Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17957 E. 2014/7383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı çevresi↗ deniz ticareti↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ tanık beyanı↗ ihtisas mahkemesi↗ tazminat davası↗ taşıyıcı↗ görevsizlik kararı↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ kusur↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 23.05.2008 tarihinde davalı firmaya ait teknede, geminin iskeleye yanaşmasından sonra iç yolcu salonunda düşerek yaralandığı, olay sebebiyle davalı şirket tarafından herhangi bir tutanak tanzim edilmediği, kaza bildiriminin yapılmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının ayağının kayması sonucu düştüğü, TTK'nın ilgili maddesi gereğince taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olup, yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları taşıyıcının tazmin edeceği, ancak taşıyıcı, kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde tazminattan kurtulacağının açıkça belirtilmiş olup, dava konusu yaralanma olayının davalı Dentur firmasına ait teknede meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını gösteren herhangi bir kanıt dosyaya sunulmadığından davalı şirketin davacının zararından sorumlu olduğu, diğer davalılar E.. Y.. ve A.. Y.. taşıyan olmadıkları için TTK.'nın 806.maddesi kapsamı dışında kalıp, kusurlarının bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamaması sebebi ile adı geçen davalılara kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle; davalı D.A.Deniz Taşımacılık A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile 6.574,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2008 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı D. A. Deniz Taşımacılık A.Ş.'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar E.. Y.. ve A.. Y.. haklarındaki davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı D. A. Deniz Taş ve Turizm Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, yine davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete getirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, bu hususlar aynı Kurul'un 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de bir kez daha vurgulanmıştır.
Somut olayda, dava, denizde yolcu taşıması nedeniyle meydana gelen kaza sonucu taşıyıcı aleyhine açılan tazminat davası olup,işbu dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Mülga 6762 sayılı TTK'nın "Deniz Ticareti" başlıklı 4. Kitabında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, bu iddiayı içeren davanın görülüp sonuçlandırılmasının öncelikle Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı D.A. Deniz Taş ve Turizm Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2447 E. 2012/8681 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir.
Bu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
… ik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, bir Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlığa bakmaya Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · re'sen gözetilme · yetki itirazı · navlun · kamu düzeni · feragat · yetki · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazının» BK’nun 73 ve HUMK’nun 10. maddeleri uyarınca reddine, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre takipte istenen «asıl alacak» miktarı kadar davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile «takip talebine» yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaline, % 40 «icra-inkar tazminatına», davacı taraf takip talebinde belirttikleri asıl alacak dışındaki taleplerinden «feragat» ettiğinden bunlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/955 E. 2010/6842 K.
Ortak:deniz ticareti · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu kararda… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, TTK'nun 4. maddesi uyarınca taşıma akdinden kaynaklanan davanın «ihtisas» mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik · istirdat · menfi tespit · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, gümrük işlemlerinin ifası için verildiği ileri sürülen kambiyo senedinde «menfi tespit» istemine ilişkin olup, yargılama esnasında dava «istirdat» istemine dönüşmüştür.
… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2146 E. 2010/7936 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece «görevsizlik» karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taşımasını üstlendiği emtianın tam ve sağlam olarak «teslim» edilmemesinden dolayı sorumlu olduğu kabul olunmak suretiyle davanın kabulüne, 2.376 Euro karşılığı 3.411 TL’nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, deniz taşıması sırasında yükte meydana gelen zararın «rücuen tazminine» ilişkindir.
Bilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5319 E. 2011/9246 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir.
Bu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur’la İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «rizikonun» gerçekleşmesinden önce «prim» peşinatının ödenmediği ve sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13600 E. 2011/6019 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda uyuşmazlığın çarter sözleşmesinden kaynaklandığı, nitelik ve mahiyetine göre davanın sonradan kurulan «denizcilik ihtisas» mahkemesi «görev alanına» girdiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Ancak, HGK’nun 19.04.2006 tarih ve 2006/11-58 esas ve 2006/228 karar sayılı ilamı ve Dairemizin «son» uygulamaları uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle mahkemenin «görevli» olduğu, «ihtisas» mahkemesinin sonra kurulduğu, bu mahkemenin kurulduğu tarihten sonra açılacak davalarda görevli olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yükse …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş mahkemesi görev alanı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda uyuşmazlığın çarter sözleşmesinden kaynaklandığı, nitelik ve mahiyetine göre davanın sonradan kurulan «denizcilik ihtisas» mahkemesi «görev alanına» girdiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Ancak, HGK’nun 19.04.2006 tarih ve 2006/11-58 esas ve 2006/228 karar sayılı ilamı ve Dairemizin «son» uygulamaları uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle mahkemenin «görevli» olduğu, «ihtisas» mahkemesinin sonra kurulduğu, bu mahkemenin kurulduğu tarihten sonra açılacak davalarda görevli olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/586 E. 2010/6497 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu karardaAnılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da, bu tür davalara «denizcilik ihtisas» mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla Asliye Mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı Asliye Mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir..
… fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasa'nın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yükse …
Dolayısıyla «görevli» mahkeme, Denizcilik İhtisas Mahkemesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · kamu düzeni · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaMahkemelerin görevi «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
Denizcilik «ihtisas» mahkemesinin «görev alanına» giren davalarda dava konusunun değerinin de bir önemi yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10062 E. 2014/254 K.
Ortak:yargı çevresi · deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · dava sebebi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Y.. «taşıyan» olmadıkları için TTK.'nın 806.maddesi kapsamı dışında kalıp, «kusurlarının» bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamaması «sebebi» ile adı geçen davalılara kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle; davalı D.A.Deniz Taşımacılık A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile 6.574,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalı D.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası ile getirilen düzenleme gereği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de «denizcilik ihtisas» mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlıkta İskenderun 1.
Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
… desine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Bağlama ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9429 E. 2015/9700 K.
Ortak:deniz ticareti · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» bulunduğu dikkate alınarak, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir 2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
… fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasa'nın Dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yükse …
Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararıyla da bu tür davalara Denizcilik İhtisas Mahkemesi bulunmayan yerlerde Ticaret Mahkemesi varsa 1 numaralı Ticaret Mahkemesi, Ticaret Mahkemesi yok ise 1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak «görevlendirildiği» belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş mahkemesi görev alanı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, tarafların sundukları ve özellikle davacının «ibraz» ettiği kayıtlardan davalının borcunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine, itiraz edilen 1.784,44 Euro üzerinden %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin «görev alanı» tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın «deniz ticaretinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17957 E. , 2014/7383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 09/07/2013
NUMARASI 2010/53-2013/241
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2013 tarih ve 2010/53-2013/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı D. A. D.Taş ve Turizm Hiz. İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.05.2008 tarihinde D.A. firmasının işletmesinde olan Y.–3 isimli yolcu gemisi ile yolculuk yaptığı, teknenin iskeleye yaklaştığında davacının inmek isterken kayarak düştüğünü, teknenin ön burun kısmının kaplamasının muşamba olup üzerinde su ve mazot bulunmasının olayın meydana gelmesinde etken olduğunu, kaza sonucu davacının kalçasında meydana gelen kırık sebebi ile bir dizi tedavi görmek zorunda kaldığını, halen tam olarak iyileşmediğini, geçirmiş olduğu ameliyatlar ve tedavi sürecinin uzun sürdüğünü, davalı tarafın tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde tekneyi kullanması sonucu meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin yaralandığını, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 7.000,00 TL manevi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 6.574,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, esas yönden de ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını, müvekkili firmaya ait teknede belirtilen şekilde herhangi bir kazanın meydana gelmediğini, davacının teknenin iskeleye yanaşıp hemen hemen tüm salon boşaldıktan sonra iç yolcu salonunda düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 23.05.2008 tarihinde davalı firmaya ait teknede, geminin iskeleye yanaşmasından sonra iç yolcu salonunda düşerek yaralandığı, olay sebebiyle davalı şirket tarafından herhangi bir tutanak tanzim edilmediği, kaza bildiriminin yapılmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının ayağının kayması sonucu düştüğü, TTK'nın ilgili maddesi gereğince taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olup, yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları taşıyıcının tazmin edeceği, ancak taşıyıcı, kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde tazminattan kurtulacağının açıkça belirtilmiş olup, dava konusu yaralanma olayının davalı Dentur firmasına ait teknede meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını gösteren herhangi bir kanıt dosyaya sunulmadığından davalı şirketin davacının zararından sorumlu olduğu, diğer davalılar E..
Y.. ve A.. Y.. taşıyan olmadıkları için TTK.'nın 806.maddesi kapsamı dışında kalıp, kusurlarının bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamaması sebebi ile adı geçen davalılara kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle; davalı D.A.Deniz Taşımacılık A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile 6.574,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2008 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı D. A. Deniz Taşımacılık A.Ş.'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar E.. Y.. ve A.. Y.. haklarındaki davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı D. A. Deniz Taş ve Turizm Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, yine davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete getirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiş olup, bu hususlar aynı Kurul'un 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı Kararı ile de bir kez daha vurgulanmıştır.
Somut olayda, dava, denizde yolcu taşıması nedeniyle meydana gelen kaza sonucu taşıyıcı aleyhine açılan tazminat davası olup,işbu dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Mülga 6762 sayılı TTK'nın "Deniz Ticareti" başlıklı 4. Kitabında düzenlenen 1061 vd. madde hükümlerinin de uygulanması gerektiğinden, bu iddiayı içeren davanın görülüp sonuçlandırılmasının öncelikle Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girdiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevli olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı D.A. Deniz Taş ve Turizm Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı D.A. Deniz Taş ve Turizm Hizmetleri İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101639200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz