Limited şirket müdürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11618 E. 2012/19090 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürlüğü↗ ttk 547↗ infazda tereddüt↗ şirket müdürlüğü↗ rekabet yasağı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ istifa↗ infaz↗ oy yasağı↗ limited şirket↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ile davalı şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davacı şirketin ticaret unvanındaki ayırt edici unsur "Terra" ibaresinin davalı şirket unvanında kullanılmasının TTK’nun 57/5 maddesi uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiği, davalı ...’ın davacı şirket müdürlüğünden 22.06.2006 tarihinde istifa etmesinden önce davalı şirketi 09.02.2006 tarihinde kurmak, bu süre içinde davacı şirketin ofisini kullanıp, kendi şirket merkezine dönüştürmek suretiyle TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen limited şirket müdürleri bakımından rekabet yasağı kuralına aykırı davrandığı, davalıların haksız eylemleri sonucunda davacı şirketin maddi zararlarının kesin bir şekilde hesaplanması mümkün olmadığından BK’nun 42. maddesine göre maddi tazminatın, BK’nun 49. maddesindeki koşullar gerçekleştiğinden manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...’in tüm temyiz itirazlarının, davalı şirketin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece davalı şirket unvanındaki “Terra” ibaresinin kulanımının TTK’nun 57/5. maddesi uyarınca haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle davalı şirket eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir. Oysa, mahkemenin ilk kararında davalı şirketin tescilli unvanının kullanılması eyleminin haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle ret kararı verilmiş olup, Dairemizin 25.05.2010 tarihli 2008/11163 E. 2010/5877 K. sayılı ilamının 1. bendi ile de bu yöne ilişkin davacı temyizi reddedilmek suretiyle mahkeme kararı anılan gerekçe itibarıyla kesinleşmiştir. Mahkemece söz konusu Dairemiz kararının 2. bendinde açıklanan bozma kararına uyulduğuna göre, davalı şirket eyleminin TTK’nun 57. maddesinde sayılan ve unvanında “Terra” ibaresinin kullanılmasının dışında kalan diğer eylemlerinden dolayı haksız rekabet yaratılıp yaratılmadığının tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, daha önce kesinleşen ve davalı şirket unvanında yer alan “Terra” ibaresinin davalı şirket faaliyetlerinde kullanımının TTK’nun 57/5. maddesi gereğince haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hüküm fıkrasında TTK’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından söz konusu eylemler belirtilmeksizin ve infazda tereddüte yol açacak şekilde sadece tespit ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesi isabetli görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6644 E. 2011/10395 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · ilan · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve «iltibas» oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından «terkini» ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin «ilanına», maddi ve manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/4980 E, 2010/11125 K sayılı ilamıyla dava …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4980 E. 2010/11125 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… aliyet gösterdikleri, davacı şirketin ticaret unvanındaki ayırt edici unsur "Terra" ibaresinin davalı şirket unvanında kullanılmasının TTK’nun 57/5 maddesi uyarınca «haksız rekabete» sebebiyet verdiği, davalı ...’ın davacı «şirket müdürlüğünden» 22.06.2006 tarihinde «istifa» etmesinden önce davalı şirketi 09.02.2006 tarihinde kurmak, bu süre içinde davacı şirketin ofisini kullanıp, kendi «şirket merkezine» dönüştürmek suretiyle TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen «limited şirket müdürleri» bakımından «rekabet yasağı» kuralına aykırı davrandığı, davalıların haksız eylemleri sonucunda davacı şirketin maddi zararlarının «kesin» bir şekilde hesaplanması mümkün olmadığından BK’nun 42. maddesine göre «maddi tazminatın», BK’nun 49. maddesindeki koşullar gerçekleştiğinden manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve madd …
2) Mahkemece davalı şirket unvanındaki “Terra” ibaresinin kulanımının TTK’nun 57/5. maddesi uyarınca «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle davalı şirket eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mahkemenin ilk kararında davalı şirketin tescilli unvanının kullanılması eyleminin «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle ret kararı verilmiş olup, Dairemizin 25.05.2010 tarihli 2008/11163 E.
Benzer bu karardaNe var ki somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirketin kurucusunun kısa süre öncesine kadar davacı «şirkette müdürlük» yapması, bu şirketin kuruluşundan sonraki iddia edilen eylemleri dikkate alınarak davalının «kötü niyetinin» bulunup bulunmadığının TMK’ nun 2 ve TK’ nun 54. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuken korunup korunmayacağının belirlenmesi, bu bağlamda davalının, TTK’nun 54. maddesi kapsamında «kusuru» bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, kusurlu olduğunun kabulü halinde TTK’ nun 54. maddesi gereğince davacının maddi zararının tazmini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle «maddi tazminat» isteminin de reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
İlke olarak, tescilli «ticaret unvanının» terkinine kadar kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacağı bu nedenle de maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği doğrudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · ticaret unvanı · kötü niyet · terkin · ilan · kusur · iltibas
Benzer bu kararda… i raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve «iltibas» oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından «terkini» ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin «ilanına», maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanın «ticaret sicilinden terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Ne var ki somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirketin kurucusunun kısa süre öncesine kadar davacı «şirkette müdürlük» yapması, bu şirketin kuruluşundan sonraki iddia edilen eylemleri dikkate alınarak davalının «kötü niyetinin» bulunup bulunmadığının TMK’ nun 2 ve TK’ nun 54. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuken korunup korunmayacağının belirlenmesi, bu bağlamda davalının, TTK’nun 54. maddesi kapsamında «kusuru» bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, kusurlu olduğunun kabulü halinde TTK’ nun 54. maddesi gereğince davacının maddi zararının tazmini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlke olarak, tescilli «ticaret unvanının» terkinine kadar kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacağı bu nedenle de maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği doğrudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11618 E. , 2012/19090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2011/57-2011/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1995 yılında kurulduğunu, şirketin sorumlu müdürü olan davalı ...'ın 09.02.2006 tarihinde aynı alanda faaliyet yapmak üzere diğer davalı şirketi kurduğunu ve davacının ofisini işgal ettiğini, daha sonra 22.06.2006 tarihinde sorumlu müdürlükten istifa ettiğini, müvekkilinin faaliyet alanında kullanılan gereçleri de işgal ettiğini, davacıya ait telefon ve faks numaralarını yeni şirket için kullandığını, davacının hesapları uhdesine geçirip, paraları kendi adına aktardığını, davalı şirketin haksız rekabette bulunduğunu, davalı ...’ın TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız olduğunun tespitini, men'i ile maddi durumun ortadan kaldırılmasını, 5.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ...’ın 27.01.2006 tarihinde sözlü olarak istifa ettiğini, yeni şirketin faaliyet konularının farklı olduğunu, haksız rekabet bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ile davalı şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davacı şirketin ticaret unvanındaki ayırt edici unsur "Terra" ibaresinin davalı şirket unvanında kullanılmasının TTK’nun 57/5 maddesi uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiği, davalı ...’ın davacı şirket müdürlüğünden 22.06.2006 tarihinde istifa etmesinden önce davalı şirketi 09.02.2006 tarihinde kurmak, bu süre içinde davacı şirketin ofisini kullanıp, kendi şirket merkezine dönüştürmek suretiyle TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen limited şirket müdürleri bakımından rekabet yasağı kuralına aykırı davrandığı, davalıların haksız eylemleri sonucunda davacı şirketin maddi zararlarının kesin bir şekilde hesaplanması mümkün olmadığından BK’nun 42.
maddesine göre maddi tazminatın, BK’nun 49. maddesindeki koşullar gerçekleştiğinden manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...’in tüm temyiz itirazlarının, davalı şirketin aşağıdaki (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece davalı şirket unvanındaki “Terra” ibaresinin kulanımının TTK’nun 57/5. maddesi uyarınca haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle davalı şirket eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir. Oysa, mahkemenin ilk kararında davalı şirketin tescilli unvanının kullanılması eyleminin haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle ret kararı verilmiş olup, Dairemizin 25.05.2010 tarihli 2008/11163 E. 2010/5877 K. sayılı ilamının 1. bendi ile de bu yöne ilişkin davacı temyizi reddedilmek suretiyle mahkeme kararı anılan gerekçe itibarıyla kesinleşmiştir. Mahkemece söz konusu Dairemiz kararının 2. bendinde açıklanan bozma kararına uyulduğuna göre, davalı şirket eyleminin TTK’nun 57.
maddesinde sayılan ve unvanında “Terra” ibaresinin kullanılmasının dışında kalan diğer eylemlerinden dolayı haksız rekabet yaratılıp yaratılmadığının tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, daha önce kesinleşen ve davalı şirket unvanında yer alan “Terra” ibaresinin davalı şirket faaliyetlerinde kullanımının TTK’nun 57/5. maddesi gereğince haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hüküm fıkrasında TTK’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından söz konusu eylemler belirtilmeksizin ve infazda tereddüte yol açacak şekilde sadece tespit ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesi isabetli görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’in tüm, davalı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Terramaritime Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Terramaritime Tic Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065698400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz