6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5111 E. 2012/11993 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu mutlak ticari dava tüzel kişilik iş mahkemesi görev alanı

Atıf yapılan mevzuat: TTK · İYUK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TCDD Genel Müdürlüğü Ana Statüsünün 1,2,3, ve 4.maddelerine göre; TCDD İşletmesinin, sermayesinin tamamı Devlete ait, tüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı, faaliyet konularının tamamına yakınını “tekel” kapsamında işlerin oluşturduğu bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu, davacı taraf zararının kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında doğduğunu ileri sürdüğünden, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre belirlenebileceği, İYUK'nun 2/1-b maddesi gereğince davaya bakma görevinin idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait konteynerin, İstanbul Haydarpaşa Liman sahasında davalıya ait vinç ile davalının vinç operatörü tarafından taşındığı sırada düşürülmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş isede davacı ile davalı TCDD işletmesi arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan taşıma, tahmil ve tahliye sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı TCDD, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere özel hukuk tüzel kişisi gibi hareket ederek özel hukuk kurallarına göre taşıma işi yapması nedeniyle TTK hükümleri uyarınca tacirdir. Bu itibarla davanın adli yargıda görülmesi gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3894 E. 2021/1890 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8363 E. 2022/3767 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8777 E. 2011/1206 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3559 E. 2015/10769 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17564 E. 2014/65 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5111 E.  ,  2012/11993 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2009/1068-2010/1135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin taşıma işini üstlendiği emtiayı konteyner ile Amerika'dan Türkiye'ye gemi ile taşıdığını, İstanbul Haydarpaşa Limanı’nda yükün tahliyesinin TCDD Liman İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nce yapıldığını, konteynerin liman sahasında vinç ile taşındığı sırada Liman İşletmeleri vinç operatörünün kusuruna bağlı olarak yanlış istifleme nedeniyle konteynerin ağır şekilde zarar gördüğünü, meydana gelen zarardan davalı Liman İşletmelerinin sorumlu olduğunu, davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız yetki ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın husumetten reddi gerektiğini, Haydarpaşa Liman İşletmesi Müdürlüğü'nün hükmi şahsiyeti bulunmadığını, davanın TCDD Genel Müdürlüğü'ne karşı açılması gerektiğini, haksız fiile dayalı olarak 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra takip başlatıldığını, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TCDD Genel Müdürlüğü Ana Statüsünün 1,2,3, ve 4.maddelerine göre; TCDD İşletmesinin, sermayesinin tamamı Devlete ait, tüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı, faaliyet konularının tamamına yakınını “tekel” kapsamında işlerin oluşturduğu bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu, davacı taraf zararının kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında doğduğunu ileri sürdüğünden, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre belirlenebileceği, İYUK'nun 2/1-b maddesi gereğince davaya bakma görevinin idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait konteynerin, İstanbul Haydarpaşa Liman sahasında davalıya ait vinç ile davalının vinç operatörü tarafından taşındığı sırada düşürülmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş isede davacı ile davalı TCDD işletmesi arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan taşıma, tahmil ve tahliye sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı TCDD, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere özel hukuk tüzel kişisi gibi hareket ederek özel hukuk kurallarına göre taşıma işi yapması nedeniyle TTK hükümleri uyarınca tacirdir. Bu itibarla davanın adli yargıda görülmesi gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062103600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.