Rücuen tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1105 E. 2024/3495 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçim hakkı↗ taşıyan sıfatı↗ ifa yardımcısı↗ usul ekonomisi↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ nakliyat sigortası↗ taşıtan↗ kesinleşen ilam↗ konşimento↗ bekletici mesele↗ donatan↗ sigorta tazminatı↗ rücu hakkı↗ i̇i̇k 257↗ kusur oranı↗ ihtisas mahkemesi↗ müteselsil sorumluluk↗ riziko↗ ikrar↗ rücuen tazminat↗ acentelik↗ rücu↗ ifa↗ kâr kaybı↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; M/V Kaşif Kalkavan gemisinin üzerindeki yükle birlikte Haydarpaşa Limanı'na yanaştığını, TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğü tarafından geminin tahliyesine başlandığını, bu tahliye esnasında davalı personelinin kusurlu hareketleri nedeniyle konteynırdaki tüm yüklerin sahile düştüğünü, yük alıcısı firmanın sigortacısı ... Sigorta tarafından bu hasar nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davanın devam ettiğini, müvekkilinin hasarda bir kusurunun bulunmadığını, ancak sigorta şirketi tarafından açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde davalıya rücu hakkının ve özellikle zamanaşımı bakımından hakkının kayba uğramaması için bu davanın açıldığını ileri sürerek müvekkilinin ödeme riski altındaki 227.954,30 euronun tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir ödeme yapmadığını, dava tarihi itibariyle bir zararının bulunmadığını, ileride tazminat ödediği takdirde doğacak rücu hakkına karşılık şimdiden dava açamayacağını, zarara davacının, donatanın ve emtianın alıcısının sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2014 tarih, 2005/282 Esas ve 2014/221 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2015 tarih, 2015/1651 E. ve 2015/8583 K. sayılı kararıyla mahkemece, taşımaya konu emtiayı nakliyat rizikolarına karşı sigortalayan ... Sigorta A.Ş. tarafından işbu dosyanın tarafları aleyhine müteselsil sorumluluğa dayanılarak açılmış olan İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyası uzun süre bekletici mesele yapıldığı, yargılama devam ederken İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyasında karar verildiği ve verilen kararın önce onandığı, ardından Dairemizin 23.11.2011 tarih ve 2011/13543-15692 E.K. sayılı ilamı ile de karar düzeltme istemlerinin reddine karar verildiği, davacının da 2005/458 Esas sayılı dosyanın davacısı olan sigorta şirketine ödeme yaptığını ileri sürdüğü ve buna dair bir kısım dekontları ibraz ettiği, somut olayın bu özellikleri nazara alındığında işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken usul ekonomisi ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2017/141 E. ve 2017/280 K. sayılı kararı ile Milli Savunma Bakanlığına ait olan hücum bot inşa malzemesinin Hamburg / Almanya'dan İstanbul / Haydarpaşa Limanına taşınması amacıyla M/V Kaşif Kalkavan gemisine yüklendiği, geminin Haydarpaşa Limanına gelmesine müteakip yükün gemiden tahliyesi sırasında sahil vincinin ayaklarının çarpması neticesinde konteyner içerisindeki yükün sahile düşerek hasarlandığı, yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin ifa yardımcısı konumunda olduğu ancak hasarın taşıyanın ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, taşıtanın sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye rücu etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D.Onama Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2169 Esas ve 2019/4404 Karar sayılı kararıyla onanmıştır. Davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
E. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2169 E. ve 2019/4404 K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve taşıyan sıfatı ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, hasarın taşıyanın ifa yardımcısı olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu olduğunu savunduğu, mahkemece hasara hangi tarafın ve ne oranda kusurunun sebebiyet verdiği hususunda bilirkişi raporu alınmadığı, işbu davanın tarafları arasında görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyasında davacı taşıyanın, aynı olay sebebiyle sigorta şirketine ödediğinden başka emtia sahibine ödemek zorunda kaldığı tutarın da davalıdan tahsilini istediği, mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporunda tarafların eşit kusurlu kabul edildiği, bu bakımdan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde davacıya bir kusur izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4404 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Turkon Denizcilik firmasına ait M/V Kaşif Kalkavan isimli gemi yükünü Haydarpaşa Limanında TCDD tarafından gerçekleştirildiği, konşimentoda bulunan Full Liner Terms kaydına göre yükleme limanında ki konteynerlerin gemiye yüklenmesi ve varış limanında ki boşaltma masraflarının navluna dahil olduğunun anlaşılması gerektiği, buna göre Haydarpaşa Limanında yükün boşaltma masraflarının taşıyana ait olduğu, ancak taşıyanın acentesinin boşaltmanın pazar günü yapılması nedeni ile Liman İşçi Postası için mesai ücreti yatırması gerekirken bundan kaçınması nedeniyle liman işçi postası istenmediği, vinç postası ücretinin davacı tarafından yatırıldığı, dolayısı ile sapanlama işleminin gemi personeline yaptırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, TCDD liman hizmetleri tarifesinin 3.1.4.2 maddesine göre sapanlamanın gemi personelince yapılmasının mümkün olduğu, davacının da bu maddeye istinaden sapanlama işlemini gemi personeline yaptırdığı, ancak davacının mesai ücreti yatırmaktan kaçınarak, liman işçi postası istemediğinden gemi personelinin liman işçileri yerine görev yaparak, sapanlamayı gerçekleştirmiş olmalarından dolayı davacının kazanın meydana gelmesinde kusurlu hale geldiği, boşaltma işlemini yapan TCDD elemanı vinç operatörünün boşaltma operasyonunda Flatack Konteyerdan taşan şaft emtiasının çıkıntılarına dikkat etmeyip, serdümen ve gemi zabitinin tüm uyarılarını önemsemeyip hareketine devam ederek, yükü Gantry- Cran ayaklarına çarptırıp konteynerdaki yükü sahile düşürdüğü bundan dolayı şaft emtiasının kullanılamayacak derecede tamamen hasarlanmasına sebebiyet verdiği, bu değerlendirmelere göre davalının yükün hasarlanmasında %50 oranında kusurlu olduğu, davadaki rücu isteminin dayanağı olan İstanbul 51. ATM nin 2005/458 esas sayılı kararının kesinleşmesinden sonra ilamın takibe konulduğu, Turkon Konteyner Taşımacılık A.Ş tarafından söz konusu ilama dayalı olarak icra dosyası hesabına 03.07.2009 tarihinde 382.000 TL, 17.11.2011 tarihinde de 46.257,35 TL ödendiği, bu itibarla davacının ....Sigorta A.Ş'ye yaptığı ödeme toplamının 416.016,06 TL olduğu, davalıya izafe edilen %50 kusur oranına göre, davacının davalıya rücu edilebileceği tutarın 208.008,03 TL'ye tekabül ettiği gerekçesi ile 208.008,03 TL'nin 191.000,00 TL'sine 03.07.2009 tarihinden 17.008.03 TL'sine 17.11.2011 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurlu olmadığını, boşaltma limanında tekel olarak çalışan ve malın rıhtıma taşınması konusunda kendisine başka seçenek bırakılmayan müvekkili şirketin mecburen çalışmak zorunda olduğu ve yükün alıcısı olan Milli Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilen davalı elemanlarının yükün rıhtıma düşmesine ve zarara sebep olduklarını, müvekkili şirkete bir seçim hakkı tanınmadığı gibi bunu gösterir bir belge de bulunmadığı, zararın malların gemiden sağlam çıkarılmasından sonra TCDD çalışanları tarafından rıhtıma taşınması sırasında meydana geldiği, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin 2005/458 E. sayılı dosya kapsamında alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda açıkça görüleceği üzere olay sonucu kusurun tümüyle davalıya ait olduğunu, bu rapora dayalı olarak verilen ve davalı tarafın da temyiz ettiği kararın kesinleştiğini, diğer ifade ile meydana gelen yük hasarında davalının %100 kusur halinin kesinleştiğini, davalı TCDD tarafından, zararın kendi elemanlarınca boşaltma işleminin yapıldığı, müvekkile ait çalışanların hiçbir müdahalesinin bulunmadığı esnada meydana geldiğininin ikrar edildiğini, tahliye esnasında meydana gelen aynı yüke ilişkin, aynı gerekçeler ve taraflar arasında açılmış 4 dava bulunduğu ve kararı kesinleşmiş bulunan davalarda ortak olarak kusurun tamamının %100 olarak davalı personelinde olduğuna kanaat getirildiğini, davalı tarafın çalışanı olan vinç operatörünün herhalde tam kusurlu olduğu, TCDD'nin taşınacak eşyanın nitelikleri hakkında bilgilendirildiği halde yine şaftların gemiden tahliye edilmesinde uygun olmayan techizat kullandığı, vinç operatörünün konteyneri kenara çarptırması ve konteyneri düşürmesi sonucu hasarın oluştuğunu, müvekkili şirket'in acentesi tarafından mesai ücreti yatırılmaktan kaçınıldığı iddiasına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu iddianın gerçekliğinin de kanıtlanamadığı, kaldı ki, bu hususun, vinç operatörünün tahliye esnasında konteyneri kenara çarpması ile doğrudan hiçbir ilgisi olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı nakliyat sigortacısı .... Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı taşıyanın, emtianın hasar görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 66 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2135 E. 2020/5946 K.
Ortak:ifa yardımcısı · taşıtan · rücuen tazminat · rücu · ifa · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu ancak «hasarın» «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» taşıyanın «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu …
Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı «taşıyanın», emtianın «hasar» görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… davacı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş davalı TCDD'den, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'nın sigortacısı olan dava dışı Başak Sigorta A.Ş'ye ödediği «hasar» bedelinin «rücuen tazminini» talep etmiş olup; mahkemece yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşımayı üstlenen Turkon A.Ş’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu, ancak hasarın «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkon A.Ş'nin ödediği tazminatın tamamını TCDD'ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar Dairemizce onanmış, UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde dosyanın 2019/4284 E …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/123 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde Milli Savunma Bakanlığının «teminat mektubundan» tahsil etmiş olduğu 217.392,85 TL'nin 93.629,21 TL'sinin Turkon'a iadesine karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda davacı Turkon'un Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu zarar miktarının 123.763,64 TL olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas sayılı dosyasında alınan 05.08.2015 tarihli rapor ile mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda dayanakları ile açıklandığı üzere, yükün hasarlanmasında «taşıyıcı» Turkon ile tahliye işlemini yapan TCDD'nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamının esas alındığı 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda tahliye işi ve hasardan TCDD'nin %100 oranında sorumlu olduğunun değerlendirildiği söz konusu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu karar doğrultusunda davalının %100 kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin ileri sürüldüğü fakat davalı vekilinin bahsetmiş olduğu İstanbul Denizcilik Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamında "tahliye işlemini yapan TCDD İşletmeleri Genel Müdürlüğü' nün dava konusu taşıma olayında, taşımayı üstlenen Turkon'un muavin şahsı konumunda olduğu, «taşıyanın» TTK'nın 1061 ve 1062/1 maddelerine göre «taşıtana», gönderilene ve «konişmentonun» «yetkili hamillerine» karşı sorumlu bulunduğu, taşıyanın somut olayda «kusuru» olmadığını ispatlaması halinde muavini olan TCDD Genel Müdürlüğüne «rücu» etme imkanının bulunduğu" gerekçesi ile Başak Sigorta tarafından yük ilgilisi-alıcısı Milli Savunma Bakanlığına ödenen 227.924,30 Euro mal «hasarının» taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini gerçekleştiren TCDD'den müteselsilen tahsiline karar verildiğinin belirtildiği, söz konusu mahkeme ilamında Turkon ile TCDD'nin olaydaki kusurları ile ilgili «kesin» bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin yukarıda bahsolunan savunmasına itibar edilmediği açıklanarak dava dışı Milli Savunma Bakanlığının alıcısı olduğ …
… duğu tazminat tutarının 123.663,64 TL olması nedeniyle bu tutarın %50'sine isabet eden 61.881,82 TL'sinin ödeme tarihi olan 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıya «rücu» edebileceği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile 61.881,82 TL'nin 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davac …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubunun nakde çevrilmesi · banka teminat mektubu · konişmento · yetkili hamil · teminat mektubu · hamil · taşıyıcı · teminat
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/123 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde Milli Savunma Bakanlığının «teminat mektubundan» tahsil etmiş olduğu 217.392,85 TL'nin 93.629,21 TL'sinin Turkon'a iadesine karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda davacı Turkon'un Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu zarar miktarının 123.763,64 TL olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas sayılı dosyasında alınan 05.08.2015 tarihli rapor ile mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda dayanakları ile açıklandığı üzere, yükün hasarlanmasında «taşıyıcı» Turkon ile tahliye işlemini yapan TCDD'nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamının esas alındığı 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda tahliye işi ve hasardan TCDD'nin %100 oranında sorumlu olduğunun değerlendirildiği söz konusu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu karar doğrultusunda davalının %100 kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin ileri sürüldüğü fakat davalı vekilinin bahsetmiş olduğu İstanbul Denizcilik Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamında "tahliye işlemini yapan TCDD İşletmeleri Genel Müdürlüğü' nün dava konusu taşıma olayında, taşımayı üstlenen Turkon'un muavin şahsı konumunda olduğu, «taşıyanın» TTK'nın 1061 ve 1062/1 maddelerine göre «taşıtana», gönderilene ve «konişmentonun» «yetkili hamillerine» karşı sorumlu bulunduğu, taşıyanın somut olayda «kusuru» olmadığını ispatlaması halinde muavini olan TCDD Genel Müdürlüğüne «rücu» etme imkanının bulunduğu" gerekçesi ile Başak Sigorta tarafından yük ilgilisi-alıcısı Milli Savunma Bakanlığına ödenen 227.924,30 Euro mal «hasarının» taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini gerçekleştiren TCDD'den müteselsilen tahsiline karar verildiğinin belirtildiği, söz konusu mahkeme ilamında Turkon ile TCDD'nin olaydaki kusurları ile ilgili «kesin» bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin yukarıda bahsolunan savunmasına itibar edilmediği açıklanarak dava dışı Milli Savunma Bakanlığının alıcısı olduğ …
… anın davalının liman personeli tarafından kullanılan vinç ile gemiden limana tahliyesi esnasında konteynerlerden birinin vinçten denize düşmesi sonucu meydana gelen «hasar» sebebiyle, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na sunulan «banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi» üzerine, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan 132.320,81 Euro 'nun iadesi davasında davanın kısmen kabulü ile 50.203,33 Euro karşılı …
… ğı tarafından nakliye sigortacısı Başak Sigorta'dan tahsil edilemeyen mal bedeli dışındaki zararını davacının daha önce İstanbul Muhakemat Müdürlüğüne vermiş olduğu «teminat mektubundan» karşıladığı, bu şekilde Milli Savunma Bakanlığının teminat mektubunu paraya çevirme yoluyla davacıdan 217.392,85 TL tahsil ettiği, İstanbul 51.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5111 E. 2012/11993 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · mutlak ticari dava · tüzel kişilik · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu kararda… a, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TCDD Genel Müdürlüğü Ana Statüsünün 1,2,3, ve 4.maddelerine göre; TCDD İşletmesinin, sermayesinin tamamı Devlete ait, «tüzel kişiliğe» sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı, faaliyet konularının tamamına yakınını “tekel” kapsamında işlerin oluşturduğu bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu, davacı taraf zararının kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında doğduğunu ileri sürdüğünden, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre belirlenebileceği, İYUK'nun 2/1-b maddesi gereğince davaya bakma görevinin idari yargının «görev alanına» girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin «yargı yolu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin «yargı yolu» nedeniyle reddine karar verilmiş isede davacı ile davalı TCDD işletmesi arasındaki uyuşmazlık «mutlak ticari» işlerden olan taşıma, tahmil ve tahliye sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla davanın adli yargıda görülmesi gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinin «yargı yolu» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4284 E. 2021/3399 K.
Ortak:taşıyan sıfatı · ifa yardımcısı · nakliyat sigortası · rücuen tazminat · ifa · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» taşıyanın «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu …
… Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu ancak «hasarın» «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı «taşıyanın», emtianın «hasar» görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, dava dışı «nakliyat sigortacısı» Başak Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı «taşıyanın», emtianın «hasar» görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulmuştur.
Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» «taşıyanın» «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirket, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu olduğunu savunmuş, mahkemece hasara hangi tarafın ve ne oranda kusurunun sebebiyet verdiği hususunda bilirkişi raporu alınmamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, «hasarın» meydana gelmesinde davacıya bir «kusur» izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış; davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4404 K …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12050 E. 2014/1093 K.
Ortak:taşıyan · dosya masrafı · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu ancak «hasarın» «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» taşıyanın «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, «hasarın» meydana gelmesinde davacıya bir «kusur» izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 …
Benzer bu karardaKonteyner A.Ş, konteynırın boşaltma limanından sonra kara taşımasını ise diğer davalının yaptığı, T. şirketi ile davacı arasında «konişmento» hükümleri uygulanacağı, konteynerin 16.03.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, 18.03.2011 tarihinde diğer davalının araçlarına yüklendiği, T. şirketine «hasar ihbarı» yapılmadığı, konişmento üzerinde yükün ve konteynerin hasarına ilişkin bir kayıt mevcut olmadığı, konteynerin konişmentodaki kayıttan anlaşılacağı üzere «taşıyana» sağlam olarak «teslim» edildiği; yükleme, «istif» ve sayımın yükleten tarafından yapıldığı, boşaltma limanında tahliye edilen konteynerin gönderilen tarafından teslim alındığı, konteynerin kapalı olarak taşıyana teslim edildiği ve yine kapalı olarak gönderilene teslim edilmesi sebebiyle 1 plaka eksiklikten «taşıyanların sorumlu» olamayacağı, 6 adet kırık plakadaki hasarında konteynerin tıra yüklenme ve boşaltma işlemleri sırasında meydana gelmiş olabileceği tespit edildiğinden, deniz taşımasını yapan davalı T. şirketi lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, diğer davalının ise konteynerin tahliye limanından davacının halefi sigortalının deposuna kara taşımasını yaptığı, bilirkişi raporunda taşıma mesafesi, araçlarda kaza vb. sonucu meydana gelmiş bir hasarın olmayışı, hasarın cam emtiasının üst kısmında meydana gelmiş olduğu, bu tip hasarın konteynerin vinçler tarafından elleçlenmesi sırasında oluşabileceğini belirttiği, yükleme ve boşaltmanın taşıyan tarafından yapıldığı konişmentodan anlaşıldığı, ancak bu boşaltma tahliye limanından gemiden boşaltmadır ve bundan sonraki «masraflar» alıcıya ait olduğu, konteynerin tahliye sonrasında liman sahasında kimler tarafından tıra yüklendiği belli olmadığı, bu durumda 2 nolu davalı Haydarpaşa Motorlu Ta …
Olay tarihinde yürürlükte olan TTK.'nın 772.maddesine göre davalı, ihtirazi koymadan eşyayı kabul ettiğinden dış görünüşü itibari ile hiçbir «kusuru» olmadığını kabul etmiş sayılır.
Kooperatifi ihtirazi kayıtsız kabul ettiğine göre «hasarın» bu davalının kara taşıması sırasında meydana geldiğinin kabulü gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · taşıyanın sorumluluğu · konişmento · istifa · ihbar · teslim
Benzer bu karardaKonteyner A.Ş, konteynırın boşaltma limanından sonra kara taşımasını ise diğer davalının yaptığı, T. şirketi ile davacı arasında «konişmento» hükümleri uygulanacağı, konteynerin 16.03.2011 tarihinde gemiden tahliye edildiği, 18.03.2011 tarihinde diğer davalının araçlarına yüklendiği, T. şirketine «hasar ihbarı» yapılmadığı, konişmento üzerinde yükün ve konteynerin hasarına ilişkin bir kayıt mevcut olmadığı, konteynerin konişmentodaki kayıttan anlaşılacağı üzere «taşıyana» sağlam olarak «teslim» edildiği; yükleme, «istif» ve sayımın yükleten tarafından yapıldığı, boşaltma limanında tahliye edilen konteynerin gönderilen tarafından teslim alındığı, konteynerin kapalı olarak taşıyana teslim edildiği ve yine kapalı olarak gönderilene teslim edilmesi sebebiyle 1 plaka eksiklikten «taşıyanların sorumlu» olamayacağı, 6 adet kırık plakadaki hasarında konteynerin tıra yüklenme ve boşaltma işlemleri sırasında meydana gelmiş olabileceği tespit edildiğinden, deniz taşımasını yapan davalı T. şirketi lehine oluşan karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, diğer davalının ise konteynerin tahliye limanından davacının halefi sigortalının deposuna kara taşımasını yaptığı, bilirkişi raporunda taşıma mesafesi, araçlarda kaza vb. sonucu meydana gelmiş bir hasarın olmayışı, hasarın cam emtiasının üst kısmında meydana gelmiş olduğu, bu tip hasarın konteynerin vinçler tarafından elleçlenmesi sırasında oluşabileceğini belirttiği, yükleme ve boşaltmanın taşıyan tarafından yapıldığı konişmentodan anlaşıldığı, ancak bu boşaltma tahliye limanından gemiden boşaltmadır ve bundan sonraki «masraflar» alıcıya ait olduğu, konteynerin tahliye sonrasında liman sahasında kimler tarafından tıra yüklendiği belli olmadığı, bu durumda 2 nolu davalı Haydarpaşa Motorlu Ta …
Kooperatifi deniz taşıması ile İzmit Evyap limanına gelen malı ihtirazi kayıtsız olarak «teslim» almıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4787 E. 2017/6644 K.
Ortak:ifa yardımcısı · acentelik · ifa · taşıyan · dosya masrafı · kusur · cy/cy kaydı · hasar
İncelediğiniz kararda… Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu ancak «hasarın» «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» taşıyanın «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu …
… tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Turkon Denizcilik firmasına ait M/V Kaşif Kalkavan isimli gemi yükünü Haydarpaşa Limanında TCDD tarafından gerçekleştirildiği, «konşimentoda» bulunan Full Liner Terms «kaydına» göre yükleme limanında ki konteynerlerin gemiye yüklenmesi ve varış limanında ki boşaltma «masraflarının» navluna «dahil» olduğunun anlaşılması gerektiği, buna göre Haydarpaşa Limanında yükün boşaltma masraflarının «taşıyana» ait olduğu, ancak taşıyanın «acentesinin» boşaltmanın pazar günü yapılması nedeni ile Liman İşçi Postası için mesai ücreti yatırması gerekirken bundan kaçınması nedeniyle liman işçi postası istenmediği, vinç postası ücretinin davacı tarafından yatırıldığı, dolayısı ile sapanlama işleminin gemi personeline yaptırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, TCDD liman hizmetleri tarifesinin 3.1.4.2 maddesine göre sapanlamanın gemi personelince yapılmasının mümkün olduğu, davacının da bu maddeye istinaden sapanlama işlemini gemi personeline yaptırdığı, ancak davacının mesai ücreti yatırmaktan kaçınarak, liman işçi postası istemediğinden gemi personelinin liman işçileri yerine görev yaparak, sapanlamayı gerçekleştirmiş olmalarından dolayı davacının kazanın meydana gelmesinde kusurlu hale geldiği, boşaltma işlemini yapan TCDD elemanı vinç operatörünün boşaltma operasyonunda Flatack Konteyerdan taşan şaft emtiasının çıkıntılarına dikkat etmeyip, serdümen ve gemi zabitinin tüm uyarılarını önemsemeyip hareketine devam ederek, yükü Gantry- Cran ayaklarına çarptırıp konteynerdaki yükü sahile düşürdüğü bundan dolayı şaft emtiasının kullanılamayacak derecede tamamen hasarlanmasına sebebiyet verdiği, bu değerlendirmelere göre davalının yükün hasarlanmasında %50 oranında kusurlu olduğu, davadaki «rücu» isteminin dayanağı olan İstanbul 51.
Benzer bu karardaŞirketi hakkındaki davaların HMK’nın 150. m. uyarınca «takipsiz» bırakılması nedeniyle «açılmamış sayılmasına», ... tarafından eşyanın dava dışı alıcıya «teslimi» nedeniyle «ordino» düzenlendiği ve 1 nolu davalı adına düzenlenmiş «acentelik» faturasının «ibraz» edildiğinden bir nolu davalının «taşıyan» olduğu, TCDD’nin taşıyanın «ifa yardımcısı» olup, «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği, «hasarın» gemiden tahliye, liman sahasından araçlara yüklenme ve ... araçlardan indirilmesi sırasında olduğu, hasarın ise, vinç tahliyesinde borulara takılan sapanların takıldığı orta ve uç «bölümlerde» oluştuğu, taşıyanın mallarının yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamını göstermekle mükellef olduğu gerekçesiyle, davalı ... & ... (...) Ltd. «izafeten» ...
Dava, uluslararası deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Anılan koşul kapsamında, satıcının «masrafları» kendisine ait olmak üzere malların belirlenen terminale kadar taşınması için «taşıma sözleşmesi» yapma, buna karşın alıcının da malları varış limanında boşaltma masraflarını ve liman ücretlerini ödemek suretiyle gecikmeksizin malı boşaltma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ordino · rücuen tazmin · navlun sözleşmesi · taşıyanın sorumluluğu · izafeten dava · müterafik kusur · takipsizlik kararı · taşıyıcının sorumluluğu
Benzer bu karardaŞirketi hakkındaki davaların HMK’nın 150. m. uyarınca «takipsiz» bırakılması nedeniyle «açılmamış sayılmasına», ... tarafından eşyanın dava dışı alıcıya «teslimi» nedeniyle «ordino» düzenlendiği ve 1 nolu davalı adına düzenlenmiş «acentelik» faturasının «ibraz» edildiğinden bir nolu davalının «taşıyan» olduğu, TCDD’nin taşıyanın «ifa yardımcısı» olup, «taşıyanın sorumluluğunun» devam ettiği, «hasarın» gemiden tahliye, liman sahasından araçlara yüklenme ve ... araçlardan indirilmesi sırasında olduğu, hasarın ise, vinç tahliyesinde borulara takılan sapanların takıldığı orta ve uç «bölümlerde» oluştuğu, taşıyanın mallarının yükletilmesi, «istifi», taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamını göstermekle mükellef olduğu gerekçesiyle, davalı ... & ... (...) Ltd. «izafeten» ...
Kararı, ... & ... (...) Ltd’ne «izafeten» ...
Dava, uluslararası deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Her ne kadar CFR «kaydı» satıcı ile alıcı arasında yapılmış «satım sözleşmesine» konulan şartlardan ise de, «navlun sözleşmesine» de etkisi bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1105 E. , 2024/3495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi(Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/207 Esas, 2022/233 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; M/V Kaşif Kalkavan gemisinin üzerindeki yükle birlikte Haydarpaşa Limanı'na yanaştığını, TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğü tarafından geminin tahliyesine başlandığını, bu tahliye esnasında davalı personelinin kusurlu hareketleri nedeniyle konteynırdaki tüm yüklerin sahile düştüğünü, yük alıcısı firmanın sigortacısı ... Sigorta tarafından bu hasar nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davanın devam ettiğini, müvekkilinin hasarda bir kusurunun bulunmadığını, ancak sigorta şirketi tarafından açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde davalıya rücu hakkının ve özellikle zamanaşımı bakımından hakkının kayba uğramaması için bu davanın açıldığını ileri sürerek müvekkilinin ödeme riski altındaki 227.954,30 euronun tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir ödeme yapmadığını, dava tarihi itibariyle bir zararının bulunmadığını, ileride tazminat ödediği takdirde doğacak rücu hakkına karşılık şimdiden dava açamayacağını, zarara davacının, donatanın ve emtianın alıcısının sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2014 tarih, 2005/282 Esas ve 2014/221 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2015 tarih, 2015/1651 E. ve 2015/8583 K. sayılı kararıyla mahkemece, taşımaya konu emtiayı nakliyat rizikolarına karşı sigortalayan ... Sigorta A.Ş. tarafından işbu dosyanın tarafları aleyhine müteselsil sorumluluğa dayanılarak açılmış olan İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyası uzun süre bekletici mesele yapıldığı, yargılama devam ederken İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyasında karar verildiği ve verilen kararın önce onandığı, ardından Dairemizin 23.11.2011 tarih ve 2011/13543-15692 E.K. sayılı ilamı ile de karar düzeltme istemlerinin reddine karar verildiği, davacının da 2005/458 Esas sayılı dosyanın davacısı olan sigorta şirketine ödeme yaptığını ileri sürdüğü ve buna dair bir kısım dekontları ibraz ettiği, somut olayın bu özellikleri nazara alındığında işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken usul ekonomisi ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2017/141 E. ve 2017/280 K. sayılı kararı ile Milli Savunma Bakanlığına ait olan hücum bot inşa malzemesinin Hamburg / Almanya'dan İstanbul / Haydarpaşa Limanına taşınması amacıyla M/V Kaşif Kalkavan gemisine yüklendiği, geminin Haydarpaşa Limanına gelmesine müteakip yükün gemiden tahliyesi sırasında sahil vincinin ayaklarının çarpması neticesinde konteyner içerisindeki yükün sahile düşerek hasarlandığı, yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin ifa yardımcısı konumunda olduğu ancak hasarın taşıyanın ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, taşıtanın sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye rücu etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D.Onama Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2169 Esas ve 2019/4404 Karar sayılı kararıyla onanmıştır. Davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
E. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 13.06.2019 tarih, 2018/2169 E. ve 2019/4404 K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve taşıyan sıfatı ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, hasarın taşıyanın ifa yardımcısı olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu olduğunu savunduğu, mahkemece hasara hangi tarafın ve ne oranda kusurunun sebebiyet verdiği hususunda bilirkişi raporu alınmadığı, işbu davanın tarafları arasında görülen İstanbul 17.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyasında davacı taşıyanın, aynı olay sebebiyle sigorta şirketine ödediğinden başka emtia sahibine ödemek zorunda kaldığı tutarın da davalıdan tahsilini istediği, mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporunda tarafların eşit kusurlu kabul edildiği, bu bakımdan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde davacıya bir kusur izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4404 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Turkon Denizcilik firmasına ait M/V Kaşif Kalkavan isimli gemi yükünü Haydarpaşa Limanında TCDD tarafından gerçekleştirildiği, konşimentoda bulunan Full Liner Terms kaydına göre yükleme limanında ki konteynerlerin gemiye yüklenmesi ve varış limanında ki boşaltma masraflarının navluna dahil olduğunun anlaşılması gerektiği, buna göre Haydarpaşa Limanında yükün boşaltma masraflarının taşıyana ait olduğu, ancak taşıyanın acentesinin boşaltmanın pazar günü yapılması nedeni ile Liman İşçi Postası için mesai ücreti yatırması gerekirken bundan kaçınması nedeniyle liman işçi postası istenmediği, vinç postası ücretinin davacı tarafından yatırıldığı, dolayısı ile sapanlama işleminin gemi personeline yaptırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, TCDD liman hizmetleri tarifesinin 3.1.4.2 maddesine göre sapanlamanın gemi personelince yapılmasının mümkün olduğu, davacının da bu maddeye istinaden sapanlama işlemini gemi personeline yaptırdığı, ancak davacının mesai ücreti yatırmaktan kaçınarak, liman işçi postası istemediğinden gemi personelinin liman işçileri yerine görev yaparak, sapanlamayı gerçekleştirmiş olmalarından dolayı davacının kazanın meydana gelmesinde kusurlu hale geldiği, boşaltma işlemini yapan TCDD elemanı vinç operatörünün boşaltma operasyonunda Flatack Konteyerdan taşan şaft emtiasının çıkıntılarına dikkat etmeyip, serdümen ve gemi zabitinin tüm uyarılarını önemsemeyip hareketine devam ederek, yükü Gantry- Cran ayaklarına çarptırıp konteynerdaki yükü sahile düşürdüğü bundan dolayı şaft emtiasının kullanılamayacak derecede tamamen hasarlanmasına sebebiyet verdiği, bu değerlendirmelere göre davalının yükün hasarlanmasında %50 oranında kusurlu olduğu, davadaki rücu isteminin dayanağı olan İstanbul 51.
ATM nin 2005/458 esas sayılı kararının kesinleşmesinden sonra ilamın takibe konulduğu, Turkon Konteyner Taşımacılık A.Ş tarafından söz konusu ilama dayalı olarak icra dosyası hesabına 03.07.2009 tarihinde 382.000 TL, 17.11.2011 tarihinde de 46.257,35 TL ödendiği, bu itibarla davacının ....Sigorta A.Ş'ye yaptığı ödeme toplamının 416.016,06 TL olduğu, davalıya izafe edilen %50 kusur oranına göre, davacının davalıya rücu edilebileceği tutarın 208.008,03 TL'ye tekabül ettiği gerekçesi ile 208.008,03 TL'nin 191.000,00 TL'sine 03.07.2009 tarihinden 17.008.03 TL'sine 17.11.2011 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurlu olmadığını, boşaltma limanında tekel olarak çalışan ve malın rıhtıma taşınması konusunda kendisine başka seçenek bırakılmayan müvekkili şirketin mecburen çalışmak zorunda olduğu ve yükün alıcısı olan Milli Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilen davalı elemanlarının yükün rıhtıma düşmesine ve zarara sebep olduklarını, müvekkili şirkete bir seçim hakkı tanınmadığı gibi bunu gösterir bir belge de bulunmadığı, zararın malların gemiden sağlam çıkarılmasından sonra TCDD çalışanları tarafından rıhtıma taşınması sırasında meydana geldiği, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin 2005/458 E. sayılı dosya kapsamında alınan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda açıkça görüleceği üzere olay sonucu kusurun tümüyle davalıya ait olduğunu, bu rapora dayalı olarak verilen ve davalı tarafın da temyiz ettiği kararın kesinleştiğini, diğer ifade ile meydana gelen yük hasarında davalının %100 kusur halinin kesinleştiğini, davalı TCDD tarafından, zararın kendi elemanlarınca boşaltma işleminin yapıldığı, müvekkile ait çalışanların hiçbir müdahalesinin bulunmadığı esnada meydana geldiğininin ikrar edildiğini, tahliye esnasında meydana gelen aynı yüke ilişkin, aynı gerekçeler ve taraflar arasında açılmış 4 dava bulunduğu ve kararı kesinleşmiş bulunan davalarda ortak olarak kusurun tamamının %100 olarak davalı personelinde olduğuna kanaat getirildiğini, davalı tarafın çalışanı olan vinç operatörünün herhalde tam kusurlu olduğu, TCDD'nin taşınacak eşyanın nitelikleri hakkında bilgilendirildiği halde yine şaftların gemiden tahliye edilmesinde uygun olmayan techizat kullandığı, vinç operatörünün konteyneri kenara çarptırması ve konteyneri düşürmesi sonucu hasarın oluştuğunu, müvekkili şirket'in acentesi tarafından mesai ücreti yatırılmaktan kaçınıldığı iddiasına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu iddianın gerçekliğinin de kanıtlanamadığı, kaldı ki, bu hususun, vinç operatörünün tahliye esnasında konteyneri kenara çarpması ile doğrudan hiçbir ilgisi olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı nakliyat sigortacısı .... Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı taşıyanın, emtianın hasar görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 66 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071299100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz