Hükmün kesinleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4130 E. 2020/2386 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün kesinleşmesi↗ infazda tereddüt↗ ticari itibar↗ kişilik hakları↗ infaz↗ tbk 99↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; yapılan haberin asılsız ve mesnetsiz olduğu, davalı tarafça bunun aksinin ispat edilemediği, davalıların haber yaparken haber yapma sınırını gerçek dışı haber yaparak aştığı, yersiz şekilde davacı kurumun itibarını sarstığı, bu haberin haber yapma özgürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü ticari itibarı sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında TTK 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından TBK 50. maddesi uyarınca uygun bir maddi tazminata karar verilebileceği, davacının kişilik haklarının da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK.56/1-e maddesi ve TBK.58. maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, TTK 56 1-b maddesi uyarınca haksız rekabete yol açan davalıların eylemlerinin men'ine, TTK 59. maddesi gereğince gideri davalılardan alınarak hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra kararın ilanına karar verilmişse de, TTK 59. maddedeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verilmiş olup, bu husus infazda tereddüt oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olmakla kararın re’sen bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4145 E. 2023/2966 K.
Ortak:hükmün kesinleşmesi · infazda tereddüt · ticari itibar · kişilik hakları · infaz · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü «ticari itibarı» sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında TTK 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından TBK 50. maddesi uyarınca uygun bir «maddi tazminata» karar verilebileceği, davacının «kişilik haklarının» da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK.56/1-e maddesi ve TBK.58. maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, TTK 56 1-b maddesi uyarınca «haksız rekabete» yol açan davalıların eylemlerinin men'ine, TTK 59. maddesi gereğince gideri davalılardan alınarak hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece «hükmün kesinleşmesinden» sonra kararın «ilanına» karar verilmişse de, TTK 59. maddedeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verilmiş olup, bu husus «infazda tereddüt» oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olmakla kararın re’sen bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü «ticari itibarı» sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında 6102 sayılı Kanun'un 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca uygun bir «maddi tazminata» karar verilebileceği, davacının «kişilik haklarının» da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi ve 6098 sayılı Kanun'un 58inci maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalıların «haksız rekabete» yol açan eylemlerinin men'ine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… törü olduğu "Olay53.com" isimli internet haber sitesinde yayınlanan “çay satışlarını ve rekor zararı Kemer’de kutlayacaklar” başlıklı yazı nedeni ile davacı kurumun «kişilik haklarına» ve «ticari itibarına» zarar verildiğini ve «haksız rekabete» yol açtığını ileri sürerek haksız rekabet hükümleri gereğince davalılardan 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve davalıların eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı ve 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25 inci maddeleri gereğince önlenmesi ile mahkeme kararının «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… dliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine, mahkemece «hükmün kesinleşmesinden» sonra kararın «ilanına» karar verilmişse de, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesindeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verildiği, bu hususun «infazda tereddüt» oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına kara …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:basın özgürlüğü · ifade özgürlüğü · değer kaybı · delil niteliği · taleple bağlılık · hakkaniyet · kazanılmış hak · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaDavalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın gerek AİHM gerekse Anayasa tarafından güvence altına alınan «basın özgürlüğünün» açık bir şekilde zarar verdiğini, ayrıca davacı kurumun zararının yada «değer kaybının» ortaya çıktığına dair dosya kapsamında bir somut tespit bulunmadığını, davacı kurumun bir kamu iktisadi teşekkülü olduğunu, faaliyetlerinin kamuyu yakından ilgilendirdiğini, bahsi geçen haberlerin yapıcı eleştiri niteliğinde olduğunu, herhangi hakaret ve yahut mesnetsiz isnatlar içermediğini, ayrıca «taleple bağlılık» ilkesine aykırı hareket edilerek, talep aşılarak karar verildiğini, oysaki taraflar arasında süre gelen tazminat kaynaklı mahkeme dosyalarında Yargıtayca verilen kararlar kuvvetli «delil niteliği» taşıdığından iş bu davada verilecek hükme esas alınması gerekirken göz ardı edilmesi yerinde olmadığını, davacının sebepsiz yere zenginleşme saikiyle hareket ettiğini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisinin, hiç bir zaman haksız kazanca ve «sebepsiz zenginleşmeye» kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, davacının mevcut haberlerle marka değerine zarar verildiğini düşünmenin hayal ürünü olduğunu, mevcut taleplerin haklı görülmesinin basın özgürlüğü anlamında telafisi güç zararlara yol açacak hukuki dayanaktan yoksun bir çok karara emsal niteliği «taşıyacağını», erişim engel kararlarının tazminata ölçüt olamayacağını, mevcut yayınların davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edic …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haberin basın ve «ifade özgürlüğü» kapsamında değerledirilmesi gerektiğini, müüvekillerin eleştiri yapma, gerçekleri açıklama, uyarma hususunda hakları olduğunu, yapılan haberin davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun, hükmedilen «maddi tazminat» miktarının günümüz ekonomik koşullarında çok düşük olduğunu, sanal ortamda gerçekleşen bu gibi ticari saldırılar karşısında müvekkilinin kayıplarınını ölçülemeyecek kadar büyük olduğunu, haksız yayınlar sonucu ne kadar tüketici «kaybı» yaşandığı, kamuoyunun ve tüketicilerin ÇAYKUR nezdindeki algısının ne yönde değiştiği, saygınlığı ve güvenilirliğinin ne derece yara aldığı gibi hususlarının cevaplandırılması gerektiği, manevi tazminat miktarının da çok düşük olduğunu, somut olay ile aynı nitelikteki dava için 2015 yılında 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, 2022 tarihinde 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin açıkça hukuka ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu ileri sürerek açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4130 E. , 2020/2386 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08/03/2018 tarih ve 2016/237 E- 2018/83 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/07/2019 tarih ve 2019/578 E- 2019/968 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıların genel yayın yönetmeni ve yayın koordinatörü olduğu "Olay53.com" isimli internet haber sitesinde yayınlanan “çay satışlarını ve rekor zararı Kemer’de kutlayacaklar” başlıklı yazı nedeni ile davacı kurumun kişilik haklarına ve ticari itibarına zarar verildiğini ve haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek haksız rekabet hükümleri gereğince davalılardan 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve davalıların eyleminin TTK’nın 56. ve TMK'nın 25. maddeleri gereğince önlenmesi ile mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerledirilmesi gerektiğini, müüvekillerin eleştiri yapma, gerçekleri açıklama, uyarma hususunda hakları olduğunu, yapılan haberin davacı kurumun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; yapılan haberin asılsız ve mesnetsiz olduğu, davalı tarafça bunun aksinin ispat edilemediği, davalıların haber yaparken haber yapma sınırını gerçek dışı haber yaparak aştığı, yersiz şekilde davacı kurumun itibarını sarstığı, bu haberin haber yapma özgürlüğü olarak ya da bir eleştiri olarak kabul edilemeyeceği, haber yapanların haberin kaynağını ve doğruluğunu araştırmakla yükümlü olup, gerçek dışı haberden ötürü ticari itibarı sarsılan davacı kurumun zararlarını karşılamakla sorumlu olduğu, davacı kurumun anılan haberden ötürü rakipleri karşısında TTK 56 ve devamı maddeleri uyarınca zarara uğrayacağı, maddi zararın ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından TBK 50.
maddesi uyarınca uygun bir maddi tazminata karar verilebileceği, davacının kişilik haklarının da haberle zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TTK.56/1-e maddesi ve TBK.58. maddesi uyarınca 2.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, TTK 56 1-b maddesi uyarınca haksız rekabete yol açan davalıların eylemlerinin men'ine, TTK 59. maddesi gereğince gideri davalılardan alınarak hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra kararın ilanına karar verilmişse de, TTK 59. maddedeki hükmün hilafına ilanın şekli ve kapsamı belirlenmeksizin ilana karar verilmiş olup, bu husus infazda tereddüt oluşturacağı gibi anılan yasa hükmüne aykırı olmakla kararın re’sen bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/597392400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz