İstinaf edilmeyip kesinleşen kısımlar temyiz edilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3073 E. 2024/5656 K. · · İlk derece: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İlk derece kararının istinaf edilmeyen kısımları kesinleşir; bölge adliye mahkemesince yeniden hüküm kurulmuş olması bu kısımları temyize açmaz ve o kısımlara yönelik temyiz dilekçesi reddedilir. Esas yönünden, gazete haberinde kullanılan ifadeler haber verilişinin gerektirdiği üslubu aşıyor ve okuyucuda rakip yayın hakkında olumsuz intiba oluşturuyorsa, bu yayın basın özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilemez ve haksız rekabet oluşturur. Birden çok davacının toplam miktar üzerinden manevi tazminat istediği ve paylaştırma yapılmadığı hâllerde her davacının eşit oranda talepte bulunduğu kabul edilir; hükmedilecek tazminat bu miktarı aşamaz.
Ele alınan sorunlar
İstinaf edilmeyerek kesinleşen kısımların temyiz edilebilirliği → ret
İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesince reddedilen yayınlar bakımından da haksız rekabetin gerçekleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Gerekçe: İlk derece mahkemesince dava kısmen kabul kısmen reddedilmiş, davacı vekilince reddedilen hususlarda istinaf talebinde bulunulmamıştır. Bölge adliye mahkemesince yeniden hüküm kurulmuş olmasına karşın, ilk derece mahkemesi kararı ile kesinleşen kısımlar yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gazete haberlerinin haksız rekabet oluşturması → kabul
İddia: Davalılar, haber başlıklarının dikkat çekici biçimde hazırlanmasının hukuka aykırılık sayılamayacağını, haberlerin görünen gerçekler kapsamında ve kamu yararı ile basın özgürlüğü çerçevesinde yayımlandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu nüshalarda yer alan haber içerikleri, haber verilişinin gerektirdiği üslupta değildir ve basın özgürlüğü ile eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilemez; açıklamalar okuyucu kitlesinde davacı şirkete ait gazete hakkında olumsuz intiba oluşturabilecek niteliktedir. Bu hâliyle anılan haberler TTK'nın 55/1-a,1 maddesi kapsamında haksız rekabete neden olduğundan, ilk derece mahkemesinin bu haberler yönünden haksız rekabetin gerçekleştiğine ilişkin tespitinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Manevi tazminatta talebin aşılması ve birden çok davacı arasında talebin paylaştırılması → kısmi kabul
İddia: Davacı vekili hükmedilen manevi tazminatın yetersiz kaldığını; davalılar vekili ise tazminat miktarının nasıl belirlendiğinin açıklanmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacılar vekilince her bir haber için ayrı ayrı manevi tazminat talep edilmiş; davacı gerçek kişinin aktif dava ehliyeti bulunmadığı belirlenmiştir. Taraflarca davacılar bakımından miktar belirtilmediğinden her bir davacının eşit oranda tazminat talep ettiğinin kabulü gerekir; buna göre dava ehliyeti bulunan davacı yönünden her bir haber için talep edilen manevi tazminat, talep edilen toplamın yarısıdır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davacı şirket yararına, haber başına talebi aşan miktarda manevi tazminat takdir edilmesi doğru olmadığından hüküm kaldırılarak talep miktarıyla sınırlı manevi tazminata, yayın tarihlerinden işleyecek faiziyle birlikte hükmedilmiş, fazla istem reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Davacı gerçek kişi yönünden aktif dava ehliyeti → ret
İddia: Davacı vekili, gerçek kişi davacı yönünden davanın husumet nedeniyle reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Gerçek kişi davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından dava bu davacı yönünden husumetten reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Davalı gerçek kişi yönünden pasif husumet → ret
İddia: Davacı vekili, haberin yayımlandığı tarihte gazetenin genel yayın yönetmeni olan kişinin haberleri ve yayın politikasını belirlediğini, bu nedenle davalı şirketle birlikte ortak kusurlu olduğunu ileri sürmüştür.
Emsal değeri
Yargıtay'ın kendi muhakemesiyle kurduğu, istinaf edilmeyerek kesinleşen kısımların bölge adliye mahkemesinin yeniden hüküm kurmasına rağmen temyiz edilemeyeceği yolundaki tespit bağlayıcı nitelikte olup; haber dilinin haksız rekabet sınırına ve manevi tazminatta talebin paylaştırılmasına ilişkin tespitler onanmış bölge adliye mahkemesi gerekçesinden gelir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Haksız rekabetin tespiti ve buna dayalı manevi tazminat isteminde aktif ve pasif taraf sıfatının (husumetin) bulunması gerekir; sıfat yoksa dava husumetten reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ basın özgürlüğü ve eleştiri hakkı↗ manevi tazminat↗ talebin aşılması↗ aktif ve pasif husumet↗ kesinleşen kısımların temyizi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5438 E. 2024/1664 K.
Ortak:haksız rekabet · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ket adına imtiyaz sahibi ... olduğunu, davalıya ait Takvim Gazetesi'nin müvekkillerin sahibi olduğu Sözcü Gazetesi'ni küçük düşürmeye, marka değerine zarar vermeye, «ticari itibarını» sarsmaya yönelik olarak 29.12.2013, 27.01.2014, 03.02.2014, 02.02.2014, 01.02.2014 tarihli sayılarında davaya konu haberler yayınlandığını, haberlerle müvekkili gazeteye, okuyucu ve kamuoyu gözünde itibar kaybettirmeye çalışıldığını, müvekkillerine ait gazetenin logosunu da kullanmak suretiyle yapılan haberlerin «haksız rekabet» oluşturacak şekilde Sözcü Gazetesi okuyucu kitlesini yanıltmak maksadıyla yapıldığını, dava konusu haberde müvekkili şirkete ait gazetenin Fetullah Gülen yanlısı olarak lanse edilmeye çalışıldığını, davalılarla aralarında devam eden davaların da haberlerin gerçeğe aykırılığını kanıtlamaya yeterli olduğunu, bahsi geçen haberlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkili şirketin «kişilik haklarına» ağır şekilde zarar verildiğini belirterek dava konusu haksız rekabet ve manevi haklara tecavüz teşkil eden yayınlar nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men' ine, her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın en yüksek tirajlı iki gazetede ve Takvim Gazetesi'nde ve takvim.com.tr isimli sitede «masrafı» davalılardan alınarak «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… kuka aykırı olarak nitelendirilebilecek bir söylem bulunmadığı gibi davalı gazetenin haber içeriğinin hukuka aykırı olduğunu iddia eden davacı tarafından bu noktada «ispat külfetinin» yerine getirilemediği, gazetede yayınlanan haber içeriğinde muhabir ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmaların verildiği, Sözcü gazetesine yönelik bir ifade kullanılmadığı, bu hali ile «haksız rekabet» teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği; 03.02.2014 tarihli sayıda "cemaatin sözcüsü kim" başlığı ile verilen haberde anılan haber içeriğinin de Sözcü gazetesi muhabiri ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmanın ses kayıtlarına dayalı olduğu, ses kayıtlarının içeriğinin davacı tarafından gereken avansın yatırılmaması nedeniyle denetlenemediği, haber içeriğinde Sözcü gazetesinin ve muhabirinin yapmadığı bir haberden bahsedildiği, gerek haber içeriği gerek kullanılan ifade itibari ile ölçüsüzlük bulunmadığı, eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; 27.01.2014 tarihli sayıda "hocanın sözcüsü" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesinin Fetullah Gülen'e ait sarayları haber yapmamasının eleştirildiği, ancak bu eleştiri yapılırken, gazetenin Fetullah Gülen'in sözcüsü olduğu, skandalı unutturma görevini üstlendiği, cemaat medyasını solladığı, Fetullah Gülen'in sözcüsü kesildiği, darbe girişimi karşısında üç maymunu oynadığı, cemaatin yasa dışı faaliyetlerine arkasını döndüğü, beslendiği kaynakların merak konusu olduğu ifadelerine yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği tahkir edici bir dil olarak kabul edilmesi gerektiği, kullanılan dil ve ifade yapılan niteleme ve yorumun haber verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde olmadığı, bu itibarla eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceği; yine 02.02.2014 tarihli sayıda "kim bu sözcü muhabiri" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesi muhabirinin görüşmelerinin haber yapılmamasının eleştirildiği, ancak haber yapmama sonucunda davacı gazetenin cemaat ile yakınlığı, cemaat medyasından daha fazla Fetullah Gülen'i savunduğu, cemaatin yayın organı olduğuna dair fikrin güçlendiği yönünde eleştiri kapsamında değerlendirilemeyecek amacını aşan gereksiz yere incitici değer yargılarına yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği biçim ve ölçüde olduğu, davalı şirkete ait gazetede yapılan 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli yayının, davacı şirketin yayınladığı Sözcü Gazetesi'ne yönelik olarak haksız rekabet oluşturacak yayın niteliğinde bulunduğu; buna mukabil 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınların gerek içerik olarak gerek ispat külfeti bağlamında, haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya konmadığı gerekçesiyle davacının 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınlar nedeniyle açtığı davanın reddine, davacının 27.01.2014 tarihli "Hocanın sözcüsü" başlıklı ve 02.02.2014 tarihli " Kim bu sözcü muhabiri" başlıklı yayınlar nedeniyle açtığı davanın kısmen kabulü ile her bir haber için ayrı ayrı takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsili ile davacı ...ye verilmesine, fazla istemin reddine, kararın tirajı en yüksek iki gazetede «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», davacı ... tarafından açılan davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… adı altında markayı karalama amacı güdülerek okunma oranının düşmesinin amaçlandığını, davalının iddiasının aksine, davacının Fethullah Gülen ve Zaman Gazetesi ile «husumetinin» bulunduğunu, dava konusu haberdeki beyanların «kötüleme» ve küçük düşürme amacıyla yazıldığını ve üslubun eleştiri kavramı ile uyuşmadığını, Anayasa'da ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nda (5187 sayılı Kanun) yer alan «basın özgürlüğünün» mutlak bir özgürlüğü ifade etmediğini, davalının eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ve devamı maddeleri kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine ve haksız rekabete «son» verilmesine, dava konusu yazının yayından kaldırılmasına, 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kararın Sabah Gazetesi ile tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini t …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın «görevsiz» mahkemede açıldığını, yazının yayından kaldırılması görevinin «sulh» ceza hakimliğine ait olduğunu, dava konusu yayının, Sözcü Gazetesinde yayımlanan “Torbadan Tayyip’in Çocukları Çıktı” başlıklı habere ilişkin değerlendirme yapan ve «basın özgürlüğü» dahilinde eleştiri hakkının kullanılması niteliğinde olduğunu, Sözcü Gazetesinin yapmış olduğu haberin gerçeği yansıtmadığını ve dava konusu haberin bunu eleştirme amacıyla yazılan hukuka uygun bir haber olduğunu, davacı tarafından yapılan yayının basın özgürlüğü sınırları içinde eleştirilerek değerlendirmelerde bulunulduğunu, yapılan yayınla Cumhurbaşkanı ve ailesi hakkında asılsız iddialarda bulunan davacının haberinin doğru olmadığının ortaya konduğunu, davacının eleştirileri şahsileştirerek ve tamamen kendi yorumları ön plana çıkararak haberi okuyucularına sunduğunu, müvekkilinin de ...'ın avukatının yaptığı açıklamanın ardından haber kaynaklarından elde ettiği bilgileri haberleştirerek Sözcü Gazetesinde çıkan haberi eleştirdiğini ve haberin doğru olmadığını ortaya koyduğunu, dava konusu habere karşı yapılan «şikayet» hakkında «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, davacının paralel yapı/cemaatin sözcülüğünü yapmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira www.akqorus.com ve www.turkiyehabermerkezi.com adlı internet sitelerinde çıkan haberlerin de bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, basın özgürlüğünün belli ölçülerde abartma ve kışkırtmaya başvurmayı da içerdiğini ve kamu görevine talip olanların diğerlerine oranla daha sert eleştirilere muhatap olmasının doğal karşılandığını, dava konusu yayında gereksiz yere incitici beyanların bulunmadığını, dolayısıyla «haksız rekabet» unsurlarının oluşmadığını ve güncelliğini kaybetmiş bir olay açısından mahkeme ilamının gazetede yayımlanmasına karar verilemeyeceğini, davada maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, istenen tazminat miktarının yüksek olduğunu, dava konusu ile var olduğu öne sürülen maddi zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basın özgürlüğü · gereksiz yere incitici açıklama · haksız çıkan taraf · katılma yoluyla istinaf · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · kötüleme · hükmün kesinleşmesi · ticari itibar
Benzer bu kararda… adı altında markayı karalama amacı güdülerek okunma oranının düşmesinin amaçlandığını, davalının iddiasının aksine, davacının Fethullah Gülen ve Zaman Gazetesi ile «husumetinin» bulunduğunu, dava konusu haberdeki beyanların «kötüleme» ve küçük düşürme amacıyla yazıldığını ve üslubun eleştiri kavramı ile uyuşmadığını, Anayasa'da ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nda (5187 sayılı Kanun) yer alan «basın özgürlüğünün» mutlak bir özgürlüğü ifade etmediğini, davalının eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 ve devamı maddeleri kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine ve haksız rekabete «son» verilmesine, dava konusu yazının yayından kaldırılmasına, 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kararın Sabah Gazetesi ile tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini t …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın «görevsiz» mahkemede açıldığını, yazının yayından kaldırılması görevinin «sulh» ceza hakimliğine ait olduğunu, dava konusu yayının, Sözcü Gazetesinde yayımlanan “Torbadan Tayyip’in Çocukları Çıktı” başlıklı habere ilişkin değerlendirme yapan ve «basın özgürlüğü» dahilinde eleştiri hakkının kullanılması niteliğinde olduğunu, Sözcü Gazetesinin yapmış olduğu haberin gerçeği yansıtmadığını ve dava konusu haberin bunu eleştirme amacıyla yazılan hukuka uygun bir haber olduğunu, davacı tarafından yapılan yayının basın özgürlüğü sınırları içinde eleştirilerek değerlendirmelerde bulunulduğunu, yapılan yayınla Cumhurbaşkanı ve ailesi hakkında asılsız iddialarda bulunan davacının haberinin doğru olmadığının ortaya konduğunu, davacının eleştirileri şahsileştirerek ve tamamen kendi yorumları ön plana çıkararak haberi okuyucularına sunduğunu, müvekkilinin de ...'ın avukatının yaptığı açıklamanın ardından haber kaynaklarından elde ettiği bilgileri haberleştirerek Sözcü Gazetesinde çıkan haberi eleştirdiğini ve haberin doğru olmadığını ortaya koyduğunu, dava konusu habere karşı yapılan «şikayet» hakkında «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiğini, davacının paralel yapı/cemaatin sözcülüğünü yapmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira www.akqorus.com ve www.turkiyehabermerkezi.com adlı internet sitelerinde çıkan haberlerin de bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, basın özgürlüğünün belli ölçülerde abartma ve kışkırtmaya başvurmayı da içerdiğini ve kamu görevine talip olanların diğerlerine oranla daha sert eleştirilere muhatap olmasının doğal karşılandığını, dava konusu yayında gereksiz yere incitici beyanların bulunmadığını, dolayısıyla «haksız rekabet» unsurlarının oluşmadığını ve güncelliğini kaybetmiş bir olay açısından mahkeme ilamının gazetede yayımlanmasına karar verilemeyeceğini, davada maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, istenen tazminat miktarının yüksek olduğunu, dava konusu ile var olduğu öne sürülen maddi zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «uyuşmazlık konusu» haber, davacıya ait Sözcü Gazetesinin "Torbadan Tayyip'in çocukları çıktı" başlığı altında Cumhurbaşkanı'nın çocuklarının Bağ-Kur «prim» borcu bulunduğu ve Torba Yasadan yararlanacaklarına dair haberinin, davalıya ait gazete tarafından yalanmasına ilişkin "hem yalancı hem tetikçi" başlığı ile verilen haberden kaynaklandığı, davacı, anılan haberin, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 1 inci alt bendi uyarınca «kötüleme» ve küçük düşürme gayesi yazıldığı, gazetenin yanlış yanıltıcı incitici beyanlarla kötülendiği, 6102 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiğini beyanla tazminat isteminde bulunduğu, 6102 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» kötülemek «dürüstlük kuralına» aykırı davranış olarak ve haksız rekabet hallerinden sayıldığı, somut durumda haberde kullanılan ifadelerin bu kapsamda kalmadığı, amacını aşan bir değer yargısı o …
Hukuk Dairesinin 05.06.2017 tarih, 2016/5587 E. ve 2017/3365 K. sayılı kararıyla, «haksız rekabetin» yasal şartlarının oluştuğuna karar verildiği, bu nedenle davalı şirkete ait gazetede kullanılan "Hem Yalancı Hem Tetikçi", "Paralel Yapının Sol Ayağı Sözcü Gazetesi Ahlaksız İftiralarına Bir Yenisini Daha Ekledi", "Paralel İttifakın Sol Kanadı", "Yalanın Sözcüsü", "Paralel İttifakın Sol Kanadı Sözcü " ibarelerinin haksız rekabet oluşturması nedeniyle, davalı şirket aleyhindeki haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri «haksız çıkan» taraftan alınmak üzere, «hükmün kesinleşmesinden» sonra ilân edilmesine de karar verilebileceği, somut olayda, davacı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmakla, eylemin basın yoluyla yapılmış olması dikkate alınarak, kararın ilân edilmesinin, davacının ticari ve kişiliğine ilişkin haklarının korunması açısından gerekli olduğu kanaatine varıldığı, davacının, davalı şirkete yönelik «maddi tazminat» isteminin değerlendirilmesinde; ulusal düzeyde yayın yapan ve yüksek tiraja sahip davacıya ait Sözcü Gazetesi'nin çeşitli haftalardaki satışlarında küçük dalgalanmalar bulunduğu, yayının yapıldığı hafta davacının tirajında yaşanan ve bilirkişi tarafından ortalama 629 adet olarak tespit edilen azalmanın, davalının haberi nedeniyle meydana geldiğinin kanıtlanmadığı, yani davalı gazetede çıkan dava konusu haber ile bu miktardaki tiraj düşüklüğü arasında «illiyet bağı» bulunduğu hususunun kanıtlanmadığı, davacının, davalı şirket aleyhindeki manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı madde …
-
Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5315 E. 2024/7474 K.
Ortak:haksız rekabet · dava şartı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ket adına imtiyaz sahibi ... olduğunu, davalıya ait Takvim Gazetesi'nin müvekkillerin sahibi olduğu Sözcü Gazetesi'ni küçük düşürmeye, marka değerine zarar vermeye, «ticari itibarını» sarsmaya yönelik olarak 29.12.2013, 27.01.2014, 03.02.2014, 02.02.2014, 01.02.2014 tarihli sayılarında davaya konu haberler yayınlandığını, haberlerle müvekkili gazeteye, okuyucu ve kamuoyu gözünde itibar kaybettirmeye çalışıldığını, müvekkillerine ait gazetenin logosunu da kullanmak suretiyle yapılan haberlerin «haksız rekabet» oluşturacak şekilde Sözcü Gazetesi okuyucu kitlesini yanıltmak maksadıyla yapıldığını, dava konusu haberde müvekkili şirkete ait gazetenin Fetullah Gülen yanlısı olarak lanse edilmeye çalışıldığını, davalılarla aralarında devam eden davaların da haberlerin gerçeğe aykırılığını kanıtlamaya yeterli olduğunu, bahsi geçen haberlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkili şirketin «kişilik haklarına» ağır şekilde zarar verildiğini belirterek dava konusu haksız rekabet ve manevi haklara tecavüz teşkil eden yayınlar nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men' ine, her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın en yüksek tirajlı iki gazetede ve Takvim Gazetesi'nde ve takvim.com.tr isimli sitede «masrafı» davalılardan alınarak «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… kuka aykırı olarak nitelendirilebilecek bir söylem bulunmadığı gibi davalı gazetenin haber içeriğinin hukuka aykırı olduğunu iddia eden davacı tarafından bu noktada «ispat külfetinin» yerine getirilemediği, gazetede yayınlanan haber içeriğinde muhabir ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmaların verildiği, Sözcü gazetesine yönelik bir ifade kullanılmadığı, bu hali ile «haksız rekabet» teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği; 03.02.2014 tarihli sayıda "cemaatin sözcüsü kim" başlığı ile verilen haberde anılan haber içeriğinin de Sözcü gazetesi muhabiri ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmanın ses kayıtlarına dayalı olduğu, ses kayıtlarının içeriğinin davacı tarafından gereken avansın yatırılmaması nedeniyle denetlenemediği, haber içeriğinde Sözcü gazetesinin ve muhabirinin yapmadığı bir haberden bahsedildiği, gerek haber içeriği gerek kullanılan ifade itibari ile ölçüsüzlük bulunmadığı, eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; 27.01.2014 tarihli sayıda "hocanın sözcüsü" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesinin Fetullah Gülen'e ait sarayları haber yapmamasının eleştirildiği, ancak bu eleştiri yapılırken, gazetenin Fetullah Gülen'in sözcüsü olduğu, skandalı unutturma görevini üstlendiği, cemaat medyasını solladığı, Fetullah Gülen'in sözcüsü kesildiği, darbe girişimi karşısında üç maymunu oynadığı, cemaatin yasa dışı faaliyetlerine arkasını döndüğü, beslendiği kaynakların merak konusu olduğu ifadelerine yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği tahkir edici bir dil olarak kabul edilmesi gerektiği, kullanılan dil ve ifade yapılan niteleme ve yorumun haber verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde olmadığı, bu itibarla eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceği; yine 02.02.2014 tarihli sayıda "kim bu sözcü muhabiri" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesi muhabirinin görüşmelerinin haber yapılmamasının eleştirildiği, ancak haber yapmama sonucunda davacı gazetenin cemaat ile yakınlığı, cemaat medyasından daha fazla Fetullah Gülen'i savunduğu, cemaatin yayın organı olduğuna dair fikrin güçlendiği yönünde eleştiri kapsamında değerlendirilemeyecek amacını aşan gereksiz yere incitici değer yargılarına yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği biçim ve ölçüde olduğu, davalı şirkete ait gazetede yapılan 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli yayının, davacı şirketin yayınladığı Sözcü Gazetesi'ne yönelik olarak haksız rekabet oluşturacak yayın niteliğinde bulunduğu; buna mukabil 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınların gerek içerik olarak gerek ispat külfeti bağlamında, haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya konmadığı gerekçesiyle davacının 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınlar nedeniyle açtığı davanın reddine, davacının 27.01.2014 tarihli "Hocanın sözcüsü" başlıklı ve 02.02.2014 tarihli " Kim bu sözcü muhabiri" başlıklı yayınlar nedeniyle açtığı davanın kısmen kabulü ile her bir haber için ayrı ayrı takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsili ile davacı ...ye verilmesine, fazla istemin reddine, kararın tirajı en yüksek iki gazetede «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», davacı ... tarafından açılan davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2015/151 E.-2015/152 E.-2015/153 E.-2015/154 E. sayılı dosyaları Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Gazetesi tarafından hükümeti yıpratmak adına algı operasyonu yapıldığının doğru olmadığını, hele ki bunun cemaat lehine yapılıyor oluşunun kesinlikle doğru olmadığını, davalıların bu iddiaları ile ... okurları üzerinde algı operasyonu yapılarak okunma oranını etkileme, «ticari itibarı» sarsma ve «haksız rekabetle» «nemalanma» çabası içinde olduklarını, gazetenin yayın politikasının cemaat lehine geliştiğinin iddia edildiğini, ...
… üçük düşürme aracı olarak kullanılamayacağını, bunların gazete okuyucularına duyurularak gazetenin itibarının sarsılamayacağını, bunların ayrıca dile getirilmesinin «ticari itibarı» sarsma gayesi ile yapıldığını, TTK 55/1/a-1 maddesinde «haksız rekabet» hâlleri arasında "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»" hali sayıldığını, huzurdaki dava konusu haberlerde de, beyanların kötüleme ve küçük düşürme gayesi ile yazıldığını, üslubun eleştiri kavramı ile uyuşmadığını ve . …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basın özgürlüğü · ifade özgürlüğü · gereksiz yere incitici açıklama · nemalandırma · objektif iyi niyet kuralı · ticari itibarın zedelenmesi · kişilik haklarına saldırı · kötüleme
Benzer bu karardaGazetesi hakkında yanlış, yanıltıcı ve incitici beyanlarla «kötülendiğini», eylemin «haksız rekabet» hali teşkil ettiğini, davalıların hukuka ve kanunlara aykırı bu eyleminin, «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu ve gazetecilik faaliyeti göstermekte olan iki şirket arasında haksız rekabete yol açtığını, her ne kadar gerek Anayasa'da gerekse de 5187 sayılı Basın Kanunu'nda basının özgür olduğu vurgulanmış olsa da, bu özgürlüğün mutlak bir özgürlüğü ifade etmeyeceğini, «kişilik haklarının saldırıya» uğrayanın bu saldırıyı önleme ve saldırı nedeniyle uğradığı zararları dava edebileceğinin kabul edildiğinin ileri sürülmüş TTK.
… üçük düşürme aracı olarak kullanılamayacağını, bunların gazete okuyucularına duyurularak gazetenin itibarının sarsılamayacağını, bunların ayrıca dile getirilmesinin «ticari itibarı» sarsma gayesi ile yapıldığını, TTK 55/1/a-1 maddesinde «haksız rekabet» hâlleri arasında "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»" hali sayıldığını, huzurdaki dava konusu haberlerde de, beyanların kötüleme ve küçük düşürme gayesi ile yazıldığını, üslubun eleştiri kavramı ile uyuşmadığını ve . …
Basın özgürlüğü sınırsız bir özgürlük olmadığı bu hakkın kullanılmasında yine Anayasa ile güvence altına alınan «kişilik haklarına saldırıda» bulunulmaması gerektiği, «basın özgürlüğü» ile kişilik haklarının çatışması durumunda daha üstün yarar korunacak olduğu, üstün yararın belirlenmesinde asıl kriterin kamu yararı olmakla birlikte yayının gerç …
… nın okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması ve yazı içerikleri incelendiğinde davacının «ticari itibarına» ve «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde olmadığı, takiben «basın özgürlüğü» kapsamında olduğu, kullanılan sözlerin ve yazı içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve «haksız rekabet» kapsamında kabul edilemez olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17232 E. 2014/6509 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ket adına imtiyaz sahibi ... olduğunu, davalıya ait Takvim Gazetesi'nin müvekkillerin sahibi olduğu Sözcü Gazetesi'ni küçük düşürmeye, marka değerine zarar vermeye, «ticari itibarını» sarsmaya yönelik olarak 29.12.2013, 27.01.2014, 03.02.2014, 02.02.2014, 01.02.2014 tarihli sayılarında davaya konu haberler yayınlandığını, haberlerle müvekkili gazeteye, okuyucu ve kamuoyu gözünde itibar kaybettirmeye çalışıldığını, müvekkillerine ait gazetenin logosunu da kullanmak suretiyle yapılan haberlerin «haksız rekabet» oluşturacak şekilde Sözcü Gazetesi okuyucu kitlesini yanıltmak maksadıyla yapıldığını, dava konusu haberde müvekkili şirkete ait gazetenin Fetullah Gülen yanlısı olarak lanse edilmeye çalışıldığını, davalılarla aralarında devam eden davaların da haberlerin gerçeğe aykırılığını kanıtlamaya yeterli olduğunu, bahsi geçen haberlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkili şirketin «kişilik haklarına» ağır şekilde zarar verildiğini belirterek dava konusu haksız rekabet ve manevi haklara tecavüz teşkil eden yayınlar nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men' ine, her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın en yüksek tirajlı iki gazetede ve Takvim Gazetesi'nde ve takvim.com.tr isimli sitede «masrafı» davalılardan alınarak «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… kuka aykırı olarak nitelendirilebilecek bir söylem bulunmadığı gibi davalı gazetenin haber içeriğinin hukuka aykırı olduğunu iddia eden davacı tarafından bu noktada «ispat külfetinin» yerine getirilemediği, gazetede yayınlanan haber içeriğinde muhabir ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmaların verildiği, Sözcü gazetesine yönelik bir ifade kullanılmadığı, bu hali ile «haksız rekabet» teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği; 03.02.2014 tarihli sayıda "cemaatin sözcüsü kim" başlığı ile verilen haberde anılan haber içeriğinin de Sözcü gazetesi muhabiri ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmanın ses kayıtlarına dayalı olduğu, ses kayıtlarının içeriğinin davacı tarafından gereken avansın yatırılmaması nedeniyle denetlenemediği, haber içeriğinde Sözcü gazetesinin ve muhabirinin yapmadığı bir haberden bahsedildiği, gerek haber içeriği gerek kullanılan ifade itibari ile ölçüsüzlük bulunmadığı, eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; 27.01.2014 tarihli sayıda "hocanın sözcüsü" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesinin Fetullah Gülen'e ait sarayları haber yapmamasının eleştirildiği, ancak bu eleştiri yapılırken, gazetenin Fetullah Gülen'in sözcüsü olduğu, skandalı unutturma görevini üstlendiği, cemaat medyasını solladığı, Fetullah Gülen'in sözcüsü kesildiği, darbe girişimi karşısında üç maymunu oynadığı, cemaatin yasa dışı faaliyetlerine arkasını döndüğü, beslendiği kaynakların merak konusu olduğu ifadelerine yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği tahkir edici bir dil olarak kabul edilmesi gerektiği, kullanılan dil ve ifade yapılan niteleme ve yorumun haber verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde olmadığı, bu itibarla eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceği; yine 02.02.2014 tarihli sayıda "kim bu sözcü muhabiri" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesi muhabirinin görüşmelerinin haber yapılmamasının eleştirildiği, ancak haber yapmama sonucunda davacı gazetenin cemaat ile yakınlığı, cemaat medyasından daha fazla Fetullah Gülen'i savunduğu, cemaatin yayın organı olduğuna dair fikrin güçlendiği yönünde eleştiri kapsamında değerlendirilemeyecek amacını aşan gereksiz yere incitici değer yargılarına yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği biçim ve ölçüde olduğu, davalı şirkete ait gazetede yapılan 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli yayının, davacı şirketin yayınladığı Sözcü Gazetesi'ne yönelik olarak haksız rekabet oluşturacak yayın niteliğinde bulunduğu; buna mukabil 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınların gerek içerik olarak gerek ispat külfeti bağlamında, haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya konmadığı gerekçesiyle davacının 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınlar nedeniyle açtığı davanın reddine, davacının 27.01.2014 tarihli "Hocanın sözcüsü" başlıklı ve 02.02.2014 tarihli " Kim bu sözcü muhabiri" başlıklı yayınlar nedeniyle açtığı davanın kısmen kabulü ile her bir haber için ayrı ayrı takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsili ile davacı ...ye verilmesine, fazla istemin reddine, kararın tirajı en yüksek iki gazetede «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», davacı ... tarafından açılan davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGazetesinin yayın politikasının eleştirilmesi ve iktidar yanlısı gazete olarak imada bulunulması eleştiri sınırları dahilinde kabul edilerek yapılan yayında «basın özgürlüğü» sınırlarının aşılarak «kişilik haklarına saldırı» boyutuna ulaşmadığı, toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında kaldığı, «haksız rekabetin» unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basın özgürlüğü · maktu ücret · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları
Benzer bu karardaGazetesinin yayın politikasının eleştirilmesi ve iktidar yanlısı gazete olarak imada bulunulması eleştiri sınırları dahilinde kabul edilerek yapılan yayında «basın özgürlüğü» sınırlarının aşılarak «kişilik haklarına saldırı» boyutuna ulaşmadığı, toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında kaldığı, «haksız rekabetin» unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3.maddesi uyarınca davalılar yararına «maktu ücreti» vekalete karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde nisbi ücreti vekalete karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş is …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1455 E. 2013/4112 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9763 E. 2012/16769 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… ru olan “HABERİN MERKEZİ” ibaresinin 556 sayılı KHK’nin 7/a,c ve d bendi hükümleri gereğince 38. sınıftaki haberleşme hizmetleri (İnternet Servis sağlama hizmetleri «dahil»), haber ajansı hizmetleri ile 41. sınıftaki haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri için marka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4130 E. 2020/2386 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ket adına imtiyaz sahibi ... olduğunu, davalıya ait Takvim Gazetesi'nin müvekkillerin sahibi olduğu Sözcü Gazetesi'ni küçük düşürmeye, marka değerine zarar vermeye, «ticari itibarını» sarsmaya yönelik olarak 29.12.2013, 27.01.2014, 03.02.2014, 02.02.2014, 01.02.2014 tarihli sayılarında davaya konu haberler yayınlandığını, haberlerle müvekkili gazeteye, okuyucu ve kamuoyu gözünde itibar kaybettirmeye çalışıldığını, müvekkillerine ait gazetenin logosunu da kullanmak suretiyle yapılan haberlerin «haksız rekabet» oluşturacak şekilde Sözcü Gazetesi okuyucu kitlesini yanıltmak maksadıyla yapıldığını, dava konusu haberde müvekkili şirkete ait gazetenin Fetullah Gülen yanlısı olarak lanse edilmeye çalışıldığını, davalılarla aralarında devam eden davaların da haberlerin gerçeğe aykırılığını kanıtlamaya yeterli olduğunu, bahsi geçen haberlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkili şirketin «kişilik haklarına» ağır şekilde zarar verildiğini belirterek dava konusu haksız rekabet ve manevi haklara tecavüz teşkil eden yayınlar nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men' ine, her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın en yüksek tirajlı iki gazetede ve Takvim Gazetesi'nde ve takvim.com.tr isimli sitede «masrafı» davalılardan alınarak «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… kuka aykırı olarak nitelendirilebilecek bir söylem bulunmadığı gibi davalı gazetenin haber içeriğinin hukuka aykırı olduğunu iddia eden davacı tarafından bu noktada «ispat külfetinin» yerine getirilemediği, gazetede yayınlanan haber içeriğinde muhabir ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmaların verildiği, Sözcü gazetesine yönelik bir ifade kullanılmadığı, bu hali ile «haksız rekabet» teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği; 03.02.2014 tarihli sayıda "cemaatin sözcüsü kim" başlığı ile verilen haberde anılan haber içeriğinin de Sözcü gazetesi muhabiri ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmanın ses kayıtlarına dayalı olduğu, ses kayıtlarının içeriğinin davacı tarafından gereken avansın yatırılmaması nedeniyle denetlenemediği, haber içeriğinde Sözcü gazetesinin ve muhabirinin yapmadığı bir haberden bahsedildiği, gerek haber içeriği gerek kullanılan ifade itibari ile ölçüsüzlük bulunmadığı, eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; 27.01.2014 tarihli sayıda "hocanın sözcüsü" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesinin Fetullah Gülen'e ait sarayları haber yapmamasının eleştirildiği, ancak bu eleştiri yapılırken, gazetenin Fetullah Gülen'in sözcüsü olduğu, skandalı unutturma görevini üstlendiği, cemaat medyasını solladığı, Fetullah Gülen'in sözcüsü kesildiği, darbe girişimi karşısında üç maymunu oynadığı, cemaatin yasa dışı faaliyetlerine arkasını döndüğü, beslendiği kaynakların merak konusu olduğu ifadelerine yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği tahkir edici bir dil olarak kabul edilmesi gerektiği, kullanılan dil ve ifade yapılan niteleme ve yorumun haber verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde olmadığı, bu itibarla eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceği; yine 02.02.2014 tarihli sayıda "kim bu sözcü muhabiri" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesi muhabirinin görüşmelerinin haber yapılmamasının eleştirildiği, ancak haber yapmama sonucunda davacı gazetenin cemaat ile yakınlığı, cemaat medyasından daha fazla Fetullah Gülen'i savunduğu, cemaatin yayın organı olduğuna dair fikrin güçlendiği yönünde eleştiri kapsamında değerlendirilemeyecek amacını aşan gereksiz yere incitici değer yargılarına yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği biçim ve ölçüde olduğu, davalı şirkete ait gazetede yapılan 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli yayının, davacı şirketin yayınladığı Sözcü Gazetesi'ne yönelik olarak haksız rekabet oluşturacak yayın niteliğinde bulunduğu; buna mukabil 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınların gerek içerik olarak gerek ispat külfeti bağlamında, haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya konmadığı gerekçesiyle davacının 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınlar nedeniyle açtığı davanın reddine, davacının 27.01.2014 tarihli "Hocanın sözcüsü" başlıklı ve 02.02.2014 tarihli " Kim bu sözcü muhabiri" başlıklı yayınlar nedeniyle açtığı davanın kısmen kabulü ile her bir haber için ayrı ayrı takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsili ile davacı ...ye verilmesine, fazla istemin reddine, kararın tirajı en yüksek iki gazetede «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», davacı ... tarafından açılan davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü «ticari itibarı» sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında TTK 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından TBK 50. maddesi uyarınca uygun bir «maddi tazminata» karar verilebileceği, davacının «kişilik haklarının» da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK.56/1-e maddesi ve TBK.58. maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, TTK 56 1-b maddesi uyarınca «haksız rekabete» yol açan davalıların eylemlerinin men'ine, TTK 59. maddesi gereğince gideri davalılardan alınarak hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · infazda tereddüt · ticari itibar · kişilik hakları · infaz · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… ürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü «ticari itibarı» sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında TTK 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından TBK 50. maddesi uyarınca uygun bir «maddi tazminata» karar verilebileceği, davacının «kişilik haklarının» da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK.56/1-e maddesi ve TBK.58. maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, TTK 56 1-b maddesi uyarınca «haksız rekabete» yol açan davalıların eylemlerinin men'ine, TTK 59. maddesi gereğince gideri davalılardan alınarak hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece «hükmün kesinleşmesinden» sonra kararın «ilanına» karar verilmişse de, TTK 59. maddedeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verilmiş olup, bu husus «infazda tereddüt» oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olmakla kararın re’sen bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3073 E. , 2024/5656 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1272 Esas, 2023/265 Karar
HÜKÜM
Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/520 E., 2018/857 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin Sözcü Gazetesi'nin sahibi olduğunu, şirket adına imtiyaz sahibi ... olduğunu, davalıya ait Takvim Gazetesi'nin müvekkillerin sahibi olduğu Sözcü Gazetesi'ni küçük düşürmeye, marka değerine zarar vermeye, ticari itibarını sarsmaya yönelik olarak 29.12.2013, 27.01.2014, 03.02.2014, 02.02.2014, 01.02.2014 tarihli sayılarında davaya konu haberler yayınlandığını, haberlerle müvekkili gazeteye, okuyucu ve kamuoyu gözünde itibar kaybettirmeye çalışıldığını, müvekkillerine ait gazetenin logosunu da kullanmak suretiyle yapılan haberlerin haksız rekabet oluşturacak şekilde Sözcü Gazetesi okuyucu kitlesini yanıltmak maksadıyla yapıldığını, dava konusu haberde müvekkili şirkete ait gazetenin Fetullah Gülen yanlısı olarak lanse edilmeye çalışıldığını, davalılarla aralarında devam eden davaların da haberlerin gerçeğe aykırılığını kanıtlamaya yeterli olduğunu, bahsi geçen haberlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkili şirketin kişilik haklarına ağır şekilde zarar verildiğini belirterek dava konusu haksız rekabet ve manevi haklara tecavüz teşkil eden yayınlar nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men' ine, her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın en yüksek tirajlı iki gazetede ve Takvim Gazetesi'nde ve takvim.com.tr isimli sitede masrafı davalılardan alınarak ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, gazetenin yayın sahibinin Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş olduğunu, davaya konu haberlerde basında yer almış ve gündem yaratmış olayların kamuoyuna yansıdığı şekliyle haber konusu edildiğini, dava konusu yayınların bu çerçevede kamuoyuna yansıyan ... Gülen'in ve yakın çevresinin ses kayıtlarına dayanan; bahsi geçen iddia ve olaylar ile kişilere ilişkin bulunan haberlerden ibaret olduğunu, bahsi geçen haberlerle Sözcü Gazetesi'nin pek çok gazetenin haber yaptığı gündem yaratmış olayları haber olarak aktarılmamasının sorgulandığını, haberlerin konusu itibariyle yayınlanmalarında kamu yararı bulunduğunu, sadece davacıların beyanına dayanarak haberlerin gerçek dışı olduğu sonucuna ulaşılmasının da mümkün olmadığını, olay ve iddiaların taşıdığı önem dikkate alındığında, söz konusu haberin yayınlanmasının kişi ve kurumları mağdur etmek yerine olayların ve sorumluların açığa çıkmasına, yetkili mercilerce konuya gerekli dikkat ve özenin gösterilmesine vesile olacağını, ayrıca manevi tazminat şartlarının oluşmadığını ve istenen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirkete ait gazetenin 29.12.2013 tarihli sayısında "abinin sözcüsü" başlığı ile verilen haberde kullanılan ifadelerin kötüleme kapsamda kalmadığı, amacını aşan bir değer yargısı olmadığı, yazının yazılış biçimi ve şekli, yazıda kullanılan ifadelerde hukuka aykırılık bulunmadığı;
01. 02.2014 tarihli sayıda Gülen'in Kanada'da yaşayan sağ kolu ... ... Müftügil'in ses kayıtlarından bahsedilerek, bu kişinin 17 Aralık operasyonlarını önceden bildiği, Sözcü gazetesi muhabiri ile telefon görüşmesi yaptığının belirtildiği ve görüşme içeriklerine yer verildiği, haber içeriğinde davacı gazeteye yönelik hukuka aykırı olarak nitelendirilebilecek bir söylem bulunmadığı gibi davalı gazetenin haber içeriğinin hukuka aykırı olduğunu iddia eden davacı tarafından bu noktada ispat külfetinin yerine getirilemediği, gazetede yayınlanan haber içeriğinde muhabir ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmaların verildiği, Sözcü gazetesine yönelik bir ifade kullanılmadığı, bu hali ile haksız rekabet teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği;
03. 02.2014 tarihli sayıda "cemaatin sözcüsü kim" başlığı ile verilen haberde anılan haber içeriğinin de Sözcü gazetesi muhabiri ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmanın ses kayıtlarına dayalı olduğu, ses kayıtlarının içeriğinin davacı tarafından gereken avansın yatırılmaması nedeniyle denetlenemediği, haber içeriğinde Sözcü gazetesinin ve muhabirinin yapmadığı bir haberden bahsedildiği, gerek haber içeriği gerek kullanılan ifade itibari ile ölçüsüzlük bulunmadığı, eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği;
27. 01.2014 tarihli sayıda "hocanın sözcüsü" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesinin Fetullah Gülen'e ait sarayları haber yapmamasının eleştirildiği, ancak bu eleştiri yapılırken, gazetenin Fetullah Gülen'in sözcüsü olduğu, skandalı unutturma görevini üstlendiği, cemaat medyasını solladığı, Fetullah Gülen'in sözcüsü kesildiği, darbe girişimi karşısında üç maymunu oynadığı, cemaatin yasa dışı faaliyetlerine arkasını döndüğü, beslendiği kaynakların merak konusu olduğu ifadelerine yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği tahkir edici bir dil olarak kabul edilmesi gerektiği, kullanılan dil ve ifade yapılan niteleme ve yorumun haber verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde olmadığı, bu itibarla eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceği;
yine 02.02.2014 tarihli sayıda "kim bu sözcü muhabiri" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesi muhabirinin görüşmelerinin haber yapılmamasının eleştirildiği, ancak haber yapmama sonucunda davacı gazetenin cemaat ile yakınlığı, cemaat medyasından daha fazla Fetullah Gülen'i savunduğu, cemaatin yayın organı olduğuna dair fikrin güçlendiği yönünde eleştiri kapsamında değerlendirilemeyecek amacını aşan gereksiz yere incitici değer yargılarına yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği biçim ve ölçüde olduğu, davalı şirkete ait gazetede yapılan 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli yayının, davacı şirketin yayınladığı Sözcü Gazetesi'ne yönelik olarak haksız rekabet oluşturacak yayın niteliğinde bulunduğu;
buna mukabil 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınların gerek içerik olarak gerek ispat külfeti bağlamında, haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya konmadığı gerekçesiyle davacının 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınlar nedeniyle açtığı davanın reddine, davacının 27.01.2014 tarihli "Hocanın sözcüsü" başlıklı ve 02.02.2014 tarihli " Kim bu sözcü muhabiri" başlıklı yayınlar nedeniyle açtığı davanın kısmen kabulü ile her bir haber için ayrı ayrı takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsili ile davacı ...ye verilmesine, fazla istemin reddine, kararın tirajı en yüksek iki gazetede masrafı davalıdan alınarak ilanına, davacı ...
tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, haber başlıklarının dikkat çekici ve ilgili uyandırıcı şekilde hazırlanmış olmasının yayınların hukuka aykırı olduğunun kabulünü gerektirmeyeceğini, bir haberin kamuoyuna en hızlı şekilde aktarılması sağlanırken diğer taraftan da en etkileyici ve okuyucuyu habere yönlendirici şekilde verilmesinde zorunluluk bulunduğunu, dava konusu haber tarihlerinde Sözcü Gazetesi'nin izlediği çizginin kamuoyu tarafından bilindiğini, haberlerin basın özgürlüğü kapsamında kalmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, davacılardan ... ve Sözcü gazetesinin bir kısım yazar ve çalışanları hakkında FETÖ bağlantısı nedeniyle soruşturma başlatılarak gözaltı ve yakalama kararı verilmesi ve ceza davası neticesinde sanıklara terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan ceza verildiğini, davacı ...'ın firari olması nedeniyle hakkında tefrik kararı verildiğini ve dosyanın derdest olduğunu, haberlerde bahsi geçen ifadelerin müvekkili tarafından uydurulan iddialar olmadığını, haberin görünen gerçekler kapsamında kaleme alındığının açık olduğunu, 17.12.2013 tarihinde başlayıp 15.07.2016 tarihine kadar yaşanan hadiseler olduğu dikkate alındığında söz konusu haberlerin devletin bütünlüğünü yok etmeye çalışan terör örgütlerin sinsi bir şekilde ilerleyişinin durdurulmasını ve dava konusu haberin de sorumluların ortaya çıkarılmasına katkısı olabilmesi için ifade özgürlüğü çerçevesinde kamuoyu ile paylaşıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılara ait Takvim Gazetesi'nin 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli nüshalarında bahsi geçen haber içeriklerinin haber verilişinin gerektirdiği üslupta olmadığı, basın özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği, açıklamaların okuyucu kitlesinde davacı şirkete ait gazete hakkında olumsuz intiba oluşturabilecek nitelikte olduğu, bu haliyle 27.01.2014 ve 02.02.2014 nüshalarda çıkan haberlerin TTK'nın 55/1-a,1 maddesi kapsamında haksız rekabete neden olduğu anlaşıldığından mahkemece bu haberler yönünden haksız rekabetin gerçekleştiğine ilişkin tesbitinde isabetsizlik bulunmadığı, davacılar vekili tarafından her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş olup davacı ...’ın aktif dava ehliyeti bulunmadığı, taraflarca miktar belirtilmediğinden her bir davacının eşit oranda tazminat talep ettiğinin kabulü gerektiği, bu durumda diğer davacı bakımından talep edilen manevi tazminatın 20.000,00 TL olduğu, mahkemece davacı şirket yararına haksız rekabet oluşturduğu kabul edilen her bir haber için davacının talebi aşılarak 30.000,00 TL manevi tazminat takdiri doğru olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 27.01.2014 tarihli haber için 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 27.01.2014 tarihinden, 02.02.2014 tarihli haber için 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi 02.02.2014 tarihi itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...
Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsiline, fazla istemin reddine kararın ulusal çapta yayın yapan gazetede ilanına, davacı ... yönünden aktif husumetten reddine, davalı ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, haberin yayınlandığı tarihte gazetenin genel yayın yönetmeni olan ...'in, haberleri ve yayın politikasını belirleyen kişi olduğundan davalı şirket ile birlikte ortak kusurlu olduğunu, hükmedilen 20.000,00 TL'nin ağır hakaretler karşısında çok yetersiz kaldığı açık olup, müvekkilin üzüntü ve elemini karşılayacak miktarın günümüze göre yeniden değerlendirilmesi ve belirlenmesi gerektiğini, reddedilen haberlerin de haksız rekabet oluşturduğunu, seri haber niteliğinde olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminat miktarının nasıl belirlendiğinin açıklanmadığını, kararın ilanına dair verilen kararın yerinde olmadığını, artık güncelliğini kaybetmiş bir olay açısından yayımlamanın herhangi bir yarar sağlamayacağını belirterek istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, men'i ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekilince reddedilen hususlarda istinaf talebinde bulunulmamıştır. Bölge adliye mahkemesince yeniden hüküm kurulmuş olmasına karşın ilk derece mahkemesi kararı ile kesinleşen kısımlar yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.İlk derece mahkemesi kararı ile kesinleşen kısımlar yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1074168700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz