Haksız çıkan taraf
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10807 E. 2012/18031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız çıkan taraf↗ akreditif↗ dosya masrafı↗ ilan↗ haksız rekabet↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının web sayfasında yayınlanan yazının 6.maddesinde yapılan açıklamadan sonra davacının Türkiye temsilcisi olduğu 1224 numaralı BM Trade Certification Şirketi'nin örnek olarak gösterilmesinin, 1. ve 7. maddelerde yasal zorunluluk olmamasına rağmen ITT ve Fabrika Üretim Kontrol İşletmeleri için İSO9001:2000 akreditasyonunun ve yine bu işlemler için TÜRKAK'tan akredite olunmasının zorunlu olduğu izleniminin yaratılmasının TTK'nun 57/1-2-3-4 fıkraları uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu yazının 8 ve 10.maddelerinde haksız rekabet teşkil eden eylemler bulunmadığı, bir kişiyi kendi internet sayfasında kendisi aleyhine bir ilanı yayınlamak zorunda bırakmanın yasal olarak mümkün olmayıp, davacının hükmün gazetede ilan edilmesine yönelik bir talebinin bulunmadığı, yazının etkisini göstereceği 2009 yılında davacı şirketin kar elde ettiği, manevi tazminat yönünden BK. m 49'da belirtilen yasal koşulların oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemenin kar elde edildiğinden bahisle manevi tazminat talebinin reddi gerekçesi doğru değil ise de, manevi tazminat yönünden BK'nun 49. maddesi şartlarının gerçekleşmemiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde mahkemece verilecek hükmün davalı internet sayfasının aynı bölümünde aynı puntolar ile yayınlanması suretiyle ilanına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece hükmün ilanına yönelik talep yukarıda yazılı gerekçe ile reddedilmiştir. TTK'nun 61. maddesinde, ''Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebiyle, masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün katileşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şekil ve şümulünü hakim tayin eder.'' denilmiştir. Bu kapsamda, her ne kadar davacı ilanın şeklini kendisi belirleyerek talepte bulunmuş ise de, bu talebin esasen bir ilan talebi niteliğinde olup, ilanın şekli ve şümulünün hakim tarafından takdir edileceği değerlendirilerek ve takdir yetkisi kullanılarak kararın ilanına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ilan talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14331 E. 2013/11679 K.
Ortak:haksız çıkan taraf · dosya masrafı · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTTK'nun 61. maddesinde, ''Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebiyle, «masrafı» «haksız çıkan» taraftan alınmak üzere hükmün katileşmesinden sonra «ilan» edilmesine de karar verebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının web sayfasında yayınlanan yazının 6.maddesinde yapılan açıklamadan sonra davacının Türkiye «temsilcisi» olduğu 1224 numaralı BM Trade Certification Şirketi'nin örnek olarak gösterilmesinin, 1. ve 7. maddelerde yasal zorunluluk olmamasına rağmen ITT ve Fabrika Üretim Kontrol İşletmeleri için İSO9001:2000 «akreditasyonunun» ve yine bu işlemler için TÜRKAK'tan akredite olunmasının zorunlu olduğu izleniminin yaratılmasının TTK'nun 57/1-2-3-4 fıkraları uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, söz konusu yazının 8 ve 10.maddelerinde haksız rekabet teşkil eden eylemler bulunmadığı, bir kişiyi kendi internet sayfasında kendisi aleyhine bir «ilanı» yayınlamak zorunda bırakmanın yasal olarak mümkün olmayıp, davacının hükmün gazetede ilan edilmesine yönelik bir talebinin bulunmadığı, yazının etkisini göstereceğ …
2-Davacı, dava dilekçesinde mahkemece verilecek hükmün davalı internet sayfasının aynı bölümünde aynı puntolar ile yayınlanması suretiyle «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, mahkemece hükmün ilanına yönelik talep yukarıda yazılı gerekçe ile reddedilmiştir.
Benzer bu karardaOysa ki, 556 Sayılı KHK'nun marka sahibinin talepleri başlıklı 62/1-f. maddesinde "Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, «masrafları» tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması" hükmü bu husustaki 72. madde düzenlenmesi ile ,yine dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın «haksız rekabetin» düzenlendiği 61. maddesinde "Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebiyle, masrafı «haksız çıkan» taraftan alınmak üzere hükmün katileşmesinden sonra «ilan» edilmesine de karar verebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ticaret ünvanının terkinine, hüküm özetinin «ilanına» ilişkin yasada bir hüküm bulunmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, "..." ibareli ticaret ünvanına ve markasına tecavüz edildiğini ileri sürerek, davalının ticaret ünvanının «terkini» ile kararın «ilanı» isteminde bulunmuş, mahkemece, «haksız rekabet» ve markaya tecavüz olduğu kabul edilerek davalının ticaret ünvanının terkinine karar verilmiş ise de, yasada kararın ilanına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle kararın ilanına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ticaret ünvanının terkinine, hüküm özetinin «ilanına» ilişkin yasada bir hüküm bulunmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ticaret ünvanının «terkini» istemine ilişkindir.
Davacı taraf, "..." ibareli ticaret ünvanına ve markasına tecavüz edildiğini ileri sürerek, davalının ticaret ünvanının «terkini» ile kararın «ilanı» isteminde bulunmuş, mahkemece, «haksız rekabet» ve markaya tecavüz olduğu kabul edilerek davalının ticaret ünvanının terkinine karar verilmiş ise de, yasada kararın ilanına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle kararın ilanına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, hem «marka hakkına tecavüz» edildiği hem de «haksız rekabet» bulunduğu kabul edildiğine göre kararın «ilanına» da karar verilmesi gerekirken, yasaya aykırı yazılı gerekçeyle, bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2533 E. 2010/8139 K.
Ortak:akreditif
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının web sayfasında yayınlanan yazının 6.maddesinde yapılan açıklamadan sonra davacının Türkiye «temsilcisi» olduğu 1224 numaralı BM Trade Certification Şirketi'nin örnek olarak gösterilmesinin, 1. ve 7. maddelerde yasal zorunluluk olmamasına rağmen ITT ve Fabrika Üretim Kontrol İşletmeleri için İSO9001:2000 «akreditasyonunun» ve yine bu işlemler için TÜRKAK'tan akredite olunmasının zorunlu olduğu izleniminin yaratılmasının TTK'nun 57/1-2-3-4 fıkraları uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, söz konusu yazının 8 ve 10.maddelerinde haksız rekabet teşkil eden eylemler bulunmadığı, bir kişiyi kendi internet sayfasında kendisi aleyhine bir «ilanı» yayınlamak zorunda bırakmanın yasal olarak mümkün olmayıp, davacının hükmün gazetede ilan edilmesine yönelik bir talebinin bulunmadığı, yazının etkisini göstereceğ …
Benzer bu kararda… i sonucu belge aldığı savunması üzerinde durulmalı, Türkiye Akreditasyon Kurumu'ndan Kurumca teyit edilen belgenin hangi belge olduğu araştırılmalı, davalının belge «teslim» edilmediği, kullanılmadığı ve benimsenmediği yönündeki savunması değerlendiril- meli...” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu belgenin TSE tarafından verilmediği, davalının davadan önce sahip olduğu belgenin TÜRKAK tarafından teyid edildiği, dosyaya sunulan sözleşmenin merkezi İngiltere'de bulunan Akreditasyon Kurumu UKAS'tan «akredite» olan WCS belgelendirme kuruluşunun denetimi ile ilgili İngilizce bir sözleşme olduğu ve bu sözleşmenin akreditasyon kurumlarına gönderilmesinin söz konusu olmadığı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslim
Benzer bu kararda… i sonucu belge aldığı savunması üzerinde durulmalı, Türkiye Akreditasyon Kurumu'ndan Kurumca teyit edilen belgenin hangi belge olduğu araştırılmalı, davalının belge «teslim» edilmediği, kullanılmadığı ve benimsenmediği yönündeki savunması değerlendiril- meli...” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu belgenin TSE tarafından verilmediği, davalının davadan önce sahip olduğu belgenin TÜRKAK tarafından teyid edildiği, dosyaya sunulan sözleşmenin merkezi İngiltere'de bulunan Akreditasyon Kurumu UKAS'tan «akredite» olan WCS belgelendirme kuruluşunun denetimi ile ilgili İngilizce bir sözleşme olduğu ve bu sözleşmenin akreditasyon kurumlarına gönderilmesinin söz konusu olmadığı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10807 E. , 2012/18031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2009/26-2011/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin TÜRKAK ve uluslararası kapsamda akredite olarak belgelendirme hizmetleri sunan yabancı ortaklı şirket olduğunu, davalının da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının kendi web sayfasında potansiyel müşterilere yönelik olarak “Uyarı nedenlerimizi okumanızı rica ederiz” başlığı ile bilgilendirme yazısı yayımladığını, ancak davalının kasten müvekkilini kötülemek ve ticari itibarını zedelemek istediğini, haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek söz konusu yazının 1,6,7,8 ve 10. maddelerinin yayından kaldırılmasına, haksız rekabet yaptığına ilişkin mahkeme ilanının davalının web sayfasının aynı bölüm ve sayfasında aynı punto ile yayınlanmasına ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin web sayfasında yer alan yazının piyasadaki tüketicileri bilinçlendirme amacı taşıdığını, yazının içeriğinde davacının ticaret unvanına yer verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının web sayfasında yayınlanan yazının 6.maddesinde yapılan açıklamadan sonra davacının Türkiye temsilcisi olduğu 1224 numaralı BM Trade Certification Şirketi'nin örnek olarak gösterilmesinin, 1. ve 7. maddelerde yasal zorunluluk olmamasına rağmen ITT ve Fabrika Üretim Kontrol İşletmeleri için İSO9001:2000 akreditasyonunun ve yine bu işlemler için TÜRKAK'tan akredite olunmasının zorunlu olduğu izleniminin yaratılmasının TTK'nun 57/1-2-3-4 fıkraları uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu yazının 8 ve 10.maddelerinde haksız rekabet teşkil eden eylemler bulunmadığı, bir kişiyi kendi internet sayfasında kendisi aleyhine bir ilanı yayınlamak zorunda bırakmanın yasal olarak mümkün olmayıp, davacının hükmün gazetede ilan edilmesine yönelik bir talebinin bulunmadığı, yazının etkisini göstereceği 2009 yılında davacı şirketin kar elde ettiği, manevi tazminat yönünden BK.
m 49'da belirtilen yasal koşulların oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemenin kar elde edildiğinden bahisle manevi tazminat talebinin reddi gerekçesi doğru değil ise de, manevi tazminat yönünden BK'nun 49. maddesi şartlarının gerçekleşmemiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde mahkemece verilecek hükmün davalı internet sayfasının aynı bölümünde aynı puntolar ile yayınlanması suretiyle ilanına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece hükmün ilanına yönelik talep yukarıda yazılı gerekçe ile reddedilmiştir. TTK'nun 61. maddesinde, ''Mahkeme, davayı kazanan tarafın talebiyle, masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün katileşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şekil ve şümulünü hakim tayin eder.'' denilmiştir. Bu kapsamda, her ne kadar davacı ilanın şeklini kendisi belirleyerek talepte bulunmuş ise de, bu talebin esasen bir ilan talebi niteliğinde olup, ilanın şekli ve şümulünün hakim tarafından takdir edileceği değerlendirilerek ve takdir yetkisi kullanılarak kararın ilanına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ilan talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064786100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz