6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10181 E. 2012/2549 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback üye işyeri sözleşmesi pos cihazı el koyma bloke hamil fatura kusur eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece toplanan kanıtlar ve benimsenen çoğunluk bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının iş yerindeki posta makinesinden iki ayrı sahte kredi kartı ile işlem yapıldığı, davacının ortada tek alış-veriş varken alış-verişi üç ayrı faturaya bağlayıp üç ayrı slip çekilmesine imkan verdiği, slip bölmenin kartın kredi ve işlem limitine ilişkin kontrolleri bertaraf etmek amacı ile yapıldığı, yapılan slip bölme işleminin taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesinin VI/6 maddesi ile 5464 sayılı yasanın 22.maddesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davalı bankanın işlem bedelini ödememe hakkına sahip olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

.../...

-2-

1-Dava, davacıya davalı banka tarafından tahsis edilen Pos cihazı ile yapılan işlemlerden dolayı işlem bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet fatura tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davalı banka, işlemin sahte kredi kartı ile ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde slip bölme şeklinde gerçekleştirilmesi nedeniyle ödeme yapmaları gerekmediğini savunmuştur.

Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinde üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın bloke hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.

Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir. Davacı bankaya bu şekilde chargeback işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için bloke koyma hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul chargeback süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.

2-Öte yandan, davacı vekili sahte kredi kartıyla yapılan işleme onay veren davalı bankanın mütefarik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece hükme esas alınan 1.2. ve 4. bilirkişi kurulu raporlarına da aynı gerekçeyle itiraz etmiştir. Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik kusuru bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5288 E. 2012/10837 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5161 E. 2012/11997 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10236 E. 2010/10822 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12122 E. 2010/3476 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11643 E. 2010/832 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/10181 E.  ,  2012/2549 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

VEKİLİ AV. ...

VEKİLİ AV. ...

Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2010 tarih ve 2006/139-2010/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan kartlı ödemeler sözleşmesi ile davacının iş yerine davalı bankanın pos cihazının kurulduğunu, 08.12.2005 tarihinde yapılan satış nedeni ile düzenlenen üç adet fatura karşılığının müşterinin kredi kartından ayrı ayrı çekildiğini, bu işlemlere banka tarafından onay verildiğini, alış veriş sonrası slipler ibraz olunmasına rağmen pos cihazından usulsüz ve sahte kredi kartları ile işlem yapıldığı, bankanın zarara uğratıldığı gerekçesi ile bankaca ödeme yapılmadığını, müvekkilinin işlem sırasında kart ve müşteri bilgilerini kontrol ettiğini, sorumluluğunu yerine getirdiğini, işlemin sorumluluğunun sahte kredi kartı ile yapılan işleme onay veren davalı bankaya ait olduğunu ileri sürerek, bahsi geçen satışlarla ilgili olarak komisyon bedeli düşüldükten sonra kalan 11.711 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının pos cihazından yapılan işlemlerin sahte kredi kartı ile gerçekleştirildiğini, slip bölmesi yapılarak tek alış-verişte farklı limitler denenerek alış veriş bedelinin tutturulmaya çalışıldığını, sözleşmede yasak olduğu belirtilmesine rağmen slip bölmesi yapılmasına izin veren davacının kartlı ödemeler sözleşmesini ihlal ettiğini, çalıntı sahte kartların alış veriş esnasında bankalarca tespit edilebilmesinin mevcut bankacılık teknolojisi ile mümkün olmadığını, bankanın davacı hesabına bloke koymasında bir usulsüzlük bulunmayıp söz konusu paranın sahibinin başvurusunu bekleyen paralar hesabında tutularak zamanaşımı süresi sonunda Markez Bankasına aktarılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece toplanan kanıtlar ve benimsenen çoğunluk bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının iş yerindeki posta makinesinden iki ayrı sahte kredi kartı ile işlem yapıldığı, davacının ortada tek alış-veriş varken alış-verişi üç ayrı faturaya bağlayıp üç ayrı slip çekilmesine imkan verdiği, slip bölmenin kartın kredi ve işlem limitine ilişkin kontrolleri bertaraf etmek amacı ile yapıldığı, yapılan slip bölme işleminin taraflar arasındaki üye iş yeri sözleşmesinin VI/6 maddesi ile 5464 sayılı yasanın 22.maddesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davalı bankanın işlem bedelini ödememe hakkına sahip olduğu gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

.../...

-2-

1-Dava, davacıya davalı banka tarafından tahsis edilen Pos cihazı ile yapılan işlemlerden dolayı işlem bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet fatura tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davalı banka, işlemin sahte kredi kartı ile ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde slip bölme şeklinde gerçekleştirilmesi nedeniyle ödeme yapmaları gerekmediğini savunmuştur.

Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinde üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın bloke hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.

Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir. Davacı bankaya bu şekilde chargeback işleminin yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için bloke koyma hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul chargeback süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.

2-Öte yandan, davacı vekili sahte kredi kartıyla yapılan işleme onay veren davalı bankanın mütefarik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece hükme esas alınan 1.2. ve 4. bilirkişi kurulu raporlarına da aynı gerekçeyle itiraz etmiştir. Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik kusuru bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

17/04/2012-S/E

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036595000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.