Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5795 E. 2018/177 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 166↗ yargı yolu↗ hmk 115/3↗ tefrik↗ rücuen tahsil↗ ticari işletme↗ haksız eylem↗ rücuen tazminat↗ dava şartı yokluğu↗ tazminat davası↗ içtihadı birleştirme kararı↗ usulden reddi↗ haksız fiil↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/843 esas sayılı dosyasında davacı tarafından sigortalılara ait poliçeler kapsamında yapılan ödemelerin rücuen tazminine yönelik dava açıldığı, gerçek kişi sigortalılara yapılan 933.333,35 TL’lik kısmına ilişkin davanın bu davadan tefriki ile ayrı bir esasına kaydedilerek işbu dosyada görülmesine karar verildiği, sigortalı .... Ltd. Şti'ye ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle açılan davanın ise 2015/843 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, davanın nitelendirilmesi yapılırken sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili dava olmadığı, sigortalıların tacir olmadığı, haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, 22.03.1944 gün 1939/37 esas, 1944/9 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere, sigortacının, sigorta poliçesinden doğmayıp ta yasadan aldığı bir yetkiye dayanmak suretiyle ve haksız eylem nedeniyle alacaklı (sigortalı gerçek kişilerin) yerine geçerek hareket etmesi nedeniyle görevli mahkemenin, sigortalının, sorumlular aleyhine dava açacağı mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi HMK 166 maddesinde ifade edilen aynı düzey ve sıfatta bulunmadığından sigortalı şirket adına açılan dava ile sigortalı gerçek kişiler adına açılan davalar arasında bağlantıdan söz edilmesi mümkün olmadığından görev kurallarının göz ardı edilerek davaların aynı mahkemede birleştirilerek görülmesinin mümkün bulunmamasına göre sigortalı gerçek kişilerin yasal halefi sıfatıyla davacı ... şirketinin davalı şirketlere yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ...Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı konutta kayma nedeni ile oluşan hasar bedelinin sigortalı gerçek kişilere ödenmesi sonucu, ödenen bedelin konutu inşa eden yüklenici şirket, müşavir şirket ve yapı denetim şirketi ile birlikte sorumlulukları nedeniyle ilgili belediyelerden de tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlıkta, davalı ... Belediyesinin nazım imar planının düzenlenmesi, Yenimahalle Belediyesinin uygulama imar planının düzenlenmesi, inşaat ve imar izni vermesindeki kusurları, davalı ... Belediyesinin ise sitenin güney yamacında açtığı yolun sitede kaymaya sebebiyet vermesi nedeniyle adı geçen idareler aleyhinde tazminat davası açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar tam yargı davası olarak nitelendirililmiş olup bu nitelikteki davalarda idari yargı görevli bulunmaktadır.
Bu durumda, davalı Belediyeler aleyhindeki davanın 6100 sayılı HMK 114/b maddesi gereğince, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Belediyeler yönünden bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/751 E. 2024/7469 K.
Ortak:tefrik · rücuen tazminat · haksız fiil · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · hasar · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/843 esas sayılı dosyasında davacı tarafından sigortalılara ait poliçeler kapsamında yapılan ödemelerin «rücuen tazminine» yönelik dava açıldığı, gerçek kişi sigortalılara yapılan 933.333,35 TL’lik kısmına ilişkin davanın bu davadan «tefriki» ile ayrı bir esasına kaydedilerek işbu dosyada görülmesine karar verildiği, sigortalı ....
Şti'ye ödenen bedelin «rücuen tahsili» istemiyle açılan davanın ise 2015/843 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, davanın nitelendirilmesi yapılırken sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, her iki tarafın «ticari işletmesi» ile ilgili dava olmadığı, sigortalıların «tacir» olmadığı, «haksız fiile» dayalı «tazminat davası» olduğu, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… nın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, 22.03.1944 gün 1939/37 esas, 1944/9 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere, sigortacının, «sigorta poliçesinden» doğmayıp ta yasadan aldığı bir yetkiye dayanmak suretiyle ve «haksız eylem» nedeniyle alacaklı (sigortalı gerçek kişilerin) yerine geçerek hareket etmesi nedeniyle «görevli» mahkemenin, sigortalının, sorumlular aleyhine dava açacağı mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi HMK 16 …
Benzer bu karardaSayılı dosyasında verilen 23.12.2015 tarihli kararla, «tefrik» edilen talep bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş, karara karşı davacı vekilince temyize başvurulmuş, Dairemizin 10.01.2018 tarih, 2016/5795 E., 2018/177 K.
Sayılı kararıyla, davalı şirketler hakkında verilen «görevsizlik» kararına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davalı Belediyeler hakkında verilen karar bakımından ise davalı Belediyeler hakkındaki talep bakımından idari yargının «görevli» olduğu, bu husus gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle bozma kararı verilmiş, davalı şirketler hakkındaki görevsizlik kararının bu suretle kes …
Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de «husumet» yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında «hasar» meydana geldiğini, poliçe «teminatı» uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp · müteselsil sorumluluk · ara karar · rücu · dava sebebi · cy/cy kaydı · teminat · teslim
Benzer bu karardaBelediyesi ve Yenimahalle Belediyesi'ne de «husumet» yönelttiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için Akkonut Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında «hasar» meydana geldiğini, poliçe «teminatı» uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti ile 1.091.125,22 TL'nin dava dilekçesiyle husumet yönetilen tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı ......A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket sigortalılarının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, «rücu» talebine konu poliçelerin sigortalılarca «hasarın» öğrenilmesinden sonra düzenlendiğini, müvekkilinin gerek ...
… isine verdiği projeye uygun olarak inşaat yaptığını, müvekkil firmanın sözleşme gereği zemin etüdü yapma veya yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, ancak kendisine «teslim» edilen plan ve projeye aykırı imalat yapması halinde hukuken sorumlu tutulacağını, imalatın tamamen yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını, meydana gelen «hasarın» yapılan imalattan kaynaklanmadığını, gayrimenkullerin zeminde meydana gelen kayma olayları müvekkilinin ihmalinden kaynaklanmadığını, meydana gelen kaymanın heyela …
Şti'ne yapılan ödeme dışında kalan 933.333,35 TL tutarın dosyadan «tefriki» yeni bir esasa «kaydına» verilmiş, tefrik üzerine oluşan aynı Mahkemenin 2015/897 E.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5795 E. , 2018/177 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2015/897-2015/870 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalılara ait gayrimenkuller için ...Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, zeminden kaynaklanan kayma olayı nedeniyle sigortalılara ait gayrimenkullerin birçoğunda ve sitenin ortak alanlarında hasar meydana geldiğini, poliçe teminatı uyarınca 1.091.125,22 TL tutarındaki zarar giderim bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalılara ödendiğini, sigortalıların haklarına halef olunduğunu, kaymanın meydana gelmesindeki asıl nedenin İller Bankası tarafından hazırlanan imar planına esas jeolojik etüt raporunda tespit edilen zemin özelliklerine ve kayma riskine dikkat edilmemesi olduğunu ileri sürerek davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine, dava konusu alacağın davalılardan ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı şirketin disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/843 esas sayılı dosyasında davacı tarafından sigortalılara ait poliçeler kapsamında yapılan ödemelerin rücuen tazminine yönelik dava açıldığı, gerçek kişi sigortalılara yapılan 933.333,35 TL’lik kısmına ilişkin davanın bu davadan tefriki ile ayrı bir esasına kaydedilerek işbu dosyada görülmesine karar verildiği, sigortalı .... Ltd. Şti'ye ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle açılan davanın ise 2015/843 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verildiği, davanın nitelendirilmesi yapılırken sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili dava olmadığı, sigortalıların tacir olmadığı, haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, 22.03.1944 gün 1939/37 esas, 1944/9 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere, sigortacının, sigorta poliçesinden doğmayıp ta yasadan aldığı bir yetkiye dayanmak suretiyle ve haksız eylem nedeniyle alacaklı (sigortalı gerçek kişilerin) yerine geçerek hareket etmesi nedeniyle görevli mahkemenin, sigortalının, sorumlular aleyhine dava açacağı mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi olmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi HMK 166 maddesinde ifade edilen aynı düzey ve sıfatta bulunmadığından sigortalı şirket adına açılan dava ile sigortalı gerçek kişiler adına açılan davalar arasında bağlantıdan söz edilmesi mümkün olmadığından görev kurallarının göz ardı edilerek davaların aynı mahkemede birleştirilerek görülmesinin mümkün bulunmamasına göre sigortalı gerçek kişilerin yasal halefi sıfatıyla davacı ...
şirketinin davalı şirketlere yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ...Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı konutta kayma nedeni ile oluşan hasar bedelinin sigortalı gerçek kişilere ödenmesi sonucu, ödenen bedelin konutu inşa eden yüklenici şirket, müşavir şirket ve yapı denetim şirketi ile birlikte sorumlulukları nedeniyle ilgili belediyelerden de tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlıkta, davalı ... Belediyesinin nazım imar planının düzenlenmesi, Yenimahalle Belediyesinin uygulama imar planının düzenlenmesi, inşaat ve imar izni vermesindeki kusurları, davalı ... Belediyesinin ise sitenin güney yamacında açtığı yolun sitede kaymaya sebebiyet vermesi nedeniyle adı geçen idareler aleyhinde tazminat davası açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar tam yargı davası olarak nitelendirililmiş olup bu nitelikteki davalarda idari yargı görevli bulunmaktadır.
Bu durumda, davalı Belediyeler aleyhindeki davanın 6100 sayılı HMK 114/b maddesi gereğince, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Belediyeler yönünden bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin, gerçek kişi sigortalılar adına açılan davada davalı şirketlere yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı Belediyelere yönelik kararın re'sen BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403416200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz