiş olduğu faiz genel hükümler uyarınca istenebilecek tazminat kapsamında olmadığından bu hususa ilişkin talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5378 E. 2024/2673 K.
Ortak:seçimlik haklar · ayıp ihbarı · ayıp · reeskont faizi · ihbar · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, makinenin kurulduğu ilk günden başlayarak bir çok kez yetkili servise başvurduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davalının «ayıp ihbarına» ilişkin itirazına itibar edilmediği, davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalı Ayza Mızrak Mak.
… nın zararından birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu Fastband Belt 423 marka ve modelli kenar yapıştırma makinesinin fiilen davalılara «teslimi» şartı ile 121.200,00 TL satış bedelinin makinenin teslim tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine ve leaisng firmasına ödenen 13.574,24 TL faizin davalılardan müştereken ve mütese …
TBK'nın 227. maddesinde alıcının ayıptan doğan «seçimlik hakları» düzenlenirken alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklı tutulmuşsa da, davacının dava konusu makineyi alınırken leasing şirketine ödemiş olduğu faiz genel hükümler uyarınca istenebilecek tazminat kapsamında olmadığından bu hususa ilişkin talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ler kullanmak, elektrik ve hava basıncını uygun kullanmamak, kalitesiz tutkal ile tutkal kazanında gerekli temizliği yapmak suretiyle makinenin arızalanmasına kendi «kusuru» ile sebebiyet verdiğini, davacının aktif dava «ehliyetine» sahip olmadığını, «ayıp ihbarını» süresinde yapmadığını, makinelerde «gizli ayıp» olmadığını, Kayseri 5.
… ilirkişi raporuna göre davacının, makinenin kurulduğu ilk günden başlayarak bir çok kez yetkili servise başvurduğu taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davalının «ayıp ihbarına» ilişkin itirazına itibar edilmediği, davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalı ...
… ilirkişi raporuna göre davacının, makinenin kurulduğu ilk günden başlayarak bir çok kez yetkili servise başvurduğu taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davalının «ayıp ihbarına» ilişkin itirazına itibar edilmediği, davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:proforma fatura · temyiz kanun yolu · gizli ayıp · finansal kiralama · yokluk · kanun yolu · pasif husumet yokluğu · kesinlik sınırı
Benzer bu kararda… ansman desteği ile ... marka ve modelli kenar yapıştırma makinası satın aldığını, davalıların davacının söz konusu makineyi satın alması için kredi kullanmış olduğu «finansal kiralama» şirketi adına «proforma fatura» düzenlediklerini, satın alınan makinenin davacıya «teslim» edildiği günden itibaren sürekli arıza verdiğini, makine baskısında, otomotik tutkal boşaltmada, tutkal yağlama bölümünde, cumba baskı topunda ve sair sürekli arız …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2023 yılı temyiz kanun yoluna başvuru sınırı 238.730,00 TL olup, «temyiz kanun yolu» kapalı olarak «kesin» hüküm kurulması gerekirken kanun yolu açık olarak hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekili Av. ...'e tebliğ edildiğini, yapılan «tebligatın» usulüne uygun olup, davalı ...
Hukuk Dairesi'nin ilamı ile bozulan kısmın davaya konu makine alınırken leasing şirketine ödenen faiz bedeli bakımından olup, davalıların bu hususta bir temyiz «sebebi» bulunmadığını, Yargıtay incelenmesinden geçerek onanmış ve kesinleşmiş alacak yönünden yeniden hüküm kurulmasının ve onanmış, kesinleşmiş kısım yönünden «temyiz kanun yolunun» açık tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulan ve bozma ilamı ile reddine karar verilen kısmının 13.574,24 TL leasing firmasına ödenen kısma ilişkin olduğunu, Mahkemece hatalı bir şekilde onanan kısım yönünden de hüküm kurulmuş olması sebebiyle toplam dava değeri 134.674,24 TL kabul edilerek kanun yolu açık olarak hüküm kurulduğunu, bozma ilamında bozulan kısmın değeri 13.574,24 TL olduğu için Mahkemece hükmün «kesin» olarak verilmesi gerektiği halde, hatalı değerlendirme ile kanun yolu açık olarak hüküm kurulduğunu, müvekkili tarafından dava konusu makine alınırken leasing şirk …
… inceleme sonucunda; Mahkemece davada reddedilen ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 13.574,24 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile «kesinlik sınırı» olan 17.830,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4135 E. 2024/534 K.
Ortak:ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, makinenin kurulduğu ilk günden başlayarak bir çok kez yetkili servise başvurduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davalının «ayıp ihbarına» ilişkin itirazına itibar edilmediği, davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalı Ayza Mızrak Mak.
… nın zararından birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu Fastband Belt 423 marka ve modelli kenar yapıştırma makinesinin fiilen davalılara «teslimi» şartı ile 121.200,00 TL satış bedelinin makinenin teslim tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine ve leaisng firmasına ödenen 13.574,24 TL faizin davalılardan müştereken ve mütese …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tacirler» arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süreler içerisinde «ayıp» ihbarında bulunmasının zorunlu olduğu, bu sürelerin, satılan malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli olması durumunda iki gün, açıkça belli olmaması durumunda da sekiz gün olduğu, ancak «ayıp ihbarının» bu süre içinde satıcıya ulaşmasının şart olmadığı, bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcının haklarını koruyacağı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin uygulanacağı belirtildiği, 6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı, alıcının ihbar külfetini yerine getirmiş ise zaman aşımı süresi içinde 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği, davacının kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, davacının davalıya anılan sürelerde ihbarda bulunduğunu yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı, 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre de satıcının alıcıyı iğfal etmiş olduğu söz konusu olmadığı gibi, bu hususun da ispat edilmediği, satın alınan malın 01.06.2015 tarihinde teslim edildiği, teslime konu malın incelemesinin ise 24.06.2016'da yapıldığı, raporun davacıya 13.07.2016 tarihinde, ayıp ihbarının ise davacının beyanına göre 27.07.2017'de ve davanın ise 20.10.2017 tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucu malın ayıplı çıkması halinde durumu satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, 8 günlük muayene ve «ihbar yükümlülüğüne» uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasından da yararlanamayacağı, yargılama sırasında alınan sektör bilirkişinin de yer aldığı raporda ayıbın açık ya da gizli olup olmadığı tespit edilmediği gibi ayıba dair yapılan açıklamalardan basit bir muayene ile ayıbın tespit edilebileceği, kaldı ki «gizli ayıp» bulunduğu varsayılsa bile ayıbın sonradan ortaya çıktığı tarihte derhal bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunduğu halde aylarca «ihtar» çekilmeyerek bu yükümlülüğe de uyulmadığından davalının sözleşmeye aykırı davrandığının kanıtlanamadığı, ancak mahkemenin gerekçesi yönünden hata edildiği gerekçes …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «delil tespitinin», davalıya tebliğ edildiği, davacının ayıptan haberdar olduğu tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesine göre «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, davacının talebinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekli bildirim ve «ihbarın» sözlü olarak yapıldığını, süresinde «ayıp ihbarının» yapıldığını, ürünlerin ayıplı olduğu husunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini, ürünlerin ayıplı olduğunun kullanıma başlanmasından bir süre geçtikten sonra anlaşıldığını, «fatura» «bedellerinin iadesi» istenilmesine rağmen davalının bu talebi yerine getirmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıplı mal · bildirim yükümlülüğü · gizli ayıp · ihbar yükümlülüğü · delil tespiti · bedel iadesi · sulh hukuk mahkemesi · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tacirler» arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süreler içerisinde «ayıp» ihbarında bulunmasının zorunlu olduğu, bu sürelerin, satılan malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli olması durumunda iki gün, açıkça belli olmaması durumunda da sekiz gün olduğu, ancak «ayıp ihbarının» bu süre içinde satıcıya ulaşmasının şart olmadığı, bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcının haklarını koruyacağı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin uygulanacağı belirtildiği, 6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı, alıcının ihbar külfetini yerine getirmiş ise zaman aşımı süresi içinde 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği, davacının kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, davacının davalıya anılan sürelerde ihbarda bulunduğunu yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı, 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre de satıcının alıcıyı iğfal etmiş olduğu söz konusu olmadığı gibi, bu hususun da ispat edilmediği, satın alınan malın 01.06.2015 tarihinde teslim edildiği, teslime konu malın incelemesinin ise 24.06.2016'da yapıldığı, raporun davacıya 13.07.2016 tarihinde, ayıp ihbarının ise davacının beyanına göre 27.07.2017'de ve davanın ise 20.10.2017 tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucu malın ayıplı çıkması halinde durumu satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, 8 günlük muayene ve «ihbar yükümlülüğüne» uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasından da yararlanamayacağı, yargılama sırasında alınan sektör bilirkişinin de yer aldığı raporda ayıbın açık ya da gizli olup olmadığı tespit edilmediği gibi ayıba dair yapılan açıklamalardan basit bir muayene ile ayıbın tespit edilebileceği, kaldı ki «gizli ayıp» bulunduğu varsayılsa bile ayıbın sonradan ortaya çıktığı tarihte derhal bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunduğu halde aylarca «ihtar» çekilmeyerek bu yükümlülüğe de uyulmadığından davalının sözleşmeye aykırı davrandığının kanıtlanamadığı, ancak mahkemenin gerekçesi yönünden hata edildiği gerekçes …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan 01.06.2015 tarihli faturada belirtilen okul malzemelerini satın aldığını, malların ayıplı olduğunu, kullanılmaz durumda olduklarını ileri sürerek «ayıplı mal» bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ayıplı mal bedeli için ödenen tarihten «avans faizinin» uygulanmasını talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, «teslimden» sonra «ayıp» ihbarında bulunmadığını, «husumet» yönünden davanın reddi gerektiğini, davalının tedarikçi satıcı konumunda olduğu, üretici olmadığını, üreticiye dava açılması gerektiğini, malların zamanında eksiksiz teslim edildiğini, davacının kontrolleri yaparak teslim aldığını, «sulh hukuk» mahkemesince yapılan tespitte de ayıbının kullanıcı hatasından kaynaklandığının belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3055 E. , 2022/6958 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.09.2020 tarih ve 2018/514 E. - 2020/420 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.12.2020 tarih ve 2020/1162 E. - 2020/1252 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı üretici firma olan Ayza Mızrak Mak. San. İnş. Tes. Taah. Ltd Şti.'nin yetkili bayiisi ...ve PVC Makinaları Tic. ve San. Ltd. Şti. aracılığı ile finansman şirketi olan Garanti Finansal Kiralama A.Ş.'nin finansman desteği ile fastband belt 423 marka ve modelli kenar yapıştırma makinası satın aldığını, davalılar tarafından davacının bahse konu makineyi satın alması için kredi kullanmış olduğu finansal kiralama şirketi adına proforma fatura düzenlediklerini, davacının satın aldığı makinenin davacıya teslim edildiği günden itibaren sürekli arıza verdiğini, makine baskısında, otomotik tutkal boşaltmada, tutkal yağlama bölümünde, cumba baskı topunda vs sürekli arıza meydana geldiğini, davalıların her arızada makineyi servise gönderip tamiri yaptıklarını söylediklerini ancak arızaların devam ettiğini, Kayseri 5.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/5 D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucu makinenin gizli ayıplı olduğuna dair rapor düzenlendiğini, davacıdan bu şekilde makineyi kullanmasının beklenemeyeceğini belirterek makine bedeli için şimdilik 10.000,00 TL'nin ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ayrıca davacının leasing firmasına ödediği kredi faizi için şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiş, ıslah ile talebini 134.774,24 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı üretici firma vekili, davacının makineyi hem yanlış kullanarak hem de farklı parça takmak, makinenin ayarını kurcalamak, kalitesiz ve standart dışı malzemeler kullanmak, elektrik ve hava basıncını uygun kullanmak, kalitesiz tutkal ile tutkal kazanında gerekli temizliği yapmak suretiyle makinenin arızalanmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığını, ayıp ihbarını süresinde yapmadığını, makinelerde gizli ayıp olmadığını, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/5 D. İş sayılı tespite yönelik itirazları tekrar ettiğini ve yokluklarında yapılan tespiti kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı bayi, dava dilekçesine karşı cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, makinenin kurulduğu ilk günden başlayarak bir çok kez yetkili servise başvurduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davalının ayıp ihbarına ilişkin itirazına itibar edilmediği, davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği ve davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalı Ayza Mızrak Mak. San. İnş. Tes. Taah. Ltd. Şti.’ni üretici sıfatı ile davalı ...ve Pvc Makinaları Tic. ve San. Ltd. Şti. ise makineyi satan yetkili satıcı sıfatı ile davacının zararından birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu Fastband Belt 423 marka ve modelli kenar yapıştırma makinesinin fiilen davalılara teslimi şartı ile 121.200,00 TL satış bedelinin makinenin teslim tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine ve leaisng firmasına ödenen 13.574,24 TL faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, satın alınan malın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinin davacının leasing firmasına ödediği kredi faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. TBK'nın 227. maddesinde alıcının ayıptan doğan seçimlik hakları düzenlenirken alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklı tutulmuşsa da, davacının dava konusu makineyi alınırken leasing şirketine ödemiş olduğu faiz genel hükümler uyarınca istenebilecek tazminat kapsamında olmadığından bu hususa ilişkin talebinin reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) nolu açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/842925900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz