Kâr mahrumiyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/470 E. 2019/7588 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr mahrumiyeti↗ taşıma sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafın 03/07/2009 tarihinde Kadıköy-Avcılar-Büyükçekmece seferini yapan deniz otobüsünden son durak olan Büyükçekmece'de inerken iniş platformunun çok dik ve inişe elverişsiz olması sebebiyle düşerek yaralandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu ancak davacının diğer yolcuların itmesi sonucunda mı düştüğü hususunda tam bir kanaat oluşmadığı ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, denizde yolcu taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, davacı yolcunun davalı işletmeye ait gemiden inişi sırasında gemiyi henüz terketmeden düşmesi sonucu ayağının kırıldığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihi itibariyle yürülükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun taşıyanın ölüm veya cismani zarar halindeki mükellefiyetleri başlıklı 1130. maddesinde “Taşıyanın yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyetin yerine getirilmemesi neticesinde yolcular ve ölümleri halinde yardımlarından mahrum kalanlar lehine doğan tazminat hakları 806 ncı madde hükümlerine tabidir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda taşıyanın, yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyeti yerine getirmemesi neticesinde yolcunun uğramış olduğu cismani zararı 6762 sayılı TTK’nın 1130. ve bu maddeki atıfla 806. maddesi kapsamında gidermekle yükümlüdür.Somut olayda, anılan yasa hükümleri ve davacının kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek tazminat hesabı yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12128 E. 2012/19104 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · taşıma sözleşmesi · taşıyan
İncelediğiniz karardaOlay tarihi itibariyle yürülükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun «taşıyanın» ölüm veya cismani zarar halindeki mükellefiyetleri başlıklı 1130. maddesinde “Taşıyanın yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyetin yerine getirilmemesi neticesinde yolcular ve ölümleri halinde yardımlarından «mahrum» kalanlar lehine doğan tazminat hakları 806 ncı madde hükümlerine tabidir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava, denizde yolcu «taşıma sözleşmesi» nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, davacı yolcunun davalı işletmeye ait gemiden inişi sırasında gemiyi henüz terketmeden düşmesi sonucu ayağının kırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda «taşıyanın», yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyeti yerine getirmemesi neticesinde yolcunun uğramış olduğu cismani zararı 6762 sayılı TTK’nı …
Benzer bu kararda3) Dava, denizde yolcu «taşıma sözleşmesi» nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, TTK’nun 1130. maddesinde “Taşıyanın yolcuları sağ salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyetin yerine getirilmemesi neticesinde yolcular ve ölümleri halinde yardımlarından «mahrum» kalanlar lehine doğan tazminat hakları 806. madde hükümlerine tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatanın sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · destekten yoksun kalma tazminatı · donatan · vekalet ücreti takdiri · maddi tazminat · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak davalılardan ... ve ...'in eşit hisse ile gemi «donatanı» oldukları, gemiyi sefere çıkmadan önce sefere hazır şekilde bulundurma, yeterli teknik donanım ve belgelere sahip kaptan aracılığıyla sefer yapılmasını temin etme yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıların % 40 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'in yeterli belgeye sahip olmamasına rağmen kaptanlık yaptığı, geminin su almaya başlamasından sonra yeterli bilgi donanımına sahip olmadığından suyun ve yolcuların tahliyesi hususunda gereğini yapamadığından % 50 oranında kusurlu olduğu, panik üzerine aceleci davranan yolcuların da % 10 oranında kusurlu oldukları, davacı eş ... ile reşit olmamış olan çocukların (..., ... ve ...) «destekten yoksun kalma tazminatının» belirlendiği, davacı ... evli ve reşit olduğundan destekten yoksun kaldığının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davalılar... ve ... hakkında açılan davaların vazgeçme nedeniyle reddine, davacılar ... için 20.000 TL, ... için 3.409 TL, ... için 3.181 TL ve ... için 3.410 TL «maddi tazminatın» davalılar ..., ..., ... ve Ankara Sigorta A.Ş.’den (sigorta şirketi sigorta limitleriyle sorumlu tutularak) müteselsilen tahsiline, her bir davacı için ayrı ayrı 3 …
Bu durumda davalı «donatanın sorumluluğunun sınırlı» olduğu gözetilerek bu konuda Deniz Ticareti kürsüsünde «görevli» öğretim görevlisi, sigortacı ve aktüerya uzmanından oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak, Türkiye bakımından 01.07.1998 tarihinde yürürlüğe giren 1976 Lond …
4) Davacı ... hakkında yapılan yargılamada, mahkeme gerekçesinde «maddi tazminata» hak kazanmadığı belirtilmiş ise de, bu davacı yönünden maddi tazminat isteminin reddine dair hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi, kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi de doğru bulunmamış, kararın bu yönden de mümeyyiz davalılar Ankara Sigorta ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş. kaza yapan yatın Yat Sigorta Poliçesini düzenlemiş olup, poliçede üçüncü şahıslara karşı sorumluluğun (11 nolu klozdaki) tekne bedelinin %20'si ile sınırlı olduğu, «teminatın» teknenin denize elverişlilik belgesinin sigorta süresince devamlılığı kaydıyla geçerli bulunduğunu savunmuştur.
-
Destekten yoksun kalma tazminatının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2552 E. 2013/4746 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı
Benzer bu kararda1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. ...- Dava, «destekten yoksun kalma tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16939 E. 2012/19876 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyan
İncelediğiniz karardaDava, denizde yolcu «taşıma sözleşmesi» nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, davacı yolcunun davalı işletmeye ait gemiden inişi sırasında gemiyi henüz terketmeden düşmesi sonucu ayağının kırıldığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihi itibariyle yürülükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun «taşıyanın» ölüm veya cismani zarar halindeki mükellefiyetleri başlıklı 1130. maddesinde “Taşıyanın yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyetin yerine getirilmemesi neticesinde yolcular ve ölümleri halinde yardımlarından «mahrum» kalanlar lehine doğan tazminat hakları 806 ncı madde hükümlerine tabidir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu durumda «taşıyanın», yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyeti yerine getirmemesi neticesinde yolcunun uğramış olduğu cismani zararı 6762 sayılı TTK’nı …
Benzer bu kararda1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · ibra · hizmet sözleşmesi · taşıyıcı · yasal faiz · kusur · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda davalı «taşıyıcının sorumluluktan kurtulma» konusunda şart olan kusursuzluğunu kanıtlayamadığından davalının kusuruna isabet eden miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri hedefleyen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda davalı «taşıyıcının» taşınan işçilerin yaralandığı kazada kusurlu olduğu ceza dosyasına «ibraz» edilen bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabittir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/470 E. , 2019/7588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK VE İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/10/2018 tarih ve 2014/1106-2018/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 03/07/2009 tarihinde Kadıköy-Avcılar-Büyükçekmece seferini yapan deniz otobüsünde yolcu olarak bulunduğunu, son durak olan Büyükçekmece'de inerken iniş platformunun çok dik ve inişe elverişsiz olması sebebiyle düşerek yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 24.936 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davaya bakma görevinin İstanbul Denizcilik İhtihasas Mahkemesi'ne ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesini, deniz otobüsünden inen bir çok yolu olmasına rağmen yaralanan tek yolcunun davacı olduğunu, davacının şahsi kusuru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafın 03/07/2009 tarihinde Kadıköy-Avcılar-Büyükçekmece seferini yapan deniz otobüsünden son durak olan Büyükçekmece'de inerken iniş platformunun çok dik ve inişe elverişsiz olması sebebiyle düşerek yaralandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu ancak davacının diğer yolcuların itmesi sonucunda mı düştüğü hususunda tam bir kanaat oluşmadığı ve davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, denizde yolcu taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup, davacı yolcunun davalı işletmeye ait gemiden inişi sırasında gemiyi henüz terketmeden düşmesi sonucu ayağının kırıldığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihi itibariyle yürülükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun taşıyanın ölüm veya cismani zarar halindeki mükellefiyetleri başlıklı 1130. maddesinde “Taşıyanın yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyetin yerine getirilmemesi neticesinde yolcular ve ölümleri halinde yardımlarından mahrum kalanlar lehine doğan tazminat hakları 806 ncı madde hükümlerine tabidir.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda taşıyanın, yolcuları sağ ve salim olarak ulaştırma mükellefiyeti ve bu mükellefiyeti yerine getirmemesi neticesinde yolcunun uğramış olduğu cismani zararı 6762 sayılı TTK’nın 1130. ve bu maddeki atıfla 806. maddesi kapsamında gidermekle yükümlüdür.Somut olayda, anılan yasa hükümleri ve davacının kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek tazminat hesabı yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/563609400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz