Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17232 E. 2014/6509 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basın özgürlüğü↗ maktu ücret↗ kişilik haklarına saldırı↗ kişilik hakları↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre Türkiye Gazetecileri Halk ve Sorumluluk Bildirgesi ve Basın İlan Kurumu'nun basın ahlak esasları da dikkate alındığında, bu belgelerde "iftira, hakaret, aşağılama, saptırma, haksız isnat" gibi unsurların olmadığı sürece gazetecilerin eleştiri özgürlüğünün, halkın bilinçlendirme açısından kullanabilmelerine olanak tanındığı, bu çerçevede bir medya kuruluşunun herhangi bir konuda eleştirisel haber yapabileceği gibi başka bir medya kuruluşunun yayınlarını eleştiren haberlerde hazırlayıp kamuoyuna sunabileceği, bunu basılı, görsel ve internet medyasında yayınlayabileceği, medya kuruluşunun sahibi, yöneticileri ve yayın politikası hakkında eleştiriler yaparak bu haberleri kamuoyunun dikkatine sunabileceği, haberde ... Gazetesinin yayın politikası eleştirilerek iki olay benzer olarak sunularak ... Gazetesinin yayın politikasının eleştirilmesi ve iktidar yanlısı gazete olarak imada bulunulması eleştiri sınırları dahilinde kabul edilerek yapılan yayında basın özgürlüğü sınırlarının aşılarak kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmadığı, toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında kaldığı, haksız rekabetin unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3.maddesi uyarınca davalılar yararına maktu ücreti vekalete karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde nisbi ücreti vekalete karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 348/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8835 E. 2014/12493 K.
Ortak:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları
İncelediğiniz karardaGazetesinin yayın politikasının eleştirilmesi ve iktidar yanlısı gazete olarak imada bulunulması eleştiri sınırları dahilinde kabul edilerek yapılan yayında «basın özgürlüğü» sınırlarının aşılarak «kişilik haklarına saldırı» boyutuna ulaşmadığı, toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında kaldığı, «haksız rekabetin» unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… pımcısı olduğu TV dizisi ile ilgili eleştirilerin yapıldığı, ancak eleştiri yapılırken fuhuş kelimesinin kullanıldığı, bu şekilde eleştiri sınırı aşılarak davacının «kişilik haklarına saldırıda» bulunulduğu gibi programın bütününde de adeta bir karalama kampanyasının yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan mü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, davanın kime karşı açıldığının davacı tarafa açıklattırılarak tespit edilen davalıya dava «dilekçesinin tebliği» ile taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5315 E. 2024/7474 K.
Ortak:basın özgürlüğü · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaGazetesinin yayın politikasının eleştirilmesi ve iktidar yanlısı gazete olarak imada bulunulması eleştiri sınırları dahilinde kabul edilerek yapılan yayında «basın özgürlüğü» sınırlarının aşılarak «kişilik haklarına saldırı» boyutuna ulaşmadığı, toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında kaldığı, «haksız rekabetin» unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nın okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması ve yazı içerikleri incelendiğinde davacının «ticari itibarına» ve «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde olmadığı, takiben «basın özgürlüğü» kapsamında olduğu, kullanılan sözlerin ve yazı içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve «haksız rekabet» kapsamında kabul edilemez olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Gazetesi hakkında yanlış, yanıltıcı ve incitici beyanlarla «kötülendiğini», eylemin «haksız rekabet» hali teşkil ettiğini, davalıların hukuka ve kanunlara aykırı bu eyleminin, «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu ve gazetecilik faaliyeti göstermekte olan iki şirket arasında haksız rekabete yol açtığını, her ne kadar gerek Anayasa'da gerekse de 5187 sayılı Basın Kanunu'nda basının özgür olduğu vurgulanmış olsa da, bu özgürlüğün mutlak bir özgürlüğü ifade etmeyeceğini, «kişilik haklarının saldırıya» uğrayanın bu saldırıyı önleme ve saldırı nedeniyle uğradığı zararları dava edebileceğinin kabul edildiğinin ileri sürülmüş TTK.
Basın özgürlüğü sınırsız bir özgürlük olmadığı bu hakkın kullanılmasında yine Anayasa ile güvence altına alınan «kişilik haklarına saldırıda» bulunulmaması gerektiği, «basın özgürlüğü» ile kişilik haklarının çatışması durumunda daha üstün yarar korunacak olduğu, üstün yararın belirlenmesinde asıl kriterin kamu yararı olmakla birlikte yayının gerç …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · gereksiz yere incitici açıklama · nemalandırma · objektif iyi niyet kuralı · ticari itibarın zedelenmesi · kötüleme · ticari itibar · haksız eylem
Benzer bu kararda… üçük düşürme aracı olarak kullanılamayacağını, bunların gazete okuyucularına duyurularak gazetenin itibarının sarsılamayacağını, bunların ayrıca dile getirilmesinin «ticari itibarı» sarsma gayesi ile yapıldığını, TTK 55/1/a-1 maddesinde «haksız rekabet» hâlleri arasında "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»" hali sayıldığını, huzurdaki dava konusu haberlerde de, beyanların kötüleme ve küçük düşürme gayesi ile yazıldığını, üslubun eleştiri kavramı ile uyuşmadığını ve . …
Gazetesi tarafından hükümeti yıpratmak adına algı operasyonu yapıldığının doğru olmadığını, hele ki bunun cemaat lehine yapılıyor oluşunun kesinlikle doğru olmadığını, davalıların bu iddiaları ile ... okurları üzerinde algı operasyonu yapılarak okunma oranını etkileme, «ticari itibarı» sarsma ve «haksız rekabetle» «nemalanma» çabası içinde olduklarını, gazetenin yayın politikasının cemaat lehine geliştiğinin iddia edildiğini, ...
Gazetesi hakkında yanlış, yanıltıcı ve incitici beyanlarla «kötülendiğini», eylemin «haksız rekabet» hali teşkil ettiğini, davalıların hukuka ve kanunlara aykırı bu eyleminin, «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu ve gazetecilik faaliyeti göstermekte olan iki şirket arasında haksız rekabete yol açtığını, her ne kadar gerek Anayasa'da gerekse de 5187 sayılı Basın Kanunu'nda basının özgür olduğu vurgulanmış olsa da, bu özgürlüğün mutlak bir özgürlüğü ifade etmeyeceğini, «kişilik haklarının saldırıya» uğrayanın bu saldırıyı önleme ve saldırı nedeniyle uğradığı zararları dava edebileceğinin kabul edildiğinin ileri sürülmüş TTK.
… hangi bir ifade, isnat ya da anlatım tarzı bulunmadığını, somut bir fiil veya olgu isnat edilmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafından dava konusu haberlerin «ticari itibarı zedeleyen» «haksız rekabet» teşkil eden içerdiği iddia edilse de haberlerde bahsi geçen konuyu yansıtan konu ile uyumlu bulunan haber başlıklarının sırf dikkat çekici ve ilgi uyandırıcı şekilde hazırlanmış olmasının yayını hukuka aykırı kılmayacağı haberlerin kamuoyuna en etkileyici ve okuyucuyu habere yönlendirici şekilde verilmesinin zorunluluk olduğunu, dava konusu yayının gerçeklik güncellik kamu yararı ve toplumsal ilgi, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık kurallarına bağlı kalınarak hazırlandığı, bu nedenle davada haksız rekabetin maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının öncelikle uğramış olduğu zarar ile davalı şirket tarafından yapılan haberler arasındaki «illiyet bağının» ispatının gerektiği, haberlerin davacı hakkında ortaya çıkan iddiaların ardından yapıldığının göz önünde bulunmasının gerektiğini savunarak Ergun Diler'in pasif dava «ehliyeti» yokluğundan davanın reddini, davanın esastan reddine, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4145 E. 2023/2966 K.
Ortak:basın özgürlüğü · kişilik hakları · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaGazetesinin yayın politikasının eleştirilmesi ve iktidar yanlısı gazete olarak imada bulunulması eleştiri sınırları dahilinde kabul edilerek yapılan yayında «basın özgürlüğü» sınırlarının aşılarak «kişilik haklarına saldırı» boyutuna ulaşmadığı, toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında kaldığı, «haksız rekabetin» unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… törü olduğu "Olay53.com" isimli internet haber sitesinde yayınlanan “çay satışlarını ve rekor zararı Kemer’de kutlayacaklar” başlıklı yazı nedeni ile davacı kurumun «kişilik haklarına» ve «ticari itibarına» zarar verildiğini ve «haksız rekabete» yol açtığını ileri sürerek haksız rekabet hükümleri gereğince davalılardan 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve davalıların eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı ve 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25 inci maddeleri gereğince önlenmesi ile mahkeme kararının «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü «ticari itibarı» sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında 6102 sayılı Kanun'un 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca uygun bir «maddi tazminata» karar verilebileceği, davacının «kişilik haklarının» da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi ve 6098 sayılı Kanun'un 58inci maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalıların «haksız rekabete» yol açan eylemlerinin men'ine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… a Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminat ile 2.000,00 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının b bendi uyarınca «haksız rekabete» yol açan davalıların eylemlerinin men'ine; «hükmün kesinleşmesinden» sonra, kesinleşen hüküm özetinin «masrafı» davalılardan müteselsilen karşılanarak yurt genelinde yayımı yapılan tirajı 50.000'in üzerinde bir ulusal gazetede «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · değer kaybı · delil niteliği · hükmün kesinleşmesi · taleple bağlılık · infazda tereddüt · ticari itibar · hakkaniyet
Benzer bu karardaDavalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın gerek AİHM gerekse Anayasa tarafından güvence altına alınan «basın özgürlüğünün» açık bir şekilde zarar verdiğini, ayrıca davacı kurumun zararının yada «değer kaybının» ortaya çıktığına dair dosya kapsamında bir somut tespit bulunmadığını, davacı kurumun bir kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, faaliyetlerinin kamuyu yakından ilgilendirdiğini, bahsi geçen haberlerin yapıcı eleştiri niteliğinde olduğunu, herhangi hakaret ve yahut mesnetsiz isnatlar içermediğini, ayrıca «taleple bağlılık» ilkesine aykırı hareket edilerek, talep aşılarak karar verildiğini, oysaki taraflar arasında süre gelen tazminat kaynaklı mahkeme dosyalarında Yargıtayca verilen kararlar kuvvetli «delil niteliği» taşıdığından iş bu davada verilecek hükme esas alınması gerekirken göz ardı edilmesi yerinde olmadığını, davacının sebepsiz yere zenginleşme saikiyle hareket ettiğini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisinin, hiç bir zaman haksız kazanca ve «sebepsiz zenginleşmeye» kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, davacının mevcut haberlerle marka değerine zarar verildiğini düşünmenin hayal ürünü olduğunu, mevcut taleplerin haklı görülmesinin basın özgürlüğü anlamında telafisi güç zararlara yol açacak hukuki dayanaktan yoksun bir çok karara emsal niteliği «taşıyacağını», erişim engel kararlarının tazminata ölçüt olamayacağını, mevcut yayınların davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edic …
… dliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece «hükmün kesinleşmesinden» sonra kararın «ilanına» karar verilmişse de, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesindeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verildiği, bu hususun «infazda tereddüt» oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına kara …
… törü olduğu "Olay53.com" isimli internet haber sitesinde yayınlanan “çay satışlarını ve rekor zararı Kemer’de kutlayacaklar” başlıklı yazı nedeni ile davacı kurumun «kişilik haklarına» ve «ticari itibarına» zarar verildiğini ve «haksız rekabete» yol açtığını ileri sürerek haksız rekabet hükümleri gereğince davalılardan 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve davalıların eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı ve 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25 inci maddeleri gereğince önlenmesi ile mahkeme kararının «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haberin basın ve «ifade özgürlüğü» kapsamında değerledirilmesi gerektiğini, müüvekillerin eleştiri yapma, gerçekleri açıklama, uyarma hususunda hakları olduğunu, yapılan haberin davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17232 E. , 2014/6509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2012 tarih ve 2009/29-2012/88 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/04/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Gazetesi'nin 30/11/2008 tarihli nüshasında davalı ... tarafından kaleme alınan "Fransa'nın ...ında isyan çıktı" başlığı kullanılarak haber yapıldığını, müvekkili şirketin sahibi olduğu... Gazetesi'nin logosu da kullanılmak suretiyle manşetten yayınlanan dava konusu haberin gerçek dışı iddia ve isnatlar çerçevesinde kasıtlı olarak okuyucuları yanlış yönlendirme amacıyla hazırlandığını ve açıkça haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil eden bir yayın olduğunu, yazı içerisinde yapılan "grubun patronu Arnaut Lagardere, sıkı bir ...destekçisi, tıpkı Katar ortaklığı Çalık grubunun ...'ta yaptığı gibi yayınlarında ...aleyhine tek haber çıkmıyor, hep övücü manşetler atılıyor şeklinde yorumlar yapıldığını, haberin sağ alt tarafında iki gazetenin de manşet sayfaları yayınlanmak suretiyle sunumlar yapıldığını, bu şekilde müvekkilinin ve ...
Gazetesi hakkında yağcı, iktidar yandaşı, taraflı gibi mesleki itibarını zedeleme amacı güden küçük düşürücü, aşağılayıcı, hukuka aykırı isnatlarda bulunulduğunu ileri sürerek haksız rekabet hükümlerine aykırı ve manevi haklara tecavüz teşkil eden yayın nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men'ine, 100.000 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, kararın ... Gazetesi ile trajı en yüksek 2 gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu haberde Lagardere Group'un patronu Arnaut Lagardere'nin sıkı bir ...destekçisi olduğu, iktidar yanlısı bir gazete çıkardığı, yayınlarında ...aleyhine pek haber çıkmadığı, hep övücü manşetler atıldığı, bu duruma Le Journal du dimance gazetesi çalışanlarının "hükümet ve ...haberlerinde tarafsızlığı yitirdik, okuyucu bizi terk ediyor" diyerek sendika desteğini de arkalarına alarak isyan ettiğinin ifade edildiğini, Fransa Cumhurbaşkanı ...ile Arnavut Lagardere arasındaki arkadaşlığın geçmişi hakkında bilgi verildiğini, dava konusu haberin basın özgürlüğü haber verme ilkesi çerçevesinde ve eleştiri sınırları içinde kaleme alındığını, içeriğinde yerleşik Yargıtay içtihatları ile belirlenen hukuka uygunluk kriterlerine aykırılık teşkil eden hiç bir unsura yer verilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre Türkiye Gazetecileri Halk ve Sorumluluk Bildirgesi ve Basın İlan Kurumu'nun basın ahlak esasları da dikkate alındığında, bu belgelerde "iftira, hakaret, aşağılama, saptırma, haksız isnat" gibi unsurların olmadığı sürece gazetecilerin eleştiri özgürlüğünün, halkın bilinçlendirme açısından kullanabilmelerine olanak tanındığı, bu çerçevede bir medya kuruluşunun herhangi bir konuda eleştirisel haber yapabileceği gibi başka bir medya kuruluşunun yayınlarını eleştiren haberlerde hazırlayıp kamuoyuna sunabileceği, bunu basılı, görsel ve internet medyasında yayınlayabileceği, medya kuruluşunun sahibi, yöneticileri ve yayın politikası hakkında eleştiriler yaparak bu haberleri kamuoyunun dikkatine sunabileceği, haberde ...
Gazetesinin yayın politikası eleştirilerek iki olay benzer olarak sunularak ... Gazetesinin yayın politikasının eleştirilmesi ve iktidar yanlısı gazete olarak imada bulunulması eleştiri sınırları dahilinde kabul edilerek yapılan yayında basın özgürlüğü sınırlarının aşılarak kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmadığı, toplumun haber alma özgürlüğü kapsamında kaldığı, haksız rekabetin unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3.maddesi uyarınca davalılar yararına maktu ücreti vekalete karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde nisbi ücreti vekalete karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 348/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan "10.050,00 TL nispi" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “1.200,00 TL maktu” ibaresinin konulmasına, hükmün düzeltilen işbu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/360399300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz