6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Keşif

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13935 E. 2014/3089 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif tescilsiz tasarım tbk 99 haksız fiil limited şirket ticari defter ticaret sicili maddi tazminat ilan kusur eksik inceleme temsil e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 50 · TMK — TMK 50 · TTK — TTK 540

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2011/01770-16 sıra numaraları tasarım ile davalı yana ait işyerinde keşif günü tespit edilen ürünün genel özellikleri itibariyle nihai görünümlerinin bilgilenmiş kullanıcı tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, 19 no'lu tasarımın da davacıya ait tasarımların taklidi olduğu, davalının tescilli tasarım hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiği, davalı şirket ortağı gerçek kişi davalılara isnat edilen somut bir kusur eyleminin bulunmadığı, şirket ortaklarının fiiler taklit tasarımların üretimine ilişkin kişisel müdahalelerinin bulunduğuna dair delile rastlanmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davalı şirketin taklit ürünlerden kaç adet sattığının tespit edilemediği, maddi tazminat hesabının TBK'nın 50. maddesi kapsamında yapıldığı gerekçesiyle, davalı gerçek kişiler hakkında açılan davanın reddine, davalı şirketi adına açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı şirket tarafından üretilerek satışa sunulan kıyafetlerin davacı adına tescilli tasarımlardan doğan hakkı ihlal mahiyetinde olduğunun tespitine, ihlal edilen her bir tasarım yönünden 7.500 TL olmak üzere toplam 15.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 01.07.2011 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Ancak, mahkemece davalı gerçek kişilerin şirket ortağı oldukları, şirketin borçlarından doğrudan sorumlu olmadıkları ve eylemleriyle de tecavüz fiiline iştirak ettikleri hususunun kanıtlanamadığından bahisle bu davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalı şirket 3 ortaklı limited şirket olup, davalı gerçek kişilerin bu şirketin ortakları olduğu anlaşılmaktadır. 6762 sayılı TTK'nın 540. maddesi uyarınca "Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket anasözleşmesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir." Bu durumda davalı şirketin anasözleşmesi getirtilmek suretiyle şirket idare ve temsilinin davalı ortaklardan biri veya tümüne ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra TMK'nın 50. maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu adı geçen davalıların sadece ortak olduklarından bahisle bu davalılar bakımından davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • HUMK 440 kapsamına girmeyen karar düzeltme isteminin reddi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18786 E. 2015/5565 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2429 E. 2010/6726 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10566 E. 2018/4297 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/13935 E.  ,  2014/3089 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 13/05/2013

NUMARASI 2011/430-2013/114

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2013 tarih ve 2011/430-2013/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 2011/01770 sayılı tasarım tescil belgesi kapsamındaki 16 ve 19 no'lu tasarımların davalı şirket tarafından "P." markası altında üretilip satıldığını, davalı şirket ortağı gerçek kişilerin eylemi şirketle bizzat gerçekleştirmeleri nedeniyle sorumlu olduklarını ileri sürerek, 554 sayılı KHK'nın 52/a maddesi uyarınca hesaplanacak bedelden şimdilik 20.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin tespit edildiği 01.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini ve kararın yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın gerçek kişi müvekkilleri yönünden husumet, şirket yönünden esastan reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2011/01770-16 sıra numaraları tasarım ile davalı yana ait işyerinde keşif günü tespit edilen ürünün genel özellikleri itibariyle nihai görünümlerinin bilgilenmiş kullanıcı tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, 19 no'lu tasarımın da davacıya ait tasarımların taklidi olduğu, davalının tescilli tasarım hakkına tecavüz fiilinin gerçekleştiği, davalı şirket ortağı gerçek kişi davalılara isnat edilen somut bir kusur eyleminin bulunmadığı, şirket ortaklarının fiiler taklit tasarımların üretimine ilişkin kişisel müdahalelerinin bulunduğuna dair delile rastlanmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davalı şirketin taklit ürünlerden kaç adet sattığının tespit edilemediği, maddi tazminat hesabının TBK'nın 50.

maddesi kapsamında yapıldığı gerekçesiyle, davalı gerçek kişiler hakkında açılan davanın reddine, davalı şirketi adına açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı şirket tarafından üretilerek satışa sunulan kıyafetlerin davacı adına tescilli tasarımlardan doğan hakkı ihlal mahiyetinde olduğunun tespitine, ihlal edilen her bir tasarım yönünden 7.500 TL olmak üzere toplam 15.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 01.07.2011 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Ancak, mahkemece davalı gerçek kişilerin şirket ortağı oldukları, şirketin borçlarından doğrudan sorumlu olmadıkları ve eylemleriyle de tecavüz fiiline iştirak ettikleri hususunun kanıtlanamadığından bahisle bu davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut Ticaret Sicil Gazetesi örneğine göre davalı şirket 3 ortaklı limited şirket olup, davalı gerçek kişilerin bu şirketin ortakları olduğu anlaşılmaktadır. 6762 sayılı TTK'nın 540. maddesi uyarınca "Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket anasözleşmesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir." Bu durumda davalı şirketin anasözleşmesi getirtilmek suretiyle şirket idare ve temsilinin davalı ortaklardan biri veya tümüne ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra TMK'nın 50.

maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu adı geçen davalıların sadece ortak olduklarından bahisle bu davalılar bakımından davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,024,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101765900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.