6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse tescili | Kar payı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4306 E. 2024/8274 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararının butlanı devredilemez yetkiler nitelikli çoğunluk yönetim kurulu kararının iptali aile şirketi toplantı ve karar nisabı nisap iç yönerge dürüstlük kuralına aykırılık temsil yetkisi sözleşmenin ihlali makul süre karar nisabı muhalefet şerhi butlan esas sözleşme yokluk emredici hüküm kısıtlılık münhasırlık cy/cy şerhi dürüstlük kuralı garantörlük anonim şirket esastan ret yetki geçersizlik yönetim kurulu kararı yetkisizlik kararı dava sebebi temsil

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 367TTK 370TTK 371TTK 390TTK 391

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/1069 E., 2022/259 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sermaye yapısı itibariyle aile şirketi olup, müvekkillerinin değişik pay oranları ile şirket ortakları olduğunu, müvekkillerinden ... ve ...'ın aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalı şirketin 30.11.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan 2021/2, 2021/3 ve 2021/4 karar no.lu yönetim kurulu kararlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 367 nci maddesi kapsamında daha önce kabul edilip tescil edilen 01.06.2017 tarihli şirket iç yönergesinin 3/I maddesine açıkça aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu tarafından getirilmek istenen rejim değişikliği; kanunun emredici esaslarına aykırılıkları yanında her şeyden önce davalı şirketin kadimden bu yana süre gelen işleyiş prensiplerine olan aykırılıkları nedeniyle de anonim şirketleri temel esasları ile dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu edilen 2021/2 no.lu yönetim kurulu kararı ile daha önce şirketin temsil ve ilzamına ilişkin 2019/3 no.lu yönetim kurulu kararının iptal edilmesine ve temsilci seçilmesine karar verildiğini, yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespitinin ancak mahkeme kararı ile mümkün olabileceğini, ayrıca yürürlükteki iç genelgedeki nisap şartını taşımadığını, 2021/3 sayılı yönetim kurulu kararı ile 01.06.2017 tarihli şirket iç yönergesinin ve daha önce imza yetkileri hakkında verilmiş olan bütün kararlar ile tüm imza sirkülerinin iptaline karar verildiği, bu kararda şirket iç yönergesinde belirlenen nisaba uyulmadığını, kararların yönetim kurulu üyesi müvekkillerinin muhalefet şerhlerine rağmen çoğunluğu temsil eden diğer yönetim kurulu üyelerinin 3/5 olumlu oyları ile alındığını, 2021/4 sayılı yönetim kurulu kararının ise, toplantı dışında, yönetim kurulu üyesi müvekkillere bilgi verilmeden görüşülüp imzalandığından yönetim kurulu üyesi müvekkiller tarafından 2021/4 sayılı karara muhalefet şerhi konulamadığını, bu kararda da nisaba uyulmadığını, yönetim kurulu kararlarının alındıkları tarihten itibaren butlan ve yokluk nedeniyle geçersizliklerinin tespitine karar verilmesi için davanın açıldığını ileri sürerek 30.11.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan 2021/2, 2021/3 ve 2021/4 sayılı yönetim kurulu kararlarının 6102 sayılı Kanun'un 391 nci maddesi gereğince batıl ve yok hükmünde olmaları nedeniyle geçersiz olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket esas sözleşmesinde toplantı ve karar nisapları konusunda herhangi bir ağırlaştırıcı nisap öngörülmediği bu konuda 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesinin geçerli olacağının kabul edildiğini, 2021/2 no.lu yönetim kurulu kararında müvekkili şirket yönetim kurulu, şirketin sınırsız temsil ve ilzamın nasıl yapılacağına ilişkin karar aldığını, konuyla ilgili 6102 sayılı Kanun'un 370 nci maddesine göre esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğunu, bu maddede genel anlamda yönetim kurulunun nasıl temsil ve ilzam edileceğinin düzenlendiğini, şirket esas sözleşmesinde buna engel bir düzenlemenin söz konusu olmadığını, bu nedenle yönetim kurulunun bu kararının esas sözleşmeye ve kanuna uygun olduğunu, 2021/3 no.lu yönetim kurulu kararında iç yönerge düzenlemek, mevcut iç yönergeyi değiştirmek veya yürürlükten kaldırıp yenisini kabul etmek yönetim kurulunun münhasır yetkisinde olan bir husus olup, bu konuda ne esas sözleşmede, ne de 6102 sayılı Kanun'da genel esaslarında farklı bir toplantı veya karar nisabı öngörülmediğini, davacıların 2021/4 no.lu yönetim kurulu kararının alındığı toplantının tarih, saat ve gündemi belirtilerek yeni iç yönergenin taslak metni ile birlikte bütün yönetim kurulu üyelerine toplantıdan bir buçuk gün önce bildirildiği ve kendilerinin davet edildiğini, davacılarında dava dilekçesinde toplantı davet yazısının yeni iç yönerge taslağıyla birlikte kendilerine gönderildiğini kabul ettiklerini, buna rağmen toplantıya katılıp karara muhalif kalmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, iç yönerge borç doğurmayan ve görev sahiplerine konumları konusunda garanti vermeyen, pay sahiplerine ve/veya alacaklılara bir hak sağlamayan, anonim ortaklıktan yönetimin resmini veren yönetim kurulu ile yönetim arasındaki yetki sınırını çizen ve yönetimde görev ilişkilerini gösteren bir organizasyon metni olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 371 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen yönetim kurulu iç yönergelerinde yönetim kuruluna toplantı ya da karar nisabı konusunda herhangi bir düzenleme yapmak için yetki verileceğine dair bir düzenlemeden bahsedilmediği, iç yönerge çıkarma, değiştirme ya da ortadan kaldırma konusunda yönetim kurulunun toplantı ve karar nisapları konusunda genel hüküm olan 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 391 inci maddesinde yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti talebinin örnekseme yoluyla sayıldığı belirtilmiş ise de, 391 inci maddesinde sayılan butlan nedenleri tahdidi nitelikte olup, davacı tarafça dayanılan nedenler bu maddede sayılan nedenlerden olmadığı gibi yönetim kurulu iç yönergelerinin değiştirilmesinde, oluşturulmasına ilişkin usul izlenecek olup, 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesi gereğince kabulde aranan nisaplar geçerli olacağı, davacılar 2021/4 no.lu yönetim kurulu kararının gündemi hakkında makul süre önce bilgilendirilmediklerini iddia etmişlerse de, gerek 6102 sayılı Kanun'da yönetim kurulunun toplantıya çağrılma usulüne ilişkin herhangi bir yasal düzenleme olmadığı gibi, şirket ana sözleşmesinde de bu hususta bir hüküm bulunmadığı, öte yandan, davacı yönetim kurulu üyelerine toplantı tarih, saat ve gündeminin e-posta yoluyla bildirildiğine ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, davacılar iç yönerge ile nitelikli çoğunluk öngörüldüğünden yönetim kurulu kararı ile iç yönergenin değiştirilemeyeceğini iddia etmişler ise de, bu husus ancak esas sözleşmede yönetim kurulu iç yönergesinin değiştirilmesi için gerekli olacak özel nisapların düzenlenmesi ile mümkün olabileceği, somut olay yönünden, esas sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunmamakta olup, alınan yönetim kurulu kararlarının esas sözleşme ve kanunda öngörülen toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alındığı, Kanun ya da ana sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı gibi yönetim kurulu kararının butlanını gerektirir bir sebebin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesi uyarınca esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulu kararları özel nisap gerektirmeyen ve oy çokluğu ile alınabilecek kararlar olduğu, iç yönerge düzenlenmesi ya da değiştirilmesi konusunu da kanunda özel bir nisap öngörülmemiş olup esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulunun görevi kapsamında düzenlenen iç yönerge 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesi uyarınca oy çokluğu ile değiştirilebileceği, davaya konu yönetim kurulu kararlarının 5 kişilik yönetim kurulunun 3 üyesinin olumlu oyu ile oy çokluğu ile alındığı hususunun ihtilafsız olduğu, 2021/03 sayılı kararı ile 01.06.2017 tarih ve 2017/01 sayılı iç yönergeyi iptal edilerek yeni iç yönergenin oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, davalı şirketin esas sözleşmede iç yönergenin kabulü ya da değiştirilmesi konususunda oyçokluğunun aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı, önceki iç yönergede tahdidi olarak sayılan belirli kararların alınması için oy çokluğu dışında ağırlaştırılmış nisap öngörülmüş olması (%80-4/5 olumlu oy ile) iç yönergeninin de bu öngörülen ağırlaştırılmış nisap ile değiştirileceği sonucunu doğurmayacağı, buna göre 2021/03 sayılı karar ana sözleşme ve kanunda öngörülen nisaba uygun olarak alındığı, 2021/02 sayılı kararı ile şirketin sınırsız temsil ve ilzamına ilişkin olarak alınan 03.10.2019 tarih 2019/03 numaralı kararının iptal edilmesine, yönetim kurul başkanının, yönetim kurulu başkan vekili ile birlikte veya yönetim kurulu üyesi ... ile birlikte müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzam etmesine, 2021/04 sayılı kararı ile 1 numaralı bentte şirketin temsil ve ilzamına ilişkin 2 no.lu yönetim kurulu kararı tekrar edilerek A Grubu, B grubu ve C grubu imza yetkililerinin belirlenmesine oy çokluğu ile karar verildiği, esas sözleşme ile belirli pay gruplarının yönetim kurulunda temsil edilme imkânı ve yönetim kurulu üyesi belirleme imtiyazı verilebileceği, davalı şirketin ana sözleşmesinin 7 nci maddesinde yönetim kurulu üyelerinin 2/5'nin A grubu, 2/5'nin B grubu, 1/5'nin de C grubu hissedarlar arasından ve onlar tarafından gösterilecek hissedarlar arasından seçileceği düzenlenmiş ve bu düzenleme uyarınca yönetim kurulu üyeleri seçildiği, şirket ana sözleşmesinde 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 370 inci maddesinin aksi yönde bir düzenleme mevcut olmadığından bu hususun yönetim kurulunun yetkisi kapsamında olduğu, buna göre yönetim kurulu tarafından yönetim kurulu üyeleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili kişileri oy çokluğu ile belirlenebilecek olup, bu husus yönetim kuruluna üye belirleme imtiyazı veren ana sözleşmenin ihlali niteliğinde olmadığı, davaya konu kararlar içerik itibarıyla eşit işlem ilkesine aykırı, şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, ya da diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 391 inci maddesi kapsamında batıl olan kararlardan da olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı ... şirketin 30.11.2021 tarihli 2021/ 2-3-4 nolu yönetim kurulu kararının butlanının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/356 E., 2024/4114 K. sayılı ilamı.

3. Değerlendirme

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava konusu edilen yönetim kurulu kararı daha önceden oy birliği ile kabul edilmiş, iç yönergenin iptali ve o yönergedeki temsil yetkisinin değiştirilmesi ile ilgilidir. Değiştirilen iç yönerge ile yönetim kurulu kararının %80 çoğunluk nisabı ile alınması öngörülmüş olmakla sözü edilen iç yönergenin değiştirilmesi de aynı nisapla alınacak bir karar ile mümkün olacaktır. Nisap sağlanmadan alınmış yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince şirket esas sözleşmesinde ağırlaştırıcı nisap bulunmadığı, önceki iç yönergede tahdidi olarak sayılan belirli kararların alınması için oy çokluğu dışında ağırlaştırıcı nisap öngörülmüş olması, iç yönergeninde bu ağırlaştırıcı nisap ile değiştirileceği sonucu doğurmayacağı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5865 E. 2024/8480 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Nisapsız alınan yönetim kurulu kararı yok hükmündedir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/356 E. 2024/4114 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yönetim kurulu karar nisabı ancak esas sözleşmeyle ağırlaştırılır

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/387 E. 2024/4088 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Ticaret sicili işleminin iptali | Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/387 E. 2024/4088 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Nitelikli çoğunluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15219 E. 2014/5024 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4306 E.  ,  2024/8274 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1035 Esas, 2023/498 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/1069 E., 2022/259 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sermaye yapısı itibariyle aile şirketi olup, müvekkillerinin değişik pay oranları ile şirket ortakları olduğunu, müvekkillerinden ... ve ...'ın aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, davalı şirketin 30.11.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan 2021/2, 2021/3 ve 2021/4 karar no.lu yönetim kurulu kararlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 367 nci maddesi kapsamında daha önce kabul edilip tescil edilen 01.06.2017 tarihli şirket iç yönergesinin 3/I maddesine açıkça aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu tarafından getirilmek istenen rejim değişikliği; kanunun emredici esaslarına aykırılıkları yanında her şeyden önce davalı şirketin kadimden bu yana süre gelen işleyiş prensiplerine olan aykırılıkları nedeniyle de anonim şirketleri temel esasları ile dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu edilen 2021/2 no.lu yönetim kurulu kararı ile daha önce şirketin temsil ve ilzamına ilişkin 2019/3 no.lu yönetim kurulu kararının iptal edilmesine ve temsilci seçilmesine karar verildiğini, yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespitinin ancak mahkeme kararı ile mümkün olabileceğini, ayrıca yürürlükteki iç genelgedeki nisap şartını taşımadığını, 2021/3 sayılı yönetim kurulu kararı ile 01.06.2017 tarihli şirket iç yönergesinin ve daha önce imza yetkileri hakkında verilmiş olan bütün kararlar ile tüm imza sirkülerinin iptaline karar verildiği, bu kararda şirket iç yönergesinde belirlenen nisaba uyulmadığını, kararların yönetim kurulu üyesi müvekkillerinin muhalefet şerhlerine rağmen çoğunluğu temsil eden diğer yönetim kurulu üyelerinin 3/5 olumlu oyları ile alındığını, 2021/4 sayılı yönetim kurulu kararının ise, toplantı dışında, yönetim kurulu üyesi müvekkillere bilgi verilmeden görüşülüp imzalandığından yönetim kurulu üyesi müvekkiller tarafından 2021/4 sayılı karara muhalefet şerhi konulamadığını, bu kararda da nisaba uyulmadığını, yönetim kurulu kararlarının alındıkları tarihten itibaren butlan ve yokluk nedeniyle geçersizliklerinin tespitine karar verilmesi için davanın açıldığını ileri sürerek 30.11.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan 2021/2, 2021/3 ve 2021/4 sayılı yönetim kurulu kararlarının 6102 sayılı Kanun'un 391 nci maddesi gereğince batıl ve yok hükmünde olmaları nedeniyle geçersiz olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket esas sözleşmesinde toplantı ve karar nisapları konusunda herhangi bir ağırlaştırıcı nisap öngörülmediği bu konuda 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesinin geçerli olacağının kabul edildiğini, 2021/2 no.lu yönetim kurulu kararında müvekkili şirket yönetim kurulu, şirketin sınırsız temsil ve ilzamın nasıl yapılacağına ilişkin karar aldığını, konuyla ilgili 6102 sayılı Kanun'un 370 nci maddesine göre esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğunu, bu maddede genel anlamda yönetim kurulunun nasıl temsil ve ilzam edileceğinin düzenlendiğini, şirket esas sözleşmesinde buna engel bir düzenlemenin söz konusu olmadığını, bu nedenle yönetim kurulunun bu kararının esas sözleşmeye ve kanuna uygun olduğunu, 2021/3 no.lu yönetim kurulu kararında iç yönerge düzenlemek, mevcut iç yönergeyi değiştirmek veya yürürlükten kaldırıp yenisini kabul etmek yönetim kurulunun münhasır yetkisinde olan bir husus olup, bu konuda ne esas sözleşmede, ne de 6102 sayılı Kanun'da genel esaslarında farklı bir toplantı veya karar nisabı öngörülmediğini, davacıların 2021/4 no.lu yönetim kurulu kararının alındığı toplantının tarih, saat ve gündemi belirtilerek yeni iç yönergenin taslak metni ile birlikte bütün yönetim kurulu üyelerine toplantıdan bir buçuk gün önce bildirildiği ve kendilerinin davet edildiğini, davacılarında dava dilekçesinde toplantı davet yazısının yeni iç yönerge taslağıyla birlikte kendilerine gönderildiğini kabul ettiklerini, buna rağmen toplantıya katılıp karara muhalif kalmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, iç yönerge borç doğurmayan ve görev sahiplerine konumları konusunda garanti vermeyen, pay sahiplerine ve/veya alacaklılara bir hak sağlamayan, anonim ortaklıktan yönetimin resmini veren yönetim kurulu ile yönetim arasındaki yetki sınırını çizen ve yönetimde görev ilişkilerini gösteren bir organizasyon metni olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 371 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen yönetim kurulu iç yönergelerinde yönetim kuruluna toplantı ya da karar nisabı konusunda herhangi bir düzenleme yapmak için yetki verileceğine dair bir düzenlemeden bahsedilmediği, iç yönerge çıkarma, değiştirme ya da ortadan kaldırma konusunda yönetim kurulunun toplantı ve karar nisapları konusunda genel hüküm olan 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 391 inci maddesinde yönetim kurulu kararlarının batıl olduğunun tespiti talebinin örnekseme yoluyla sayıldığı belirtilmiş ise de, 391 inci maddesinde sayılan butlan nedenleri tahdidi nitelikte olup, davacı tarafça dayanılan nedenler bu maddede sayılan nedenlerden olmadığı gibi yönetim kurulu iç yönergelerinin değiştirilmesinde, oluşturulmasına ilişkin usul izlenecek olup, 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesi gereğince kabulde aranan nisaplar geçerli olacağı, davacılar 2021/4 no.lu yönetim kurulu kararının gündemi hakkında makul süre önce bilgilendirilmediklerini iddia etmişlerse de, gerek 6102 sayılı Kanun'da yönetim kurulunun toplantıya çağrılma usulüne ilişkin herhangi bir yasal düzenleme olmadığı gibi, şirket ana sözleşmesinde de bu hususta bir hüküm bulunmadığı, öte yandan, davacı yönetim kurulu üyelerine toplantı tarih, saat ve gündeminin e-posta yoluyla bildirildiğine ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, davacılar iç yönerge ile nitelikli çoğunluk öngörüldüğünden yönetim kurulu kararı ile iç yönergenin değiştirilemeyeceğini iddia etmişler ise de, bu husus ancak esas sözleşmede yönetim kurulu iç yönergesinin değiştirilmesi için gerekli olacak özel nisapların düzenlenmesi ile mümkün olabileceği, somut olay yönünden, esas sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunmamakta olup, alınan yönetim kurulu kararlarının esas sözleşme ve kanunda öngörülen toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alındığı, Kanun ya da ana sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı gibi yönetim kurulu kararının butlanını gerektirir bir sebebin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesi uyarınca esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulu kararları özel nisap gerektirmeyen ve oy çokluğu ile alınabilecek kararlar olduğu, iç yönerge düzenlenmesi ya da değiştirilmesi konusunu da kanunda özel bir nisap öngörülmemiş olup esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulunun görevi kapsamında düzenlenen iç yönerge 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesi uyarınca oy çokluğu ile değiştirilebileceği, davaya konu yönetim kurulu kararlarının 5 kişilik yönetim kurulunun 3 üyesinin olumlu oyu ile oy çokluğu ile alındığı hususunun ihtilafsız olduğu, 2021/03 sayılı kararı ile 01.06.2017 tarih ve 2017/01 sayılı iç yönergeyi iptal edilerek yeni iç yönergenin oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, davalı şirketin esas sözleşmede iç yönergenin kabulü ya da değiştirilmesi konususunda oyçokluğunun aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı, önceki iç yönergede tahdidi olarak sayılan belirli kararların alınması için oy çokluğu dışında ağırlaştırılmış nisap öngörülmüş olması (%80-4/5 olumlu oy ile) iç yönergeninin de bu öngörülen ağırlaştırılmış nisap ile değiştirileceği sonucunu doğurmayacağı, buna göre 2021/03 sayılı karar ana sözleşme ve kanunda öngörülen nisaba uygun olarak alındığı, 2021/02 sayılı kararı ile şirketin sınırsız temsil ve ilzamına ilişkin olarak alınan 03.10.2019 tarih 2019/03 numaralı kararının iptal edilmesine, yönetim kurul başkanının, yönetim kurulu başkan vekili ile birlikte veya yönetim kurulu üyesi ...

ile birlikte müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzam etmesine, 2021/04 sayılı kararı ile 1 numaralı bentte şirketin temsil ve ilzamına ilişkin 2 no.lu yönetim kurulu kararı tekrar edilerek A Grubu, B grubu ve C grubu imza yetkililerinin belirlenmesine oy çokluğu ile karar verildiği, esas sözleşme ile belirli pay gruplarının yönetim kurulunda temsil edilme imkânı ve yönetim kurulu üyesi belirleme imtiyazı verilebileceği, davalı şirketin ana sözleşmesinin 7 nci maddesinde yönetim kurulu üyelerinin 2/5'nin A grubu, 2/5'nin B grubu, 1/5'nin de C grubu hissedarlar arasından ve onlar tarafından gösterilecek hissedarlar arasından seçileceği düzenlenmiş ve bu düzenleme uyarınca yönetim kurulu üyeleri seçildiği, şirket ana sözleşmesinde 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 370 inci maddesinin aksi yönde bir düzenleme mevcut olmadığından bu hususun yönetim kurulunun yetkisi kapsamında olduğu, buna göre yönetim kurulu tarafından yönetim kurulu üyeleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili kişileri oy çokluğu ile belirlenebilecek olup, bu husus yönetim kuruluna üye belirleme imtiyazı veren ana sözleşmenin ihlali niteliğinde olmadığı, davaya konu kararlar içerik itibarıyla eşit işlem ilkesine aykırı, şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, ya da diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin 6102 sayılı Kanun'un 391 inci maddesi kapsamında batıl olan kararlardan da olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı ... şirketin 30.11.2021 tarihli 2021/ 2-3-4 nolu yönetim kurulu kararının butlanının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/356 E., 2024/4114 K. sayılı ilamı.

3. Değerlendirme

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava konusu edilen yönetim kurulu kararı daha önceden oy birliği ile kabul edilmiş, iç yönergenin iptali ve o yönergedeki temsil yetkisinin değiştirilmesi ile ilgilidir. Değiştirilen iç yönerge ile yönetim kurulu kararının %80 çoğunluk nisabı ile alınması öngörülmüş olmakla sözü edilen iç yönergenin değiştirilmesi de aynı nisapla alınacak bir karar ile mümkün olacaktır. Nisap sağlanmadan alınmış yönetim kurulu kararı yok hükmünde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince şirket esas sözleşmesinde ağırlaştırıcı nisap bulunmadığı, önceki iç yönergede tahdidi olarak sayılan belirli kararların alınması için oy çokluğu dışında ağırlaştırıcı nisap öngörülmüş olması, iç yönergeninde bu ağırlaştırıcı nisap ile değiştirileceği sonucu doğurmayacağı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 25.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1108655300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.