Şirket müdürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4980 E. 2010/11125 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürlüğü↗ ticaret sicilinden terkin↗ ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ maddi tazminat↗ ilan↗ kusur↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve iltibas oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından terkini ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin ilanına, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanın ticaret sicilinden terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin de reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. İlke olarak, tescilli ticaret unvanının terkinine kadar kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı bu nedenle de maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği doğrudur. Ne var ki somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirketin kurucusunun kısa süre öncesine kadar davacı şirkette müdürlük yapması, bu şirketin kuruluşundan sonraki iddia edilen eylemleri dikkate alınarak davalının kötü niyetinin bulunup bulunmadığının TMK’ nun 2 ve TK’ nun 54. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuken korunup korunmayacağının belirlenmesi, bu bağlamda davalının, TTK’nun 54. maddesi kapsamında kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, kusurlu olduğunun kabulü halinde TTK’ nun 54. maddesi gereğince davacının maddi zararının tazmini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6644 E. 2011/10395 K.
Ortak:terkin · ilan · iltibas
İncelediğiniz kararda… i raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve «iltibas» oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından «terkini» ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin «ilanına», maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanın «ticaret sicilinden terkini» ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve «iltibas» oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından «terkini» ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin «ilanına», maddi ve manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/4980 E, 2010/11125 K sayılı ilamıyla dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11618 E. 2012/19090 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaNe var ki somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirketin kurucusunun kısa süre öncesine kadar davacı «şirkette müdürlük» yapması, bu şirketin kuruluşundan sonraki iddia edilen eylemleri dikkate alınarak davalının «kötü niyetinin» bulunup bulunmadığının TMK’ nun 2 ve TK’ nun 54. maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuken korunup korunmayacağının belirlenmesi, bu bağlamda davalının, TTK’nun 54. maddesi kapsamında «kusuru» bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, kusurlu olduğunun kabulü halinde TTK’ nun 54. maddesi gereğince davacının maddi zararının tazmini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle «maddi tazminat» isteminin de reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
İlke olarak, tescilli «ticaret unvanının» terkinine kadar kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacağı bu nedenle de maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği doğrudur.
Benzer bu kararda… aliyet gösterdikleri, davacı şirketin ticaret unvanındaki ayırt edici unsur "Terra" ibaresinin davalı şirket unvanında kullanılmasının TTK’nun 57/5 maddesi uyarınca «haksız rekabete» sebebiyet verdiği, davalı ...’ın davacı «şirket müdürlüğünden» 22.06.2006 tarihinde «istifa» etmesinden önce davalı şirketi 09.02.2006 tarihinde kurmak, bu süre içinde davacı şirketin ofisini kullanıp, kendi «şirket merkezine» dönüştürmek suretiyle TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen «limited şirket müdürleri» bakımından «rekabet yasağı» kuralına aykırı davrandığı, davalıların haksız eylemleri sonucunda davacı şirketin maddi zararlarının «kesin» bir şekilde hesaplanması mümkün olmadığından BK’nun 42. maddesine göre «maddi tazminatın», BK’nun 49. maddesindeki koşullar gerçekleştiğinden manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve madd …
2) Mahkemece davalı şirket unvanındaki “Terra” ibaresinin kulanımının TTK’nun 57/5. maddesi uyarınca «haksız rekabete» neden olduğu gerekçesiyle davalı şirket eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mahkemenin ilk kararında davalı şirketin tescilli unvanının kullanılması eyleminin «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle ret kararı verilmiş olup, Dairemizin 25.05.2010 tarihli 2008/11163 E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürlüğü · infazda tereddüt · rekabet yasağı · şirket merkezi mahkemesi · istifa · infaz · oy yasağı · limited şirket
Benzer bu kararda… aliyet gösterdikleri, davacı şirketin ticaret unvanındaki ayırt edici unsur "Terra" ibaresinin davalı şirket unvanında kullanılmasının TTK’nun 57/5 maddesi uyarınca «haksız rekabete» sebebiyet verdiği, davalı ...’ın davacı «şirket müdürlüğünden» 22.06.2006 tarihinde «istifa» etmesinden önce davalı şirketi 09.02.2006 tarihinde kurmak, bu süre içinde davacı şirketin ofisini kullanıp, kendi «şirket merkezine» dönüştürmek suretiyle TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen «limited şirket müdürleri» bakımından «rekabet yasağı» kuralına aykırı davrandığı, davalıların haksız eylemleri sonucunda davacı şirketin maddi zararlarının «kesin» bir şekilde hesaplanması mümkün olmadığından BK’nun 42. maddesine göre «maddi tazminatın», BK’nun 49. maddesindeki koşullar gerçekleştiğinden manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine ve madd …
… ına uyulduğuna göre, davalı şirket eyleminin TTK’nun 57. maddesinde sayılan ve unvanında “Terra” ibaresinin kullanılmasının dışında kalan diğer eylemlerinden dolayı «haksız rekabet» yaratılıp yaratılmadığının tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, daha önce kesinleşen ve davalı şirket unvanında yer alan “Terra” ibaresinin davalı şirket faaliyetlerinde kullanımının TTK’nun 57/5. maddesi gereğince haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hüküm fıkrasında TTK’nun 58. maddesi uyarınca haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından söz konusu eylemler belirtilmeksizin ve «infazda tereddüte» yol açacak şekilde sadece tespit ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesi isabetli görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı şirket yararına bozulmas …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4980 E. , 2010/11125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2006/119-2008/737 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1995 yılında, davalının ise 2006 yılında kurulduğunu, müvekkili ila aynı alanda faaliyet gösteren davalının, müvekkili şirketin ticaret unvanının esaslı unsuru olan “Terra” ibaresini tescil ettirerek müvekkilinin unvanına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, tecavüzün önlenmesine, “Terra” ibaresinin davalı unvanından terkinine, ilamın gazetede ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 2.000,00 TL maddi ve 3.500,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “Terra” ibaresinin dünya ticaretinde sıklıkla kullanıldığını, kelime üzerinde davacının korunmaya değer üstün hakkının bulunmadığını, şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden sonra unvanını “Terramartime” olarak değiştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacı şirketten sonra kurulduğu, davacının unvanında bulunan “Terra” ibaresinin üçüncü kişileri yanıltacak ve iltibas oluşturacak şekilde davalının unvanında kullanıldığı ancak, davalının, tescilli unvanını kullandığı ve davacının, manevi haklarının ne şekilde zarar gördüğünü kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, “Terra” ibaresinin davalı unvanından terkini ile müdahalenin önlenmesine, hüküm özetinin ilanına, maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanın ticaret sicilinden terkini ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin de reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. İlke olarak, tescilli ticaret unvanının terkinine kadar kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı bu nedenle de maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği doğrudur. Ne var ki somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirketin kurucusunun kısa süre öncesine kadar davacı şirkette müdürlük yapması, bu şirketin kuruluşundan sonraki iddia edilen eylemleri dikkate alınarak davalının kötü niyetinin bulunup bulunmadığının TMK’ nun 2 ve TK’ nun 54.
maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek, davalının hukuken korunup korunmayacağının belirlenmesi, bu bağlamda davalının, TTK’nun 54. maddesi kapsamında kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, kusurlu olduğunun kabulü halinde TTK’ nun 54. maddesi gereğince davacının maddi zararının tazmini gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın maddi tazminat yönünden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034699200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz