6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket müdürlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4980 E. 2010/11125 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürlüğü ticaret sicilinden terkin ticaret unvanı kötü niyet maddi ve manevi tazminat terkin maddi tazminat ilan kusur haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2 · TTK — TTK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve iltibas oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından terkini ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin ilanına, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalının ticaret unvanın ticaret sicilinden terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin de reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. İlke olarak, tescilli ticaret unvanının terkinine kadar kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı bu nedenle de maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği doğrudur. Ne var ki somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirketin kurucusunun kısa süre öncesine kadar davacı şirkette müdürlük yapması, bu şirketin kuruluşundan sonraki iddia edilen eylemleri dikkate alınarak davalının kötü niyetinin bulunup bulunmadığının TMK’ nun 2 ve TK’ nun 54. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuken korunup korunmayacağının belirlenmesi, bu bağlamda davalının, TTK’nun 54. maddesi kapsamında kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, kusurlu olduğunun kabulü halinde TTK’ nun 54. maddesi gereğince davacının maddi zararının tazmini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6644 E. 2011/10395 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Limited şirket müdürlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11618 E. 2012/19090 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4980 E.  ,  2010/11125 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2006/119-2008/737 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 1995 yılında, davalının ise 2006 yılında kurulduğunu, müvekkili ila aynı alanda faaliyet gösteren davalının, müvekkili şirketin ticaret unvanının esaslı unsuru olan “Terra” ibaresini tescil ettirerek müvekkilinin unvanına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, “Terra” ibaresinin davalı unvanından terkinine, ilamın gazetede ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 2.000,00 TL maddi ve 3.500,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, “Terra” ibaresinin dünya ticaretinde sıklıkla kullanıldığını, kelime üzerinde davacının korunmaya değer üstün hakkının bulunmadığını, şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden sonra unvanını “Terramartime” olarak değiştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve iltibas oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından terkini ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin ilanına, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, davalının ticaret unvanın ticaret sicilinden terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin de reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. İlke olarak, tescilli ticaret unvanının terkinine kadar kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı bu nedenle de maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği doğrudur. Ne var ki somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirketin kurucusunun kısa süre öncesine kadar davacı şirkette müdürlük yapması, bu şirketin kuruluşundan sonraki iddia edilen eylemleri dikkate alınarak davalının kötü niyetinin bulunup bulunmadığının TMK’ nun 2 ve TK’ nun 54.

maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuken korunup korunmayacağının belirlenmesi, bu bağlamda davalının, TTK’nun 54. maddesi kapsamında kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, kusurlu olduğunun kabulü halinde TTK’ nun 54. maddesi gereğince davacının maddi zararının tazmini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034699200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.