6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16428 E. 2012/20379 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur sorumluluğu sigorta sözleşmesi haksız fiil sulh kusur hasar görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve Kazan Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/71-66 esas-karar sayılı kesinleşen kararına göre, davalı sanığın beraatine karar verildiği, TTK.nun 1301. maddesine göre davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği bedeli davalıdan talep edebilmesi için davalının kasıt yada ihmalden kaynaklanan bir eyleminin gerçekleşmiş olması gerektiği, davalının kasıtlı ya da ihmalli hiçbir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geniş kapsamlı ev sigorta sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin zarar sorumlusu olan davalıdan tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.

Dosya içerisine alınan Kazan Sulh Ceza Mahkemesi 2009/71 esas 2009/66 karar numaralı dosya içerisinde mevcut yangın raporunda, muhtemelen açık ve çalışır vaziyetteki televizyonun elektrik donanımında herhangi bir nedenle meydana gelen teknik ariza sonucu

ark ve şase yaparak, kablo izolelerini yaktığı, yanan izolelerden çıkan alevin televizyonun yanmaya müsait olan plastik aksamına ve oda içerisindeki kolay yanıcı diğer eşyalara sirayet etmesi ile yangının genişlemiş olabileceği belirtilmektedir. Davalı soruşturma aşamasında poliste verdiği ifadesinde, evde uyumaktayken birden patlama sesi duyduğunu, televizyonun ve perdelerin tutuştuğunu beyan etmiştir. Davalı kiracı olup sorumluluğu kusur sorumluluğudur. BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Bu durumda, dosyadaki tüm delilleri değerlendiren, üniversitelerde görevli yangın uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/426 E. 2012/19890 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3865 E. 2012/10605 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3827 E. 2013/5813 K.

    Ortak:İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Maddi-Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3280 E. 2010/10572 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/16428 E.  ,  2012/20379 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kazan Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/29-2010/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalı bulunan binada, davalının açık ve çalışır vaziyetteki televizyonunda çıkan yangın nedeniyle zarar oluştuğunu, sigortalıya zararının ödendiğini, kusuruyla yangına sebebiyet veren davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürererek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin Kazan Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesiyle müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve Kazan Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/71-66 esas-karar sayılı kesinleşen kararına göre, davalı sanığın beraatine karar verildiği, TTK.nun 1301. maddesine göre davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği bedeli davalıdan talep edebilmesi için davalının kasıt yada ihmalden kaynaklanan bir eyleminin gerçekleşmiş olması gerektiği, davalının kasıtlı ya da ihmalli hiçbir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geniş kapsamlı ev sigorta sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin zarar sorumlusu olan davalıdan tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.

Dosya içerisine alınan Kazan Sulh Ceza Mahkemesi 2009/71 esas 2009/66 karar numaralı dosya içerisinde mevcut yangın raporunda, muhtemelen açık ve çalışır vaziyetteki televizyonun elektrik donanımında herhangi bir nedenle meydana gelen teknik ariza sonucu

ark ve şase yaparak, kablo izolelerini yaktığı, yanan izolelerden çıkan alevin televizyonun yanmaya müsait olan plastik aksamına ve oda içerisindeki kolay yanıcı diğer eşyalara sirayet etmesi ile yangının genişlemiş olabileceği belirtilmektedir. Davalı soruşturma aşamasında poliste verdiği ifadesinde, evde uyumaktayken birden patlama sesi duyduğunu, televizyonun ve perdelerin tutuştuğunu beyan etmiştir. Davalı kiracı olup sorumluluğu kusur sorumluluğudur. BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir.

Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Bu durumda, dosyadaki tüm delilleri değerlendiren, üniversitelerde görevli yangın uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066558400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.