Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2797 E. 2015/4011 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ davanın konusuz kalması↗ sahtelik↗ bloke↗ sahtecilik↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ havale↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını chargeback yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince sahtecilik işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı banka tarafından, davacının kredi kartı ile yaptığı satış işlemlerinin sahte olduğu iddiası ile hesabına bloke konulmuş ve ödeme yapılmamıştır. Dava açıldıktan sonra 28.08.2012 tarihinde davalı banka tarafından kart hamili ... ... kredi kartıyla yaptığı üç ödemeden ikisi, harcamanın kart maliki tarafından yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davacıya ödenmiştir.
Davalı bankanın sahteliği ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya bloke edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır. Bu nedenle, davacıya dava sırasında yapılan ödemenin neye göre yapıldığı, uyuşmazlık konusu bedelin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı bankaya ödenip ödenmediği, kart çıkaran kuruluş tarafından başlatılmış bir chargeback işlemi olup olmadığı ve davalı bankanın bu işlem sonucunda dava dışı kart çıkaran kuruluştan tahsil ettiği parayı anılan kuruluşa chargeback süresi içinde iade edip etmediği, paranın halen davalı bankada mevcut olup olmadığı, konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14271 E. 2011/6806 K.
Ortak:chargeback · bloke · Alacak
İncelediğiniz kararda… öre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını «chargeback» yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince «sahtecilik» işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı banka tarafından, davacının kredi kartı ile yaptığı satış işlemlerinin sahte olduğu iddiası ile hesabına «bloke» konulmuş ve ödeme yapılmamıştır.
Davalı bankanın «sahteliği» ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya «bloke» edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasında dava konusu işlem bedellerinin davalı bankaya ulaştığı ve bankaca «bloke» işlemi uygulandığı çekişmesiz olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, sözleşme koşullarına uyulmaması nedeniyle davalı bankaca yapılan bloke işlemi yerinde ise de «chargebeck» süresi içinde paranın yabancı bankaya iade edilmemesi halinde davalı bankanın «sebepsiz zenginleşmesine» neden olacaktır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi kartı kullanımı sonrası her iki bankadan satış bedelini tahsil ettiği, yurt dışı bankaların kartların sahte olduğunu belirtmesi üzerine parayı hesapta «bloke» altına aldığı, davacının yapılan harcamaya ilişkin slipleri bölerek sözleşmeye aykırı davrandığı, olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «chargebeck» süresinin ne olduğu ve paranın iade edilip edilmediği üzerinde durularak, neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasında dava konusu işlem bedellerinin davalı bankaya ulaştığı ve bankaca «bloke» işlemi uygulandığı çekişmesiz olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, sözleşme koşullarına uyulmaması nedeniyle davalı bankaca yapılan bloke işlemi yerinde ise de «chargebeck» süresi içinde paranın yabancı bankaya iade edilmemesi halinde davalı bankanın «sebepsiz zenginleşmesine» neden olacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13124 E. 2012/19864 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · bloke · hamil · uyuşmazlık konusu · havale · Alacak
İncelediğiniz karardaDavalı bankanın «sahteliği» ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya «bloke» edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, davacıya dava sırasında yapılan ödemenin neye göre yapıldığı, «uyuşmazlık konusu» bedelin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı bankaya ödenip ödenmediği, kart çıkaran kuruluş tarafından başlatılmış bir «chargeback» işlemi olup olmadığı ve davalı bankanın bu işlem sonucunda dava dışı kart çıkaran kuruluştan tahsil ettiği parayı anılan kuruluşa chargeback süresi içinde iade edi …
… öre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını «chargeback» yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince «sahtecilik» işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından «bloke» edilen dava konusu para "«chargeback»" işlemi kapsamında yabancı bankaya «havale» edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır.
Bu nedenle, «uyuşmazlık konusu» harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği ya da "«chargeback»" işlemi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla da «bloke» edilen paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekir …
Dava, «üye işyeri sözleşmesinin ihlali» iddiasıyla davacı hesabına «bloke» konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · bozma sonrası karar · fatura · tacir · kusur · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… iz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; gerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında gerekse banka kartları konusunda uzman bilirkişi katılımıyla «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporunda davacının yabancı banka kredi kartıyla işlem yaparken gerekli güvenlik kontrollerini yapmadığı, tek kalemde işlem yapması mümkünken 5 ayrı işlemde kredi kartı çekimi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, davacının «fatura» keserken kart «hamilinin» adresini ya da telefon numarasını alamaması ve yabancı birinin bir günde 5.800 TL tutarında çiçek almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve davacının yapılan işlemlerde kusurlu olduğu hususunun belirtildiği, bu raporlarda ifade edildiği üzere davacı, kredi kartından çekim işlemini tek bir kalemde yapması imkanı varken kısa aralıklarla ve düşük miktardan başlamak suretiyle 5 ayrı işlem yaparak kusurlu olduğu, düşük miktardan başlayarak kredi kartı çekimi yapılmasının karttaki limitin bilinmediğini gösterdiği, davacının bu durumdan şüphelenmemesi ve ekstra bir güvenlik kontrolü yapmamasının kendi «kusuru» olduğu, davacının kusurlu hareketi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı, davalı Banka'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «üye işyeri sözleşmesinin ihlali» iddiasıyla davacı hesabına «bloke» konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir.
… lınıp alınmadığı konusunun belirli olmadığı ve bu hususun davalı tarafından net bir şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilmiş, davalı vekili 28/09/2010 tarihli «son» celsede alınan beyanında «bloke» konulan miktar tutarınca yabancı bankadan veya sigorta kuruluşundan hiçbir bedel tahsil edilemediğini beyan etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2797 E. , 2015/4011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/04/2014 tarih ve 2012/346-2014/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... bulunan ... Restaurant isimli işyerinin sahibi olduğunu, kalabalık yabancı turist grubunun 14.09.2011 tarihinde restaurantta yemek yediklerini, 33.000,00 TL hesabın ... ve ... ... adlı kişilerin 5 farklı kredi kartından ödendiğini, kredi kartlarının ...Bankası POS makinesinden geçirildiğini ve onay alındığını, davalı bankanın hesaba bloke koyarak geçen süreye rağmen parayı ödemediğini, noter aracılığıyla çekilen ihtarnameye “gerekli incelemeler sonrasında karar verileceği” şeklinde cevap verildiğini ancak blokenin kaldırılmadığını ileri sürerek müvekkilinin bekletilmesi nedeniyle uğradığı tüm zararlar saklı kalmak koşulu ile 33.000.00 TL'nin işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı arasında 09.03.2011 tarihli üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, davacının işyerine tahsis edilen POS cihazı vasıtasıyla müşterilerine kredi kartı ile mal veya hizmet satışı yaptığını, dava konusu kredi kartı satış işlemlerinde kredi kartlarının yurtdışı bankalarına ait olduğunu, dava konusu kredi kartı işlemlerine kredi kartı hamilinin işlemlerin sahte olduğunu öne sürerek itiraz ettiğini, bu itirazın yurtdışı banka tarafından müvekkil bankaya iletildiğini, bunun üzerine “...” olarak adlandırılan sürecin başladığını, buna göre müvekkilinin hesaplara 180 gün bloke koyma hakkı olduğunu, davacı üye işyerinden itiraza konu harcamalara ilişkin belgelerin talep edildiğini, davacı tarafından gönderilen belgeler ile iki kredi kartına ait harcamanın hamil tarafından yapıldığının kanıtlandığını ancak diğer üç kredi kartı için belgelerin yetersiz olması sebebiyle uluslararası kart çıkaran kuruluşlara ait kurallar çerçevesinde harcamanın kart hamili tarafından yapıldığının kanıtlanamadığını, bu nedenle yurtdışı bankaya ödemek zorunda kalınan tutarın üye işyeri sözleşmesine uygun olarak davacı işyerinin hesabından tahsil edildiğini, “...” süresi dolmadan dava açıldığını ve alacağın muaccel olmadığını ayrıca iki işleme ait bedelin davacıya 28.08.2012 tarihinde ödendiğini, dava konusu tutarın 21.000,00 TL olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından sadece işleme aracılık edildiği, provizyon aşamasında kartın sahte veya çalıntı olduğunun anlaşılamayacağı, davalının işlem tutarlarını chargeback yolu ile davacıya borç kaydetmesinin mevzuata uygun olduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince sahtecilik işlemlerinden dolayı oluşacak zararlardan davacının sorumlu olduğu, davalının yapılan işlem nedeniyle davacının alacağına kavuşamamasında bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle 14.300.00 TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 18.700.00 TL yönünden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı banka tarafından, davacının kredi kartı ile yaptığı satış işlemlerinin sahte olduğu iddiası ile hesabına bloke konulmuş ve ödeme yapılmamıştır. Dava açıldıktan sonra 28.08.2012 tarihinde davalı banka tarafından kart hamili ... ... kredi kartıyla yaptığı üç ödemeden ikisi, harcamanın kart maliki tarafından yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davacıya ödenmiştir.
Davalı bankanın sahteliği ileri sürülen harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiğinde veya bloke edilen paranın "..." işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmemesinde, davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır. Bu nedenle, davacıya dava sırasında yapılan ödemenin neye göre yapıldığı, uyuşmazlık konusu bedelin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı bankaya ödenip ödenmediği, kart çıkaran kuruluş tarafından başlatılmış bir chargeback işlemi olup olmadığı ve davalı bankanın bu işlem sonucunda dava dışı kart çıkaran kuruluştan tahsil ettiği parayı anılan kuruluşa chargeback süresi içinde iade edip etmediği, paranın halen davalı bankada mevcut olup olmadığı, konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171644200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz