Ifa yardımcısı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2135 E. 2020/5946 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa yardımcısı↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ banka teminat mektubu↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ taşıtan↗ konişmento↗ yetkili hamil↗ ihtisas mahkemesi↗ uyap↗ teminat mektubu↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ ifa↗ hamil↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davacı Turkon'un dava konusu ...-6 numaralı konteynerin TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğü tarafından gemiden tahliyesi esnasında, yükün denize düşerek hasarlanmasından dolayı yükün alıcısı Milli Savunma Bakanlığı tarafından nakliye sigortacısı Başak Sigorta'dan tahsil edilemeyen mal bedeli dışındaki zararını davacının daha önce İstanbul Muhakemat Müdürlüğüne vermiş olduğu teminat mektubundan karşıladığı, bu şekilde Milli Savunma Bakanlığının teminat mektubunu paraya çevirme yoluyla davacıdan 217.392,85 TL tahsil ettiği, İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/123 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde Milli Savunma Bakanlığının teminat mektubundan tahsil etmiş olduğu 217.392,85 TL'nin 93.629,21 TL'sinin Turkon'a iadesine karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda davacı Turkon'un Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu zarar miktarının 123.763,64 TL olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas sayılı dosyasında alınan 05.08.2015 tarihli rapor ile mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda dayanakları ile açıklandığı üzere, yükün hasarlanmasında taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini yapan TCDD'nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamının esas alındığı 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda tahliye işi ve hasardan TCDD'nin %100 oranında sorumlu olduğunun değerlendirildiği söz konusu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu karar doğrultusunda davalının %100 kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin ileri sürüldüğü fakat davalı vekilinin bahsetmiş olduğu İstanbul Denizcilik Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamında "tahliye işlemini yapan TCDD İşletmeleri Genel Müdürlüğü' nün dava konusu taşıma olayında, taşımayı üstlenen Turkon'un muavin şahsı konumunda olduğu, taşıyanın TTK'nın 1061 ve 1062/1 maddelerine göre taşıtana, gönderilene ve konişmentonun yetkili hamillerine karşı sorumlu bulunduğu, taşıyanın somut olayda kusuru olmadığını ispatlaması halinde muavini olan TCDD Genel Müdürlüğüne rücu etme imkanının bulunduğu" gerekçesi ile Başak Sigorta tarafından yük ilgilisi-alıcısı Milli Savunma Bakanlığına ödenen 227.924,30 Euro mal hasarının taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini gerçekleştiren TCDD'den müteselsilen tahsiline karar verildiğinin belirtildiği, söz konusu mahkeme ilamında Turkon ile TCDD'nin olaydaki kusurları ile ilgili kesin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin yukarıda bahsolunan savunmasına itibar edilmediği açıklanarak dava dışı Milli Savunma Bakanlığının alıcısı olduğu yükün TCDD tarafından yapılan tahliye işlemi sırasında hasarlanmasından dolayı dosya davacısı taşıyıcı Turkon Konteyner Taş. A.Ş ile davalı TCDD'nin %50'şer oranında kusurlu oldukları, davacı Turkon'un söz konusu hasardan dolayı Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu tazminat tutarının 123.663,64 TL olması nedeniyle bu tutarın %50'sine isabet eden 61.881,82 TL'sinin ödeme tarihi olan 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıya rücu edebileceği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile 61.881,82 TL'nin 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş ve bu karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Davacının M/V Kaşif Kalkavan gemisi ile Hamburg'dan İstanbul'a taşımasını yaptığı dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na ait emtianın davalının liman personeli tarafından kullanılan vinç ile gemiden limana tahliyesi esnasında konteynerlerden birinin vinçten denize düşmesi sonucu meydana gelen hasar sebebiyle, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na sunulan banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi üzerine, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan 132.320,81 Euro 'nun iadesi davasında davanın kısmen kabulü ile 50.203,33 Euro karşılığı 93.629,21 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı işbu davada, Milli Savunma Bakanlığı uhdesinde kalan 82.117,48 Euro'nun rücuen davalıdan tahsilini talep etmektedir.
Aynı hasara ilişkin, aynı taraflar arasında İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2017/141 Esas ve 2017/280 Karar sayılı dosya üzerinden görülen davada, davacı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş davalı TCDD'den, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'nın sigortacısı olan dava dışı Başak Sigorta A.Ş'ye ödediği hasar bedelinin rücuen tazminini talep etmiş olup; mahkemece yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşımayı üstlenen Turkon A.Ş’nin ifa yardımcısı konumunda olduğu, ancak hasarın taşıyanın ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, taşıtanın sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkon A.Ş'nin ödediği tazminatın tamamını TCDD'ye rücu etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar Dairemizce onanmış, UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde dosyanın 2019/4284 Esas numarası ile karar düzeltme incelemesi için tevziiye hazır olduğu görülmüştür.
Bu itibarla, aynı hasara ilişkin aynı taraflar arasında görülen ve davalı TCDD'nin tahliyede kusurlu eylemi sebebiyle hasarın meydana geldiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilen davanın sonucunun beklenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2617 E. 2012/4229 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2011 tarihli ilamında yazılı gerekçeler ile davalı .... yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1105 E. 2024/3495 K.
Ortak:ifa yardımcısı · taşıtan · rücuen tazminat · rücu · ifa · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… davacı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş davalı TCDD'den, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'nın sigortacısı olan dava dışı Başak Sigorta A.Ş'ye ödediği «hasar» bedelinin «rücuen tazminini» talep etmiş olup; mahkemece yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşımayı üstlenen Turkon A.Ş’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu, ancak hasarın «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkon A.Ş'nin ödediği tazminatın tamamını TCDD'ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar Dairemizce onanmış, UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde dosyanın 2019/4284 E …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/123 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde Milli Savunma Bakanlığının «teminat mektubundan» tahsil etmiş olduğu 217.392,85 TL'nin 93.629,21 TL'sinin Turkon'a iadesine karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda davacı Turkon'un Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu zarar miktarının 123.763,64 TL olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas sayılı dosyasında alınan 05.08.2015 tarihli rapor ile mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda dayanakları ile açıklandığı üzere, yükün hasarlanmasında «taşıyıcı» Turkon ile tahliye işlemini yapan TCDD'nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamının esas alındığı 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda tahliye işi ve hasardan TCDD'nin %100 oranında sorumlu olduğunun değerlendirildiği söz konusu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu karar doğrultusunda davalının %100 kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin ileri sürüldüğü fakat davalı vekilinin bahsetmiş olduğu İstanbul Denizcilik Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamında "tahliye işlemini yapan TCDD İşletmeleri Genel Müdürlüğü' nün dava konusu taşıma olayında, taşımayı üstlenen Turkon'un muavin şahsı konumunda olduğu, «taşıyanın» TTK'nın 1061 ve 1062/1 maddelerine göre «taşıtana», gönderilene ve «konişmentonun» «yetkili hamillerine» karşı sorumlu bulunduğu, taşıyanın somut olayda «kusuru» olmadığını ispatlaması halinde muavini olan TCDD Genel Müdürlüğüne «rücu» etme imkanının bulunduğu" gerekçesi ile Başak Sigorta tarafından yük ilgilisi-alıcısı Milli Savunma Bakanlığına ödenen 227.924,30 Euro mal «hasarının» taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini gerçekleştiren TCDD'den müteselsilen tahsiline karar verildiğinin belirtildiği, söz konusu mahkeme ilamında Turkon ile TCDD'nin olaydaki kusurları ile ilgili «kesin» bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin yukarıda bahsolunan savunmasına itibar edilmediği açıklanarak dava dışı Milli Savunma Bakanlığının alıcısı olduğ …
… duğu tazminat tutarının 123.663,64 TL olması nedeniyle bu tutarın %50'sine isabet eden 61.881,82 TL'sinin ödeme tarihi olan 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıya «rücu» edebileceği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile 61.881,82 TL'nin 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davac …
Benzer bu kararda… Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu ancak «hasarın» «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» taşıyanın «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu …
Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı «taşıyanın», emtianın «hasar» görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:seçim hakkı · taşıyan sıfatı · usul ekonomisi · nakliyat sigortası · konşimento · bekletici mesele · donatan · rücu hakkı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir ödeme yapmadığını, dava tarihi itibariyle bir zararının bulunmadığını, ileride tazminat ödediği takdirde doğacak «rücu hakkına» karşılık şimdiden dava açamayacağını, zarara davacının, «donatanın» ve emtianın alıcısının sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sigorta tarafından bu «hasar» nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davanın devam ettiğini, müvekkilinin hasarda bir kusurunun bulunmadığını, ancak sigorta şirketi tarafından açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde davalıya «rücu hakkının» ve özellikle «zamanaşımı» bakımından hakkının «kayba» uğramaması için bu davanın açıldığını ileri sürerek müvekkilinin ödeme riski altındaki 227.954,30 euronun tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte d …
Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyası uzun süre «bekletici mesele» yapıldığı, yargılama devam ederken İstanbul 1.
… reddine karar verildiği, davacının da 2005/458 Esas sayılı dosyanın davacısı olan sigorta şirketine ödeme yaptığını ileri sürdüğü ve buna dair bir kısım dekontları «ibraz» ettiği, somut olayın bu özellikleri nazara alındığında işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «usul ekonomisi» ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4338 E. 2011/15835 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/123 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde Milli Savunma Bakanlığının «teminat mektubundan» tahsil etmiş olduğu 217.392,85 TL'nin 93.629,21 TL'sinin Turkon'a iadesine karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda davacı Turkon'un Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu zarar miktarının 123.763,64 TL olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas sayılı dosyasında alınan 05.08.2015 tarihli rapor ile mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda dayanakları ile açıklandığı üzere, yükün hasarlanmasında «taşıyıcı» Turkon ile tahliye işlemini yapan TCDD'nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamının esas alındığı 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda tahliye işi ve hasardan TCDD'nin %100 oranında sorumlu olduğunun değerlendirildiği söz konusu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu karar doğrultusunda davalının %100 kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin ileri sürüldüğü fakat davalı vekilinin bahsetmiş olduğu İstanbul Denizcilik Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamında "tahliye işlemini yapan TCDD İşletmeleri Genel Müdürlüğü' nün dava konusu taşıma olayında, taşımayı üstlenen Turkon'un muavin şahsı konumunda olduğu, «taşıyanın» TTK'nın 1061 ve 1062/1 maddelerine göre «taşıtana», gönderilene ve «konişmentonun» «yetkili hamillerine» karşı sorumlu bulunduğu, taşıyanın somut olayda «kusuru» olmadığını ispatlaması halinde muavini olan TCDD Genel Müdürlüğüne «rücu» etme imkanının bulunduğu" gerekçesi ile Başak Sigorta tarafından yük ilgilisi-alıcısı Milli Savunma Bakanlığına ödenen 227.924,30 Euro mal «hasarının» taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini gerçekleştiren TCDD'den müteselsilen tahsiline karar verildiğinin belirtildiği, söz konusu mahkeme ilamında Turkon ile TCDD'nin olaydaki kusurları ile ilgili «kesin» bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin yukarıda bahsolunan savunmasına itibar edilmediği açıklanarak dava dışı Milli Savunma Bakanlığının alıcısı olduğ …
… anın davalının liman personeli tarafından kullanılan vinç ile gemiden limana tahliyesi esnasında konteynerlerden birinin vinçten denize düşmesi sonucu meydana gelen «hasar» sebebiyle, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na sunulan «banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi» üzerine, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan 132.320,81 Euro 'nun iadesi davasında davanın kısmen kabulü ile 50.203,33 Euro karşılı …
Aynı «hasara» ilişkin, aynı taraflar arasında İstanbul 17.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» süresi geçtiği, diğer davalının ise davacıya liman hizmeti verdiği sırada konteynırı düşürerek «hasara» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.526,32 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı ....’den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dolayısı ile davalı ....’nin bu sıfatla kendisine tevdi edilen emtiaya «kusuru» ile verdiği zarardan dolayı «taşıyıcı sıfatını» haiz davalı Turkon AŞ.
Ancak, «taşıyıcının» yardımcısı, dolayısı ile meydana gelen zarardan taşıyıcı gibi sorumlu olan diğer davalı .... ile davacı arasında sözleşme ilişkisinin varlığı taraflarca iddia ve ispat edilememiş olup, «hasarın» oluşmasından sonra taraflar arasında yapılan yazışmalar davacı ile davalı .... arasında sözleşme ilişkisinin varlığını kanıtlamaya yeterli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sıfatı · sözleşmeden doğan dava · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. hakkındaki davanın «zamanaşımı» süresi geçtiği, diğer davalının ise davacıya liman hizmeti verdiği sırada konteynırı düşürerek «hasara» neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.526,32 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı ....’den tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ile davalılardan Turkon Taşımacılık AŞ. arasında yapılan «taşıma sözleşmesine» göre davacıya ait emtia yurtdışındaki alıcısına götürülmek üzere adı geçen davalı şirkete kapalı konteynır içinde «teslim» edildiği, «taşıyıcı» olan bu davalı tarafından emtianın gemiye yüklenmek üzere liman hizmeti veren diğer davalı ....’ye teslim edildiği ve Borusan AŞ.’nin gemiye yüklenmek üzere kendis …
Mahkemece, «taşıyıcı» olan davalı Turkon AŞ. yönünden 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmiş, davalı .... yönünden ise davacının limana getirdiği konteynırı bu davalının kabul ederek serbest bölgeye alması ile taraflar arasında sözleşme kurulduğu, «sözleşmeden doğan» davaların ise 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «taşıyıcının» yardımcısı konumunda olup taşıyıcı gibi sorumlu olan davalı .... hakkındaki davanın da 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açılmadığı gözetilerek, bu davalı yönünden de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı yorum ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3894 E. 2021/1890 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2135 E. , 2020/5946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.12.2016 tarih ve 2014/289 E- 2016/593 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.03.2019 tarih ve 2018/561 E- 2019/351 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.12.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, M/V Kaşif Kalkavan isimli geminin 11.01.2004 tarihinde yükünü boşaltmak için Haydarpaşa limanına yanaştığını, TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğü tarafından geminin tahliye operasyonuna başlandığını, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'nın alıcısı olduğu emtianın bulunduğu konteynerin vinç yardımı ile tahliyesi sırasında güvertede bulunan gemi adamlarının uyarılarına rağmen vinç operatörünün hareketine devam etmesi sonucunda konteynerin içindeki yükün denize düştüğünü, ayrıca gemi gövdesinde de hasar meydana geldiğini, böylelikle davalının çalışanının kusuru ile yük gemiden ayrıldıktan sonra dava konusu kazanın ve yükteki hasarın meydana geldiğini, hasardan dolayı davalı TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından önceden verilen teminat mektubunun dava dışı MSB tarafından tazmin edilmesi yolu ile tahsil edilen bedelin iadesi için İstanbul 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/593 Esas sayılı dosyasında İstanbul Muhakemat Müdürlüğü aleyhine dava açıldığını (İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2006/123 Esas sayılı dosyası), bu aşamada her türlü talep haklarının zayi olmaması ve davalı tarafa rücu hakkının kullanılması bakımından işbu davanın ikame edildiğini ancak müvekkili tarafından İstanbul Muhakemat Müdürlüğü aleyhine açılan davanın neticesinde müvekkilinin haklı olduğuna karar verilmesi hali dışında bir durumun zuhur etmesi halinde TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğüne rücu hakkı doğacağından müvekkilinin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/593 E. sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu davanın sonucunun beklenilmesini, HAMIST00361 numaralı konşimento tahtında taşınan ve davalı çalışanının kusur ve ihmali ile oluşan yük hasarının tanzimi için müvekkilinden fiilen tahsil edilen 217.392,85 TL'nin tediye tarihi olan 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Kaşif Denizcilik A.Ş ile Rize Denizcilik A.Ş'yi temsil yetkisinin bulunmadığını olayda müvekkili kuruluşun herhangi bir kusurunun olmadığını, olay günü geminin Haydarpaşa Limanı rıhtımına yanaştığını, gemi personeli olmaması nedeni ile geminin çalışmasının 8:00/16:30 vardiyasına kaldığını ve tahliye sırasında Milli Savunma Bakanlığına ait bir adet şaftın konteynerden düşerek hasarlandığını, 40 fit ebadındaki flat tipi konteynerin uzunluğu 12 metre olmasına rağmen konteyner muhteviyatı eşyanın 16 metre olduğunu, emtianın konteyner içine yerleştirilebilmesi için baş ve sol taraftaki yan duvarlarının konteyner tabanına kapatıldığını, ayrıca yükün üzerine özelliğine dair hiçbir uyarı ve işaret konulmadığını, ikaz yapılmadığını, diğer taraftan sapanlamanın liman içi personeli tarafından yapılması gerekirken pazar günü olması sebebi ile mesai ücreti yatırılarak işçi temin edilmesi gerektiği halde bundan kaçınılarak sapanlama ve vizing işlemlerinin gemi personelince yerine getirildiğini, sonuç olarak emtiadaki hasara Turkon A.Ş donatan ve malın alıcısının sebep olduğunu, zararın oluşmasında müvekkili kuruluşun herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı Turkon'un dava konusu ...-6 numaralı konteynerin TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğü tarafından gemiden tahliyesi esnasında, yükün denize düşerek hasarlanmasından dolayı yükün alıcısı Milli Savunma Bakanlığı tarafından nakliye sigortacısı Başak Sigorta'dan tahsil edilemeyen mal bedeli dışındaki zararını davacının daha önce İstanbul Muhakemat Müdürlüğüne vermiş olduğu teminat mektubundan karşıladığı, bu şekilde Milli Savunma Bakanlığının teminat mektubunu paraya çevirme yoluyla davacıdan 217.392,85 TL tahsil ettiği, İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/123 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde Milli Savunma Bakanlığının teminat mektubundan tahsil etmiş olduğu 217.392,85 TL'nin 93.629,21 TL'sinin Turkon'a iadesine karar verilerek söz konusu kararın kesinleştiği, bu durumda davacı Turkon'un Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu zarar miktarının 123.763,64 TL olduğu, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas sayılı dosyasında alınan 05.08.2015 tarihli rapor ile mahkemece alınan 20.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda dayanakları ile açıklandığı üzere, yükün hasarlanmasında taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini yapan TCDD'nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı vekili tarafından her ne kadar İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamının esas alındığı 25.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda tahliye işi ve hasardan TCDD'nin %100 oranında sorumlu olduğunun değerlendirildiği söz konusu kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu karar doğrultusunda davalının %100 kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin ileri sürüldüğü fakat davalı vekilinin bahsetmiş olduğu İstanbul Denizcilik Mahkemesinin 2005/458 Esas ve 2006/123 Karar sayılı ilamında "tahliye işlemini yapan TCDD İşletmeleri Genel Müdürlüğü' nün dava konusu taşıma olayında, taşımayı üstlenen Turkon'un muavin şahsı konumunda olduğu, taşıyanın TTK'nın 1061 ve 1062/1 maddelerine göre taşıtana, gönderilene ve konişmentonun yetkili hamillerine karşı sorumlu bulunduğu, taşıyanın somut olayda kusuru olmadığını ispatlaması halinde muavini olan TCDD Genel Müdürlüğüne rücu etme imkanının bulunduğu" gerekçesi ile Başak Sigorta tarafından yük ilgilisi-alıcısı Milli Savunma Bakanlığına ödenen 227.924,30 Euro mal hasarının taşıyıcı Turkon ile tahliye işlemini gerçekleştiren TCDD'den müteselsilen tahsiline karar verildiğinin belirtildiği, söz konusu mahkeme ilamında Turkon ile TCDD'nin olaydaki kusurları ile ilgili kesin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı vekilinin yukarıda bahsolunan savunmasına itibar edilmediği açıklanarak dava dışı Milli Savunma Bakanlığının alıcısı olduğu yükün TCDD tarafından yapılan tahliye işlemi sırasında hasarlanmasından dolayı dosya davacısı taşıyıcı Turkon Konteyner Taş.
A.Ş ile davalı TCDD'nin %50'şer oranında kusurlu oldukları, davacı Turkon'un söz konusu hasardan dolayı Milli Savunma Bakanlığına ödemiş olduğu tazminat tutarının 123.663,64 TL olması nedeniyle bu tutarın %50'sine isabet eden 61.881,82 TL'sinin ödeme tarihi olan 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıya rücu edebileceği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile 61.881,82 TL'nin 19.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiş ve bu karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Davacının M/V Kaşif Kalkavan gemisi ile Hamburg'dan İstanbul'a taşımasını yaptığı dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na ait emtianın davalının liman personeli tarafından kullanılan vinç ile gemiden limana tahliyesi esnasında konteynerlerden birinin vinçten denize düşmesi sonucu meydana gelen hasar sebebiyle, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'na sunulan banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi üzerine, davacı tarafından dava dışı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan 132.320,81 Euro 'nun iadesi davasında davanın kısmen kabulü ile 50.203,33 Euro karşılığı 93.629,21 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı işbu davada, Milli Savunma Bakanlığı uhdesinde kalan 82.117,48 Euro'nun rücuen davalıdan tahsilini talep etmektedir.
Aynı hasara ilişkin, aynı taraflar arasında İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2017/141 Esas ve 2017/280 Karar sayılı dosya üzerinden görülen davada, davacı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş davalı TCDD'den, dava dışı Milli Savunma Bakanlığı'nın sigortacısı olan dava dışı Başak Sigorta A.Ş'ye ödediği hasar bedelinin rücuen tazminini talep etmiş olup; mahkemece yükün taşımasının davacı Turkon A.Ş tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşımayı üstlenen Turkon A.Ş’nin ifa yardımcısı konumunda olduğu, ancak hasarın taşıyanın ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, taşıtanın sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkon A.Ş'nin ödediği tazminatın tamamını TCDD'ye rücu etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar Dairemizce onanmış, UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde dosyanın 2019/4284 Esas numarası ile karar düzeltme incelemesi için tevziiye hazır olduğu görülmüştür.
Bu itibarla, aynı hasara ilişkin aynı taraflar arasında görülen ve davalı TCDD'nin tahliyede kusurlu eylemi sebebiyle hasarın meydana geldiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilen davanın sonucunun beklenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (2) bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630155500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz