Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4284 E. 2021/3399 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyan sıfatı↗ ifa yardımcısı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ nakliyat sigortası↗ sigorta tazminatı↗ ihtisas mahkemesi↗ rücuen tazminat↗ ifa↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile 227.954,30 Euro’nun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.- TL’sinin 03.07.2009 tarihinden, 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, dava dışı nakliyat sigortacısı Başak Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı taşıyanın, emtianın hasar görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve taşıyan sıfatı ile sigortacıya karşı sorumlu tutulmuştur. Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, hasarın taşıyanın ifa yardımcısı olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirket, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu olduğunu savunmuş, mahkemece hasara hangi tarafın ve ne oranda kusurunun sebebiyet verdiği hususunda bilirkişi raporu alınmamıştır. İşbu davanın tarafları arasında görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyasında davacı taşıyan, aynı olay sebebiyle sigorta şirketine ödediğinden başka emtia sahibine ödemek zorunda kaldığı tutarın da davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporunda taraflar eşit kusurlu kabul edilmiştir. Bu bakımdan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde davacıya bir kusur izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış; davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4404 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1105 E. 2024/3495 K.
Ortak:taşıyan sıfatı · ifa yardımcısı · nakliyat sigortası · rücuen tazminat · ifa · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaDava, dava dışı «nakliyat sigortacısı» Başak Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı «taşıyanın», emtianın «hasar» görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulmuştur.
Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» «taşıyanın» «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirket, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu olduğunu savunmuş, mahkemece hasara hangi tarafın ve ne oranda kusurunun sebebiyet verdiği hususunda bilirkişi raporu alınmamıştır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, «hasarın» meydana gelmesinde davacıya bir «kusur» izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış; davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4404 K …
Benzer bu kararda… K. sayılı kararıyla kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve «taşıyan sıfatı» ile sigortacıya karşı sorumlu tutulduğu, Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, «hasarın» taşıyanın «ifa yardımcısı» olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirketin, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu …
… Ş. tarafından yapılıp tahliye işleminin ise TCDD personelince yerine getirildiği, tahliye işlemini yapan TCDD’nin taşıma işleminde taşımayı üstlenen Turkon A.Ş.’nin «ifa yardımcısı» konumunda olduğu ancak «hasarın» «taşıyanın» ifa yardımcısı sıfatı ile hareket eden TCDD personelinin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği, «taşıtanın» sigortacısına yük hasarını ödeyen Turkonun ödediği tazminatı TCDD' ye «rücu» etme hakkının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 227.954,30 euronun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.00 TL’sinin 03.07.2009 tarihinden 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı «taşıyanın», emtianın «hasar» görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:seçim hakkı · usul ekonomisi · taşıtan · konşimento · bekletici mesele · donatan · rücu hakkı · i̇i̇k 257
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir ödeme yapmadığını, dava tarihi itibariyle bir zararının bulunmadığını, ileride tazminat ödediği takdirde doğacak «rücu hakkına» karşılık şimdiden dava açamayacağını, zarara davacının, «donatanın» ve emtianın alıcısının sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sigorta tarafından bu «hasar» nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davanın devam ettiğini, müvekkilinin hasarda bir kusurunun bulunmadığını, ancak sigorta şirketi tarafından açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde davalıya «rücu hakkının» ve özellikle «zamanaşımı» bakımından hakkının «kayba» uğramaması için bu davanın açıldığını ileri sürerek müvekkilinin ödeme riski altındaki 227.954,30 euronun tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte d …
Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 2005/458 Esas sayılı dosyası uzun süre «bekletici mesele» yapıldığı, yargılama devam ederken İstanbul 1.
… reddine karar verildiği, davacının da 2005/458 Esas sayılı dosyanın davacısı olan sigorta şirketine ödeme yaptığını ileri sürdüğü ve buna dair bir kısım dekontları «ibraz» ettiği, somut olayın bu özellikleri nazara alındığında işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «usul ekonomisi» ilkesi ile bağdaşmayacak şekilde erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5669 E. 2015/12295 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile 227.954,30 Euro’nun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.- TL’sinin 03.07.2009 tarihinden, 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile 13.016,58 TL alacağın 14/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine Dairemizce davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekili ve «feri müdahil» vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1228 E. 2021/4181 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kısmen kabulüne, 227.289,87 TL'nin «ihbar» tarihi olan 01.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ve davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4284 E. , 2021/3399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.09.2017 gün ve 2017/141 - 2017/280 sayılı kararı onayan Daire'nin 13.06.2019 gün ve 2018/2169 - 2019/4404 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, M/V Kaşif Kalkavan gemisinin üzerindeki yükle birlikte Haydarpaşa Limanı'na yanaştığını, TCDD Haydarpaşa Liman İşletmeleri Müdürlüğü tarafından geminin tahliyesine başlandığını, bu tahliye esnasında davalı personelinin kusurlu hareketleri nedeniyle konteynırdaki tüm yüklerin sahile düştüğünü, yük alıcısı firmanın sigortacısı Başak Sigorta tarafından bu hasar nedeniyle müvekkili aleyhine açılan davanın devam ettiğini, müvekkilinin hasarda bir kusurunun bulunmadığını, ancak sigorta şirketi tarafından açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması halinde davalıya rücu hakkının ve özellikle zamanaşımı bakımından hakkının kayba uğramaması için bu davanın açıldığını ileri sürerek müvekkilinin ödeme riski altındaki 227.954,30 Euro'nun tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile 227.954,30 Euro’nun dava tarihindeki TCBM efektif satış kuru olan 416.016,06 TL’nin 382.000.- TL’sinin 03.07.2009 tarihinden, 34.016,06 TL’sinin ise 17.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, dava dışı nakliyat sigortacısı Başak Sigorta A.Ş.'ye tazminat ödeyen davacı taşıyanın, emtianın hasar görmesine emtiayı tahliye eden davalının sebebiyet verdiği iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2005/458 Esas- 2008/388 Karar sayılı ilamında işbu davanın davacısı taşıma akti nedeniyle ve taşıyan sıfatı ile sigortacıya karşı sorumlu tutulmuştur. Mahkemece, emtianın gemiden tahliyesinin davalı tarafından yapıldığı, hasarın taşıyanın ifa yardımcısı olan davalının kusurlu eylemi ile meydana geldiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de davalı şirket, emtianın hasar görmesinde davacının kusurlu olduğunu savunmuş, mahkemece hasara hangi tarafın ve ne oranda kusurunun sebebiyet verdiği hususunda bilirkişi raporu alınmamıştır.
İşbu davanın tarafları arasında görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyasında davacı taşıyan, aynı olay sebebiyle sigorta şirketine ödediğinden başka emtia sahibine ödemek zorunda kaldığı tutarın da davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporunda taraflar eşit kusurlu kabul edilmiştir. Bu bakımdan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/289 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek davacının sapanlama kusurunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde davacıya bir kusur izafe edilip edilemeyeceği hususunda gerekirse bilirkişi raporu alınıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış;
davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4404 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.06.2019 tarihli 2018/2169 Esas- 2019/4044 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 07.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655574600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz