Sermaye koyma borcu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10344 E. 2012/5653 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye koyma borcu↗ ortaklıktan çıkarma↗ re'sen gözetilme↗ el koyma↗ ortaklıktan çıkarılma↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ cezai şart↗ taraf ehliyeti↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ ihtarname↗ temerrüt↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı ...'in şirketin %50 payı ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen ihtarnamelere rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen ticaret sicili kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davalı ...'in şirket ortaklığından çıkarılma şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı taraf diğer iddia ve taleplerinin yanı sıra ayrıca, sermaye borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle davalı ...'in ortaklıktan çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece de bu talep yönünden davalı ...'in şirketten çıkarılmasına karar verilmiş ve diğer talepler yönünden davacı taraf kararı temyiz etmemiştir.TTK'nın 529. maddesinde,"Sermaye koyma borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortak, temerrüt faizini ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükelleftir. Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir. Çıkarılan ortağın ödemediği borçtan dolayı mesuliyeti eskisi gibi devam eder” hükmü bulunmaktadır. Sermaye koyma borcu şirkete karşı yerine getirilmesi gereken bir mükellefiyettir. Bu nedenle TTK.'nın 529. maddesine göre açılan davada, şirketin davacı tarafta olması gerekmekte olup, şirket aleyhine dava açılması doğru olmamıştır. Dolayısıyla ortaklıktan çıkarma davası şirket tarafından, sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen ortağa karşı açılabileceği ve husumet ehliyeti re'sen gözetilmesi gereken bir husus olduğu için mahkemece, anılan iddia ve talep yönünden davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile anılan istemin kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18168 E. 2014/7056 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarma · el koyma · ortaklıktan çıkarılma · temerrüt faizi · ihtar · temerrüt · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece de bu talep yönünden davalı ...'in şirketten çıkarılmasına karar verilmiş ve diğer talepler yönünden davacı taraf kararı temyiz etmemiştir.TTK'nın 529. maddesinde,"Sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortak, «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükelleftir.
Mahkemece, davalı ...'in şirketin %50 «payı» ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen «ihtarnamelere» rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek «temerrüde» düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen «ticaret sicili» kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre, davalı ...'in şirket «ortaklığından çıkarılma» şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd.
Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Benzer bu karardaMülga TTK'nın 529. maddesinde, sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortağın «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükellef olduğu, noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortağın şirketten çıkarılabileceği düzenlenmiştir.
Davalı şirketin ortağı olan davacının sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle 10.11.2006 tarihli davacının katılmadığı «ortaklar kurulu» toplantısında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
2- Dava, davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · genel kurul kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · hak düşürücü süre · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak olan davaların 3 aylık «hak düşürücü sürede» açılmasının gerektiği, davacının iptalini istediği kararın 10.11.2006 tarihinde alındığı, davanın ise 27.02.2007 tarihinde açıldığı, bu durumda hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davacının şahsına ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» konusunda açılan işbu davada «hak düşürücü sürenin» geçmediği anlaşıldığından mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken somut olayın açıklanan özelliği nazara alınmadan 3 aylık hak düşü …
2- Dava, davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin olarak alınan «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davalı şirketin ortağı olan davacının sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği gerekçesiyle 10.11.2006 tarihli davacının katılmadığı «ortaklar kurulu» toplantısında «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1412 E. 2015/7374 K.
Ortak:el koyma · ortaklıktan çıkarılma · ihtar · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı ...'in şirketin %50 «payı» ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen «ihtarnamelere» rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek «temerrüde» düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen «ticaret sicili» kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre, davalı ...'in şirket «ortaklığından çıkarılma» şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd.
Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Şti. «ortaklığından çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖ. tarafından şirkete «teslim» edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait «ticari defterler» sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait «ticari defterler ibraz» edilmediğinden bu hususun «bilirkişiye incelettirilemediği», dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin ortaklar «genel kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 529/2. maddesi "Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemiyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Mahkemece, davalı şirketin 2010 ve önceki yıllara ait «ticari defterleri ibraz» etmediği, buna göre davacının hisse devraldığı tarihte devre konu hisselerin ne miktarda «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, «ispat yükü» kendisine düşen davalının bu yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının şirket lehine «çek» keşide etmek ve şirkete ödemeler yapmak suretiyle sermaye «koyma» borcunu ödediğini iddia etmesi nazara alındığında ispat yükü davacı üzerinde bulunduğu halde, beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle davalının savunmalarını ispa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıskat · ticari defter ibrazı · ortaklar kurulu kararının iptali · sermaye taahhüdü · ek mehil · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaÖ. tarafından şirkete «teslim» edilmediğini belirttiği, verilen süreye rağmen 2010 yılı öncesine ait «ticari defterler» sunulmadığından davacının hisse devraldığı tarihte devraldığı hisselerin ne kadar «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, davalı tarafça her ne kadar davacının üyelikten ihraç edilmesinin dayanağı olarak sermaye «koyma» borcunun yerine getirilmemesi gösterilmiş ise de, davalı kooperatife ait 2010 yılı ve öncesine ait «ticari defterler ibraz» edilmediğinden bu hususun «bilirkişiye incelettirilemediği», dolayısıyla davalı tarafın üzerinde olan ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 15.05.2011 tarihli 2011/4 Karar sayılı davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» ilişkin ortaklar «genel kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Dava, davacı ortağın şirketten «ıskatına» dair «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirketin 2010 ve önceki yıllara ait «ticari defterleri ibraz» etmediği, buna göre davacının hisse devraldığı tarihte devre konu hisselerin ne miktarda «sermaye taahhüt» borcu bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılamadığı, «ispat yükü» kendisine düşen davalının bu yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının şirket lehine «çek» keşide etmek ve şirkete ödemeler yapmak suretiyle sermaye «koyma» borcunu ödediğini iddia etmesi nazara alındığında ispat yükü davacı üzerinde bulunduğu halde, beyyine külfeti ters çevrilmek suretiyle davalının savunmalarını ispa …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda değinilmesi üzere davalı vekiline 2007 yılı ve sonraki yıllara ilişkin şirket «defterlerini» sunması konusunda «mehil» verildiği, ancak davalı vekilinin 2010 yılı ve öncesine ait şirket defterlerinin şirketin eski müdürleri olan davacı ve dava dışı H.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11803 E. 2018/6510 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 21.529,09 EURO üzerinden kısmen kabulüne, davacı şirket lehine gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. HD 2015/15328/2017/941
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15328 E. 2017/941 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6653 E. 2015/13476 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaMahkemece de bu talep yönünden davalı ...'in şirketten çıkarılmasına karar verilmiş ve diğer talepler yönünden davacı taraf kararı temyiz etmemiştir.TTK'nın 529. maddesinde,"Sermaye «koyma» borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortak, «temerrüt faizini» ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükelleftir.
Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan «ihtara» rağmen sermaye «koyma» borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir.
Sermaye «koyma» borcu şirkete karşı yerine getirilmesi gereken bir mükellefiyettir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu davalı eyleminin haksız el «koyma» niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10344 E. , 2012/5653 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2010/308-2011/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ...'in %50, davacı ...'ın %25, dava dışı ...'in %25 sermaye taahhütleri ile Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'yi kurduklarını, davalı ...'in yasal süreler içinde sermaye taahhüdünü yerine getirmediğini, kendisine noterlikten iki ayrı tarihte şirkete olan sermaye borcunu ödemesi aksi halde şirket ortaklığından çıkartılacağının ihtar edilerek süre verilmesine rağmen sermaye borcunu ödemediğini, davalı ile aralarında husumet oluştuğunu ileri sürerek davalı ...'in şirket ortaklığından çıkarılmasına, şirketin infisahına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Davalı Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hiz. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalı ...'in şirketin %50 payı ile ortak olduğu, anasözleşme ile belirlenen süre içinde sermaye borcunu şirkete ödemediği, usulüne uygun olarak tanzim ve tebliğ edilen ihtarnamelere rağmen verilen süre içinde sermaye borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğü, TTK'nın 529. maddesi, celbedilen ticaret sicili kayıtları, ihtarnameler ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davalı ...'in şirket ortaklığından çıkarılma şartlarının gerçekleştiği kanaatiyle davanın kabulüne, davalının Zonguldak Ata Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı taraf diğer iddia ve taleplerinin yanı sıra ayrıca, sermaye borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle davalı ...'in ortaklıktan çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece de bu talep yönünden davalı ...'in şirketten çıkarılmasına karar verilmiş ve diğer talepler yönünden davacı taraf kararı temyiz etmemiştir.TTK'nın 529. maddesinde,"Sermaye koyma borcunu tayin edilen müddet içinde yerine getirmeyen ortak, temerrüt faizini ve şirket mukavelesine cezai bir şart konmuşsa bunu da ödemekle mükelleftir. Noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek müddetlerle iki defa yapılan ihtara rağmen sermaye koyma borcunu ödemeyen ortak şirketten çıkarılabilir. Çıkarılan ortağın ödemediği borçtan dolayı mesuliyeti eskisi gibi devam eder” hükmü bulunmaktadır.
Sermaye koyma borcu şirkete karşı yerine getirilmesi gereken bir mükellefiyettir. Bu nedenle TTK.'nın 529. maddesine göre açılan davada, şirketin davacı tarafta olması gerekmekte olup, şirket aleyhine dava açılması doğru olmamıştır. Dolayısıyla ortaklıktan çıkarma davası şirket tarafından, sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen ortağa karşı açılabileceği ve husumet ehliyeti re'sen gözetilmesi gereken bir husus olduğu için mahkemece, anılan iddia ve talep yönünden davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile anılan istemin kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 09/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057804000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz