Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10181 E. 2012/2549 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ pos cihazı↗ el koyma↗ bloke↗ hamil↗ fatura↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece toplanan kanıtlar ve benimsenen çoğunluk bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının iş yerindeki posta makinesinden iki ayrı sahte kredi kartı ile işlem yapıldığı, davacının ortada tek alış-veriş varken alış-verişi üç ayrı faturaya bağlayıp üç ayrı slip çekilmesine imkan verdiği, slip bölmenin kartın kredi ve işlem limitine ilişkin kontrolleri bertaraf etmek amacı ile yapıldığı, yapılan slip bölme işleminin taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesinin VI/6 maddesi ile 5464 sayılı yasanın 22.maddesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davalı bankanın işlem bedelini ödememe hakkına sahip olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1-Dava, davacıya davalı banka tarafından tahsis edilen Pos cihazı ile yapılan işlemlerden dolayı işlem bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet fatura tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı banka, işlemin sahte kredi kartı ile ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde slip bölme şeklinde gerçekleştirilmesi nedeniyle ödeme yapmaları gerekmediğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinde üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın bloke hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir. Davacı bankaya bu şekilde chargeback işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için bloke koyma hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul chargeback süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.
2-Öte yandan, davacı vekili sahte kredi kartıyla yapılan işleme onay veren davalı bankanın mütefarik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece hükme esas alınan 1.2. ve 4. bilirkişi kurulu raporlarına da aynı gerekçeyle itiraz etmiştir. Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik kusuru bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · el koyma · bloke · hamil · fatura · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak davacının 5 adet «fatura» tanzim ettiği, faturaların üç ayrı kişi adına düzenlenmesine rağmen yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından her fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık
Benzer bu karardaDavacı üye işyeri sahibinin aynı kredi kartına dayalı satış tutarını bölmek suretiyle POS makinesinden birden fazla satış işlemi yaptığı iddia edilmiş olup, bu satış işleminin, taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğinin kabulü halinde davalı bankanın bu nedenle ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip değerlendirilmesi gerekirken bu konuda da inceleme yapılmaması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · el koyma · bloke · hamil · fatura · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık
Benzer bu kararda2- Öte yandan, davacı üye işyeri sahibinin aynı kredi kartına dayalı satış tutarını bölmek suretiyle POS makinesinden birden fazla satış işlemi yaptığı iddia edilmiş olup, bu satış işleminin, taraflar arasındaki «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğinin kabulü halinde davalı bankanın bu nedenle ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip değerlendirilmesi gerekirken bu konuda da inceleme yapılmaması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5288 E. 2012/10837 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Benzer bu karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · oy yasağı
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5161 E. 2012/11997 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
2-Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · sahtelik · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar, 08.10.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10236 E. 2010/10822 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Benzer bu kararda… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar,davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilam …
Bozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle «chargeback» işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına «eksik inceleme» gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin «sözleşmeye aykırılık» oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden …
Davacının sözleşmeye aykırı olarak, satış sırasında slip bölme işlemi yaptığı dosya kapsamı ile sabit ve mahkemece de bu «bilirkişi incelemesi» ile belirlenmiş olup, davalının davacı hesapların üzerinde bu nedenle «bloke» koyması sözleşmeye uygun ise de, sonraki işlemler bakımından da bloke «kaydının» haklılığının davalı banka tarafından kanıtlanması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · sözleşmeye aykırılık · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDavacının sözleşmeye aykırı olarak, satış sırasında slip bölme işlemi yaptığı dosya kapsamı ile sabit ve mahkemece de bu «bilirkişi incelemesi» ile belirlenmiş olup, davalının davacı hesapların üzerinde bu nedenle «bloke» koyması sözleşmeye uygun ise de, sonraki işlemler bakımından da bloke «kaydının» haklılığının davalı banka tarafından kanıtlanması gereklidir.
Davalı bankanın yurtdışı bankadan satış bedelini tahsil ettikten sonra yurt dışı bankaya «sahtecilik» nedeniyle geri ödemede bulunduğunu kanıtlaması halinde zararı doğmuş olacak ve «bloke» «kaydının» haklılığının devam ettiğini kanıtlamış olacaktır.
Esasen slip bölmesine bağlı «sözleşmeye aykırılık» hali dosya kapsamı ile sabit ve mahkemenin de kabulünde olup, bu nedenle konulan «bloke» «kaydının» devamında haklılık, zaten davalının, zararının gerçekleştiğini kanıtlaması halinde ortaya konulmuş olacağından, slip bölmesi ile bir başka zararın daha doğma olası …
Bozma ilamının ilk bendinde bu ilkeden yola çıkıldığı anlaşılan gerekçelerle «chargeback» işlemleri ile ilgili usule de yer verilerek karar davacı yararına «eksik inceleme» gerekçesiyle, karar bozulduktan sonra, 2 nolu bent ile "slip bölmesinin «sözleşmeye aykırılık» oluşturması halinde davalının ne gibi bir zarara uğradığının belirlenip, değerlendirilmesi ve bu konuda da inceleme yapılması gerektiğine" işaret edilip, bu yönden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12122 E. 2010/3476 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Benzer bu karardaSomut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
Mahkemece, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davacı üye işyerinden 28.04.2000, 02.05.2000 ve 24.05.2000 tarihlerinde yapılan alışverişler için davalı bankaya para gelip gelmediği davalı bankadan ayrı ayrı sorulup araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
O halde, davalının «bloke» koyduğu paranın iadesi zorunluluğunun doğup doğmadığı, dava konusu alışverişler için davalı bankaya gönderilen para olup olmadığı, «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tam olarak tespit edilmesi, sahte kredi kartıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması da «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalının alabileceği tedbirler olup olmadığı, kusurunun bulunup bulunmadığı, davalının yapılan iş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · sözleşmeden doğan dava · reeskont faizi · sebepsiz zenginleşme · ihbar · havale · cy/cy kaydı · dahili dava
Benzer bu kararda… ar edildiği, davacı hakkında kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu, bu karara göre davacı üye işyeri sahibinin kusurlu bulunmadığı, banka vekilince verilen 28.04.2008 «havale» tarihli dilekçede Bankanın «sebepsiz zenginleşmeye» dayanarak dava açtığı ve zararı bulunduğunu iddia etmediği, bilirkişi raporlarının tümünde yurtdışı «chargeback» girişiminde bulunulmadığının belirtildiği ve manyetik olarak kopyalanmış sahte kredi kartlarını tespit edecek sistemin davalı bankaca kurulmaması nedeni ile bankanın gerekli önlemleri almadığından kusurlu bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre bankanın parayı geri isteyebilmesi için işyerisahibinin kusurlu olması gerektiği, bankanın kusurlu olduğu durumlarda paranın geri istenemeyeceği gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kabulü ile 5.292,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kredi kartı «hamilinin» kimliğini yeterli şekilde kontrol etmeyen ve slip bölme suretiyle işlem yapan davacının taraflar arasındaki akde aykırı davrandığı sabit olup, yurtdışı bankasının çalıntı kart «ihbarı» üzerine davalının hesaba geçen para üzerine «bloke» «kaydı» koyması esasen sözleşmeye uygundur.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler «sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, davalının bu işlem dolayısıyla «gerçekten zarara» uğrayıp uğramadığı, işlemde davalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11643 E. 2010/832 K.
Ortak:chargeback · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Davacı bankaya bu şekilde «chargeback» işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10181 E. , 2012/2549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ AV. ...
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2006/139-2010/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kartlı ödemeler sözleşmesi ile davacının iş yerine davalı bankanın pos cihazının kurulduğunu, 08.12.2005 tarihinde yapılan satış nedeni ile düzenlenen üç adet fatura karşılığının müşterinin kredi kartından ayrı ayrı çekildiğini, bu işlemlere banka tarafından onay verildiğini, alış veriş sonrası slipler ibraz olunmasına rağmen pos cihazından usulsüz ve sahte kredi kartları ile işlem yapıldığı, bankanın zarara uğratıldığı gerekçesi ile bankaca ödeme yapılmadığını, müvekkilinin işlem sırasında kart ve müşteri bilgilerini kontrol ettiğini, sorumluluğunu yerine getirdiğini, işlemin sorumluluğunun sahte kredi kartı ile yapılan işleme onay veren davalı bankaya ait olduğunu ileri sürerek, bahsi geçen satışlarla ilgili olarak komisyon bedeli düşüldükten sonra kalan 11.711 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının pos cihazından yapılan işlemlerin sahte kredi kartı ile gerçekleştirildiğini, slip bölmesi yapılarak tek alış-verişte farklı limitler denenerek alış veriş bedelinin tutturulmaya çalışıldığını, sözleşmede yasak olduğu belirtilmesine rağmen slip bölmesi yapılmasına izin veren davacının kartlı ödemeler sözleşmesini ihlal ettiğini, çalıntı sahte kartların alış veriş esnasında bankalarca tespit edilebilmesinin mevcut bankacılık teknolojisi ile mümkün olmadığını, bankanın davacı hesabına bloke koymasında bir usulsüzlük bulunmayıp söz konusu paranın sahibinin başvurusunu bekleyen paralar hesabında tutularak zamanaşımı süresi sonunda Markez Bankasına aktarılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve benimsenen çoğunluk bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının iş yerindeki posta makinesinden iki ayrı sahte kredi kartı ile işlem yapıldığı, davacının ortada tek alış-veriş varken alış-verişi üç ayrı faturaya bağlayıp üç ayrı slip çekilmesine imkan verdiği, slip bölmenin kartın kredi ve işlem limitine ilişkin kontrolleri bertaraf etmek amacı ile yapıldığı, yapılan slip bölme işleminin taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesinin VI/6 maddesi ile 5464 sayılı yasanın 22.maddesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davalı bankanın işlem bedelini ödememe hakkına sahip olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1-Dava, davacıya davalı banka tarafından tahsis edilen Pos cihazı ile yapılan işlemlerden dolayı işlem bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet fatura tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı banka, işlemin sahte kredi kartı ile ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde slip bölme şeklinde gerçekleştirilmesi nedeniyle ödeme yapmaları gerekmediğini savunmuştur.
Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinde üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın bloke hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir. Davacı bankaya bu şekilde chargeback işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için bloke koyma hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul chargeback süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.
2-Öte yandan, davacı vekili sahte kredi kartıyla yapılan işleme onay veren davalı bankanın mütefarik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece hükme esas alınan 1.2. ve 4. bilirkişi kurulu raporlarına da aynı gerekçeyle itiraz etmiştir. Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik kusuru bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17/04/2012-S/E
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036595000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz