Ortaklıktan çıkarılma | Ortaktan çıkarılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14116 E. 2012/20329 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 23. madde↗ limited şirket ortaklığı↗ el koyma↗ ortaklıktan çıkarılma↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ ihtar↗ limited şirket↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirkette ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalının şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye borcunu ödemediğini, olumsuz tavırlarıyla şirket ortakları arasına nifak soktuğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nun 529. maddesi uyarınca, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak, şirketten çıkarılabilebileceği gibi, 551. maddesi uyarınca da, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, TTK’nun 529. maddesindeki şekil şartları yerine getirilmemiş olup, 551. maddesi uyarınca, muhik sebep olarak ileri sürülen hususlar da ispatlanamadığı gibi, TTK.’nun 187. maddesine göre, şirket maksadının husulünü imkansız kılacak hususlar da davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bu durumda, davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6402 E. 2014/12534 K.
Ortak:el koyma · ortaklıktan çıkarılma · limited şirket
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalının şirkete koymayı «taahhüt» ettiği sermaye borcunu ödemediğini, «olumsuz» tavırlarıyla şirket ortakları arasına nifak soktuğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek davalının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda1-Davacı vekili; davalıların ortağı olduğu «limited şirketin» anasözleşmesi uyarınca sermayenin 1/4'ünün peşin geri kalanının 31.8.1998 tarihine kadar ödenmesinin gerektiğini, buna rağmen davalıların peşin «sermaye koyma borcu» haricindeki sermaye borçlarını «ifa» etmediklerini ileri sürerek davalıların şirket «ortaklığından çıkarılmalarına» karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; TTK'nın hükümleri uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortağının» «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilebilmesi için esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvaffakat edilmesi şartıyla dava açılabileceği …
33) Davacı vekilinin bu iddiası ve iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle dava; 6762 sayılı mülga TTK'nın 529. maddesi uyarınca sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesinden kaynaklı «ortaklıktan çıkarılma» davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye koyma borcu · limited şirket ortağı · ifa · eksik inceleme
Benzer bu kararda1-Davacı vekili; davalıların ortağı olduğu «limited şirketin» anasözleşmesi uyarınca sermayenin 1/4'ünün peşin geri kalanının 31.8.1998 tarihine kadar ödenmesinin gerektiğini, buna rağmen davalıların peşin «sermaye koyma borcu» haricindeki sermaye borçlarını «ifa» etmediklerini ileri sürerek davalıların şirket «ortaklığından çıkarılmalarına» karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; TTK'nın hükümleri uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortağının» «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilebilmesi için esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvaffakat edilmesi şartıyla dava açılabileceği …
Mahkemece davanın hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek davanın TTK'nın 551. maddesi uyarınca açıldığının kabulü, bu kabul uyarınca anılan madde koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle ve «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1815 E. 2012/8594 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · muvafakat · limited şirket
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalının şirkete koymayı «taahhüt» ettiği sermaye borcunu ödemediğini, «olumsuz» tavırlarıyla şirket ortakları arasına nifak soktuğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek davalının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu «ortaklar kurulu» kararı incelendiğinde, söz konusu kararın TTK'nun 551. maddesine göre davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak diğer ortaklarca alınmış «muvafakat» niteliğinde bir karar olduğu, tek başına icra edilebilir nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TTK'nun 551. maddesinde, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · iptal davası · hukuki yarar
Benzer bu karardaEsasen, iptali istenilen karar ile kararda belirtilen şirket «ortaklığından çıkarmayı» gerektirir muhik sebepler, bu kararın alınmasından sonra yasa gereği şirket ortaklıktan çıkarma istemiyle açılacak davada değerlendirilecek olup, davacının dava konusu «ortaklar kurulu kararının iptalini» istemekte «hukuki yararının» bulunmadığı anlaşılmaktadır.
… davacıya usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı, kendisi ile ilgili karar alınan toplantıya katılmasının engellendiği, TTK'nun 368. maddesi kapsamında davacının «iptal davası» açma hakkının bulunduğu, «ortaklıktan çıkarmaya» gerekçe olarak açıklanan hususların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunmadığı, ortaklıktan çıkarma sebeplerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabu …
Dava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu «ortaklar kurulu» kararı incelendiğinde, söz konusu kararın TTK'nun 551. maddesine göre davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak diğer ortaklarca alınmış «muvafakat» niteliğinde bir karar olduğu, tek başına icra edilebilir nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18168 E. 2014/7056 K.
Ortak:el koyma · ortaklıktan çıkarılma · ihtar · limited şirket
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nun 529. maddesi uyarınca, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemeyen ortak, şirketten çıkarılabilebileceği gibi, 551. maddesi uyarınca da, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı şirketin ortağı olan davacının sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle 10.11.2006 tarihli davacının katılmadığı «ortaklar kurulu» toplantısında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 529. maddesinde, sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortağın «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükellef olduğu, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak olan davaların 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmasının gerektiği, davacının iptalini istediği kararın 10.11.2006 tarihinde alındığı, davanın ise 27.02.2007 tarihinde açıldığı, bu durumda hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · ortaklar kurulu kararının iptali · genel kurul kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · hak düşürücü süre · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaBu durumda davacının şahsına ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» konusunda açılan işbu davada «hak düşürücü sürenin» geçmediği anlaşıldığından mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken somut olayın açıklanan özelliği nazara alınmadan 3 aylık hak düşü …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak olan davaların 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmasının gerektiği, davacının iptalini istediği kararın 10.11.2006 tarihinde alındığı, davanın ise 27.02.2007 tarihinde açıldığı, bu durumda hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mülga TTK'nın 529. maddesinde, sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortağın «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükellef olduğu, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10344 E. 2012/5653 K.
Ortak:el koyma · ortaklıktan çıkarılma · ihtar
İncelediğiniz karardaMülga 6762 sayılı TTK'nun 529. maddesi uyarınca, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemeyen ortak, şirketten çıkarılabilebileceği gibi, 551. maddesi uyarınca da, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından «muvafakat» edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirkette ortaklıktan çıkarılma» istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaNoter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Mahkemece, davalı ...'in şirketin %50 «payı» ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen «ihtarnamelere» rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek «temerrüde» düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen «ticaret sicili» kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre, davalı ...'in şirket «ortaklığından çıkarılma» şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd.
Şti. «ortaklığından çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarma · re'sen gözetilme · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · temerrüt faizi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDolayısıyla «ortaklıktan çıkarma» davası şirket tarafından, sermaye «koyma» borcunu yerine getirmeyen ortağa karşı açılabileceği ve «husumet ehliyeti» re'«sen gözetilmesi» gereken bir husus olduğu için mahkemece, anılan iddia ve talep yönünden davacının «aktif husumet ehliyeti» olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile anılan istemin kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davalı ...'in şirketin %50 «payı» ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen «ihtarnamelere» rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek «temerrüde» düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen «ticaret sicili» kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre, davalı ...'in şirket «ortaklığından çıkarılma» şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd.
Mahkemece de bu talep yönünden davalı ...'in şirketten çıkarılmasına karar verilmiş ve diğer talepler yönünden davacı taraf kararı temyiz etmemiştir.TTK'nın 529. maddesinde,"Sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortak, «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükelleftir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11803 E. 2018/6510 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 21.529,09 EURO üzerinden kısmen kabulüne, davacı şirket lehine gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14116 E. , 2012/20329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/07/2011 tarih ve 2009/712-2011/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, şirkete ortak olurken koymayı taahhüt ettiği sermayeyi ödemediğini, daha sonra sahip olduğu 18.000 hissenin 17.595 adedini diğer ortak ...'nın oğlu ...'ya devrettiğini ancak ana sözleşme gereğince tamamı devredilemediği için 405 hisseyi uhdesinde tuttuğu ve ana sözleşme gereğince 405 hissenin 2 yıllık süre bitiminde hiç bir bedel talep edilmeden devredilmesinin kararlaştırıldığını, davalının buna ilişkin taahhütnameyi imzaladığı halde bu taahhüdünü yerine getirmediğini, ayrıca diğer ortaklara karşı olumsuz tavırlar sergileyerek ortaklar arasına nifak soktuğunu ve şirketin gelişmesini engellediğini, bu nedenlerle 17.02.2009 tarihli toplantı ile davalının ortaklıktan çıkartılması yönünde karar alınarak noter marifetiyle davalıya bildirildiğini, davalının kararı kabul etmeyerek soyut iddialarda bulunup şirketin tasfiye haline girmesine sebep olduğunu, davalının haksız olarak ortaklık hisselerini elinde bulundurduğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortaklıktan çıkarılma sebeplerinin gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının TTK madde 551 düzenlemesi çerçevesinde mahkemece şirketten çıkarılması için gerekli şartların olayda gerçekleştiği ve davalı hakkında çıkarılma kararı verilebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirkette ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davalının, davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalının şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye borcunu ödemediğini, olumsuz tavırlarıyla şirket ortakları arasına nifak soktuğunu ve şirketin işleyişi ve gelişmesine engel olduğunu ileri sürerek davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mülga 6762 sayılı TTK'nun 529. maddesi uyarınca, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak, şirketten çıkarılabilebileceği gibi, 551. maddesi uyarınca da, esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan şirket ortaklarının mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartıyla şirketin, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, TTK’nun 529. maddesindeki şekil şartları yerine getirilmemiş olup, 551. maddesi uyarınca, muhik sebep olarak ileri sürülen hususlar da ispatlanamadığı gibi, TTK.’nun 187. maddesine göre, şirket maksadının husulünü imkansız kılacak hususlar da davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bu durumda, davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066531100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz