Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/322 E. 2024/6291 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi ve yük alacaklılığı↗ eşyanın zıyaı↗ cif satış↗ dikkat ve özen yükümlülüğü↗ nedensellik bağı↗ zıya↗ yetki şartı↗ navlun bedeli↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ticari defter incelemesi↗ makul süre↗ taşıtan↗ konişmento↗ izafeten dava↗ el koyma↗ hukuki menfaat↗ konşimento↗ özen yükümlülüğü↗ aktif husumet ehliyeti↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ ihtisas mahkemesi↗ navlun↗ aktif husumet↗ mevduat hesabı↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ zayi↗ muacceliyet↗ istinaf incelemesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ usulden reddi↗ ticari defter↗ tebligat↗ yetki↗ fatura↗ taşıyan↗ kusur↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının 430 paket dört konteyner buzdolabı ve yedek parçanın Mersin limanından Libreville Gabon limanına taşınması konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihli 864058438 numaralı konşimento ile taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini, ancak bugüne kadar malların alıcıya tesliminin yapılmadığını, mallara Gabon Gümrüğünün el koyduğunun bilgisinin e-mail yoluyla davacıya verildiğini, zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, taşıması için davalıya teslim edilen konşimento konusu toplamda 430 paket, dört konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın aynen iadesini, konşimentoya konu malların aynen iadesi mümkün olmayacak ise bu malların fatura bedeli olan 111.225,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini, davalıya ödenen navlun bedeli olan 14.800,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konşimentoda mevcut İngiliz hukuku ve Londra Yüksek Mahkemesinin yetki şartı sebebiyle dava dilekçesinin reddi gerektiğini acenteye dava açılmasının mümkün olmadığını, emtianın satış şeklinin CİF Libreville limanı olduğunu, ETTK md 1143 uyarınca CİF satışlarda yüklerin gemiye yüklendiği andan itibaren nefi ve hasarın alıcıya ait olduğunu, bu sebeple yüklerin gemiye yüklenmiş olmakla artık tüm risk ve hakların Gabon'da bulunan Dıallo Thıerno Oumar isimli firmaya ait olduğunu, davalının yüklere Gabon gümrüğünde el konmasında bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2014/818 E, 2014/296 sayılı kararı ile pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 11 HD'sinin 08.12.2015 tarihli 2014/19011 E. 2015/13156 K. sayılı kararı ile; davacının HMK 124 kapsamındaki Maersk Denizcilik A.Ş. yerine A.P. Moller /Maersk A/S/Y ye izafeten Maersk Denizcilik A.Ş.'nin davalı olması gerektiğine dair taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir olduğundan mahkemenin kararının bozulmasına karar verildiği.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 1174/1 ve 2 uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almaması durumunda taşıyanın eşyayı tevdi etmesi ve durumdan taşıtanı haberdar etmesi gereklidir. 6102 sayılı Kanun'un 1178/3 (b) uyarınca taşıyanın eşya üzerindeki hakimiyeti ve sorumluluğu tevdi halinde sona erecektir. Dosya kapsamından eşyanın gönderilenin teslim almaması üzerine tevdi edildiğinin anlaşılamadığı, fakat eşyanın gönderilen tarafından teslim alınmasına davacı tarafından mal bedeli ödenmediği için engel olunmasından kaynaklandığı, eşyanın zayi olmasının sebebi eşyaya gümrük makamınca el konulması olmayıp eşyanın gümrük makamları tarafından el konulmasından sonra sahte evrak ile teslim edilmiş olması olup, varma limanında gümrük makamının eşyayı teslim ederken taşıyanın bu sürece müdahalesinin olup olmadığı, uygulamanın ne yönde olduğu tespit edilememekle beraber davacının sahte belge ile eşyanın teslim edilmesi sürecine taşıyanın veya adamlarının dahil olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı, dolayısıyla eşyanın sahte evrak ile teslim edilmiş olmasına doğrudan taşıyanın veya adamlarının kusurunun sebep olmadığı, bununla birlikte eşyanın varma limanına ulaştığı tarih üzerinden uzun bir süre (6 aya yakın olduğu belirlenebilmektedir) geçmesine rağmen davacı taşıtanın eşyanın konteyner içinde muhafazasına ... göstermiş ve eşyanın gönderilene teslimini konişmento nüshalarını kendi yedinde tutarak engellediği, buna göre taşıyanın eşyayı tevdi etmemesine ilişkin kusuru ile eşyanın sahte evrak ile gümrük makamlarınca teslim edilmiş olmasına dayalı zıyaı arasındaki uygun nedensellik bağının bulunmadığından davalı taşıyanın taşımaya konu emtianın zayi olmasında kusurunun bulunmadığı açıklanan sebeple davacının eşyanın zayi olması sebebiyle mal bedelinin davalı taşıyandan tahsiline ilişkin talebinin reddi gerektiği gibi 6102 sayılı Kanun'un 1197 uyarınca, eşyanın teslim edildiği anda ve herhalde boşaltma süresi sonunda navlun muaccel olacağı ancak1199'da kaza sonucunda ortaya çıkan zıya hali ile niteliği gereği herhalde navlun ödenecek eşyadan söz edilmediğinden bu istisnai haller dışında eşyanın varma limanına taşınmış olması şartıyla zayi olmasının navlun bakımından bir etkisi bulunmadığı, eşyanın teslim edilmemiş olması dolayısıyla davacının navlunun iade edilmesine ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1 Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mallara Gabon Gümrüğü tarafından el konulduğu bilgisi davalı tarafından müvekkil şirkete e-mail yolu ile bildirildiğini, ancak davalı yan tarafından mallara Gabon Gümrüğü tarafından el konulduğu hususuna ilişkin herhangi bir delil ileri sürülmediği taşınan emtianın akıbeti belirsiz olduğunu, davalı, taşıma işi için makul süre geçtikten sonra, müvekkili şirketi oyalamış, uzun süre taşınan emtianın akıbeti konusunda bilgi vermemiş ve en sonunda emtiaya Gabon Limanında el konulduğunu bildirdiğini, müvekkili şirket 7 ay gibi uzun bir süre mallarının akıbeti hususunda bir bilgiye ulaşamadığını, dava konusu taşıma işinde eşya davalının hakimiyetinde kabul edilmelidir. Zira taşıyan veya acentesi; eşyanın hak sahibine teslim edildiğini veya resmi makamlar tarafından haklı bir sebeple ellerinden alınarak millileştirildiğini veyahut eşyanın akıbeti hakkında aksine bir ispat faaliyetine girişmiş değildir. Davalı malların zayi olmasına sebebiyet veren eylemin yüklemeden önce veya boşaltmadan sonra meydana geldiğini ispat etmesi gerekmektedir. Taşıyanın veya adamlarının eşyanın zıya uğramasında kusuru değil kusursuzluğu davalı tarafından ispat edilmelidir. Eşyaya gümrük tarafından el konulmasına yönelik iddiasında davalı taşıyanın dikkat ve özen yükümlülüğü söz konusu olmakla beraber gümrük tarafından gerçekleştirilen ilgili ''el koyma'' fiiline ilişkin herhangi bir belgeyi sunamadığı açık olup bu değerlendirme neticesinde taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ... sonucunda taşıyanın navlun hakkı ortadan kalkmıştır ve navlunun iadesi gerekirdi. Mahkeme; bilirkişi raporlarının arasındaki çelişkiyi gidermemiş, 23.06.2023 tarihli hatalı bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarınımızı göz ardı etmiştir.
2.Katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkeme kararı gerekçesinde hata olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının 5/8 inci sayfası son paragrafında ''... somut olayda davacının ticari defter incelemesi ile taşımaya ve davaya konu mal bedelini tahsil etmediği anlaşılmakla davacının hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.'' denildiğini, oysa İlk Derece Mahkemesi, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazdığı 16.06.2021 tarihli müzekkere ile davacı ticari defterlerinin incelenmesini talimat etmiş, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtarlı tebligatına rağmen davacı taraf tetkikatın yapılacağı 17.09.2021 günü defterlerini 2021/116 Talimat sayılı dosyaya sunmadığını, dolayısıyla satış bedelini tahsil etmediğini ispat edemediğini, işbu davayı açmakta hukuki menfaatini de ispatlamadığını davanın bu nedenle de reddi gerektiğini kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarafların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, dava konusu emtianını alıcısna teslim edilip edilmediği, teslim edilmemiş ise sorumluluğun hangi tarafta olduğu, emtianın davacıya iadesinin mümkün olup olmadığı, mümkün değil ise davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 61, 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1174,1175,1197,1198 ve 1199 ncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5826 E. 2011/16587 K.
Ortak:konşimento · navlun · teslim
İncelediğiniz kararda… uzdolabı ve yedek parçanın Mersin limanından Libreville Gabon limanına taşınması konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihli 864058438 numaralı «konşimento» ile taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiğini, ancak bugüne kadar malların alıcıya tesliminin yapılmadığını, mallara Gabon Gümrüğünün el koyduğunun bilgisinin e-mail yoluyla davacıya verildiğini, zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak «kaydı» ile, taşıması için davalıya teslim edilen konşimento konusu toplamda 430 paket, dört konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın aynen iadesini, konşimentoya konu malların aynen iadesi mümkün olmayacak ise bu malların «fatura» bedeli olan 111.225,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini, davalıya ödenen «navlun bedeli» olan 14.800,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar veril …
Dosya kapsamından eşyanın gönderilenin «teslim» almaması üzerine tevdi edildiğinin anlaşılamadığı, fakat eşyanın gönderilen tarafından teslim alınmasına davacı tarafından mal bedeli ödenmediği için engel olunmasından kaynaklandığı, eşyanın «zayi» olmasının «sebebi» eşyaya gümrük makamınca el konulması olmayıp eşyanın gümrük makamları tarafından el konulmasından sonra sahte evrak ile teslim edilmiş olması olup, varma limanında gümrük makamının eşyayı teslim ederken «taşıyanın» bu sürece müdahalesinin olup olmadığı, uygulamanın ne yönde olduğu tespit edilememekle beraber davacının sahte belge ile eşyanın teslim edilmesi sürecine taşıyanın veya adamlarının «dahil» olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı, dolayısıyla eşyanın sahte evrak ile teslim edilmiş olmasına doğrudan taşıyanın veya adamlarının kusurunun sebep olmadığı, bununla birlikte eşyanın varma limanına ulaştığı tarih üzerinden uzun bir süre (6 aya yakın olduğu belirlenebilmektedir) geçmesine rağmen davacı «taşıtanın» eşyanın konteyner içinde muhafazasına ... göstermiş ve eşyanın gönderilene teslimini «konişmento» nüshalarını kendi yedinde tutarak engellediği, buna göre taşıyanın eşyayı tevdi etmemesine ilişkin «kusuru» ile eşyanın sahte evrak ile gümrük makamlarınca teslim edilmiş olmasına dayalı «zıyaı» arasındaki uygun «nedensellik bağının» bulunmadığından davalı taşıyanın taşımaya konu emtianın zayi olmasında kusurunun bulunmadığı açıklanan sebeple davacının eşyanın zayi olması sebebiyle mal bedelinin davalı taşıyandan tahsiline ilişkin talebinin reddi gerektiği gibi 6102 sayılı Kanun'un 1197 uyarınca, eşyanın teslim edildiği anda ve herhalde boşaltma süresi sonunda «navlun» «muaccel» olacağı ancak1199'da kaza sonucunda ortaya çıkan zıya hali ile niteliği gereği herhalde navlun ödenecek eşyadan söz edilmediğinden bu istisnai haller dışında eşyan …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoda» mevcut İngiliz hukuku ve Londra Yüksek Mahkemesinin «yetki şartı» sebebiyle dava dilekçesinin reddi gerektiğini «acenteye» dava açılmasının mümkün olmadığını, emtianın satış şeklinin CİF Libreville limanı olduğunu, ETTK md 1143 uyarınca CİF satışlarda yüklerin gemiye yüklendiği andan itibaren nefi ve «hasarın» alıcıya ait olduğunu, bu sebeple yüklerin gemiye yüklenmiş olmakla artık tüm risk ve hakların Gabon'da bulunan Dıallo Thıerno Oumar isimli firmaya ait olduğunu, davalının yüklere Gabon gümrüğünde el konmasında bir «kusuru» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 1069 maddesi uyarınca gönderilenin «demuraj» bedelinden sorumlu tutulabilmesinin «konşimento» yada konşimentonun atıfta bulunduğu «navlun sözleşmesinde» bu yönde düzenleme bulunması ve yükün gönderilence «teslim» alınması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda konşimento şartlarının 11. maddesinde konteynırın süresi içerisinde iade edilmemesi halinde davalının bu nedenle doğan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:demuraj · navlun sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 1069 maddesi uyarınca gönderilenin «demuraj» bedelinden sorumlu tutulabilmesinin «konşimento» yada konşimentonun atıfta bulunduğu «navlun sözleşmesinde» bu yönde düzenleme bulunması ve yükün gönderilence «teslim» alınması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda konşimento şartlarının 11. maddesinde konteynırın süresi içerisinde iade edilmemesi halinde davalının bu nedenle doğan …
Dava, «demuraj» alacağının tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12395 E. 2015/9451 K.
Ortak:navlun bedeli · konişmento · izafeten dava · navlun · aktif husumet · pasif husumet · taşıyan · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından eşyanın gönderilenin «teslim» almaması üzerine tevdi edildiğinin anlaşılamadığı, fakat eşyanın gönderilen tarafından teslim alınmasına davacı tarafından mal bedeli ödenmediği için engel olunmasından kaynaklandığı, eşyanın «zayi» olmasının «sebebi» eşyaya gümrük makamınca el konulması olmayıp eşyanın gümrük makamları tarafından el konulmasından sonra sahte evrak ile teslim edilmiş olması olup, varma limanında gümrük makamının eşyayı teslim ederken «taşıyanın» bu sürece müdahalesinin olup olmadığı, uygulamanın ne yönde olduğu tespit edilememekle beraber davacının sahte belge ile eşyanın teslim edilmesi sürecine taşıyanın veya adamlarının «dahil» olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı, dolayısıyla eşyanın sahte evrak ile teslim edilmiş olmasına doğrudan taşıyanın veya adamlarının kusurunun sebep olmadığı, bununla birlikte eşyanın varma limanına ulaştığı tarih üzerinden uzun bir süre (6 aya yakın olduğu belirlenebilmektedir) geçmesine rağmen davacı «taşıtanın» eşyanın konteyner içinde muhafazasına ... göstermiş ve eşyanın gönderilene teslimini «konişmento» nüshalarını kendi yedinde tutarak engellediği, buna göre taşıyanın eşyayı tevdi etmemesine ilişkin «kusuru» ile eşyanın sahte evrak ile gümrük makamlarınca teslim edilmiş olmasına dayalı «zıyaı» arasındaki uygun «nedensellik bağının» bulunmadığından davalı taşıyanın taşımaya konu emtianın zayi olmasında kusurunun bulunmadığı açıklanan sebeple davacının eşyanın zayi olması sebebiyle mal bedelinin davalı taşıyandan tahsiline ilişkin talebinin reddi gerektiği gibi 6102 sayılı Kanun'un 1197 uyarınca, eşyanın teslim edildiği anda ve herhalde boşaltma süresi sonunda «navlun» «muaccel» olacağı ancak1199'da kaza sonucunda ortaya çıkan zıya hali ile niteliği gereği herhalde navlun ödenecek eşyadan söz edilmediğinden bu istisnai haller dışında eşyan …
… uzdolabı ve yedek parçanın Mersin limanından Libreville Gabon limanına taşınması konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihli 864058438 numaralı «konşimento» ile taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiğini, ancak bugüne kadar malların alıcıya tesliminin yapılmadığını, mallara Gabon Gümrüğünün el koyduğunun bilgisinin e-mail yoluyla davacıya verildiğini, zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak «kaydı» ile, taşıması için davalıya teslim edilen konşimento konusu toplamda 430 paket, dört konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın aynen iadesini, konşimentoya konu malların aynen iadesi mümkün olmayacak ise bu malların «fatura» bedeli olan 111.225,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini, davalıya ödenen «navlun bedeli» olan 14.800,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar veril …
Eşyaya gümrük tarafından el konulmasına yönelik iddiasında davalı «taşıyanın» dikkat ve «özen yükümlülüğü» söz konusu olmakla beraber gümrük tarafından gerçekleştirilen ilgili ''el «koyma»'' fiiline ilişkin herhangi bir belgeyi sunamadığı açık olup bu değerlendirme neticesinde taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ... sonucunda taşıyanın «navlun» hakkı ortadan kalkmıştır ve navlunun iadesi gerekirdi.
Benzer bu karardaA.Ş.nin sözleşme hükümlerine göre aynı zamanda «taşıyan sıfatına» sahip olduğu ve dosyada yer alan konteyner «istif» planı esas alınarak adı geçen davalının teklif ettiği «navlun» oranları uyarlanmak suretiyle toplam navlun tutarı hesaplanmıştır.
4- Karşı davada davacılar vekili, bakiye «navlun bedeli» ve liman «masrafları» bedeli olan 179.135,60 USD’nin karşı dava tarihinden itibaren 1 yıllık USD mevduatına işleyecek en yüksek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece karşı davada davacı C.
A.Ş'nin sözleşme hükümlerine göre aynı zamanda «taşıyan sıfatına» sahip olduğu bu suretle oluşan «demuraj» ücretini asıl davada davacı- birleşen davada davalıdan talep edebileceği gözetilmeksizin, «konişmentonun» C.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:konteyner demurajı · komisyon sözleşmesi · taşıma işleri komisyoncusu · taşıyan sıfatı · tevdi mahalli · demuraj · navlun alacağı · istifa
Benzer bu kararda3- Bilirkişi raporlarıyla asıl davada davacı ile arasında «taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi» bulunan dalılardan K.Turizm Denizcilik Tic.
A.Ş.nin sözleşme hükümlerine göre aynı zamanda «taşıyan sıfatına» sahip olduğu ve dosyada yer alan konteyner «istif» planı esas alınarak adı geçen davalının teklif ettiği «navlun» oranları uyarlanmak suretiyle toplam navlun tutarı hesaplanmıştır.
A.Ş.nin «navlun alacağı» yönünden ana davada «tevdi mahallinden» aktarma sözkonusu olmakla karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
5- Asıl davada davalı-karşı ve birleşen davada davacılar vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl davada davacı ile arasında «taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi» bulunan dalılardan K.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/245 E. 2021/6766 K.
Ortak:izafeten dava · konşimento · acentelik · usulden reddi · tebligat · yetki · husumet · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «konşimentoda» mevcut İngiliz hukuku ve Londra Yüksek Mahkemesinin «yetki şartı» sebebiyle dava dilekçesinin reddi gerektiğini «acenteye» dava açılmasının mümkün olmadığını, emtianın satış şeklinin CİF Libreville limanı olduğunu, ETTK md 1143 uyarınca CİF satışlarda yüklerin gemiye yüklendiği andan itibaren nefi ve «hasarın» alıcıya ait olduğunu, bu sebeple yüklerin gemiye yüklenmiş olmakla artık tüm risk ve hakların Gabon'da bulunan Dıallo Thıerno Oumar isimli firmaya ait olduğunu, davalının yüklere Gabon gümrüğünde el konmasında bir «kusuru» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2014/818 E, 2014/296 sayılı kararı ile «pasif husumet yokluğu» sebebiyle davanın «usulden reddine» karar verildiği V.
… uzdolabı ve yedek parçanın Mersin limanından Libreville Gabon limanına taşınması konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihli 864058438 numaralı «konşimento» ile taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiğini, ancak bugüne kadar malların alıcıya tesliminin yapılmadığını, mallara Gabon Gümrüğünün el koyduğunun bilgisinin e-mail yoluyla davacıya verildiğini, zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak «kaydı» ile, taşıması için davalıya teslim edilen konşimento konusu toplamda 430 paket, dört konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın aynen iadesini, konşimentoya konu malların aynen iadesi mümkün olmayacak ise bu malların «fatura» bedeli olan 111.225,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini, davalıya ödenen «navlun bedeli» olan 14.800,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar veril …
Benzer bu karardaBuna göre, «acenteye» müvekkili namına «husumet» yöneltilmesi ancak aracılık ettiği işlerle ve yukarıdaki hallerle sınırlı olup, somut olayda davalının dava konusu taşıma işinde «acente» sıfatıyla aracılık yapmadığına yönelik savunması üzerinde durulmaksızın davalı tarafça yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın MAEU959104784 numaralı «konşimento» tahtında yapıldığını, konşimentonun 26.maddesinde "...İşbu konşimento İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza «yetkisine» tabii olacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğunu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayma …
1- Dava, uluslararası deniz taşımacılığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava A.P Möller Maersk Lına A/S'ye «izafeten» «acentesi» olduğu iddiası ile Maersk Denizcilik A.Ş. aleyhine ikame edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · protesto · delillerin toplanmaması · yetki itirazı · acente · ihbar · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişki konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmadığını, her ne kadar davalı tarafın uluslararası «yetki itirazına» davacı taraf karşı çıkmış ise de taşımanın MAEU959104784 numaralı «konşimento» tahtında yapıldığını, konşimentonun 26.maddesinde "...İşbu konşimento İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza «yetkisine» tabii olacaktır." şeklinde «yetki sözleşmesi» bulunduğunu, «yabancılık unsuru» bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayma …
6102 sayılı TTK'nın "Acentenin Yetkileri" başlıklı 105. maddesinde «acentenin» aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü «ihtar», «ihbar» ve «protesto» gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkili olduğu, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin, müvekkili adına …
Buna göre, «acenteye» müvekkili namına «husumet» yöneltilmesi ancak aracılık ettiği işlerle ve yukarıdaki hallerle sınırlı olup, somut olayda davalının dava konusu taşıma işinde «acente» sıfatıyla aracılık yapmadığına yönelik savunması üzerinde durulmaksızın davalı tarafça yapılan «yetki itirazının» kabulü ile «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece davalının söz konusu taşıma işinde davalı şirket «acentesi» sıfatıyla aracılık faaliyeti yapıp yapmadığı konusunda taraf «delilleri toplanarak», Maersk Denizcilik A.Ş.'nin A.P Möller Maersk Lına A/S’nin acentesi olmadığının saptanması halinde davalı şirkete «tebligat» yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, mahkemece yukarıda açıklanan hususlara ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılmadan «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Konişmentoyu acente sıfatıyla imzalayan gemi acentesine doğrudan dava açılamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6431 E. 2023/1511 K.
Ortak:konişmento · navlun · dava şartı
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından eşyanın gönderilenin «teslim» almaması üzerine tevdi edildiğinin anlaşılamadığı, fakat eşyanın gönderilen tarafından teslim alınmasına davacı tarafından mal bedeli ödenmediği için engel olunmasından kaynaklandığı, eşyanın «zayi» olmasının «sebebi» eşyaya gümrük makamınca el konulması olmayıp eşyanın gümrük makamları tarafından el konulmasından sonra sahte evrak ile teslim edilmiş olması olup, varma limanında gümrük makamının eşyayı teslim ederken «taşıyanın» bu sürece müdahalesinin olup olmadığı, uygulamanın ne yönde olduğu tespit edilememekle beraber davacının sahte belge ile eşyanın teslim edilmesi sürecine taşıyanın veya adamlarının «dahil» olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı, dolayısıyla eşyanın sahte evrak ile teslim edilmiş olmasına doğrudan taşıyanın veya adamlarının kusurunun sebep olmadığı, bununla birlikte eşyanın varma limanına ulaştığı tarih üzerinden uzun bir süre (6 aya yakın olduğu belirlenebilmektedir) geçmesine rağmen davacı «taşıtanın» eşyanın konteyner içinde muhafazasına ... göstermiş ve eşyanın gönderilene teslimini «konişmento» nüshalarını kendi yedinde tutarak engellediği, buna göre taşıyanın eşyayı tevdi etmemesine ilişkin «kusuru» ile eşyanın sahte evrak ile gümrük makamlarınca teslim edilmiş olmasına dayalı «zıyaı» arasındaki uygun «nedensellik bağının» bulunmadığından davalı taşıyanın taşımaya konu emtianın zayi olmasında kusurunun bulunmadığı açıklanan sebeple davacının eşyanın zayi olması sebebiyle mal bedelinin davalı taşıyandan tahsiline ilişkin talebinin reddi gerektiği gibi 6102 sayılı Kanun'un 1197 uyarınca, eşyanın teslim edildiği anda ve herhalde boşaltma süresi sonunda «navlun» «muaccel» olacağı ancak1199'da kaza sonucunda ortaya çıkan zıya hali ile niteliği gereği herhalde navlun ödenecek eşyadan söz edilmediğinden bu istisnai haller dışında eşyan …
… uzdolabı ve yedek parçanın Mersin limanından Libreville Gabon limanına taşınması konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihli 864058438 numaralı «konşimento» ile taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiğini, ancak bugüne kadar malların alıcıya tesliminin yapılmadığını, mallara Gabon Gümrüğünün el koyduğunun bilgisinin e-mail yoluyla davacıya verildiğini, zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak «kaydı» ile, taşıması için davalıya teslim edilen konşimento konusu toplamda 430 paket, dört konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın aynen iadesini, konşimentoya konu malların aynen iadesi mümkün olmayacak ise bu malların «fatura» bedeli olan 111.225,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini, davalıya ödenen «navlun bedeli» olan 14.800,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar veril …
Eşyaya gümrük tarafından el konulmasına yönelik iddiasında davalı «taşıyanın» dikkat ve «özen yükümlülüğü» söz konusu olmakla beraber gümrük tarafından gerçekleştirilen ilgili ''el «koyma»'' fiiline ilişkin herhangi bir belgeyi sunamadığı açık olup bu değerlendirme neticesinde taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ... sonucunda taşıyanın «navlun» hakkı ortadan kalkmıştır ve navlunun iadesi gerekirdi.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın «konişmento» tahtında Mersin Limanından Doha Limanına Safmarine Nimba gemisi ile yapıldığı, konişmentonun «taşıyıcı» firması olarak Maersk Line AS adına «acente» sıfatıyla Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, yüke ilişkin gümrük beyan formunda Maersk Denizcilik A.Ş.'nin acente olarak gösterildiği, «acentenin» «donatan» adına «navlun bedelini» tahsil etmesinin davalının «taşıyan sıfatını» haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerektiği gerekçe …
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...Ş.'nin yabancı taşıma şirketi olan Maersk Line A/S'nin Türkiye'deki genel «acentesi» olduğu, bu nedenle dava konusu taşımaya ilişkin «konişmentonun» «acente» sıfatıyla davalı tarafından imzalanıp, yükleme limanı olan Mersin Limanındaki işlemlerin de davalı tarafından yerine getirildiği, malların Doha limanına taşınmasından sonra konişmento «ibraz» edilmeden alıcısına «teslim» edildiği, «taşıyıcı» firma yetkililerinin gönderdiği yazışmalardan anlaşıldığı üzere taşıyıcının bu durumu acente hatası olarak kabullendiği, ancak davalının yükleme limanı acentesi olması nedeniyle «gemi acenteliği» yönetmeliğine göre davalının şahsi kusurundan sözedilemeyeceği, taşıyıcının «kusur» ve sorumluluğundan kaynaklanan zarar nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi gereğince acenteye «husumet» yönetilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan sıfatı · donatan
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımanın «konişmento» tahtında Mersin Limanından Doha Limanına Safmarine Nimba gemisi ile yapıldığı, konişmentonun «taşıyıcı» firması olarak Maersk Line AS adına «acente» sıfatıyla Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından imzalandığı, yüke ilişkin gümrük beyan formunda Maersk Denizcilik A.Ş.'nin acente olarak gösterildiği, «acentenin» «donatan» adına «navlun bedelini» tahsil etmesinin davalının «taşıyan sıfatını» haiz olduğunu kabule yeterli olmadığı, bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin ve kendisine doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerektiği gerekçe …
… Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 440 paket, net ağırlığı 26.400,00 kg olan yeşil kahvenin Mersin limanından Doha limanına taşınmak ve gönderilene malın «teslim» edilmek üzere davalıya teslim edildiğini, 29.12.2017 tarih ve 963360212 numaralı «konşimento» uyarınca davalının «donatanı» olduğu Safmarine Nimba isimli gemiye malların yüklendiğini, davacı tarafından dava dışı gönderilene malların tesliminin yapıldığı düşüncesiyle satış bedelinin tahsili için başvurulduğunu, ancak davalı tarafından malın konşimentosuz şekilde dava dışı gönderilene teslim edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle malın bedeli olan 77.825,00 USD'nin gönderilenden tahsil edilemediğini, davalıya gönderilen «ihtarname» ile uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, fakat sonuç alınamadığını, bu nedenle davalıya yönelik takip başlatıldığını, bu takibe davalının haksız olarak i …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşıma işinin dava dışı Maersk Line A/S tarafından üstlenildiğini, davalının dava konusu taşıma işinde «taşıyan», «donatan», işleten gibi sıfatlara haiz olmadığını, «konşimentonun» ön yüzünde ve imza hanesinde Maersk Line yazdığını, «tanımlar» kısmında taşıyanın Maersk Line olduğunun ifade edildiğini, «acentelik sözleşmesi» gereğince davalının dava dışı yabancı «taşıyıcı» olan Maersk Line'ın Türkiye genel acentesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalıya «izafeten husumet» yöneltilebileceğini, ayrıca milletler arası «yetki anlaşmasına» göre İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esas ilişkin ise nama yazılı bir «kıymetli evrak» olan konşimentoya göre taşıyanın, gönderilene konşimento aslını sormaksızın malları «teslim» etme hakkının olduğunu, davacının husumeti gönderilene yöneltmesinin gerektiğini, davalının tahliye limanı ile yaptığı görüşmede yükün alıcısının davacıya 66.000,00 USD ödeme yaptığının belirtildiğini, bakiyenin 11.825,00 USD olduğunu savunarak öncelikle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/322 E. , 2024/6291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2017/168 Esas, 2023/424 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak (gemi ve yük alacaklılığından kaynaklanan) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının 430 paket dört konteyner buzdolabı ve yedek parçanın Mersin limanından Libreville Gabon limanına taşınması konusunda anlaştıklarını, söz konusu malların 29.06.2012 tarihli 864058438 numaralı konşimento ile taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini, ancak bugüne kadar malların alıcıya tesliminin yapılmadığını, mallara Gabon Gümrüğünün el koyduğunun bilgisinin e-mail yoluyla davacıya verildiğini, zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, taşıması için davalıya teslim edilen konşimento konusu toplamda 430 paket, dört konteyner buzdolabının ve 5 koli yedek parçanın aynen iadesini, konşimentoya konu malların aynen iadesi mümkün olmayacak ise bu malların fatura bedeli olan 111.225,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsilini, davalıya ödenen navlun bedeli olan 14.800,00 USD'nin Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; konşimentoda mevcut İngiliz hukuku ve Londra Yüksek Mahkemesinin yetki şartı sebebiyle dava dilekçesinin reddi gerektiğini acenteye dava açılmasının mümkün olmadığını, emtianın satış şeklinin CİF Libreville limanı olduğunu, ETTK md 1143 uyarınca CİF satışlarda yüklerin gemiye yüklendiği andan itibaren nefi ve hasarın alıcıya ait olduğunu, bu sebeple yüklerin gemiye yüklenmiş olmakla artık tüm risk ve hakların Gabon'da bulunan Dıallo Thıerno Oumar isimli firmaya ait olduğunu, davalının yüklere Gabon gümrüğünde el konmasında bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2014/818 E, 2014/296 sayılı kararı ile pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 11 HD'sinin 08.12.2015 tarihli 2014/19011 E. 2015/13156 K. sayılı kararı ile; davacının HMK 124 kapsamındaki Maersk Denizcilik A.Ş. yerine A.P. Moller /Maersk A/S/Y ye izafeten Maersk Denizcilik A.Ş.'nin davalı olması gerektiğine dair taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir olduğundan mahkemenin kararının bozulmasına karar verildiği.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 1174/1 ve 2 uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almaması durumunda taşıyanın eşyayı tevdi etmesi ve durumdan taşıtanı haberdar etmesi gereklidir. 6102 sayılı Kanun'un 1178/3 (b) uyarınca taşıyanın eşya üzerindeki hakimiyeti ve sorumluluğu tevdi halinde sona erecektir. Dosya kapsamından eşyanın gönderilenin teslim almaması üzerine tevdi edildiğinin anlaşılamadığı, fakat eşyanın gönderilen tarafından teslim alınmasına davacı tarafından mal bedeli ödenmediği için engel olunmasından kaynaklandığı, eşyanın zayi olmasının sebebi eşyaya gümrük makamınca el konulması olmayıp eşyanın gümrük makamları tarafından el konulmasından sonra sahte evrak ile teslim edilmiş olması olup, varma limanında gümrük makamının eşyayı teslim ederken taşıyanın bu sürece müdahalesinin olup olmadığı, uygulamanın ne yönde olduğu tespit edilememekle beraber davacının sahte belge ile eşyanın teslim edilmesi sürecine taşıyanın veya adamlarının dahil olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı, dolayısıyla eşyanın sahte evrak ile teslim edilmiş olmasına doğrudan taşıyanın veya adamlarının kusurunun sebep olmadığı, bununla birlikte eşyanın varma limanına ulaştığı tarih üzerinden uzun bir süre (6 aya yakın olduğu belirlenebilmektedir) geçmesine rağmen davacı taşıtanın eşyanın konteyner içinde muhafazasına ...
göstermiş ve eşyanın gönderilene teslimini konişmento nüshalarını kendi yedinde tutarak engellediği, buna göre taşıyanın eşyayı tevdi etmemesine ilişkin kusuru ile eşyanın sahte evrak ile gümrük makamlarınca teslim edilmiş olmasına dayalı zıyaı arasındaki uygun nedensellik bağının bulunmadığından davalı taşıyanın taşımaya konu emtianın zayi olmasında kusurunun bulunmadığı açıklanan sebeple davacının eşyanın zayi olması sebebiyle mal bedelinin davalı taşıyandan tahsiline ilişkin talebinin reddi gerektiği gibi 6102 sayılı Kanun'un 1197 uyarınca, eşyanın teslim edildiği anda ve herhalde boşaltma süresi sonunda navlun muaccel olacağı ancak1199'da kaza sonucunda ortaya çıkan zıya hali ile niteliği gereği herhalde navlun ödenecek eşyadan söz edilmediğinden bu istisnai haller dışında eşyanın varma limanına taşınmış olması şartıyla zayi olmasının navlun bakımından bir etkisi bulunmadığı, eşyanın teslim edilmemiş olması dolayısıyla davacının navlunun iade edilmesine ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1 Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mallara Gabon Gümrüğü tarafından el konulduğu bilgisi davalı tarafından müvekkil şirkete e-mail yolu ile bildirildiğini, ancak davalı yan tarafından mallara Gabon Gümrüğü tarafından el konulduğu hususuna ilişkin herhangi bir delil ileri sürülmediği taşınan emtianın akıbeti belirsiz olduğunu, davalı, taşıma işi için makul süre geçtikten sonra, müvekkili şirketi oyalamış, uzun süre taşınan emtianın akıbeti konusunda bilgi vermemiş ve en sonunda emtiaya Gabon Limanında el konulduğunu bildirdiğini, müvekkili şirket 7 ay gibi uzun bir süre mallarının akıbeti hususunda bir bilgiye ulaşamadığını, dava konusu taşıma işinde eşya davalının hakimiyetinde kabul edilmelidir.
Zira taşıyan veya acentesi; eşyanın hak sahibine teslim edildiğini veya resmi makamlar tarafından haklı bir sebeple ellerinden alınarak millileştirildiğini veyahut eşyanın akıbeti hakkında aksine bir ispat faaliyetine girişmiş değildir. Davalı malların zayi olmasına sebebiyet veren eylemin yüklemeden önce veya boşaltmadan sonra meydana geldiğini ispat etmesi gerekmektedir. Taşıyanın veya adamlarının eşyanın zıya uğramasında kusuru değil kusursuzluğu davalı tarafından ispat edilmelidir. Eşyaya gümrük tarafından el konulmasına yönelik iddiasında davalı taşıyanın dikkat ve özen yükümlülüğü söz konusu olmakla beraber gümrük tarafından gerçekleştirilen ilgili ''el koyma'' fiiline ilişkin herhangi bir belgeyi sunamadığı açık olup bu değerlendirme neticesinde taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, ...
sonucunda taşıyanın navlun hakkı ortadan kalkmıştır ve navlunun iadesi gerekirdi. Mahkeme; bilirkişi raporlarının arasındaki çelişkiyi gidermemiş, 23.06.2023 tarihli hatalı bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarınımızı göz ardı etmiştir.
2.Katılma yoluyla temyiz eden davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkeme kararı gerekçesinde hata olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının 5/8 inci sayfası son paragrafında ''... somut olayda davacının ticari defter incelemesi ile taşımaya ve davaya konu mal bedelini tahsil etmediği anlaşılmakla davacının hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.'' denildiğini, oysa İlk Derece Mahkemesi, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazdığı 16.06.2021 tarihli müzekkere ile davacı ticari defterlerinin incelenmesini talimat etmiş, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtarlı tebligatına rağmen davacı taraf tetkikatın yapılacağı 17.09.2021 günü defterlerini 2021/116 Talimat sayılı dosyaya sunmadığını, dolayısıyla satış bedelini tahsil etmediğini ispat edemediğini, işbu davayı açmakta hukuki menfaatini de ispatlamadığını davanın bu nedenle de reddi gerektiğini kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarafların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, dava konusu emtianını alıcısna teslim edilip edilmediği, teslim edilmemiş ise sorumluluğun hangi tarafta olduğu, emtianın davacıya iadesinin mümkün olup olmadığı, mümkün değil ise davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 61, 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1174,1175,1197,1198 ve 1199 ncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1089040500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz