Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13124 E. 2012/19864 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ sözleşmenin ihlali↗ bozma sonrası karar↗ bloke↗ basiretli tacir↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ havale↗ fatura↗ tacir↗ kusur↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; gerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında gerekse banka kartları konusunda uzman bilirkişi katılımıyla bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davacının yabancı banka kredi kartıyla işlem yaparken gerekli güvenlik kontrollerini yapmadığı, tek kalemde işlem yapması mümkünken 5 ayrı işlemde kredi kartı çekimi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, davacının fatura keserken kart hamilinin adresini ya da telefon numarasını alamaması ve yabancı birinin bir günde 5.800 TL tutarında çiçek almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve davacının yapılan işlemlerde kusurlu olduğu hususunun belirtildiği, bu raporlarda ifade edildiği üzere davacı, kredi kartından çekim işlemini tek bir kalemde yapması imkanı varken kısa aralıklarla ve düşük miktardan başlamak suretiyle 5 ayrı işlem yaparak kusurlu olduğu, düşük miktardan başlayarak kredi kartı çekimi yapılmasının karttaki limitin bilinmediğini gösterdiği, davacının bu durumdan şüphelenmemesi ve ekstra bir güvenlik kontrolü yapmamasının kendi kusuru olduğu, davacının kusurlu hareketi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davalı Banka'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye işyeri sözleşmesinin ihlali iddiasıyla davacı hesabına bloke konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra alınan 17/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamından dava konusu tutarın yabancı banka tarafından davalıdan geri alınıp alınmadığı konusunun belirli olmadığı ve bu hususun davalı tarafından net bir şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilmiş, davalı vekili 28/09/2010 tarihli son celsede alınan beyanında bloke konulan miktar tutarınca yabancı bankadan veya sigorta kuruluşundan hiçbir bedel tahsil edilemediğini beyan etmiştir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından bloke edilen dava konusu para "chargeback" işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği ya da "chargeback" işlemi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla da bloke edilen paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14271 E. 2011/6806 K.
Ortak:chargeback · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından «bloke» edilen dava konusu para "«chargeback»" işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, «uyuşmazlık konusu» harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği ya da "«chargeback»" işlemi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla da «bloke» edilen paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir …
Dava, «üye işyeri sözleşmesinin ihlali» iddiasıyla davacı hesabına «bloke» konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasında dava konusu işlem bedellerinin davalı bankaya ulaştığı ve bankaca «bloke» işlemi uygulandığı çekişmesiz olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, sözleşme koşullarına uyulmaması nedeniyle davalı bankaca yapılan bloke işlemi yerinde ise de «chargebeck» süresi içinde paranın yabancı bankaya iade edilmemesi halinde davalı bankanın «sebepsiz zenginleşmesine» neden olacaktır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi kartı kullanımı sonrası her iki bankadan satış bedelini tahsil ettiği, yurt dışı bankaların kartların sahte olduğunu belirtmesi üzerine parayı hesapta «bloke» altına aldığı, davacının yapılan harcamaya ilişkin slipleri bölerek sözleşmeye aykırı davrandığı, olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «chargebeck» süresinin ne olduğu ve paranın iade edilip edilmediği üzerinde durularak, neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasında dava konusu işlem bedellerinin davalı bankaya ulaştığı ve bankaca «bloke» işlemi uygulandığı çekişmesiz olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, sözleşme koşullarına uyulmaması nedeniyle davalı bankaca yapılan bloke işlemi yerinde ise de «chargebeck» süresi içinde paranın yabancı bankaya iade edilmemesi halinde davalı bankanın «sebepsiz zenginleşmesine» neden olacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2797 E. 2015/4011 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · hamil · uyuşmazlık konusu · havale · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından «bloke» edilen dava konusu para "«chargeback»" işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, «uyuşmazlık konusu» harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği ya da "«chargeback»" işlemi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla da «bloke» edilen paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir …
Dava, «üye işyeri sözleşmesinin ihlali» iddiasıyla davacı hesabına «bloke» konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavalı bankanın «sahteliği» ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya «bloke» edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, davacıya dava sırasında yapılan ödemenin neye göre yapıldığı, «uyuşmazlık konusu» bedelin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı bankaya ödenip ödenmediği, kart çıkaran kuruluş tarafından başlatılmış bir «chargeback» işlemi olup olmadığı ve davalı bankanın bu işlem sonucunda dava dışı kart çıkaran kuruluştan tahsil ettiği parayı anılan kuruluşa chargeback süresi içinde iade edi …
… öre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını «chargeback» yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince «sahtecilik» işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · sahtelik · sahtecilik · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… öre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını «chargeback» yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince «sahtecilik» işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı bankanın «sahteliği» ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya «bloke» edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10181 E. 2012/2549 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · hamil · fatura · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda… iz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; gerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında gerekse banka kartları konusunda uzman bilirkişi katılımıyla «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporunda davacının yabancı banka kredi kartıyla işlem yaparken gerekli güvenlik kontrollerini yapmadığı, tek kalemde işlem yapması mümkünken 5 ayrı işlemde kredi kartı çekimi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, davacının «fatura» keserken kart «hamilinin» adresini ya da telefon numarasını alamaması ve yabancı birinin bir günde 5.800 TL tutarında çiçek almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve davacının yapılan işlemlerde kusurlu olduğu hususunun belirtildiği, bu raporlarda ifade edildiği üzere davacı, kredi kartından çekim işlemini tek bir kalemde yapması imkanı varken kısa aralıklarla ve düşük miktardan başlamak suretiyle 5 ayrı işlem yaparak kusurlu olduğu, düşük miktardan başlayarak kredi kartı çekimi yapılmasının karttaki limitin bilinmediğini gösterdiği, davacının bu durumdan şüphelenmemesi ve ekstra bir güvenlik kontrolü yapmamasının kendi «kusuru» olduğu, davacının kusurlu hareketi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, davalı Banka'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «üye işyeri sözleşmesinin ihlali» iddiasıyla davacı hesabına «bloke» konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından «bloke» edilen dava konusu para "«chargeback»" işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik «kusuru» bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5288 E. 2012/10837 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından «bloke» edilen dava konusu para "«chargeback»" işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, «uyuşmazlık konusu» harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği ya da "«chargeback»" işlemi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla da «bloke» edilen paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir …
… iz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; gerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında gerekse banka kartları konusunda uzman bilirkişi katılımıyla «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporunda davacının yabancı banka kredi kartıyla işlem yaparken gerekli güvenlik kontrollerini yapmadığı, tek kalemde işlem yapması mümkünken 5 ayrı işlemde kredi kartı çekimi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, davacının «fatura» keserken kart «hamilinin» adresini ya da telefon numarasını alamaması ve yabancı birinin bir günde 5.800 TL tutarında çiçek almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve davacının yapılan işlemlerde kusurlu olduğu hususunun belirtildiği, bu raporlarda ifade edildiği üzere davacı, kredi kartından çekim işlemini tek bir kalemde yapması imkanı varken kısa aralıklarla ve düşük miktardan başlamak suretiyle 5 ayrı işlem yaparak kusurlu olduğu, düşük miktardan başlayarak kredi kartı çekimi yapılmasının karttaki limitin bilinmediğini gösterdiği, davacının bu durumdan şüphelenmemesi ve ekstra bir güvenlik kontrolü yapmamasının kendi «kusuru» olduğu, davacının kusurlu hareketi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, davalı Banka'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · oy yasağı
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13124 E. , 2012/19864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2009/766-2010/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka'nın mevduat müşterisi olduğunu, uzun süreden beri çiçekçilikle uğraştığını, yabancı bir bankaya ait AMEX kredi kartıyla 05.04.2001 tarihinde işyerinde alışveriş yapıldığını, davalı Banka'ya ait pos cihazıyla işlemin gerçekleştirildiğini, davalı Banka'ca işleme provizyon verildiğini, satış bedelinin müvekkilinin davalı Banka'daki mevduat hesabına yatırıldığını, daha sonra davalı Banka'ca hesabından izinsiz çekildiğini, talep etmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek 5.804.500.000 TL'nın 05.04.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, P.O.S cihazının 27.02.2001 tarihinde teslim edildiğini, 27.03.2001 tarihinde de taraflar arasında Amerikan Ekspres Kartları Sözleşmesi ile Kartlı Ödemeler Sözleşmesi imzalandığını, davacının 05.04.2001 tarihinde sahte olduğu belirlenen kredi kartıyla slip bölme yoluna giderek (5 adette) toplam 5.804.500.000 TL işlem gerçekleştirdiğini, aynı gün satış nedeniyle düzenlediği faturada adres belirtmediğini, kimlik tespit etme, numaraları ve imzaları karşılaştırma gibi sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, alışveriş tutarının işyeri limitini aşması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; gerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında gerekse banka kartları konusunda uzman bilirkişi katılımıyla bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davacının yabancı banka kredi kartıyla işlem yaparken gerekli güvenlik kontrollerini yapmadığı, tek kalemde işlem yapması mümkünken 5 ayrı işlemde kredi kartı çekimi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, davacının fatura keserken kart hamilinin adresini ya da telefon numarasını alamaması ve yabancı birinin bir günde 5.800 TL tutarında çiçek almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve davacının yapılan işlemlerde kusurlu olduğu hususunun belirtildiği, bu raporlarda ifade edildiği üzere davacı, kredi kartından çekim işlemini tek bir kalemde yapması imkanı varken kısa aralıklarla ve düşük miktardan başlamak suretiyle 5 ayrı işlem yaparak kusurlu olduğu, düşük miktardan başlayarak kredi kartı çekimi yapılmasının karttaki limitin bilinmediğini gösterdiği, davacının bu durumdan şüphelenmemesi ve ekstra bir güvenlik kontrolü yapmamasının kendi kusuru olduğu, davacının kusurlu hareketi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davalı Banka'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye işyeri sözleşmesinin ihlali iddiasıyla davacı hesabına bloke konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra alınan 17/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamından dava konusu tutarın yabancı banka tarafından davalıdan geri alınıp alınmadığı konusunun belirli olmadığı ve bu hususun davalı tarafından net bir şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilmiş, davalı vekili 28/09/2010 tarihli son celsede alınan beyanında bloke konulan miktar tutarınca yabancı bankadan veya sigorta kuruluşundan hiçbir bedel tahsil edilemediğini beyan etmiştir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından bloke edilen dava konusu para "chargeback" işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, uyuşmazlık konusu harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği ya da "chargeback" işlemi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla da bloke edilen paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066140800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz