Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8446 E. 2012/17273 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ ticari faiz↗ sebepsiz zenginleşme↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, tüm dosya kapsamı, son bilirkişi raporunun gerekçe kısmının C bendine göre, davacının birleşen dava dosyalarının davalıları olan gerçek kişilerden alacağı bulunmadığı, davalı şirketten ise 449.480,81 TL alacağı olduğu gerekçesiyle, davalı Güncel Özel Sağlık Hizmetleri İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak ve fazlaya dair hakları saklı tutularak, 10.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, diğer davalılar yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6762 sayılı TTK'nun 540/1. (6102 sayılı TTK'nun 623.) maddesi hükmüne göre, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, limited şirketlerde ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca da şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya bir kaçına bırakılabilir. Şirket müdürünün temsil yetkisinin kapsamı ise anılan kanunun 542. maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 321. maddesi hükmü uyarınca, anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine göre belirlenir.
Her ne kadar somut olayda dava, davacı şirketi temsilen yetkili müdür sıfatıyla ... tarafından açılmış ise de, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/11-182 Esas ve Karar sayılı, 25.11.2008 tarihli kararı ile, ...'in davacı Şirket'i münferit imzayla temsil ve ilzamı konusunda yetkilendirilmesine ilişkin 11.02.2008 tarih ve 569 sayılı genel kurul kararının iptaline karar verilmiş, Dairemizce de bu hüküm onanmıştır. Mahkemece davacı Şirket'e ait ticaret sicili kayıtları getirtilerek şirkete yeni bir temsilci atanıp atanmadığının araştırılması, sonucuna göre eldeki davaya devam edilip edilmeyeceği hususu belirlendikten sonra işin esasının halli gerekirken açıklanan dava şartı yerine getirilip, belirtilen eksiklik tamamlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15545 E. 2017/2667 K.
Ortak:limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nun 540/1. (6102 sayılı TTK'nun 623.) maddesi hükmüne göre, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, «limited şirketlerde» ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi «temsile» mezun ve mecburdurlar.
Şirket müdürünün «temsil» «yetkisinin» kapsamı ise anılan kanunun 542. maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 321. maddesi hükmü uyarınca, «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine göre belirlenir.
Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca da şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve «temsili» ortaklardan bir veya bir kaçına bırakılabilir.
Benzer bu karardaTTK hükümleri gereğince mahkemenin «limited şirkete müdür» atamaya yönelik «yetkisinin» bulunmaması karşısında, davacının şirkete müdür atanma talebinin reddi doğru ise de, bu talebin açıklanan gerekçe ile reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının şirketi «temsile» yetkili olduğu dönemde TTK ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine aykırı olan işlemler gerçekleştirdiği, şirketin davalının şahsi borçları ve davalının ortağı olduğu dava dışı şirketin borçları için «kefil» gösterildiği, bu nedenle şirketin borca batık hale geldiği, dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibariyle davacının davalının «şirket müdürlüğünden» azlini istemekte haklı olduğu, ancak davalının şirket müdürlüğü görevine 04/07/2005 tarihli şirket ana sözleşmesi ile 5 yıllığına seçildiği ve görev süresinin dava tarihinden sonra 04/07/2010 tarihinde sona erdiği, böylece müdürlük görevinden «azil» talebine ilişkin davanın konusuz kaldığı, 6762 sayılı TTK'nın 545. maddesi gereğince, mukavelede aksine hüküm olmadıkça ticari mümessiller ile bütün işletmeyi idare salahiyetini haiz olan ticari vekillerin ancak umumi heyet kararıyla tayin olunabileceği, bu nedenle davacının kendisinin şirket yetkilisi olarak seçilmesi talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle «şirket müdürünün azli» hususundaki davanın konusuz kalmış olması nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacının şirket yetkilisi olarak seçilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, haklı nedenlerle iki ortaklı «limited şirket müdürünün azli» ve diğer ortağın «şirket müdürü» olarak atanması istemlerine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · ticari vekil · limited şirket müdürü · şirket müdürünün azli · azil · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · kefil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının şirketi «temsile» yetkili olduğu dönemde TTK ve Vergi Usul Kanunu hükümlerine aykırı olan işlemler gerçekleştirdiği, şirketin davalının şahsi borçları ve davalının ortağı olduğu dava dışı şirketin borçları için «kefil» gösterildiği, bu nedenle şirketin borca batık hale geldiği, dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibariyle davacının davalının «şirket müdürlüğünden» azlini istemekte haklı olduğu, ancak davalının şirket müdürlüğü görevine 04/07/2005 tarihli şirket ana sözleşmesi ile 5 yıllığına seçildiği ve görev süresinin dava tarihinden sonra 04/07/2010 tarihinde sona erdiği, böylece müdürlük görevinden «azil» talebine ilişkin davanın konusuz kaldığı, 6762 sayılı TTK'nın 545. maddesi gereğince, mukavelede aksine hüküm olmadıkça ticari mümessiller ile bütün işletmeyi idare salahiyetini haiz olan ticari vekillerin ancak umumi heyet kararıyla tayin olunabileceği, bu nedenle davacının kendisinin şirket yetkilisi olarak seçilmesi talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle «şirket müdürünün azli» hususundaki davanın konusuz kalmış olması nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacının şirket yetkilisi olarak seçilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, haklı nedenlerle iki ortaklı «limited şirket müdürünün azli» ve diğer ortağın «şirket müdürü» olarak atanması istemlerine ilişkindir.
TTK hükümleri gereğince mahkemenin «limited şirkete müdür» atamaya yönelik «yetkisinin» bulunmaması karşısında, davacının şirkete müdür atanma talebinin reddi doğru ise de, bu talebin açıklanan gerekçe ile reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, şirket müdürünün ana sözleşme ile beş yıllığına atandığı ve dava tarihinden sonra görev süresinin dolduğu gerekçesiyle «şirket müdürünün azli» yönünden davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/497 E. 2013/1601 K.
Ortak:limited şirket · ticaret sicili · temsil
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nun 540/1. (6102 sayılı TTK'nun 623.) maddesi hükmüne göre, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, «limited şirketlerde» ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi «temsile» mezun ve mecburdurlar.
Mahkemece davacı Şirket'e ait «ticaret sicili» kayıtları getirtilerek şirkete yeni bir «temsilci» atanıp atanmadığının araştırılması, sonucuna göre eldeki davaya devam edilip edilmeyeceği hususu belirlendikten sonra işin esasının halli gerekirken açıklanan dava şartı yerine getirilip, belirtilen eksiklik tamamlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca da şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve «temsili» ortaklardan bir veya bir kaçına bırakılabilir.
Benzer bu karardaDosyada mevcut «ticaret sicil» «kaydına» göre şirketi «temsil» ve ilzama dava dışı ortak Sedat Sarı' nın yetkili olduğu, şirket müdürünün de bu kişi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar davacı tarafından ortağı olduğu «şirkette müdür» olarak çalıştığından bahisle geçirmiş olduğu mesaisine karşılık alacak talep edilmiş ise de, TTK.'nun 520. maddesi gereğince «limited şirketlerde pay devrinin» «pay defterine» yazılması halinde pay devrinin şirket yönünden sonuç doğuracağı, her ne kadar davacı tarafından pay devredilmiş ise de, söz konusu devrin ortaklar pay listesine ve …
1- Dava, «limitet şirket ortağının» şirkete hizmet ettiği işin karşılığının ödenmesi isteminden ibaret olup, mahkemece davacının ortak olduğundan bahisle dava reddedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · limited şirket ortağı · pay devri · şirket müdürü · yargılama giderleri · pay defteri · temlik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar davacı tarafından ortağı olduğu «şirkette müdür» olarak çalıştığından bahisle geçirmiş olduğu mesaisine karşılık alacak talep edilmiş ise de, TTK.'nun 520. maddesi gereğince «limited şirketlerde pay devrinin» «pay defterine» yazılması halinde pay devrinin şirket yönünden sonuç doğuracağı, her ne kadar davacı tarafından pay devredilmiş ise de, söz konusu devrin ortaklar pay listesine ve …
1- Dava, «limitet şirket ortağının» şirkete hizmet ettiği işin karşılığının ödenmesi isteminden ibaret olup, mahkemece davacının ortak olduğundan bahisle dava reddedilmiştir.
Dosyada mevcut «ticaret sicil» «kaydına» göre şirketi «temsil» ve ilzama dava dışı ortak Sedat Sarı' nın yetkili olduğu, şirket müdürünün de bu kişi olduğu anlaşılmaktadır.
2- Davacı ...' nun daha sonra 03.02.2010 tarihli «temlikname» ile alacağını ...'e devrettiği halde karar başlığında bu hususun gösterilmemesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11482 E. 2018/3918 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 26.569,78 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13935 E. 2014/3089 K.
Ortak:limited şirket · ticaret sicili · temsil
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK'nun 540/1. (6102 sayılı TTK'nun 623.) maddesi hükmüne göre, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, «limited şirketlerde» ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi «temsile» mezun ve mecburdurlar.
Mahkemece davacı Şirket'e ait «ticaret sicili» kayıtları getirtilerek şirkete yeni bir «temsilci» atanıp atanmadığının araştırılması, sonucuna göre eldeki davaya devam edilip edilmeyeceği hususu belirlendikten sonra işin esasının halli gerekirken açıklanan dava şartı yerine getirilip, belirtilen eksiklik tamamlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca da şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve «temsili» ortaklardan bir veya bir kaçına bırakılabilir.
Benzer bu karardaDosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalı şirket 3 ortaklı «limited şirket» olup, davalı gerçek kişilerin bu şirketin ortakları olduğu anlaşılmaktadır.
6762 sayılı TTK'nın 540. maddesi uyarınca "Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi «temsile» mezun ve mecburdurlar.
Şirket anasözleşmesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve «temsili» ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir." Bu durumda davalı şirketin anasözleşmesi getirtilmek suretiyle şirket idare ve temsilinin davalı ortaklardan biri veya tümüne ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra TMK'nın 50. maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu adı geçen davalıların sadece ortak olduklarından bahisle bu davalılar bakımından davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmişti …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:keşif · tescilsiz tasarım · haksız fiil · ticari defter · maddi tazminat · ilan · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2011/01770-16 sıra numaraları tasarım ile davalı yana ait işyerinde «keşif» günü tespit edilen ürünün genel özellikleri itibariyle nihai görünümlerinin bilgilenmiş kullanıcı tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, 19 no'lu tasarımın da davacıya ait tasarımların taklidi olduğu, davalının «tescilli tasarım» hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiği, davalı şirket ortağı gerçek kişi davalılara isnat edilen somut bir «kusur» eyleminin bulunmadığı, şirket ortaklarının fiiler taklit tasarımların üretimine ilişkin kişisel müdahalelerinin bulunduğuna dair delile rastlanmadığı, davalı tarafın «ticari defterlerini» sunmaması nedeniyle davalı şirketin taklit ürünlerden kaç adet sattığının tespit edilemediği, «maddi tazminat» hesabının TBK'nın 50. maddesi kapsamında yapıldığı gerekçesiyle, davalı gerçek kişiler hakkında açılan davanın reddine, davalı şirketi adına açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı şirket tarafından üretilerek satışa sunulan kıyafetlerin davacı adına tescilli tasarımlardan doğan hakkı ihlal mahiyetinde olduğunun tespitine, ihlal edilen her bir tasarım yönünden 7.500 TL olmak üzere toplam 15.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 01.07.2011 «haksız fiil» tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Şirket anasözleşmesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve «temsili» ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir." Bu durumda davalı şirketin anasözleşmesi getirtilmek suretiyle şirket idare ve temsilinin davalı ortaklardan biri veya tümüne ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra TMK'nın 50. maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu adı geçen davalıların sadece ortak olduklarından bahisle bu davalılar bakımından davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmişti …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8446 E. , 2012/17273 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2010 tarih ve 2008/135-2010/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, kendisinin de dahil olduğu doktorlardan oluşan bir grup girişimci ile davacı şirketi kurduklarını, 21.11.2006 tarihinde alınan şirket sermayesinin artırılma kararı gereği, şirket ortaklarının payları oranında 05.07.2007 ve 31.12.2007 tarihinde bankaya yatırdıkları toplam 1.538.000,000.00 TL'nın ertesi gün, şirket hastanesinin kiracısı olan davalı şirket tarafından hastane yatırımı ve malzeme alımı için çekildiğini, yaptırılan tespit sonucu davalı şirketin aldığı bu paranın 25.518,19 TL'sını hastane için kullandığının anlaşıldığını, geri kalan 1.512.481,81 TL'nın ise davalı Şirket'in uhdesinde olup oranda haksız şekilde zenginleştiğini, davalı Şirket'e gönderilen ihtara rağmen davalı Şirket'çe paranın iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nın paranın çekildiği tarihler olan 05.07.2007 ve 31.12.2007 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı Şirket'ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu alacağın, dava dışı ortaklar ... ve... dışında, şirket ortaklarına teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı temsilcisi, birleşen davada, 10.01.2008 tarihinde davalı Şirket'çe, kendisine ödenen paranın 505.000.00 TL'sının davalı ...'a, diğer birleşen davada, 280.000.00 TL'sının davalı ...'a, diğer birleşen davada da 140.000.00 TL'sının davalı ...'a ödendiğini, bu paraların temsilcisi olduğu şirkete ait olduğunu, davalıların 15.01.2008 tarihinde hisselerini yüksek bir fiyatla kendisine sattıklarını, ayrıca kendi koyduğu sermayeyi de geri aldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00'er TL'nın teslim tarihi olan 10.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalarda davalılar vekili, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, tüm dosya kapsamı, son bilirkişi raporunun gerekçe kısmının C bendine göre, davacının birleşen dava dosyalarının davalıları olan gerçek kişilerden alacağı bulunmadığı, davalı şirketten ise 449.480,81 TL alacağı olduğu gerekçesiyle, davalı Güncel Özel Sağlık Hizmetleri İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak ve fazlaya dair hakları saklı tutularak, 10.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, diğer davalılar yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6762 sayılı TTK'nun 540/1. (6102 sayılı TTK'nun 623.) maddesi hükmüne göre, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, limited şirketlerde ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca da şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya bir kaçına bırakılabilir. Şirket müdürünün temsil yetkisinin kapsamı ise anılan kanunun 542. maddesinin yollamasıyla aynı kanunun 321. maddesi hükmü uyarınca, anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine göre belirlenir.
Her ne kadar somut olayda dava, davacı şirketi temsilen yetkili müdür sıfatıyla ... tarafından açılmış ise de, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/11-182 Esas ve Karar sayılı, 25.11.2008 tarihli kararı ile, ...'in davacı Şirket'i münferit imzayla temsil ve ilzamı konusunda yetkilendirilmesine ilişkin 11.02.2008 tarih ve 569 sayılı genel kurul kararının iptaline karar verilmiş, Dairemizce de bu hüküm onanmıştır. Mahkemece davacı Şirket'e ait ticaret sicili kayıtları getirtilerek şirkete yeni bir temsilci atanıp atanmadığının araştırılması, sonucuna göre eldeki davaya devam edilip edilmeyeceği hususu belirlendikten sonra işin esasının halli gerekirken açıklanan dava şartı yerine getirilip, belirtilen eksiklik tamamlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064962200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz