Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5288 E. 2012/10837 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback↗ bloke↗ sözleşmeye aykırılık↗ oy yasağı↗ hamil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, chargeback işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında bloke edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme yasağına aykırı davranışının sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, bozma öncesi düzenlenen bilirkişi raporunda chargeback süresinin 120 gün olduğu, bu sürenin azami 2 yıla kadar uzayabileceği, kartlarla ilgili olarak yurt dışı bankasına davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, harcamaların 01.11.2005 tarihinde yapıldığı belirtilmiş, davalı vekili de 07.11.2007 tarihli dilekçesinde " bugün itibari ile chargeback talebinin gelmediğini” beyan etmiştir. Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme yasağına aykırı davranması nedeniyle bloke uygulamakta haklı ise de, chargeback süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart hamili tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan açıklamalar doğrultusunda davalı bankanın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.
Ortak:chargeback · bloke · sözleşmeye aykırılık · hamil · Alacak
İncelediğiniz karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak davacının 5 adet «fatura» tanzim ettiği, faturaların üç ayrı kişi adına düzenlenmesine rağmen yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından her fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.
Ortak:chargeback · bloke · sözleşmeye aykırılık · hamil · Alacak
İncelediğiniz karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Benzer bu kararda… üzenlenmiş sahta kredi kartı ile işlem yapan kişi ya da kişilere yaptığı mal ve hizmet satışı sırasında slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, kart «hamili» tarafından sözleşmeye atılan imzalar belirgin şekilde farklı olmasına rağmen imza kontrolü yapmayarak sözleşmenin VI/3 ve VI/5. maddelerine aykırı davrandığı, üye işyeri sahibi davacının davalı bankanın zararının tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın davacı hesabına yatan paraya «bloke» koymasının taraflar arasındaki sözleşmenin VI/6. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru değildir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 1 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait tek bir kredi kartından fatura bedeli için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5161 E. 2012/11997 K.
Ortak:chargeback · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Benzer bu kararda… lirkişi raporunda davalı banka personeli ile elektronik posta yoluyla yapılan yazışmada yurtdışı bankalarının satış belgesi(slip) talebinde bulundukları, daha sonra «chargeback» sürecini devam ettirmedikleri, davalı bankanın finansal riski ve zararının günümüze kadar oluşmadığı, 2 yıllık chargeback süresinin geçtiği bildirildikten sonra davacının «bloke» konulan 17.591,00TL’yi davalı bankadan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yurtdışı bankalarından «chargeback» talebi gelip gelmediği, chargeback süresinin dolup dolmadığı araştırılmadan, eğer süresinde chargeback talebi gelmemişse davalı bankanın doğmuş bir zararın bulunmadığı da nazara alınmadan çelişkili görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · üye işyeri sözleşmesi · sahtelik · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «üye işyeri sözleşmesine» aykırı davranarak kredi kartının «sahteliğini» tespit etme yönünde gereken dikkat ve ihtimamı göstermediği, slip bölme yoluyla sözleşmeye aykırı davrandığı, 17.591,00TL’lik 2 alışveriş dışındaki işlemler için «harcama itiraz» bildirimi olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 494,75 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, davalı tarafça «bloke» konulan toplam 17.591,00 TL alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar, 08.10.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
2-Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11643 E. 2010/832 K.
Ortak:chargeback · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, bozma öncesi düzenlenen bilirkişi raporunda «chargeback» süresinin 120 gün olduğu, bu sürenin azami 2 yıla kadar uzayabileceği, kartlarla ilgili olarak yurt dışı bankasına davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, harcamaların 01.11.2005 tarihinde yapıldığı belirtilmiş, davalı vekili de 07.11.2007 tarihli dilekçesinde " bugün itibari ile chargeback talebinin gelmediğini” beyan etmiştir.
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce («chargeback» belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük sürenin karar tarihi itibariyle dolduğundan bu hususun davada ret «sebebi» yapılamıyacağı ve davalı bankanın chargeback belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerektiği) gerekçesiyle bozulma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10181 E. 2012/2549 K.
Ortak:chargeback · bloke · hamil · Alacak
İncelediğiniz karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Mahkemece, davacının slip bölme işlemi yaparak sözleşmeye aykırı davrandığı, haksız davranışından sorumlu olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de, öncelikle araştırılması gereken husus ilgili yabancı banka tarafından «chargeback» işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, dolayısıyla davalı bankanın bu satış işlemlerinden bir zararının doğup doğmadığının belirlenmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · el koyma · fatura · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı banka tarafından bu konuda delil sunulmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmede davalı bankaya usulsüz satış işlemleri için «bloke» «koyma» hakkı tanınmış ancak bu sürenin ne kadar olacağı belirtilmemiş olduğundan, mahkemece bu tür uyuşmazlıklarda uygulanabilecek makul «chargeback» süresinin ne kadar olduğu konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilip, bu sürenin dava tarihi itibarıyla dolup dolmadığı belirlenmeden ve chargeback işleminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılmadan «eksik inceleme» ile karar verilmesi de doğru değildir.
Bu durumda, yukarıda (1) nolu bentteki açıklama doğrultusunda yapılacak araştırma sonucunda, davalının zararının doğduğunun anlaşılması halinde, sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına onay veren davalı bankanın, bu işlemin gerçekleşmesinde mütefarik «kusuru» bulunup bulunmadığı hususunda rapor veya ek rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davacının işyerinde gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak 3 adet «fatura» tanzim ettiği, yabancı bankaya ait iki adet kredi kartından fatura bedelleri için ayrı ayrı provizyon alınmak suretiyle işlemin gerçekleştirilmiş olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki «üye işyeri sözleşmesinde» üye işyeri sahibinin, kartı kullanan kişinin gerçek kart «hamili» olup olmadığına dikkat etmesi gerektiği, limitleri aşmamak amacıyla bir satış için birden çok satış belgesi düzenleyemeyeceği, aksi halde bankanın «bloke» hakkı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14271 E. 2011/6806 K.
Ortak:chargeback · bloke · Alacak
İncelediğiniz karardaDolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme «yasağına» aykırı davranması nedeniyle «bloke» uygulamakta haklı ise de, «chargeback» süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart «hamili» tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, «chargeback» işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında «bloke» edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme «yasağına» aykırı davranışının «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme y …
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasında dava konusu işlem bedellerinin davalı bankaya ulaştığı ve bankaca «bloke» işlemi uygulandığı çekişmesiz olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, sözleşme koşullarına uyulmaması nedeniyle davalı bankaca yapılan bloke işlemi yerinde ise de «chargebeck» süresi içinde paranın yabancı bankaya iade edilmemesi halinde davalı bankanın «sebepsiz zenginleşmesine» neden olacaktır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi kartı kullanımı sonrası her iki bankadan satış bedelini tahsil ettiği, yurt dışı bankaların kartların sahte olduğunu belirtmesi üzerine parayı hesapta «bloke» altına aldığı, davacının yapılan harcamaya ilişkin slipleri bölerek sözleşmeye aykırı davrandığı, olayda kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «chargebeck» süresinin ne olduğu ve paranın iade edilip edilmediği üzerinde durularak, neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda2- Ancak, taraflar arasında dava konusu işlem bedellerinin davalı bankaya ulaştığı ve bankaca «bloke» işlemi uygulandığı çekişmesiz olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, sözleşme koşullarına uyulmaması nedeniyle davalı bankaca yapılan bloke işlemi yerinde ise de «chargebeck» süresi içinde paranın yabancı bankaya iade edilmemesi halinde davalı bankanın «sebepsiz zenginleşmesine» neden olacaktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5288 E. , 2012/10837 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/445-2010/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye iş yeri sözleşmesi imzalandığını, kart hamili ...'ın müvekkilinin iş yerinden 8.100.00-TL’lik harcama yaptığını, kart hamilinin ibraz ettiği kredi kartı ile davalı bankadan provizyon alınıp onaylandığını, 500.00YTL’nin müvekkilince tahsil edildiğini, sahte kart olduğu iddia edilerek bakiye tutara bloke konulduğunu ve ödenmediğini ileri sürerek, blokenin kaldırılarak hesapta bulunan 8.100.00 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01.11.2005 tarihinde kart hamili tarafından 7 ayrı işlem ile harcama yapıldığını, başka kredi kartları ile aynı gün 8.675.00YTL bedelli slip geçirildiğini, harcama yapılan kredi kartının yabancı bankalardan verilmiş kredi kartı olduğunu, alış verişin hesap sahibi tarafından yapılmadığını, sahte kartla yapılmış olduğunu, kart hamilinin harcamanın kendisi tarafından yapılmadığını bildirdiğini, chargeback süresinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafından gerekli kimlik kontrolü yapılmadığını, sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, chargeback işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında bloke edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme yasağına aykırı davranışının sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, bozma öncesi düzenlenen bilirkişi raporunda chargeback süresinin 120 gün olduğu, bu sürenin azami 2 yıla kadar uzayabileceği, kartlarla ilgili olarak yurt dışı bankasına davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, harcamaların 01.11.2005 tarihinde yapıldığı belirtilmiş, davalı vekili de 07.11.2007 tarihli dilekçesinde " bugün itibari ile chargeback talebinin gelmediğini” beyan etmiştir.
Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme yasağına aykırı davranması nedeniyle bloke uygulamakta haklı ise de, chargeback süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart hamili tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan açıklamalar doğrultusunda davalı bankanın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061834700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz