Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4156 E. 2024/6246 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ hizmet tespiti davası↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ ek mehil↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tespit davası↗ ipotek↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/917 E., 2024/143 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Öz-El Deri San. Tic. Ltd. Şti. ve SGK'yı hasım göstererek İzmir 9. İş Mahkemesi nezdinde 2022/533 E. sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmak için mehil verildiğini, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin İzmir olup şirketin ticaret sicilinden 12.08.2014 tarihinde re'sen silindiğini, ihyası istenen şirket ticaret sicilinde re'sen terkin edildiğinden husumetin, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini, davada kabul kararı verilmesi halinde şirketin tasfiye/ek tasfiye işlemleri için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru atanması gerektiğini ileri sürerek Öz-El Deri San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin sermayesinin 500 TL olduğunu, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan tebliğ gereği 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının re'sen silindiği, bu hususun da 18.08.2014 tarih 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, Müdürlüğün davada zorunlu yasal hasım olduğunu, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 12.08.2014 tarihinde sicil kaydı re'sen silinen ihyası istenen şirketin, devam eden davası bulunması dolayısıyla davacının ihya talep etmekte hukuki yararının olduğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Merkez-108070 sicil numarasında kayıtlı iken 12.08.2014 tarihinde sicil kaydı re'sen silinen Öz-El Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İzmir 9. İş Mahkemesi'nin 2022/533 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; vefat eden eniştesinin kimliğini çalarak adına ihyası istenen şirketi kurduğunu, Mahkemece savunması için kendisine tebligat yapılmadığını, kendisinin ilk okul terk bir insan olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak lehine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve dosyaya yansıyan bilgi, belge ve deliller dikkate alındığında davalı lehine tesis edilen ipotekle ilgili olarak borcun ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle; sağlık sorunları olduğunu belirtip istinaf dilekçesinde belirttiği hususları da tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre ticaret sicilinden terkin olmuş olan şirketin tarafı olduğu dava özelinde sınırlı ihyasının gerekip gerekmediği ve tasfiye memuru görevlendirilmesinin gerekliliği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3927 E. 2023/4755 K.
Ortak:ticaret sicilinden resen terkin · münfesihlik · resen terkin · re'sen terkin · yasal hasım · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi nezdinde 2022/533 E. sayılı dosya ile «hizmet tespit davası» açtığını, şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmak için «mehil» verildiğini, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden terkin» edilmeden önceki merkez adresinin İzmir olup şirketin ticaret sicilinden 12.08.2014 tarihinde re'sen silindiğini, ihyası istenen şirket ticaret sicilinde re'«sen terkin» edildiğinden «husumetin», sadece «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltildiğini, davada kabul kararı verilmesi halinde şirketin «tasfiye»/ek «tasfiye işlemleri» için yeni bir veya birkaç kişiyi «tasfiye memuru atanması» gerektiğini ileri sürerek Öz-El Deri San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin sermayesinin 500 TL olduğunu, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan tebliğ gereği 04.04.2014 tarihinde «münfesih» sayılarak tescilli adresine «ihtarda» bulunulduğu, bu hususun 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydının» re'sen silindiği, bu hususun da 18.08.2014 tarih 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, Müdürlüğün davada zorunlu «yasal hasım» olduğunu, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve «kusur» bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydı» re'sen silinen «ihyası» istenen şirketin, devam eden davası bulunması dolayısıyla davacının ihya talep etmekte «hukuki yararının» olduğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı «ticaret sicil» memurluğunun davanın niteliği gereği «yasal hasım» konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Merkez-108070 sicil numarasında kayıtlı iken 12.08.2014 tarihinde sicil kaydı r …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin 12.09.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edildiği, davacı kurumun ihyası istenilen şirketinde aralarında bulunduğu bir kısım kişiler aleyhine 22.04.2009 tarihinde «rücuen tazminat davası» açtığı, davalı yanca terkin tarihinden önce davalı yanca ihyası istenilen şirketin sicilde kayıtlı adresine ve şirket yetkilerine ayrı ayrı «ihtar» «tebligatının» çıkarıldığına ve buna ilişkin tebliğ evraklarının dosyaya sunulmadığı, bu durumda, terkin işleminde davalı Müdürlüğün kusurunun bulunduğu, terkinin usulsüz olduğu sonucunu doğurmakla, davalı müdürlüğün «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde davacı kurum üzerinde bırakılmasının doğru görülmediği, davacı vekilinin istinaf itirazının bu nedenle, kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre «tasfiyenin kapanmasından» sonra ek «tasfiye» işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekeceği, ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına dayanılarak resen terkin edildiği, hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı Yasa'nın geçici 7 nci maddesine aykırı olup, esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilerek, «tasfiye memuru atanmasına» gerek olmadığı halde mahkemece bu husus gözetilmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 2019/126 sayılı dosyasında «ihyası» talep edilen şirket aleyhine açılmış ve devam eden dava olduğu ve davacı tarafa adı geçen «şirketin ihyası» yönünde «yetki» verildiği, söz konusu dosyada taraf teşkilinin sağlanması açısından davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, davalı taraf «yasal hasım» konumunda bulunduğundan aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin tayin edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince re'«sen terkin» olunan «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiyenin kapanması · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · rücuen tazminat · tazminat davası · kaldırma ve yeniden hüküm · yetki · temsil
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenilen şirketin 12.09.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «ticaret sicilinden resen terkin» edildiği, davacı kurumun ihyası istenilen şirketinde aralarında bulunduğu bir kısım kişiler aleyhine 22.04.2009 tarihinde «rücuen tazminat davası» açtığı, davalı yanca terkin tarihinden önce davalı yanca ihyası istenilen şirketin sicilde kayıtlı adresine ve şirket yetkilerine ayrı ayrı «ihtar» «tebligatının» çıkarıldığına ve buna ilişkin tebliğ evraklarının dosyaya sunulmadığı, bu durumda, terkin işleminde davalı Müdürlüğün kusurunun bulunduğu, terkinin usulsüz olduğu sonucunu doğurmakla, davalı müdürlüğün «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde davacı kurum üzerinde bırakılmasının doğru görülmediği, davacı vekilinin istinaf itirazının bu nedenle, kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre «tasfiyenin kapanmasından» sonra ek «tasfiye» işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekeceği, ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasına dayanılarak resen terkin edildiği, hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı Yasa'nın geçici 7 nci maddesine aykırı olup, esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilerek, «tasfiye memuru atanmasına» gerek olmadığı halde mahkemece bu husus gözetilmeksizin karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 2019/126 sayılı dosyasında «ihyası» talep edilen şirket aleyhine açılmış ve devam eden dava olduğu ve davacı tarafa adı geçen «şirketin ihyası» yönünde «yetki» verildiği, söz konusu dosyada taraf teşkilinin sağlanması açısından davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, davalı taraf «yasal hasım» konumunda bulunduğundan aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin tayin edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Limited Şirketinin ihyasına yönelik olarak işbu davayı açtığı, adı geçen şirketin 12.03.1998 tarihinde «ticaret siciline tescil» edildiği, esas sermayesinin 1000,00 TL olduğu 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan «münfesih» olmasına veya sayılmasına rağmen «tasfiye» edilmemiş anonim ve «limited şirketler» ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ gereğince münfesih sayılarak tescilli adresine 04.04.2014 tarihinde «ihtarda» bulunulduğu, bu hususun 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, yasal süre içerisinde ihtara cevap verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydının» resen silinerek 18.08.2014 tarihli 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, davalı İzmir ... tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasalara aykı …
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı «temsilcisi» temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Ticaret sicilinden re'sen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/552 E. 2016/1807 K.
Ortak:re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi nezdinde 2022/533 E. sayılı dosya ile «hizmet tespit davası» açtığını, şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmak için «mehil» verildiğini, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden terkin» edilmeden önceki merkez adresinin İzmir olup şirketin ticaret sicilinden 12.08.2014 tarihinde re'sen silindiğini, ihyası istenen şirket ticaret sicilinde re'«sen terkin» edildiğinden «husumetin», sadece «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltildiğini, davada kabul kararı verilmesi halinde şirketin «tasfiye»/ek «tasfiye işlemleri» için yeni bir veya birkaç kişiyi «tasfiye memuru atanması» gerektiğini ileri sürerek Öz-El Deri San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Kararın «tasfiye memuru» tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı «tasfiye memuru» tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
Benzer bu karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · pasif husumet ehliyeti · şirketin ihyası · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, «yeniden tescili» istenen şirketin 17.06.2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7'nci maddesi uyarınca «kaydının» re'sen silindiği sabit olup sicil kayıtlarından davacının, kaydı silinen ve yeniden tescili istenen şirketin tek «temsilcisi» olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9608 E. 2015/9685 K.
Ortak:münfesihlik · ihya · tasfiye memuru · ihtar · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · husumet · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi nezdinde 2022/533 E. sayılı dosya ile «hizmet tespit davası» açtığını, şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmak için «mehil» verildiğini, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden terkin» edilmeden önceki merkez adresinin İzmir olup şirketin ticaret sicilinden 12.08.2014 tarihinde re'sen silindiğini, ihyası istenen şirket ticaret sicilinde re'«sen terkin» edildiğinden «husumetin», sadece «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltildiğini, davada kabul kararı verilmesi halinde şirketin «tasfiye»/ek «tasfiye işlemleri» için yeni bir veya birkaç kişiyi «tasfiye memuru atanması» gerektiğini ileri sürerek Öz-El Deri San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin sermayesinin 500 TL olduğunu, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan tebliğ gereği 04.04.2014 tarihinde «münfesih» sayılarak tescilli adresine «ihtarda» bulunulduğu, bu hususun 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydının» re'sen silindiği, bu hususun da 18.08.2014 tarih 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, Müdürlüğün davada zorunlu «yasal hasım» olduğunu, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve «kusur» bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre «ticaret sicilinden terkin» olmuş olan şirketin tarafı olduğu dava özelinde sınırlı ihyasının gerekip gerekmediği ve «tasfiye memuru» «görevlendirilmesinin» gerekliliği hususundadır.
Benzer bu kararda01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin-«tasfiye» memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik «husumet» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · şirketin ihyası · sicilden terkin
Benzer bu karardaMaddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7.
Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere yapılacak «ihtarın tebliği» tarihinden itibaren iki ay içinde «tasfiye» memurunun bildirilmemesi halinde şirketin «ticaret sicili» kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir.
01.01.1999 tarihinde «münfesih» duruma geldiği anlaşılmış ise de; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın eksik husumet nedeniyle reddi doğru olmamış, bo …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1200 E. 2012/7046 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · ihya · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin · harç · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi nezdinde 2022/533 E. sayılı dosya ile «hizmet tespit davası» açtığını, şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmak için «mehil» verildiğini, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicilinden terkin» edilmeden önceki merkez adresinin İzmir olup şirketin ticaret sicilinden 12.08.2014 tarihinde re'sen silindiğini, ihyası istenen şirket ticaret sicilinde re'«sen terkin» edildiğinden «husumetin», sadece «ticaret sicil müdürlüğüne» yöneltildiğini, davada kabul kararı verilmesi halinde şirketin «tasfiye»/ek «tasfiye işlemleri» için yeni bir veya birkaç kişiyi «tasfiye memuru atanması» gerektiğini ileri sürerek Öz-El Deri San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydı» re'sen silinen «ihyası» istenen şirketin, devam eden davası bulunması dolayısıyla davacının ihya talep etmekte «hukuki yararının» olduğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı «ticaret sicil» memurluğunun davanın niteliği gereği «yasal hasım» konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Merkez-108070 sicil numarasında kayıtlı iken 12.08.2014 tarihinde sicil kaydı r …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin sermayesinin 500 TL olduğunu, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan tebliğ gereği 04.04.2014 tarihinde «münfesih» sayılarak tescilli adresine «ihtarda» bulunulduğu, bu hususun 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil «kaydının» re'sen silindiği, bu hususun da 18.08.2014 tarih 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, Müdürlüğün davada zorunlu «yasal hasım» olduğunu, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve «kusur» bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDava, «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
Tüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin usulüne uygun olarak tasfiyesinin tamamlandığı ve «ticaret sicilinden terkin» edildiği, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · yargılama giderleri
Benzer bu karardaŞti.'nin yeniden «ihyası» ile «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Tüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
Bu itibarla, davanın niteliği gereği kendisine «husumet» düşen sicil memurluğunun, davanın kabulüne karar verilmesi halinde «harç», «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu yönden davalı ... yararına bozulması gerekirse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4156 E. , 2024/6246 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/774 Esas, 2024/738 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/917 E., 2024/143 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Öz-El Deri San. Tic. Ltd. Şti. ve SGK'yı hasım göstererek İzmir 9. İş Mahkemesi nezdinde 2022/533 E. sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemece bu davayı açmak için mehil verildiğini, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin İzmir olup şirketin ticaret sicilinden 12.08.2014 tarihinde re'sen silindiğini, ihyası istenen şirket ticaret sicilinde re'sen terkin edildiğinden husumetin, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini, davada kabul kararı verilmesi halinde şirketin tasfiye/ek tasfiye işlemleri için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru atanması gerektiğini ileri sürerek Öz-El Deri San.Tic.Ltd.Şti.
unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin sermayesinin 500 TL olduğunu, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan tebliğ gereği 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğu, bu hususun 15.04.2014 tarih 8550 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde sicil kaydının re'sen silindiği, bu hususun da 18.08.2014 tarih 8633 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, Müdürlüğün davada zorunlu yasal hasım olduğunu, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 12.08.2014 tarihinde sicil kaydı re'sen silinen ihyası istenen şirketin, devam eden davası bulunması dolayısıyla davacının ihya talep etmekte hukuki yararının olduğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığı ve davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün Merkez-108070 sicil numarasında kayıtlı iken 12.08.2014 tarihinde sicil kaydı re'sen silinen Öz-El Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin İzmir 9.
İş Mahkemesi'nin 2022/533 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; vefat eden eniştesinin kimliğini çalarak adına ihyası istenen şirketi kurduğunu, Mahkemece savunması için kendisine tebligat yapılmadığını, kendisinin ilk okul terk bir insan olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak lehine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve dosyaya yansıyan bilgi, belge ve deliller dikkate alındığında davalı lehine tesis edilen ipotekle ilgili olarak borcun ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tasfiye memuru temyiz dilekçesinde özetle; sağlık sorunları olduğunu belirtip istinaf dilekçesinde belirttiği hususları da tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre ticaret sicilinden terkin olmuş olan şirketin tarafı olduğu dava özelinde sınırlı ihyasının gerekip gerekmediği ve tasfiye memuru görevlendirilmesinin gerekliliği hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tasfiye memurunca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1078017700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz