6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Donatanın sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12128 E. 2012/19104 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
donatanın sorumluluğu sorumluluk sınırlaması deniz ticareti destekten yoksun kalma tazminatı donatan vekalet ücreti takdiri kâr mahrumiyeti taşıma sözleşmesi taşıyan maddi tazminat sigorta poliçesi vekalet ücreti teminat temsil görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1130

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak davalılardan ... ve ...'in eşit hisse ile gemi donatanı oldukları, gemiyi sefere çıkmadan önce sefere hazır şekilde bulundurma, yeterli teknik donanım ve belgelere sahip kaptan aracılığıyla sefer yapılmasını temin etme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıların % 40 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'in yeterli belgeye sahip olmamasına rağmen kaptanlık yaptığı, geminin su almaya başlamasından sonra yeterli bilgi donanımına sahip olmadığından suyun ve yolcuların tahliyesi hususunda gereğini yapamadığından % 50 oranında kusurlu olduğu, panik üzerine aceleci davranan yolcuların da % 10 oranında kusurlu oldukları, davacı eş ... ile reşit olmamış olan çocukların (..., ... ve ...) destekten yoksun kalma tazminatının belirlendiği, davacı ... evli ve reşit olduğundan destekten yoksun kaldığının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davalılar... ve ... hakkında açılan davaların vazgeçme nedeniyle reddine, davacılar ... için 20.000 TL, ... için 3.409 TL, ... için 3.181 TL ve ... için 3.410 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve Ankara Sigorta A.Ş.’den (sigorta şirketi sigorta limitleriyle sorumlu tutularak) müteselsilen tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın ..., ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin (2) numaralı, davalı ... vekilinin (3) numaralı, mümeyyiz davalılar vekillerinin (4) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Davalı ... A.Ş. kaza yapan yatın Yat Sigorta Poliçesini düzenlemiş olup, poliçede üçüncü şahıslara karşı sorumluluğun (11 nolu klozdaki) tekne bedelinin %20'si ile sınırlı olduğu, teminatın teknenin denize elverişlilik belgesinin sigorta süresince devamlılığı kaydıyla geçerli bulunduğunu savunmuştur. Bilirkişilerce bu hususlarda hiç bir görüş bildirilmemiş, mahkeme gerekçesinde de bu konuda hiçbir değerlendirme ve tartışma yapılmamıştır. Davalının savunmaları doğrultusunda inceleme yapılıp bilirkişiden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunmada bahsi geçen bu hususlar ve poliçede geçen 11 nolu kloz incelenmeden karar verilmesi ve doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.

3) Dava, denizde yolcu taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, TTK’nun 1130. maddesinde “Taşıyanın yolcuları sağ salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyetin yerine getirilmemesi neticesinde yolcular ve ölümleri halinde yardımlarından mahrum kalanlar lehine doğan tazminat hakları 806. madde hükümlerine tabidir. Şu kadar ki, donatanın gemi ve navlunla mahdut olarak mesul tutulmasına ilişkin hükümler mahfuzdur” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda davalı donatanın sorumluluğunun sınırlı olduğu gözetilerek bu konuda Deniz Ticareti kürsüsünde görevli öğretim görevlisi, sigortacı ve aktüerya uzmanından oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, Türkiye bakımından 01.07.1998 tarihinde yürürlüğe giren 1976 Londra Konvansiyonu da değerlendirilmek suretiyle davalı donatanın maddi ve manevi sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, bu madde hükmü gözetilip değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.

4) Davacı ... hakkında yapılan yargılamada, mahkeme gerekçesinde maddi tazminata hak kazanmadığı belirtilmiş ise de, bu davacı yönünden maddi tazminat isteminin reddine dair hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru bulunmamış, kararın bu yönden de mümeyyiz davalılar Ankara Sigorta ve ... yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kâr mahrumiyeti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/470 E. 2019/7588 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1388 E. 2020/5003 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4298 E. 2015/11814 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • Geçerli icra takibi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2970 E. 2015/9764 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12128 E.  ,  2012/19104 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/05/2011 tarih ve 2006/41-2011/696 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalılar ... ve ...’in malik oldukları davalı ... yönetimindeki gemide meydana gelen kaza nedeniyle vefat eden Yıldız’ın eşi ve çocukları (..., ..., ..., Elif) olan müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını ve manevi zararlarının olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL maddi, her bir davacı için ayrı ayrı 7.500 TL manevi tazminatın, ıslahla (... için 20.000 TL, ... için 3.409 TL, ... için 3.181 TL ve ... için 3.410 TL maddi) 30.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, yat sigorta poliçesi ile sigortalı teknenin yeterli denizci ehliyetine sahip olmayan kişilerce sevk ve idaresinden kaynaklanan ziya ve hasarların teminat harici olduğunu, teknenin denize elverişlilik belgesinin devamlılığının gerektiğini, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin gemi değeri ile sorumlu olduğunu, başkaca sorumluluğunun olmayacağını, kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.

Davalılar ..., ... ve ..., duruşmalara katılmamışlardır.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak davalılardan ... ve ...'in eşit hisse ile gemi donatanı oldukları, gemiyi sefere çıkmadan önce sefere hazır şekilde bulundurma, yeterli teknik donanım ve belgelere sahip kaptan aracılığıyla sefer yapılmasını temin etme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıların % 40 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'in yeterli belgeye sahip olmamasına rağmen kaptanlık yaptığı, geminin su almaya başlamasından sonra yeterli bilgi donanımına sahip olmadığından suyun ve yolcuların tahliyesi hususunda gereğini yapamadığından % 50 oranında kusurlu olduğu, panik üzerine aceleci davranan yolcuların da % 10 oranında kusurlu oldukları, davacı eş ...

ile reşit olmamış olan çocukların (..., ... ve ...) destekten yoksun kalma tazminatının belirlendiği, davacı ... evli ve reşit olduğundan destekten yoksun kaldığının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davalılar... ve ... hakkında açılan davaların vazgeçme nedeniyle reddine, davacılar ... için 20.000 TL, ... için 3.409 TL, ... için 3.181 TL ve ... için 3.410 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve Ankara Sigorta A.Ş.’den (sigorta şirketi sigorta limitleriyle sorumlu tutularak) müteselsilen tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 3.000 TL manevi tazminatın ..., ... ve ...'den müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin (2) numaralı, davalı ... vekilinin (3) numaralı, mümeyyiz davalılar vekillerinin (4) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2) Davalı ... A.Ş. kaza yapan yatın Yat Sigorta Poliçesini düzenlemiş olup, poliçede üçüncü şahıslara karşı sorumluluğun (11 nolu klozdaki) tekne bedelinin %20'si ile sınırlı olduğu, teminatın teknenin denize elverişlilik belgesinin sigorta süresince devamlılığı kaydıyla geçerli bulunduğunu savunmuştur. Bilirkişilerce bu hususlarda hiç bir görüş bildirilmemiş, mahkeme gerekçesinde de bu konuda hiçbir değerlendirme ve tartışma yapılmamıştır. Davalının savunmaları doğrultusunda inceleme yapılıp bilirkişiden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunmada bahsi geçen bu hususlar ve poliçede geçen 11 nolu kloz incelenmeden karar verilmesi ve doğru olmamış, kararın davalı ...

yararına bozulması gerekmiştir.

3) Dava, denizde yolcu taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, TTK’nun 1130. maddesinde “Taşıyanın yolcuları sağ salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyetin yerine getirilmemesi neticesinde yolcular ve ölümleri halinde yardımlarından mahrum kalanlar lehine doğan tazminat hakları 806. madde hükümlerine tabidir. Şu kadar ki, donatanın gemi ve navlunla mahdut olarak mesul tutulmasına ilişkin hükümler mahfuzdur” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda davalı donatanın sorumluluğunun sınırlı olduğu gözetilerek bu konuda Deniz Ticareti kürsüsünde görevli öğretim görevlisi, sigortacı ve aktüerya uzmanından oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, Türkiye bakımından 01.07.1998 tarihinde yürürlüğe giren 1976 Londra Konvansiyonu da değerlendirilmek suretiyle davalı donatanın maddi ve manevi sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, bu madde hükmü gözetilip değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ...

yararına bozulması gerekmiştir.

4) Davacı ... hakkında yapılan yargılamada, mahkeme gerekçesinde maddi tazminata hak kazanmadığı belirtilmiş ise de, bu davacı yönünden maddi tazminat isteminin reddine dair hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi, kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru bulunmamış, kararın bu yönden de mümeyyiz davalılar Ankara Sigorta ve ... yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalılar Ankara Sigorta ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş.yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar Ankara Sigorta A.Ş. ve ... yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 647.10 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065704300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.