İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5826 E. 2011/16587 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj↗ navlun sözleşmesi↗ konşimento↗ navlun↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 1069 maddesi uyarınca gönderilenin demuraj bedelinden sorumlu tutulabilmesinin konşimento yada konşimentonun atıfta bulunduğu navlun sözleşmesinde bu yönde düzenleme bulunması ve yükün gönderilence teslim alınması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda konşimento şartlarının 11. maddesinde konteynırın süresi içerisinde iade edilmemesi halinde davalının bu nedenle doğan ücret alacağından sorumlu olduğunun düzenlendiği, ancak konteynırların davalıya teslim ve onun tarafından iade edilme tarihlerinin saptanamadığı, dava dışı Arkas firmasının hesap dökümünde belirtilen gemi isimleri ile davacının talebine konu seferlerin yapıldığı gemi isimlerinin birbiri ile uyuşmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, demuraj alacağının tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili ek rapora itirazında; konteynerlerin yükleme limanında gemiye yüklendikten sonra Pire Limanı'nda başka bir gemiye aktarıldığını ve bu gemi ile varma limanına getirildiğini, gemi isimlerindeki farklılığın buradan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece, gerçekten böyle bir durum varsa gemi ismi değişikliğinin sonuca etkili olmayacağı ve davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı nazara alınıp, bilirkişiden bu hususları karşılayacak ek rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4848 E. 2012/8082 K.
Ortak:teslim · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 1069 maddesi uyarınca gönderilenin «demuraj» bedelinden sorumlu tutulabilmesinin «konşimento» yada konşimentonun atıfta bulunduğu «navlun sözleşmesinde» bu yönde düzenleme bulunması ve yükün gönderilence «teslim» alınması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda konşimento şartlarının 11. maddesinde konteynırın süresi içerisinde iade edilmemesi halinde davalının bu nedenle doğan …
Benzer bu karardaMahkemece, konteynırların davalıya «teslim» ve onun tarafından iade edilme tarihlerinin saptanamadığı, dava dışı Arkas firmasının hesap dökümünde belirtilen gemi isimleri ile davacının talebine konu seferler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1033 E. 2015/5226 K.
Ortak:demuraj · navlun
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 1069 maddesi uyarınca gönderilenin «demuraj» bedelinden sorumlu tutulabilmesinin «konşimento» yada konşimentonun atıfta bulunduğu «navlun sözleşmesinde» bu yönde düzenleme bulunması ve yükün gönderilence «teslim» alınması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda konşimento şartlarının 11. maddesinde konteynırın süresi içerisinde iade edilmemesi halinde davalının bu nedenle doğan …
Dava, «demuraj» alacağının tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının «navlun» ücretinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğine ve «demuraj» ücretinin ödeneceği hususunda «taahhüt» verildiğine ilişkin delilleri değerlendirilmediği gibi, faturalarda yer alan farklı alacak kalemlerine ilişkin de herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz taşıma sözleşmesi · pasif husumet yokluğu · taşıma sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi · taahhütname · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalının taşınan yükün alıcısı olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığı, davalının sadece konteynır temini ve yüklenmesi konusunda talimatının bulunduğu, bu halde de ancak gerçek sorumlu olan alıcı veya gönderilene ... olmak kaydıyla kendisine «husumet» yöneltilebileceği gerekçesi ile davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «deniz taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının «navlun» ücretinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğine ve «demuraj» ücretinin ödeneceği hususunda «taahhüt» verildiğine ilişkin delilleri değerlendirilmediği gibi, faturalarda yer alan farklı alacak kalemlerine ilişkin de herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece davacının iddia ettiği hususlarla ilgili tarafların tüm delilleri değerlendirilmek suretiyle «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1028 E. 2013/1271 K.
Ortak:demuraj · navlun sözleşmesi · konşimento · navlun · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 1069 maddesi uyarınca gönderilenin «demuraj» bedelinden sorumlu tutulabilmesinin «konşimento» yada konşimentonun atıfta bulunduğu «navlun sözleşmesinde» bu yönde düzenleme bulunması ve yükün gönderilence «teslim» alınması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda konşimento şartlarının 11. maddesinde konteynırın süresi içerisinde iade edilmemesi halinde davalının bu nedenle doğan …
Dava, «demuraj» alacağının tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ma ve tüm kanıtlara göre, konteynerin kararlaştırılan süreden sonra iade edilmesi sebebiyle gecikme bedelinin istenebilmesi için borçlu olduğu iddia edilen kişi ile «taşıyan» arasında bir sözleşmenin kararlaştırılmış olması gerektiği, tarafların arasında anlaştığı bir «demuraj» tarifesinin bulunmadığı, «konşimento» ve diğer belgelerden «navlun sözleşmesinin» dava dışı ... ile kuruldugu ve bu firmanın «taşıyan sıfatının» bulunduğu, taşıyanın dava dışı ... ile «alt navlun sözleşmesi» kurduğu, bu şirketin «fiili taşıyan» olduğu, davalının taşıyan sıfatının olmadığından bu sıfata dayanarak «demuraj bedeli» talep edemeyeceği, davalının konteynerin «teslimi» aşamasında taşıyan adına ve onu «temsilen» hareket ettiği, demuraj alacağı navlun sözleşmesi uyarınca eşya taşıma borcunu üstlenen taşıyanın alacağı olduğu, «acentenin» dava açma «yetkisinin» kendi adına değil müvekkili namına olabileceği gerekçesiyle, 15.650.50 TL ve %40'ı olan 6.260.20 TL «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının «taşıyan» olduğunu iddia ederek taşıma ücretine ilişkin faturaları da ödediğini belirterek, icra takibi neticesinde ödediği, ancak aralarındaki sözleşmede yer almayan «demuraj» alacağının «istirdadını», davalı da cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına karşı verdiği itiraz dilekçelerinde «taşıyan sıfatını» kabul ederek davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt navlun sözleşmesi · demuraj bedeli · fiili taşıyan · taşıyan sıfatı · delillerin toplanmaması · acentelik · kötü niyet tazminatı · istirdat
Benzer bu kararda… ma ve tüm kanıtlara göre, konteynerin kararlaştırılan süreden sonra iade edilmesi sebebiyle gecikme bedelinin istenebilmesi için borçlu olduğu iddia edilen kişi ile «taşıyan» arasında bir sözleşmenin kararlaştırılmış olması gerektiği, tarafların arasında anlaştığı bir «demuraj» tarifesinin bulunmadığı, «konşimento» ve diğer belgelerden «navlun sözleşmesinin» dava dışı ... ile kuruldugu ve bu firmanın «taşıyan sıfatının» bulunduğu, taşıyanın dava dışı ... ile «alt navlun sözleşmesi» kurduğu, bu şirketin «fiili taşıyan» olduğu, davalının taşıyan sıfatının olmadığından bu sıfata dayanarak «demuraj bedeli» talep edemeyeceği, davalının konteynerin «teslimi» aşamasında taşıyan adına ve onu «temsilen» hareket ettiği, demuraj alacağı navlun sözleşmesi uyarınca eşya taşıma borcunu üstlenen taşıyanın alacağı olduğu, «acentenin» dava açma «yetkisinin» kendi adına değil müvekkili namına olabileceği gerekçesiyle, 15.650.50 TL ve %40'ı olan 6.260.20 TL «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının «taşıyan» olduğunu iddia ederek taşıma ücretine ilişkin faturaları da ödediğini belirterek, icra takibi neticesinde ödediği, ancak aralarındaki sözleşmede yer almayan «demuraj» alacağının «istirdadını», davalı da cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporlarına karşı verdiği itiraz dilekçelerinde «taşıyan sıfatını» kabul ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının «taşıyan sıfatı» olduğu hususu gözönüne alınarak uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak tarafların «delilleri toplanıp» sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının taşıyan olmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu durumda taraflar arasında davalının «taşıyan sıfatı» olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5826 E. , 2011/16587 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2007/311-2009/535 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıya ait ticari eşyanın taşındığı 11 adet konteynırın, davalı tarafından süresinde boşaltılıp boş olarak teslim edilmemesi nedeni ile müvekkilinin faturaya dayalı (12.050,30) USD demuraj alacağı doğduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında demuraj taahhütünü içerir bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, konteynırlara gümrük izinleri çıkar çıkmaz yüklemenin yapıldığını, herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığını, gecikme olsa bile bunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, takipten önce faturaların müvekkiline tebliğ olunmadığını, kararlaştırılmış bir ücret tarifesi olmadığından talep edilen demuraj bedelinin keyfi hesaplandığını davacının icra takibine konu edilebilecek bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 1069 maddesi uyarınca gönderilenin demuraj bedelinden sorumlu tutulabilmesinin konşimento yada konşimentonun atıfta bulunduğu navlun sözleşmesinde bu yönde düzenleme bulunması ve yükün gönderilence teslim alınması koşuluna bağlı olduğu, somut olayda konşimento şartlarının 11. maddesinde konteynırın süresi içerisinde iade edilmemesi halinde davalının bu nedenle doğan ücret alacağından sorumlu olduğunun düzenlendiği, ancak konteynırların davalıya teslim ve onun tarafından iade edilme tarihlerinin saptanamadığı, dava dışı Arkas firmasının hesap dökümünde belirtilen gemi isimleri ile davacının talebine konu seferlerin yapıldığı gemi isimlerinin birbiri ile uyuşmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, demuraj alacağının tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili ek rapora itirazında; konteynerlerin yükleme limanında gemiye yüklendikten sonra Pire Limanı'nda başka bir gemiye aktarıldığını ve bu gemi ile varma limanına getirildiğini, gemi isimlerindeki farklılığın buradan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece, gerçekten böyle bir durum varsa gemi ismi değişikliğinin sonuca etkili olmayacağı ve davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı nazara alınıp, bilirkişiden bu hususları karşılayacak ek rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039511200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz