6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5288 E. 2012/10837 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
chargeback bloke sözleşmeye aykırılık oy yasağı hamil

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, chargeback işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında bloke edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme yasağına aykırı davranışının sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, bozma öncesi düzenlenen bilirkişi raporunda chargeback süresinin 120 gün olduğu, bu sürenin azami 2 yıla kadar uzayabileceği, kartlarla ilgili olarak yurt dışı bankasına davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, harcamaların 01.11.2005 tarihinde yapıldığı belirtilmiş, davalı vekili de 07.11.2007 tarihli dilekçesinde " bugün itibari ile chargeback talebinin gelmediğini” beyan etmiştir. Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme yasağına aykırı davranması nedeniyle bloke uygulamakta haklı ise de, chargeback süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart hamili tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan açıklamalar doğrultusunda davalı bankanın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9427 E. 2010/684 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14106 E. 2010/5483 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5161 E. 2012/11997 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11643 E. 2010/832 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10181 E. 2012/2549 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14271 E. 2011/6806 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5288 E.  ,  2012/10837 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/445-2010/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye iş yeri sözleşmesi imzalandığını, kart hamili ...'ın müvekkilinin iş yerinden 8.100.00-TL’lik harcama yaptığını, kart hamilinin ibraz ettiği kredi kartı ile davalı bankadan provizyon alınıp onaylandığını, 500.00YTL’nin müvekkilince tahsil edildiğini, sahte kart olduğu iddia edilerek bakiye tutara bloke konulduğunu ve ödenmediğini ileri sürerek, blokenin kaldırılarak hesapta bulunan 8.100.00 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 01.11.2005 tarihinde kart hamili tarafından 7 ayrı işlem ile harcama yapıldığını, başka kredi kartları ile aynı gün 8.675.00YTL bedelli slip geçirildiğini, harcama yapılan kredi kartının yabancı bankalardan verilmiş kredi kartı olduğunu, alış verişin hesap sahibi tarafından yapılmadığını, sahte kartla yapılmış olduğunu, kart hamilinin harcamanın kendisi tarafından yapılmadığını bildirdiğini, chargeback süresinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafından gerekli kimlik kontrolü yapılmadığını, sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının limit aşma amacıyla satış işlemini 7 ayrı sliple gerçekleştirdiği, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, kredi kartının sahte olduğu, chargeback işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden kaynaklanan ve banka hesabında bloke edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma ilamında, davalının silip bölme yasağına aykırı davranışının sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece de bozma ilamına uyularak davacının sözleşmenin 12. maddesi uyarınca slip bölme yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, bozma öncesi düzenlenen bilirkişi raporunda chargeback süresinin 120 gün olduğu, bu sürenin azami 2 yıla kadar uzayabileceği, kartlarla ilgili olarak yurt dışı bankasına davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, harcamaların 01.11.2005 tarihinde yapıldığı belirtilmiş, davalı vekili de 07.11.2007 tarihli dilekçesinde " bugün itibari ile chargeback talebinin gelmediğini” beyan etmiştir.

Dolayısıyla, her ne kadar davalı banka davacının slip bölme yasağına aykırı davranması nedeniyle bloke uygulamakta haklı ise de, chargeback süresi içinde yurt dışı bankadan iade isteminde bulunulmaması, bir başka deyişle davalı bankanın kart hamili tarafından yatırılan tutarı geri ödememesi karşısında, bloke konulan miktarın bankaca ödenmesi gerekir.

Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan açıklamalar doğrultusunda davalı bankanın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061834700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.