Nispi vekalet ücreti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/138 E. 2012/21136 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi vekalet ücreti↗ ticari işletme↗ ibra↗ maktu vekalet ücreti↗ basiretli tacir↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ vekalet ücreti↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacı şirketin özkaynağı ile değil borç olan kaynaklarla ticari faaliyetini sürdürdüğü, banka ve finans kurumlarından kredi kullandığı, zararın büyümesi nedeniyle yeniden kredi temin edilemeyeceği ve eski krediler kat edilme durumu söz konusu olup, davalı yönetim kurulu üyelerinin finansman giderlerinin kısmen aktifleştirdikleri ve kredibilite sağladıkları, bu işlemlerin şirket genel kurulunda kabul edilerek eyleme dönüştüğü, bu durumun şirketi zararlandırıcı olarak değerlendirilemeyeceği, bilanço onaylarında ibraların açık ibra olup, sonraki genel kurulda hükümsüz sayılmasının da yerinde olmadığı, davalıların sorumluluklarına iddialar çerçevesinde gidilemeyeceği, o dönem itibari ile davalıların şirketin faaliyetini sağlayabilmek ve hayatiyetini devam ettirmek amacıyla üretici çözümler çerçevesinde işlem ve kararlar alarak uyguladıkları, hiçbir ticari işletmenin kendisini zarara sokan eyleme onay vermesinin ve fiiliyata geçirmesininde ticari kural ve etik değerler çerçevesinde, basiretli bir tacir olarak kabul görmeyeceği gerekçesiyle davanın bir kez daha reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ...vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan ...vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 133/son maddesi kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11819 E. 2015/8490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine davacı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, «kayyım» ücretlerinin davalı şirket özkaynaklarından karşılanmasının uygun olacağı gerekçesiyle davanın bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9971 E. 2014/19295 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davada davacının «bankacılık işlemlerine» ve etik değerlere uygun hareket etmediği ve talebinin yerinde olmadığı, karşı dava yönünden de talebin «cezai şart» olarak nitelendirildiği ve bu nedenle yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11746 E. 2014/17362 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı
Benzer bu karardaMahkemece, «şirketi zarara» sokan işlemlerin davalı ...'ın denetçi olduğu dönemde gerçekleşmediği gerekçesiyle bu davalı aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılara aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karar davacı vekili, davalılar ..., ..., ...‘nın temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9444 E. 2015/6159 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, asıl dava yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, «sözleşmenin ihlalinin» de sabit olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise bir kez daha kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10644 E. 2013/13287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaMahkemece,davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda, davalının, davacıya ait tescilli markayı kullanmasının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/138 E. , 2012/21136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.02.2010 tarih ve 2009/136-2010/47 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av...ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...'nin 1.7.2002 gün ve 441 nolu kararı ile hisseleri tamamen fona intikal eden Bayındırbank A.Ş. ile devir yolu ile birleşen İktisat Bankası A.Ş'nin eski ortaklarından ve yöneticilerinden olan fon alacaklarının tahsili ile fonun Edayat Yatçılık A.Ş'den olan alacaklarının tahsili bakımından Edayat A.Ş'nin temettü hariç, ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı yasanın 15/7-a. maddesi gereğince ... tarafından el konulduğunu, müvekkillerinin fon tarafından atanan denetçiler olduğunu, 2001-2002 yıllarına ait genel kurulun 22.10.2004 tarihinde yapıldığını ve yönetim ve denetim kurulları aleyhine dava açılmasına karar verildiğini, davalıların 02.11.2000 tarihinde 2000/2 nolu kararla Anet A.Ş'nin %20 hissesini alınmasına karar vererek, şirketin Avrupa ve Amerika
Holding A.Ş'ne 176.000.000.000 TL borçlanmasına neden olduklarını, 28.02.2000 tarihinde 2000/1 nolu karar ile şirkete hiçbir temettü sağlamayacak olan Edamir Tur. A.Ş'nin 50.000 adet hissesini 500.000.000 TL bedelle alarak yine Avrupa ve Amerika Holding A.Ş'ne şirketin borçlanmasına neden olduklarını, 31.12.2002 tarihinde şirketi İktisat Bankası'na borçlandırarak Avrupa ve Amerika Holding A.Ş'ne 8.800.000.000.000 TL ve Cine Beş A.Ş'ne 6.700.000.000.000 TL aktardıklarını, denetçilerinde bu duruma müdahale etmediklerini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100.000.000 TL'nın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ... vekili 24.02.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 15.676.500 YTL'nın faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, öncelikle davanın TTK'nun 340 delaleti ile 309. madde hükmü gereğince zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin kararın alındığı piyasa şartlarına göre 2000/2 nolu kararla ilgili sorumluluklarının bulunmadığını, bu kararda müvekkili ...’in imzasının bulunmadığını, 2000/1 nolu alınan kararda alınan hisse senetlerinin rayiç bedele uygun olduğunu ve yine bu kararda müvekkili ...’in imzasının bulunmadığını, müvekkillerinin 31.12.2002 tarihinde yönetim kurulu üyesi olmadıklarını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar Adnan Murat Taşpınar ve ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ...’nin 02.05.1998-24.07.2000 tarihleri arasında ve Adnan Taşpınar’ın 2.5.1998-14.11.2000 tarihleri arasında görevde bulundukları sürede Edeyat Yatçılık A.Ş'nin borç ve bankalardan kredi alınması gibi kararlarda imzalarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin şirketin zarara uğramasına neden olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacı şirketin özkaynağı ile değil borç olan kaynaklarla ticari faaliyetini sürdürdüğü, banka ve finans kurumlarından kredi kullandığı, zararın büyümesi nedeniyle yeniden kredi temin edilemeyeceği ve eski krediler kat edilme durumu söz konusu olup, davalı yönetim kurulu üyelerinin finansman giderlerinin kısmen aktifleştirdikleri ve kredibilite sağladıkları, bu işlemlerin şirket genel kurulunda kabul edilerek eyleme dönüştüğü, bu durumun şirketi zararlandırıcı olarak değerlendirilemeyeceği, bilanço onaylarında ibraların açık ibra olup, sonraki genel kurulda hükümsüz sayılmasının da yerinde olmadığı, davalıların sorumluluklarına iddialar çerçevesinde gidilemeyeceği, o dönem itibari ile davalıların şirketin faaliyetini sağlayabilmek ve hayatiyetini devam ettirmek amacıyla üretici çözümler çerçevesinde işlem ve kararlar alarak uyguladıkları, hiçbir ticari işletmenin kendisini zarara sokan eyleme onay vermesinin ve fiiliyata geçirmesininde ticari kural ve etik değerler çerçevesinde, basiretli bir tacir olarak kabul görmeyeceği gerekçesiyle davanın bir kez daha reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ...vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan ...vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 133/son maddesi kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ...vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının 8 nolu bendinden "69.042,65" ibaresinin çıkarılarak "1.000,00 TL maktu" ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066061800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz