İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/426 E. 2012/19890 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur sorumluluğu↗ keşif↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ rücu↗ sulh↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kazan Sulh Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen kararına göre taksirle yangına sebebiyet vermekten dolayı davalı hakkında beraat kararı verildiği, bu dosyadaki keşif ve bilirkişi raporuna göre yangının meydana gelmesinde davalının kasıtlı ya da ihmalli hiçbir eyleminin bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan binada davalının açık ve çalışır vaziyetteki televizyonunda çıkan yangın nedeniyle hasar oluştuğunu, müvekkilinin hasar bedelini karşıladığını ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile davalı tarafından kullanılan konutta çıkan yangın nedeniyle dava dışı sigortalıya ait evde hasar meydana geldiği çekişmesiz olup, uyuşmazlığın toplandığı nokta, davalının hasar nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davanın reddine gerekçe olarak, davalı hakkında açılan ceza davasının beraat kararı ile sonuçlanması gösterilmiş olup söz konusu karar ve karara dayanak olan bilirkişi raporu, sanık ve tanık anlatımları gibi hususlara ilişkin olarak dosya içinde bilgi ve belge bulunmadığı gibi mahkemece bu konularda herhangi bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davalı hakkındaki ceza dava dosyası getirtilip incelenmek ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 74. maddelerinde düzenlenen ceza mahkemesince verilen beraat kararlarının hukuk davalarına etkisine ilişkin hükümler de değerlendirilip tartışılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, denetime imkan vermeyecek şekilde, salt ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verildiğinden söz edilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3827 E. 2013/5813 K.
Ortak:keşif · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kazan Sulh Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen kararına göre taksirle yangına sebebiyet vermekten dolayı davalı hakkında beraat kararı verildiği, bu dosyadaki «keşif» ve bilirkişi raporuna göre yangının meydana gelmesinde davalının kasıtlı ya da ihmalli hiçbir eyleminin bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/71-66 esas-karar sayılı kesinleşen kararına göre taksirle yangına sebebiyet vermekten dolayı sanığın beraatine karar verildiği, bu dosyadaki «keşif» ve bilirkişi raporuna göre yangının meydana gelmesinde davalının kasıtlı ya da ihmali hiçbir eyleminin bulunmadığının tespit edildiği, buna göre davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil
Benzer bu karardaDava, ...'nın 1301. maddesi uyarınca ödenen tazminatın «rücuen tahsili» amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. HD 2018/5713/2019/6944
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5713 E. 2019/6944 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16428 E. 2012/20379 K.
Ortak:kusur sorumluluğu · kusur · hasar · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDosya kapsamı itibari ile davalı tarafından kullanılan konutta çıkan yangın nedeniyle dava dışı sigortalıya ait evde «hasar» meydana geldiği çekişmesiz olup, uyuşmazlığın toplandığı nokta, davalının hasar nedeniyle «kusur» ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan binada davalının açık ve çalışır vaziyetteki televizyonunda çıkan yangın nedeniyle «hasar» oluştuğunu, müvekkilinin hasar bedelini karşıladığını ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı kiracı olup sorumluluğu «kusur sorumluluğudur».
Dava, geniş kapsamlı ev «sigorta sözleşmesine» dayalı olarak davacı tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin zarar sorumlusu olan davalıdan tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · haksız fiil · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, geniş kapsamlı ev «sigorta sözleşmesine» dayalı olarak davacı tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin zarar sorumlusu olan davalıdan tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
BK.’nun 53. maddesine göre, “Hakim, «kusur» olup olmadığına yahut «haksız fiilin» faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir.
Bundan başka ceza mahkemesi kararı, «kusurun» takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.” Bu durumda, dosyadaki tüm delilleri değerlendiren, üniversitelerde «görevli» yangın uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5347 E. 2010/5682 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/160 E sayılı dosyasında verilen beraat kararının «taşıyıcının» hukuki sorumluluğuna etkisinin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/426 E. , 2012/19890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kazan Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2010 tarih ve 2010/32-2010/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan binada davalının açık ve çalışır vaziyetteki televizyonunda çıkan yangın nedeniyle hasar oluştuğunu, müvekkilinin hasar bedelini karşılayarak davalı aleyhinde icra takibi yaptığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Kazan Sulh Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin beraat ettiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Kazan Sulh Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen kararına göre taksirle yangına sebebiyet vermekten dolayı davalı hakkında beraat kararı verildiği, bu dosyadaki keşif ve bilirkişi raporuna göre yangının meydana gelmesinde davalının kasıtlı ya da ihmalli hiçbir eyleminin bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan binada davalının açık ve çalışır vaziyetteki televizyonunda çıkan yangın nedeniyle hasar oluştuğunu, müvekkilinin hasar bedelini karşıladığını ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile davalı tarafından kullanılan konutta çıkan yangın nedeniyle dava dışı sigortalıya ait evde hasar meydana geldiği çekişmesiz olup, uyuşmazlığın toplandığı nokta, davalının hasar nedeniyle kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davanın reddine gerekçe olarak, davalı hakkında açılan ceza davasının beraat kararı ile sonuçlanması gösterilmiş olup söz konusu karar ve karara dayanak olan bilirkişi raporu, sanık ve tanık anlatımları gibi hususlara ilişkin olarak dosya içinde bilgi ve belge bulunmadığı gibi mahkemece bu konularda herhangi bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davalı hakkındaki ceza dava dosyası getirtilip incelenmek ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.
ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 74. maddelerinde düzenlenen ceza mahkemesince verilen beraat kararlarının hukuk davalarına etkisine ilişkin hükümler de değerlendirilip tartışılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, denetime imkan vermeyecek şekilde, salt ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verildiğinden söz edilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066228800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz