Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15037 E. 2017/6876 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lehdar↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ sözleşmeden doğan dava↗ ziya↗ aktif husumet↗ sigorta sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan Çokal Barajı İçme Suyu 4. kısım (Eceabat) İsale Hattı işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel ziya ve hasarlar ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların teminat dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve zarardan davalı şirketin sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede, sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü, sigorta ettiren ... İş ortaklığı olup, “Özel Koşullar’’ başlığı altında ise, sigortalı olarak “işveren sıfatıyla DSİ Genel Müdürlüğü, müteahhit sıfatıyla ... İnş. Tic. Turz. ve San. Ltd. Şti.-... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. ve /veya müteahhitler ve /veya taşeronlar” gösterilmiştir. Ancak poliçede bulunan Lehdar Klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, hasarlar idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmü bulunmaktadır. O halde, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların aktif husumet sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.
2-Kabul şekli itibariyle, mahkemece hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Sigorta Genel Şartlarının A.4 /ı bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarlar teminat dışı bırakılmış ise de; maddenin devamında, ancak bu sebeplerle bozuk olmayan ve ya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek ziya ve hasarların teminata dahil olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, teminata dahil olduğu belirtilen hasarın tespiti ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta tazminatının tahsili | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5253 E. 2024/2187 K.
Ortak:lehdar · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · aktif husumet · muvafakat · hasar · teminat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, «lehdar» işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların «aktif husumet» sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.
… işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel «ziya» ve «hasarlar» ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların «teminat» dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve za …
Ancak poliçede bulunan Lehdar Klozunda, “işbu poliçede «lehdar» işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmü bulunmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Yüklenicinin «hasarı» gidermesine rağmen poliçedeki «lehdar» klozuna istinaden DSİ'nin «sigorta tazminatının» davacılara ödenmesi hususunda «muvafakat» vermemesi 4721 sayılı TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar «sigorta ettiren» olduklarından kural olarak tazminat talep etme hakları ve dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını, DSİ'nin 07.12.2018 tarihli cevabında yüklenici tarafından onarılan hasarların All Risk kapsamında olmadığı belirtildiğinden «muvafakat» verilmediğinin anlaşıldığını, DSİ'nin onarıldığını ifade ettiği «hasarlar» davada iddia olunan hasarlar olmayıp herhangi bir benzerlik arz etmediğini, «lehdar» klozu uyarınca DSİ'nin muvafakatı olmaması karşısında sözleşmenin aksine yorum yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · ticari avans faizi · aktif husumet yokluğu · depo kararı · teminat kapsamı · riziko · muacceliyet · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… bepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile müvekkili şirkete ödenmesi gereken poliçe kapsamındaki «hasar» bedelinin fahiş şekilde düşük hesaplanmış olup, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Yerel Mahkemece, müvekkili şirketlere ödenmesi gereken hasar bedelinin 72.590,00 TL olduğuna dair hüküm kurulması gerekirken hatalı şekilde 58.502,64 TL üzerinden hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini,yerel mahkemece «faiz başlangıç tarihi» olarak 18.08.2014 tarihine hükmedilmiş olup, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, «rizikonun» gerçekleştiği 03.07.2014 tarihi olduğundan işletilecek «ticari avans faizinin» de bu tarihte başlatılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… ı işi dahilinde inşa edilen 2000 m3 kapasiteli su deposunun beton atımı sırasında, hatalı iskele-kalıp sistemi inşasının göçmesi sebebiyle oluşan 03.07.2014 tarihli «hasarın» poliçe «teminatı» dahilinde bulunmadığı, kusurlu iskele-kalıp sistemi inşasının göçmesi neticesinde hasar gören diğer kıymetlerin ise «teminat kapsamında» bulunduğu, poliçe genel ve özel şartları dahilinde ödenebilir hasar miktarının 58.502,64 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamaların ve tespitlerin dosyaya ve bozma ilamı kapsamına uygun görülerek hükme esas alındığı, davalı ... şirketinin faiz sorumluluğunun, ihbardan 45 gün sonra «muaccel» hale geleceği, «ihbarın» 04.07.2014 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, davalı şirketin faiz sorumluluğunun 18.08.2014 tarihinde başlayacağı, taraflar «tacir» olmakla davalının avans faizinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 58.502,64 TL 'nin 18.08.20214 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… nde “Yapılan inceleme neticesinde müzekkereye konu söz konu iş merkez ihaleli olup işte işletmeye alma testleri esnasında suya bağlı olarak, 30 km çelik hat, 4 adet «depo», 2 adet terfi istasyonu ve hat üzerindeki sanat yapılarında bulunan vanalarda arızalar meydana gelmiş ve yüklenici tarafından giderilmiştir.” yönünde, 07.12.2018 t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3389 E. 2021/2281 K.
Ortak:lehdar · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · aktif husumet · muvafakat · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, «lehdar» işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların «aktif husumet» sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.
Ancak poliçede bulunan Lehdar Klozunda, “işbu poliçede «lehdar» işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmü bulunmaktadır.
… işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel «ziya» ve «hasarlar» ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların «teminat» dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve za …
Benzer bu kararda2- Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Şti. ve/veya müteahhitler ve/veya taşeronların” gösterildiği, poliçedeki «lehdar» klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmünün bulunduğu, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü'nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunmadığını mahkemeye bildirdiği gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Yüklenicinin «hasarı» gidermesine rağmen poliçedeki «lehdar» klozuna istinaden DSİ'nin «sigorta tazminatının» davacılara ödenmesi hususunda «muvafakat» vermemesi 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · depo kararı · husumet yokluğu
Benzer bu karardaŞti. ve/veya müteahhitler ve/veya taşeronların” gösterildiği, poliçedeki «lehdar» klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, «hasarlar» idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmünün bulunduğu, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü'nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunmadığını mahkemeye bildirdiği gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, poliçe «lehdarı» DSİ Genel Müdürlüğünün «hasarın» ödenmesine «muvafakatının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… nde “Yapılan inceleme neticesinde müzekkereye konu söz konu iş merkez ihaleli olup işte işletmeye alma testleri esnasında suya bağlı olarak, 30 km çelik hat, 4 adet «depo», 2 adet terfi istasyonu ve hat üzerindeki sanat yapılarında bulunan vanalarda arızalar meydana gelmiş ve yüklenici tarafından giderilmiştir.” yönünde, 07.12.2018 t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1481 E. 2017/4617 K.
Ortak:sigorta tazminatı · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · aktif husumet · muvafakat · sigorta poliçesi · hasar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, «lehdar» işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine «muvafakatinin» bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların «aktif husumet» sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.
… işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel «ziya» ve «hasarlar» ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların «teminat» dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve za …
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; «sigorta ettiren», üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir.
Benzer bu karardaSigorta Tahkim Komisyonunca tazminat talep etme hakkının sigortalı durumda bulunan DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, başvurunun işleme alınmasının Genel Müdürlüğün «açık muvafakati» ile gerçekleştirilebileceği ve bu muvafakatin ilgili «komisyona» ulaştırılması gerektiği belirtilerek, poliçe kapsamında söz konusu işin sigortalı denetiminde yaptırıldığı, işin yüklenicisi tarafından «hasar» tespiti talep edilebileceği, hasar dosyası açtırılabileceği, tazminat talebinde bulunulabileceği ve tazminat talebinin firmaya ödenebileceğinin açıkça belirtildiği …
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında herhangi bir açıklama ve değerlendirme yapılmaksızın tarafların taraf ve dava «ehliyetlerinin» olduğu, dava şartlarının sağlandığı kabul edilerek uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulmuş, İtiraz Hakem Heyeti Kararında da davacının «aktif husumetine» ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Bu durumda «sigorta ettiren» davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının tespiti açısından «sigorta poliçesi» hükümleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454. maddesinin değerlendirilerek bir sonuca varılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:başkası lehine sigorta · açık muvafakat · muafiyet · hakem kararı · komisyon · uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti · temsil
Benzer bu karardaDavalı vekili, «uyuşmazlık konusu» «hasar» poliçede belirlenen «muafiyet» limiti altında kaldığından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yerinde bulunmadığını savunarak, «hakem» heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
İçme Suyu Tesisleri kapsamındaki tünelde 26/04/2015 tarihinde meydana gelen çökme nedeniyle oluşan «hasarın» karşılanması istemiyle sigorta şirketine yapılan başvurunun belirlenen hasar tazmin bedelinin «muafiyet» tutarının altında kaldığı belirtilerek reddedildiğini, oluşan hasar tutarının 1.715.806,38 TL olduğunu, eksper tarafından 77.864,75 TL hasar tespit edildiğini, 1.715.806,38 TL üzerinden tenzil edilecek muafiyet sonrası hesaplanacak 937.941,63 TL nin ödenmesi talebinde bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulüne 374.342,00 TL tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka uygun olmadığını ileri sürerek itiraza konu «hakem» heyeti kararının kaldırılarak, tazminat talebinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonunca tazminat talep etme hakkının sigortalı durumda bulunan DSİ Genel Müdürlüğüne ait olduğu, başvurunun işleme alınmasının Genel Müdürlüğün «açık muvafakati» ile gerçekleştirilebileceği ve bu muvafakatin ilgili «komisyona» ulaştırılması gerektiği belirtilerek, poliçe kapsamında söz konusu işin sigortalı denetiminde yaptırıldığı, işin yüklenicisi tarafından «hasar» tespiti talep edilebileceği, hasar dosyası açtırılabileceği, tazminat talebinde bulunulabileceği ve tazminat talebinin firmaya ödenebileceğinin açıkça belirtildiği …
Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2017 günü hazır bulunan davacı şirket «temsilcisi» ... , davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6541 E. 2017/5254 K.
Ortak:sigorta ettiren · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda… işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel «ziya» ve «hasarlar» ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların «teminat» dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve za …
2-Kabul şekli itibariyle, mahkemece «hasarın» tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın «teminat» dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak Sigorta Genel Şartlarının A.4 /ı bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan «hasarlar» «teminat» dışı bırakılmış ise de; maddenin devamında, ancak bu sebeplerle bozuk olmayan ve ya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek «ziya» ve hasarların teminata «dahil» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yapımını üstlenmiş olduğu inşaat işinde meydana gelen «hasarın» kusurlu işçilikten ileri gelmemiş olduğuna ilişkin hiçbir tespit ve delil bulunmadığı ve poliçe «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların ihale yoluyla yapımını üstlendikleri inşaat işi devam ederken döşeme betonunun çökmesi nedeniyle maddi zarar meydana gelmiş, inşaat all risk «sigorta poliçesini» düzenleyen davalıya durum bildirildiğinde ise «hasarın» işçilik ve malzeme hatası nedeniyle gerçekleştiğinden bahisle davacılara ödeme yapılmamıştır.
Yine inşaat all risk sigortası genel şartları A.4. (ı) maddesi ile de malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan «hasarlar» «teminat» dışı gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · eksper raporu · teminat kapsamı · ispat yükü
Benzer bu karardaMeydana gelen çökme sonrası alınan «eksper raporu» ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da «hasarın» hangi sebeple gerçekleşmiş olduğuna dair somut tespitler yapılmamış, varsayımsal olarak, herhangi bir dış etki veya doğal «afet» olmaksızın gerçekleşen hasar işçilik ve malzeme kusuruna bağlanmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yapımını üstlenmiş olduğu inşaat işinde meydana gelen «hasarın» kusurlu işçilikten ileri gelmemiş olduğuna ilişkin hiçbir tespit ve delil bulunmadığı ve poliçe «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 1278. ve 1281/2. maddesi gereği «hasarın» «teminat» dışı bir halden vuku bulduğunu «ispat yükü» işbu davada davalı tarafın üzerinde ise de davalı taraf savunmasını ispata yarar herhangi bir delil sunmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15037 E. , 2017/6876 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2016 tarih ve 2014/861-2016/100 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/12/2017 günü hazır bulunan davacılar vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkil iş ortaklığını oluşturan şirketlerin DSİ Genel Müdürlüğünden alınan ihaleye uygun olarak yapmakta olduğu "Çokal Barajı İçme Suyu 4. Kısım İsale Hattı İşi"nin davalı şirkete sigortalattırıldığını, inşaatta 03/07/2014 tarihinde 118.280,40 TL hasar gerçekleştiğini, hasarın sigorta teminatı içinde olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 03/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 72.590,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacı şirketlerin sigortalı olmayıp sigorta ettiren durumda olduklarından aktif dava ehliyetleri bulunmadığını, hasarın poliçe teminatı dışında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından yapılan Çokal Barajı İçme Suyu 4. kısım (Eceabat) İsale Hattı işinin davalı tarafça sigortalandığı, genel şartların A.4 maddesinin "h" bendinde plan, proje ve hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelecek fiziksel ziya ve hasarlar ile "ı" bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarların teminat dışında bırakıldığı, hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı ve zarardan davalı şirketin sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 1454. maddesi uyarınca; sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkı sigortalıya aittir. Dava konusu poliçede, sigortalı DSİ Genel Müdürlüğü, sigorta ettiren ... İş ortaklığı olup, “Özel Koşullar’’ başlığı altında ise, sigortalı olarak “işveren sıfatıyla DSİ Genel Müdürlüğü, müteahhit sıfatıyla ... İnş. Tic. Turz. ve San. Ltd. Şti.-... İnş. Tur.
Tic. Ltd. Şti. ve /veya müteahhitler ve /veya taşeronlar” gösterilmiştir. Ancak poliçede bulunan Lehdar Klozunda, “işbu poliçede lehdar işveren idare olup, hasarlar idarenin yazılı onayı ile müteahhite ödenecektir” hükmü bulunmaktadır. O halde, lehdar işveren DSİ Genel Müdürlüğü’nün tazminatın davacılara ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların aktif husumet sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın resen bozulması gerekmiştir.
2-Kabul şekli itibariyle, mahkemece hasarın tamamen malzeme ve inşadaki eksiklik ve hatadan kaynaklandığı, bu durumda çökme nedeniyle oluşan zararın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Sigorta Genel Şartlarının A.4 /ı bendinde malzemenin bozukluğundan, ayıbından veya kusurlu işçilik neticesinde olan hasarlar teminat dışı bırakılmış ise de; maddenin devamında, ancak bu sebeplerle bozuk olmayan ve ya ayıpsız malzemeler ve hatasız işçilikle doğru inşa edilmiş sigortalı diğer kıymetlerde meydana gelecek ziya ve hasarların teminata dahil olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, teminata dahil olduğu belirtilen hasarın tespiti ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın resen, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388368900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz