6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta tazminatının tahsili | Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5253 E. 2024/2187 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muafiyet tenzili amortisman sovtaj bedeli poliçe özel şartları sovtaj faiz başlangıç tarihi ticari avans faizi aktif husumet yokluğu lehdar sigorta tazminatı sigorta ettiren muafiyet depo kararı aktif husumet teminat kapsamı riziko muacceliyet reeskont faizi muvafakat husumet yokluğu taraf ehliyeti ihbar bilirkişi incelemesi ıslah tacir sigorta poliçesi hasar yükleten (shipper) avans faizi teminat husumet

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2 · TTK — TTK 1454

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe lehdarı DSİ Genel Müdürlüğünün hasarın ödenmesine muvafakatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Sunulan 72337191 sayılı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde DSİ Genel Müdürlüğü sigortalı, davacılar Anılcan- Demars İş Ortaklığı sigorta ettiren olarak gösterilmiş, Açıklamalar ve Özel Koşullar başlığı altında yeniden sigortalı sayımı yapılmış, hem işveren sıfatı ile DSİ Genel Müdürlüğü, hem de müteahhit sıfatı ile davacılar sigortalı olarak belirtilmiş, Lehdar Klozunda ise poliçede lehdarın işveren (idare) olduğu, hasarların idarenin (işverenin) yazılı onayı ile müteahhide ödeneceği düzenlenmiştir. Mahkemece poliçe lehdarı DSİ Genel Müdürlüğü'ne üç kez müzekkere yazılmış, DSİ Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü'nce 01.08.2018 tarihinde “Yapılan inceleme neticesinde müzekkereye konu söz konu iş merkez ihaleli olup işte işletmeye alma testleri esnasında suya bağlı olarak, 30 km çelik hat, 4 adet depo, 2 adet terfi istasyonu ve hat üzerindeki sanat yapılarında bulunan vanalarda arızalar meydana gelmiş ve yüklenici tarafından giderilmiştir.” yönünde, 07.12.2018 tarihinde “Söz konusu işte testler esnasında bir takım arızalar meydana gelmiş ve bu arızalar yüklenici tarafından sözleşme gereği giderilmiştir. Arızaların meydana geldiği ekipmanların sahaya nakli öncesi fabrika muayeneleri yapılmış, sahada imalat ve montajları İdare gözetiminde fen ve sanat kurallarına göre uygun şekilde tamamlanmıştır” yönünde cevap verilerek arızaların yüklenici tarafından giderildiği, fen ve sanat kurallarına uygun tamamlandığı belirtilmekle yetinilmiştir. Mahkemece, verilen cevapların muvafakat hususunda yeterli olmadığı belirtilerek yazılan müzekkere ise 15.02.2019 tarihinde “Söz konusu lehdar klozuna istinaden muvafakatamız yoktur” şeklinde cevaplanmıştır. Ancak işbu davaya konu hasar DSİ'nin cevabi yazılarında gösterdiği hasar olup da yüklenici bu hasarı eksiksiz giderdiği taktirde sigorta tazminatını davalı sigortacıdan talep hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Yüklenicinin hasarı gidermesine rağmen poliçedeki lehdar klozuna istinaden DSİ'nin sigorta tazminatının davacılara ödenmesi hususunda muvafakat vermemesi 4721 sayılı TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Bu durumda mahkemece bu yönde bir inceleme yapılıp DSİ'nin yüklenici tarafından giderildiğini ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlandığını belirttiği işlerin dava konusu hasarlara ilişkin olup olmadığının tespiti ve sonucuna bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulmasını gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile DSİ'nin, yüklenici tarafından giderildiğini ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlandığını belirttiği işlerin dava konusu hasarlara ilişkin olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, raporda, davaya konu edilen Çokal Barajı İçmesuyu 4. Kısım (Eceabat) İsale Hattının yapımı işi dahilinde inşa edilen 2000 m3 kapasiteli su deposunun beton atımı sırasında, hatalı iskele-kalıp sistemi inşasının göçmesi sebebiyle oluşan 03.07.2014 tarihli hasarın poliçe teminatı dahilinde bulunmadığı, kusurlu iskele-kalıp sistemi inşasının göçmesi neticesinde hasar gören diğer kıymetlerin ise teminat kapsamında bulunduğu, poliçe genel ve özel şartları dahilinde ödenebilir hasar miktarının 58.502,64 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaların ve tespitlerin dosyaya ve bozma ilamı kapsamına uygun görülerek hükme esas alındığı, davalı ... şirketinin faiz sorumluluğunun, ihbardan 45 gün sonra muaccel hale geleceği, ihbarın 04.07.2014 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, davalı şirketin faiz sorumluluğunun 18.08.2014 tarihinde başlayacağı, taraflar tacir olmakla davalının avans faizinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 58.502,64 TL 'nin 18.08.20214 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile müvekkili şirkete ödenmesi gereken poliçe kapsamındaki hasar bedelinin fahiş şekilde düşük hesaplanmış olup, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Yerel Mahkemece, müvekkili şirketlere ödenmesi gereken hasar bedelinin 72.590,00 TL olduğuna dair hüküm kurulması gerekirken hatalı şekilde 58.502,64 TL üzerinden hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini,yerel mahkemece faiz başlangıç tarihi olarak 18.08.2014 tarihine hükmedilmiş olup, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, rizikonun gerçekleştiği 03.07.2014 tarihi olduğundan işletilecek ticari avans faizinin de bu tarihte başlatılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar sigorta ettiren olduklarından kural olarak tazminat talep etme hakları ve dava ehliyetlerinin bulunmadığını, DSİ'nin 07.12.2018 tarihli cevabında yüklenici tarafından onarılan hasarların All Risk kapsamında olmadığı belirtildiğinden muvafakat verilmediğinin anlaşıldığını, DSİ'nin onarıldığını ifade ettiği hasarlar davada iddia olunan hasarlar olmayıp herhangi bir benzerlik arz etmediğini, lehdar klozu uyarınca DSİ'nin muvafakatı olmaması karşısında sözleşmenin aksine yorum yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta tazminatının tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3389 E. 2021/2281 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15037 E. 2017/6876 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4048 E. 2012/4467 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Rehinli alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/9653 E. 2007/12603 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2211 E. 2023/6006 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5253 E.  ,  2024/2187 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/227 Esas,2023/405 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin iş ortaklığının yapmakta olduğu Çokal Barajı İçme Suyu 4. Kısım İsale Hattı İşinin inşaat sigorta poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığını, meydana gelen hasardan sonra davalının kusurlu imalatların teminat kapsamında değerlendirilemeyeceği kanısına vardığını, oysa iskele sisteminin şartnameye uygun malzeme ve sistemle kurulduğunu, yine davalının enkaz malzemelerin adedi ve miktarında, bazı malzemelerin birim fiyatında indirime giderek eksik miktar çıkardığını, enkazın kaldırılmasında çalışan işçilerin ücretlerinin piyasanın çok altında hesapladığını, haksız amortisman tenzili yaptığını, kereste ve teleskopik dikmeleri sigorta poliçesi kapsamında değerlendirmesi gerekirken teminat dışı bıraktığını, sovtajı yüksek belirlediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL hasar/zarar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 72.590,00 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacıların sigorta ettiren, DSİ Genel Müdürlüğünün sigortalı olduğunu, poliçe özel şartlarında hasarların, idarenin yazılı onayı ile müteahhide ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ekspertizin 75.224,00 TL zarar tespit ettiğini, %9.09 oranında eksik sigorta bulunduğunu, muafiyet tenzili ve hasarın eksik sigorta çarpanı ile orantılanması ile davacılara 58.502,64 TL tazminat teklif edildiğini, hasarın ancak öngörülemeyen, beklenmedik ani hadise niteliğinde olması halinde teminat içinde bulunduğunu, iskele çökmesine sebebiyet veren plan-proje hatası, malzeme ayıbı, işçilik hatasının öngörülebilir/ önlenebilir niteliği sebebiyle poliçe kapsamı dışında kaldığını, poliçede bu tür hasarların kapsam harici sayıldığını, plywood malzemenin 2.

el olmasına bağlı olarak amortisman indirimi yapıldığını, sovtaj bedelinin doğru belirlendiğini, davacının fahiş işçi ücreti talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemenin 09.05.2019 tarih, 2018/153 E. ve 2019/407 K. sayılı kararı ile poliçede, sigortalının DSİ Genel Müdürlüğü, sigorta ettirenin Anılcan-Demars İş Ortaklığı olarak belirtildiği, sigortalı olarak “işveren sıfatıyla DSİ Genel Müdürlüğü, müteahhit sıfatıyla Anılcan İnş. Tic. Turz. ve San. Ltd. Şti. Demars İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. ve/veya müteahhitler ve/veya taşeronların” gösterildiği, poliçedeki lehdar klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, hasarlar idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmünün bulunduğu, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü'nün tazminatın davacılara ödenmesine muvafakatinin bulunmadığını mahkemeye bildirdiği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 10.03.2021 tarih, 2019/3389 E. ve 2021/2281 K. sayılı kararıyla ''...

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe lehdarı DSİ Genel Müdürlüğünün hasarın ödenmesine muvafakatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Sunulan 72337191 sayılı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde DSİ Genel Müdürlüğü sigortalı, davacılar Anılcan- Demars İş Ortaklığı sigorta ettiren olarak gösterilmiş, Açıklamalar ve Özel Koşullar başlığı altında yeniden sigortalı sayımı yapılmış, hem işveren sıfatı ile DSİ Genel Müdürlüğü, hem de müteahhit sıfatı ile davacılar sigortalı olarak belirtilmiş, Lehdar Klozunda ise poliçede lehdarın işveren (idare) olduğu, hasarların idarenin (işverenin) yazılı onayı ile müteahhide ödeneceği düzenlenmiştir.

Mahkemece poliçe lehdarı DSİ Genel Müdürlüğü'ne üç kez müzekkere yazılmış, DSİ Genel Müdürlüğü 11. Bölge Müdürlüğü'nce 01.08.2018 tarihinde “Yapılan inceleme neticesinde müzekkereye konu söz konu iş merkez ihaleli olup işte işletmeye alma testleri esnasında suya bağlı olarak, 30 km çelik hat, 4 adet depo, 2 adet terfi istasyonu ve hat üzerindeki sanat yapılarında bulunan vanalarda arızalar meydana gelmiş ve yüklenici tarafından giderilmiştir.” yönünde, 07.12.2018 tarihinde “Söz konusu işte testler esnasında bir takım arızalar meydana gelmiş ve bu arızalar yüklenici tarafından sözleşme gereği giderilmiştir. Arızaların meydana geldiği ekipmanların sahaya nakli öncesi fabrika muayeneleri yapılmış, sahada imalat ve montajları İdare gözetiminde fen ve sanat kurallarına göre uygun şekilde tamamlanmıştır” yönünde cevap verilerek arızaların yüklenici tarafından giderildiği, fen ve sanat kurallarına uygun tamamlandığı belirtilmekle yetinilmiştir.

Mahkemece, verilen cevapların muvafakat hususunda yeterli olmadığı belirtilerek yazılan müzekkere ise 15.02.2019 tarihinde “Söz konusu lehdar klozuna istinaden muvafakatamız yoktur” şeklinde cevaplanmıştır. Ancak işbu davaya konu hasar DSİ'nin cevabi yazılarında gösterdiği hasar olup da yüklenici bu hasarı eksiksiz giderdiği taktirde sigorta tazminatını davalı sigortacıdan talep hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Yüklenicinin hasarı gidermesine rağmen poliçedeki lehdar klozuna istinaden DSİ'nin sigorta tazminatının davacılara ödenmesi hususunda muvafakat vermemesi 4721 sayılı TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Bu durumda mahkemece bu yönde bir inceleme yapılıp DSİ'nin yüklenici tarafından giderildiğini ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlandığını belirttiği işlerin dava konusu hasarlara ilişkin olup olmadığının tespiti ve sonucuna bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulmasını gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile DSİ'nin, yüklenici tarafından giderildiğini ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlandığını belirttiği işlerin dava konusu hasarlara ilişkin olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, raporda, davaya konu edilen Çokal Barajı İçmesuyu 4. Kısım (Eceabat) İsale Hattının yapımı işi dahilinde inşa edilen 2000 m3 kapasiteli su deposunun beton atımı sırasında, hatalı iskele-kalıp sistemi inşasının göçmesi sebebiyle oluşan 03.07.2014 tarihli hasarın poliçe teminatı dahilinde bulunmadığı, kusurlu iskele-kalıp sistemi inşasının göçmesi neticesinde hasar gören diğer kıymetlerin ise teminat kapsamında bulunduğu, poliçe genel ve özel şartları dahilinde ödenebilir hasar miktarının 58.502,64 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaların ve tespitlerin dosyaya ve bozma ilamı kapsamına uygun görülerek hükme esas alındığı, davalı ...

şirketinin faiz sorumluluğunun, ihbardan 45 gün sonra muaccel hale geleceği, ihbarın 04.07.2014 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, davalı şirketin faiz sorumluluğunun 18.08.2014 tarihinde başlayacağı, taraflar tacir olmakla davalının avans faizinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 58.502,64 TL 'nin 18.08.20214 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile müvekkili şirkete ödenmesi gereken poliçe kapsamındaki hasar bedelinin fahiş şekilde düşük hesaplanmış olup, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Yerel Mahkemece, müvekkili şirketlere ödenmesi gereken hasar bedelinin 72.590,00 TL olduğuna dair hüküm kurulması gerekirken hatalı şekilde 58.502,64 TL üzerinden hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini,yerel mahkemece faiz başlangıç tarihi olarak 18.08.2014 tarihine hükmedilmiş olup, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, rizikonun gerçekleştiği 03.07.2014 tarihi olduğundan işletilecek ticari avans faizinin de bu tarihte başlatılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar sigorta ettiren olduklarından kural olarak tazminat talep etme hakları ve dava ehliyetlerinin bulunmadığını, DSİ'nin 07.12.2018 tarihli cevabında yüklenici tarafından onarılan hasarların All Risk kapsamında olmadığı belirtildiğinden muvafakat verilmediğinin anlaşıldığını, DSİ'nin onarıldığını ifade ettiği hasarlar davada iddia olunan hasarlar olmayıp herhangi bir benzerlik arz etmediğini, lehdar klozu uyarınca DSİ'nin muvafakatı olmaması karşısında sözleşmenin aksine yorum yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1082748200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.