Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/751 E. 2024/7469 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp↗ tefrik↗ müteselsil sorumluluk↗ ara karar↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ haksız fiil↗ görevsizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ teminat↗ teslim↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... Üretim Tek. Müh. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili, Ticaret Mahkemesine hitaben sunmuş olduğu ve davalılar yanında ......Ltd. Şti., ..., ... Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de husumet yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında hasar meydana geldiğini, poliçe teminatı uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket sigortalılarının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, rücu talebine konu poliçelerin sigortalılarca hasarın öğrenilmesinden sonra düzenlendiğini, müvekkilinin gerek ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... tarafından gerekse Batı Birlik tarafından yapılan zemin etüt raporlarına güvenerek kooperatifin kendisine verdiği projeye uygun olarak inşaat yaptığını, müvekkil firmanın sözleşme gereği zemin etüdü yapma veya yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, ancak kendisine teslim edilen plan ve projeye aykırı imalat yapması halinde hukuken sorumlu tutulacağını, imalatın tamamen yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, meydana gelen hasarın yapılan imalattan kaynaklanmadığını, gayrimenkullerin zeminde meydana gelen kayma olayları müvekkilinin ihmalinden kaynaklanmadığını, meydana gelen kaymanın heyelandan kaynaklandığını, heyelanlı bölgenin ... ve ... tarafından imara açıldığını, heyelanlı alanı imara açan ve bu ayıplı arsayı tahsis eden sorumluların kazıklı güçlendirme bedelinin tamamından sorumlu olması gerektiğini, inşaatın mimari projesinin ve zemin etüdünün mal sahibi tarafından yaptırıldığını ve inşaat ruhsatının da ilgili belediyeden alınmak suretiyle ihalesinin yapıldığını, müvekkilinin üst yapı imalatı yaptığını, ayıbın giderilmesinden dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... ...Ltd. Şti., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III.MAHKEME KARARI
1. Davanın açıldığı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/843 E. sayılı dosyasında öncelikle, sigortalı ... ..Ltd. Şti'ne yapılan ödeme dışında kalan 933.333,35 TL tutarın dosyadan tefriki yeni bir esasa kaydına verilmiş, tefrik üzerine oluşan aynı Mahkemenin 2015/897 E. Sayılı dosyasında verilen 23.12.2015 tarihli kararla, tefrik edilen talep bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davacı vekilince temyize başvurulmuş, Dairemizin 10.01.2018 tarih, 2016/5795 E., 2018/177 K. Sayılı kararıyla, davalı şirketler hakkında verilen görevsizlik kararına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davalı Belediyeler hakkında verilen karar bakımından ise davalı Belediyeler hakkındaki talep bakımından idari yargının görevli olduğu, bu husus gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle bozma kararı verilmiş, davalı şirketler hakkındaki görevsizlik kararının bu suretle kesinleşmesi üzerine dosya Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek yeni esas almış, Mahkemenin 24.08.2021 tarihli ara kararıyla davalı ......Ltd. Şti. Hakkındaki davanın iş bu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş, temyiz incelemesine konu karar davalılar .....A.Ş. ve ... hakkında verilmiştir.
2. Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen heyelan sebebiyle oluşan zarardan davalı yüklenici .....A.Ş.'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 471 inci maddesine göre, yapı denetim şirketi olarak görev yapan diğer davalının ise 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu'nun (4708 sayılı Kanun) 3 üncü maddesine göre sorumlu olduğu, her iki davalının da esasen yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebiyle haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulduğu, zarara birlikte sebebiyet veren davalıların müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı .....A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 inci maddesi.
2. 6098 sayılı Kanun'un 471 inci maddesi.
3. 4708 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesinin, davacının gerçek kişi olan sigortalılarına yaptığı ödemelere ilişkin rücu talebi bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair verdiği kararın Dairemizce onanmış olmasına göre mümeyyiz davalı vekilinin bir kısım sigortalılar hakkındaki rücu talebi bakımından Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna dair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı ......A.Ş. vekili, cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarında, davacının bir kısım sigortalılarının müvekkiline hiç ayıp ihbarında bulunmadığını, bir kısım sigortalılarca ise ayıp ihbarında bulunulmuş ise de bu ihbarların süresinde olmadığını, belirtilen sigortalılar, süresinde ayıp ihbarında bulunmamaları sebebiyle müvekkiline karşı dava hakkını kaybettiğinden onların halefi olan davacı sigortacının da dava hakkını kaybettiğini savunmuş olup Mahkemece bu savunma hakkında herhangi bir inceleme değerlendirme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. Kabule göre de davacı vekili, 31.03.2022 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu rücu talebi bakımından İdare Mahkemelerinde Ankara Büyükşehir, ... ve Yenimahalle Belediyelerine dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda adı geçen Belediyeler'den bir kısım tahsilat yaptığını ve yapılan tahsilatlar neticesinde bakiye 513.333,35 TL alacağı kaldığını beyan etmiştir. Bu itibarla Mahkemece, davacının davadan sonra ne kadar tahsilat yaptığı belirlenip tahsil edilen tutarlar bakımından davanın konusuz kaldığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Mahkemenin kabul şekline göre hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4.Bozma sebebine göre davalı ......A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5795 E. 2018/177 K.
Ortak:tefrik · rücuen tazminat · haksız fiil · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · hasar · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında verilen 23.12.2015 tarihli kararla, «tefrik» edilen talep bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş, karara karşı davacı vekilince temyize başvurulmuş, Dairemizin 10.01.2018 tarih, 2016/5795 E., 2018/177 K.
Sayılı kararıyla, davalı şirketler hakkında verilen «görevsizlik» kararına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davalı Belediyeler hakkında verilen karar bakımından ise davalı Belediyeler hakkındaki talep bakımından idari yargının «görevli» olduğu, bu husus gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle bozma kararı verilmiş, davalı şirketler hakkındaki görevsizlik kararının bu suretle kes …
Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de «husumet» yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında «hasar» meydana geldiğini, poliçe «teminatı» uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/843 esas sayılı dosyasında davacı tarafından sigortalılara ait poliçeler kapsamında yapılan ödemelerin «rücuen tazminine» yönelik dava açıldığı, gerçek kişi sigortalılara yapılan 933.333,35 TL’lik kısmına ilişkin davanın bu davadan «tefriki» ile ayrı bir esasına kaydedilerek işbu dosyada görülmesine karar verildiği, sigortalı ....
Şti'ye ödenen bedelin «rücuen tahsili» istemiyle açılan davanın ise 2015/843 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, davanın nitelendirilmesi yapılırken sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili dava olmadığı, sigortalıların «tacir» olmadığı, «haksız fiile» dayalı «tazminat davası» olduğu, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… nın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, 22.03.1944 gün 1939/37 esas, 1944/9 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere, sigortacının, «sigorta poliçesinden» doğmayıp ta yasadan aldığı bir yetkiye dayanmak suretiyle ve «haksız eylem» nedeniyle alacaklı (sigortalı gerçek kişilerin) yerine geçerek hareket etmesi nedeniyle «görevli» mahkemenin, sigortalının, sorumlular aleyhine dava açacağı mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi HMK 16 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · rücuen tahsil · ticari işletme · haksız eylem · dava şartı yokluğu · tazminat davası · usulden reddi · tacir
Benzer bu karardaŞti'ye ödenen bedelin «rücuen tahsili» istemiyle açılan davanın ise 2015/843 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, davanın nitelendirilmesi yapılırken sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili dava olmadığı, sigortalıların «tacir» olmadığı, «haksız fiile» dayalı «tazminat davası» olduğu, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı Belediyeler aleyhindeki davanın 6100 sayılı HMK 114/b maddesi gereğince, «yargı yolunun» caiz olmaması nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Belediyeler yönünden bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… nın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, 22.03.1944 gün 1939/37 esas, 1944/9 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere, sigortacının, «sigorta poliçesinden» doğmayıp ta yasadan aldığı bir yetkiye dayanmak suretiyle ve «haksız eylem» nedeniyle alacaklı (sigortalı gerçek kişilerin) yerine geçerek hareket etmesi nedeniyle «görevli» mahkemenin, sigortalının, sorumlular aleyhine dava açacağı mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi HMK 16 …
Belediyesinin ise sitenin güney yamacında açtığı yolun sitede kaymaya sebebiyet vermesi nedeniyle adı geçen idareler aleyhinde «tazminat davası» açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7416 E. 2022/4378 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaBelediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de «husumet» yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında «hasar» meydana geldiğini, poliçe «teminatı» uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket sigortalılarının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, «rücu» talebine konu poliçelerin sigortalılarca «hasarın» öğrenilmesinden sonra düzenlendiğini, müvekkilinin gerek ...
… isine verdiği projeye uygun olarak inşaat yaptığını, müvekkil firmanın sözleşme gereği zemin etüdü yapma veya yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, ancak kendisine «teslim» edilen plan ve projeye aykırı imalat yapması halinde hukuken sorumlu tutulacağını, imalatın tamamen yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, meydana gelen «hasarın» yapılan imalattan kaynaklanmadığını, gayrimenkullerin zeminde meydana gelen kayma olayları müvekkilinin ihmalinden kaynaklanmadığını, meydana gelen kaymanın heyela …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, 07.02.2011 tanzim tarihli, 07.02.2011- 07.02.2012 vadeli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile yer kayması/heyelanın «sigorta teminatı» altına alındığı hususlarında herhangi bir ihtilafın olmadığı, davacı talebinin, «kar kaybı» olmadığı, zararın akdin feshinden veya cezai şartların uygulanmasından ileri gelen bir talep olmadığı, bu nedenle «sigorta teminatının kapsamı» dışında kalmayacağından davalı savunmasının yerinde görülmediği, 27.09.2011 tarihinde sigorta şirketine «ihbar» edilmiş olmasına rağmen davacı yanın İnşaat faaliyetine devam ettiği, Çankaya Belediyesi tarafından 16.12.2011 tarihinde inşaatın durdurulduğu, davalı tarafça davacı talebinin 02.07.2012 tarihinde reddedildiği, «hasarın» belirleme tarihinin inşaatın durdurulduğu 16.12.2011 tarihli bakiye olan 3.586.879,88TL esas alınarak bu durumda talep edilebilecek meblağın 2.699.503,90 TL (3.586.879,88 TL*%80-(8.500.000,00TL*%2) şeklindeki hesaplama ile 2.699.503,90-TL zarar miktarının benimsendiği, ayrıca olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK 1292. maddesi gereğince davacının meydana gelen heyelan riskini ve «rizikoyu» önleyebilmek için alabileceği tedbir bulunmadığından ağır kusurlu kabul edilemeyecek ise de zararın belirlenme tarihi olarak 16.12.2011 tarihinin esas alındığı nazara alındığında davacının bu tarih öncesinde daha kapsamlı bir zemin etüdü yaparak arazinin inşaata uygun olup olmadığı tespitinde daha dikkatli davranma yükümlülüğü ve ayrıca inşaatta zemin çalışması başladığında toprağın yapısı da değerlendirilerek zemin etüdü ile ilgili çalışmasını yinelemesi ve bu doğrultuda inşaata devam etmesi gerekirken bu anlamda kısmi bir ihmalinin ve kusurunun olduğu, dolayısıyla takdiren davacı kusuruna istinaden mülga 818 sayılı BK’nın 44.maddesi gereğince hasar miktarında %20 oranında indirime gidilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, her ne kadar hasar bedeli, 2.699.503,90 TL olarak belirlenmiş ise de takdiren, davacı yanın zararın artmasına ilişkin davranışları nazara alınarak %20 indirime gidilmek üzere belirlenen 2.159.603,12 TL ‘nin 27.09.2011 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; bu karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında davacı şirketin 28051 ada 4 parsel sayılı taşınmazda yapmayı üstlendiği inşaat ile ilgili, 07/02/2011 - 2012 tarihini kapsayan inşaat tüm riskler «sigorta poliçesi» düzenlendiği, yer kayma ve çökme «rizikosunun» da «teminat kapsamında» olduğu, 16/06/2011 tarihinde yaşanan yağış nedeniyle bölgede heyelan meydana geldiği, ancak sigortalı inşaatta heyelan nedeniyle bir zarar oluşmadığı, bununla birlikte, Çankaya Belediyesi’nin 16/12/2011 tarihinde inşaat faaliyetlerinin durdurulmasına karar verdiği, davacının inşaatın başlatılması için idareye yaptığı başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, inşaatın durdurulması işleminin iptali için dava açtığı, davanın reddedildiği, Bakanlar Kurulu kararı ile 2014 yılında inşaat konusu taşınmazın «afete» maruz bölge «ilan» edildiği, bunun üzerine davacı tarafın inşaata devam edilemeyeceği ve zararın kesinlik kazandığı gerekçesiyle inşaat için yapılmış «masrafların» sigorta poliçesi kapsamında tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
İnşaat Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi; "Bu sigorta, konusunu teşkil eden değerlerin «teminat» müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir «ziya» ve «hasara» uğraması halini temin eder” hükmünü düzenlemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · zıya · afet · kar kaybı · sigorta teminatı kapsamı · sigorta tazminatı · sigorta teminatı · ziya
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, 07.02.2011 tanzim tarihli, 07.02.2011- 07.02.2012 vadeli İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile yer kayması/heyelanın «sigorta teminatı» altına alındığı hususlarında herhangi bir ihtilafın olmadığı, davacı talebinin, «kar kaybı» olmadığı, zararın akdin feshinden veya cezai şartların uygulanmasından ileri gelen bir talep olmadığı, bu nedenle «sigorta teminatının kapsamı» dışında kalmayacağından davalı savunmasının yerinde görülmediği, 27.09.2011 tarihinde sigorta şirketine «ihbar» edilmiş olmasına rağmen davacı yanın İnşaat faaliyetine devam ettiği, Çankaya Belediyesi tarafından 16.12.2011 tarihinde inşaatın durdurulduğu, davalı tarafça davacı talebinin 02.07.2012 tarihinde reddedildiği, «hasarın» belirleme tarihinin inşaatın durdurulduğu 16.12.2011 tarihli bakiye olan 3.586.879,88TL esas alınarak bu durumda talep edilebilecek meblağın 2.699.503,90 TL (3.586.879,88 TL*%80-(8.500.000,00TL*%2) şeklindeki hesaplama ile 2.699.503,90-TL zarar miktarının benimsendiği, ayrıca olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK 1292. maddesi gereğince davacının meydana gelen heyelan riskini ve «rizikoyu» önleyebilmek için alabileceği tedbir bulunmadığından ağır kusurlu kabul edilemeyecek ise de zararın belirlenme tarihi olarak 16.12.2011 tarihinin esas alındığı nazara alındığında davacının bu tarih öncesinde daha kapsamlı bir zemin etüdü yaparak arazinin inşaata uygun olup olmadığı tespitinde daha dikkatli davranma yükümlülüğü ve ayrıca inşaatta zemin çalışması başladığında toprağın yapısı da değerlendirilerek zemin etüdü ile ilgili çalışmasını yinelemesi ve bu doğrultuda inşaata devam etmesi gerekirken bu anlamda kısmi bir ihmalinin ve kusurunun olduğu, dolayısıyla takdiren davacı kusuruna istinaden mülga 818 sayılı BK’nın 44.maddesi gereğince hasar miktarında %20 oranında indirime gidilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, her ne kadar hasar bedeli, 2.699.503,90 TL olarak belirlenmiş ise de takdiren, davacı yanın zararın artmasına ilişkin davranışları nazara alınarak %20 indirime gidilmek üzere belirlenen 2.159.603,12 TL ‘nin 27.09.2011 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranlı «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; bu karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bu hüküm uyarınca sigortacının «sigorta tazminatı» ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için her şeyden önce sigortanın konusunu teşkil eden değerlerin sigorta süresi zarfında «zıya» veya «hasara» uğramış olması gerekir.
Dolayısıyla, meydana gelen zararın «sigorta teminatı kapsamında» değerlendirilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. (3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı şirketin 28051 ada 4 parsel sayılı taşınmazda yapmayı üstlendiği inşaat ile ilgili, 07/02/2011 - 2012 tarihini kapsayan inşaat tüm riskler «sigorta poliçesi» düzenlendiği, yer kayma ve çökme «rizikosunun» da «teminat kapsamında» olduğu, 16/06/2011 tarihinde yaşanan yağış nedeniyle bölgede heyelan meydana geldiği, ancak sigortalı inşaatta heyelan nedeniyle bir zarar oluşmadığı, bununla birlikte, Çankaya Belediyesi’nin 16/12/2011 tarihinde inşaat faaliyetlerinin durdurulmasına karar verdiği, davacının inşaatın başlatılması için idareye yaptığı başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, inşaatın durdurulması işleminin iptali için dava açtığı, davanın reddedildiği, Bakanlar Kurulu kararı ile 2014 yılında inşaat konusu taşınmazın «afete» maruz bölge «ilan» edildiği, bunun üzerine davacı tarafın inşaata devam edilemeyeceği ve zararın kesinlik kazandığı gerekçesiyle inşaat için yapılmış «masrafların» sigorta poliçesi kapsamında tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12082 E. 2010/6895 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaBelediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de «husumet» yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında «hasar» meydana geldiğini, poliçe «teminatı» uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket sigortalılarının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, «rücu» talebine konu poliçelerin sigortalılarca «hasarın» öğrenilmesinden sonra düzenlendiğini, müvekkilinin gerek ...
… isine verdiği projeye uygun olarak inşaat yaptığını, müvekkil firmanın sözleşme gereği zemin etüdü yapma veya yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, ancak kendisine «teslim» edilen plan ve projeye aykırı imalat yapması halinde hukuken sorumlu tutulacağını, imalatın tamamen yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, meydana gelen «hasarın» yapılan imalattan kaynaklanmadığını, gayrimenkullerin zeminde meydana gelen kayma olayları müvekkilinin ihmalinden kaynaklanmadığını, meydana gelen kaymanın heyela …
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece,bozmaya uyulmuş,alınan ve benimsenen ek bilirkişi raporuna göre, «hasarın» yer kaymasından kaynaklandığı, binanın yapım ve imalat hatasının bulunmadığı gerekçesiyle,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… yma gibi olayların meydana geldiğinin asıl ve ek raporda açıklanmış olmasına, zemindeki bu gibi olayların "yer kayması" olduğunun bildirilmesine, poliçeye ekli tümü «işyeri sigorta» poliçe kitapçığında yer alan "kloz 9 yer kayması klozu" başlıklı kloza göre, bina civarında yapılan kazılar ile deprem ve yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar aksine sözleşme ile «teminat» altına alınabilecek «rizikolardan» olup, somut olayda böyle bir riziko meydana gelmediği gibi, aynı klozda binanın oturduğu arsada oluşan yer kayması ve toprak çökmesi sonucu sigortalı şeyde doğrudan meydana gelecek zararlar teminata «dahil» edilmiş olup, somut olayda bu kapsamda kalan rizikonun yer kayması ve toprak çökmesi olarak nitelendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · işyeri sigortası · muafiyet · riziko · denetime elverişlilik · olumsuz oy · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, binadaki «hasarın» bina zemininin, temellerinin su almasından kaynaklandığı ve hasarın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine, “bilirkişi raporunda geçen “çökme ve kayma” olaylarının, dava konusu «sigorta poliçesinde» kasdedilen “yer kayması” olup olmadığı, poliçe özel ve genel şartlarındaki hükümler gereğince hasarın, poliçe kapsamında sayılan «rizikolardan» kaynaklanması halinde, hasarın imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olup olmayacağı konularında ise bir açıklama bulunmadığı gözetilerek,bilirkişilerden ek rapor yada yeni bir heyetten «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması gerektiğine işaret edilerek, «eksik inceleme» gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
… yma gibi olayların meydana geldiğinin asıl ve ek raporda açıklanmış olmasına, zemindeki bu gibi olayların "yer kayması" olduğunun bildirilmesine, poliçeye ekli tümü «işyeri sigorta» poliçe kitapçığında yer alan "kloz 9 yer kayması klozu" başlıklı kloza göre, bina civarında yapılan kazılar ile deprem ve yanardağ püskürmesi nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararlar aksine sözleşme ile «teminat» altına alınabilecek «rizikolardan» olup, somut olayda böyle bir riziko meydana gelmediği gibi, aynı klozda binanın oturduğu arsada oluşan yer kayması ve toprak çökmesi sonucu sigortalı şeyde doğrudan meydana gelecek zararlar teminata «dahil» edilmiş olup, somut olayda bu kapsamda kalan rizikonun yer kayması ve toprak çökmesi olarak nitelendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin …
2-Poliçe önyüzünde ve ayrıca poliçe ekinde yer alan «muafiyet» klozu hakkında mahkemece değerlendirme yapılıp gerektiğinde sigortacı bir bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ve ek rapora itiraz dilekçesinde de davalı vekilince bu kloza göre hüküm tesisi gerektiği bildirildiği halde bu kloz hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi nedeniyle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9591 E. 2012/16442 K.
Ortak:tefrik · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · teminat · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaŞti'ne yapılan ödeme dışında kalan 933.333,35 TL tutarın dosyadan «tefriki» yeni bir esasa «kaydına» verilmiş, tefrik üzerine oluşan aynı Mahkemenin 2015/897 E.
Sayılı dosyasında verilen 23.12.2015 tarihli kararla, «tefrik» edilen talep bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş, karara karşı davacı vekilince temyize başvurulmuş, Dairemizin 10.01.2018 tarih, 2016/5795 E., 2018/177 K.
Hakkındaki davanın iş bu dosyadan «tefriki» ile yeni bir esasa «kaydına» karar verilmiş, temyiz incelemesine konu karar davalılar .....A.Ş. ve ... hakkında verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davacıların maliki olduğu taşınmazın davalı şirket tarafından sigortalandığı, «sigorta poliçesinde» yer kayması klozunun bulunduğu, davalı ... şirketinin poliçe «teminatı» süresi içerisinde tespit edilen «riziko» nedeni ile sorumlu tutulması gerektiği, davalı ... yönünden davanın «tefrik» edilerek «görevsizlik» kararı verildiğinden, hüküm kurulmasına gerek olmadığı, davalı ...'ün kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 136.499,00 TL alacağın «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür olmamak kaydı · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · vekalet ücreti takdiri · riziko · ıslah · maddi tazminat · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre, davacıların maliki olduğu taşınmazın davalı şirket tarafından sigortalandığı, «sigorta poliçesinde» yer kayması klozunun bulunduğu, davalı ... şirketinin poliçe «teminatı» süresi içerisinde tespit edilen «riziko» nedeni ile sorumlu tutulması gerektiği, davalı ... yönünden davanın «tefrik» edilerek «görevsizlik» kararı verildiğinden, hüküm kurulmasına gerek olmadığı, davalı ...'ün kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 136.499,00 TL alacağın «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile davalı ...
Davalı ... yargılamada vekille «temsil» edilmiş ve hakkındaki dava reddedilmiş olmasına rağmen, anılan davalı yönünden «ıslah» dilekçesiyle aleyhine «maddi tazminat» miktarı arttırılmadığından dava dilekçesiyle talep edilen ve reddedilen 21.937,42 TL için davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, anılan davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8975 E. 2010/4595 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaBelediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de «husumet» yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında «hasar» meydana geldiğini, poliçe «teminatı» uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket sigortalılarının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, «rücu» talebine konu poliçelerin sigortalılarca «hasarın» öğrenilmesinden sonra düzenlendiğini, müvekkilinin gerek ...
… isine verdiği projeye uygun olarak inşaat yaptığını, müvekkil firmanın sözleşme gereği zemin etüdü yapma veya yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, ancak kendisine «teslim» edilen plan ve projeye aykırı imalat yapması halinde hukuken sorumlu tutulacağını, imalatın tamamen yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, meydana gelen «hasarın» yapılan imalattan kaynaklanmadığını, gayrimenkullerin zeminde meydana gelen kayma olayları müvekkilinin ihmalinden kaynaklanmadığını, meydana gelen kaymanın heyela …
Benzer bu karardaPoliçede «teminat», 18.11.2004 tarihinde başlatılmış olup, davalı vekili, yer kaymasının («rizikonun») bu tarihten önce başladığını ve buna bağlı «hasarın» yine bu tarihten oluştuğunu savunmuş ve bu yönde bazı delillere dayanmıştır.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · denetime elverişli rapor · keşif · gerçek zarar · riziko · denetime elverişlilik · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporuna göre, yapının gerek yer kayması ve heyelan, gerekse binanın yapımından kaynaklı nedenlerle idarece yıkıldığı, poliçe tanziminden çok sonra «afete» maruz bölge «ilanının» yapıldığı, gerek mal ve can emniyeti bakımından binanın idarece yıkımının gerekse afete maruz bölge ilanı üzerine yıkımının yer kayması veya toprak çökmesi unsurları kapsamında kaldığı ve aynı amaca yönelik olduğu, taraflarca aynı kuşku ve korku nedeniyle «riziko» kapsamına alındığı, davalının poliçe hazırlanırken binanın kaçak ve 7 katlı olduğunu bilmekte olduğu, zarar miktarının 60.000,00 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın k …
Hükme esas bilirkişi kurulu raporu, yapılan «keşif» üzerine düzenlenmiş olup, davacı konutunun bulunduğu bölgenin heyelan ve kayma nedeniyle «afete» maruz bölge «ilan» edilmesi sonrasında alınan idari kararla yıktırıldığı, 17.08.1999 yılı depreminden sonra bölgede görülen zararlar nedeniyle heyelan olgusunun uzun zamandan beri gü …
Bu durumda, savunmanın üzerinde yeterince durulması, davalı delillerinin tamamının toplanması, taraf delillerinin zeminde işaret ettiği yerlerin tespit edilmesi, «denetime elverişli rapor» alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Poliçede «teminat», 18.11.2004 tarihinde başlatılmış olup, davalı vekili, yer kaymasının («rizikonun») bu tarihten önce başladığını ve buna bağlı «hasarın» yine bu tarihten oluştuğunu savunmuş ve bu yönde bazı delillere dayanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/751 E. , 2024/7469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/163 E., 2022/259 K.
HÜKÜM
Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... Üretim Tek. Müh. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili, Ticaret Mahkemesine hitaben sunmuş olduğu ve davalılar yanında ......Ltd. Şti., ..., ... Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de husumet yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında hasar meydana geldiğini, poliçe teminatı uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket sigortalılarının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, rücu talebine konu poliçelerin sigortalılarca hasarın öğrenilmesinden sonra düzenlendiğini, müvekkilinin gerek ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... tarafından gerekse Batı Birlik tarafından yapılan zemin etüt raporlarına güvenerek kooperatifin kendisine verdiği projeye uygun olarak inşaat yaptığını, müvekkil firmanın sözleşme gereği zemin etüdü yapma veya yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, ancak kendisine teslim edilen plan ve projeye aykırı imalat yapması halinde hukuken sorumlu tutulacağını, imalatın tamamen yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, meydana gelen hasarın yapılan imalattan kaynaklanmadığını, gayrimenkullerin zeminde meydana gelen kayma olayları müvekkilinin ihmalinden kaynaklanmadığını, meydana gelen kaymanın heyelandan kaynaklandığını, heyelanlı bölgenin ...
ve ... tarafından imara açıldığını, heyelanlı alanı imara açan ve bu ayıplı arsayı tahsis eden sorumluların kazıklı güçlendirme bedelinin tamamından sorumlu olması gerektiğini, inşaatın mimari projesinin ve zemin etüdünün mal sahibi tarafından yaptırıldığını ve inşaat ruhsatının da ilgili belediyeden alınmak suretiyle ihalesinin yapıldığını, müvekkilinin üst yapı imalatı yaptığını, ayıbın giderilmesinden dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... ...Ltd. Şti., cevap dilekçesi sunmamıştır.
III.MAHKEME KARARI
1. Davanın açıldığı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/843 E. sayılı dosyasında öncelikle, sigortalı ... ..Ltd. Şti'ne yapılan ödeme dışında kalan 933.333,35 TL tutarın dosyadan tefriki yeni bir esasa kaydına verilmiş, tefrik üzerine oluşan aynı Mahkemenin 2015/897 E. Sayılı dosyasında verilen 23.12.2015 tarihli kararla, tefrik edilen talep bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı davacı vekilince temyize başvurulmuş, Dairemizin 10.01.2018 tarih, 2016/5795 E., 2018/177 K. Sayılı kararıyla, davalı şirketler hakkında verilen görevsizlik kararına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davalı Belediyeler hakkında verilen karar bakımından ise davalı Belediyeler hakkındaki talep bakımından idari yargının görevli olduğu, bu husus gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle bozma kararı verilmiş, davalı şirketler hakkındaki görevsizlik kararının bu suretle kesinleşmesi üzerine dosya Ankara 36.
Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek yeni esas almış, Mahkemenin 24.08.2021 tarihli ara kararıyla davalı ......Ltd. Şti. Hakkındaki davanın iş bu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş, temyiz incelemesine konu karar davalılar .....A.Ş. ve ... hakkında verilmiştir.
2. Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen heyelan sebebiyle oluşan zarardan davalı yüklenici .....A.Ş.'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 471 inci maddesine göre, yapı denetim şirketi olarak görev yapan diğer davalının ise 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu'nun (4708 sayılı Kanun) 3 üncü maddesine göre sorumlu olduğu, her iki davalının da esasen yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebiyle haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulduğu, zarara birlikte sebebiyet veren davalıların müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı .....A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 inci maddesi.
2. 6098 sayılı Kanun'un 471 inci maddesi.
3. 4708 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesinin, davacının gerçek kişi olan sigortalılarına yaptığı ödemelere ilişkin rücu talebi bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair verdiği kararın Dairemizce onanmış olmasına göre mümeyyiz davalı vekilinin bir kısım sigortalılar hakkındaki rücu talebi bakımından Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna dair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı ......A.Ş. vekili, cevap dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarında, davacının bir kısım sigortalılarının müvekkiline hiç ayıp ihbarında bulunmadığını, bir kısım sigortalılarca ise ayıp ihbarında bulunulmuş ise de bu ihbarların süresinde olmadığını, belirtilen sigortalılar, süresinde ayıp ihbarında bulunmamaları sebebiyle müvekkiline karşı dava hakkını kaybettiğinden onların halefi olan davacı sigortacının da dava hakkını kaybettiğini savunmuş olup Mahkemece bu savunma hakkında herhangi bir inceleme değerlendirme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. Kabule göre de davacı vekili, 31.03.2022 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu rücu talebi bakımından İdare Mahkemelerinde Ankara Büyükşehir, ... ve Yenimahalle Belediyelerine dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda adı geçen Belediyeler'den bir kısım tahsilat yaptığını ve yapılan tahsilatlar neticesinde bakiye 513.333,35 TL alacağı kaldığını beyan etmiştir. Bu itibarla Mahkemece, davacının davadan sonra ne kadar tahsilat yaptığı belirlenip tahsil edilen tutarlar bakımından davanın konusuz kaldığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Mahkemenin kabul şekline göre hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4.Bozma sebebine göre davalı ......A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ......A.Ş. vekilinin görev hususuna ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, (4) numaralı bend uyarınca davalı ......A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089730000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz