6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13190 E. 2012/18873 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karine mutabakat yemin delili ispat külfeti ticari defter kayıtları şikayet yemin ticari defter fatura asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı temsil e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafın yaptığı ödemeler konusunda taraf defterleri arasında mutabakat bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davaya konu faturalar açık fatura şeklinde düzenlendiğinden başka bir belge (makbuz) ile bedelinin ödendiği ispatlanmadığı sürece söz konusu fatura bedellerinin ödenmediği yolunda karine bulunduğu, davalı taraf ödeme makbuzları sunmuşsa da bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu makbuzların dava konusu faturaları kapsamadığı, faturalarla gerek tarih ve gerekse miktar olarak örtüşmediği, davalı tarafın ödemeye ilişkin iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı, açık faturaların bedellerinin ödenmemiş olduğuna dair karinenin aksini de kanıtlayamadığı, ispat külfeti kendisinde olan davalı taraf yemin deliline dayandığından davacı şirket yetkilisinin dava konusu faturaların temsilcisi olduğu şirket çalışanları tarafından imzalandığı, fatura bedellerinin ödenmediği ve fatura bedelleri toplamı 293.397,67 TL alacaklı olduğuna dair yemin ettiği, davalı şirketin davaya konu faturalar nedeniyle davacıya 293.397,67 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan 236 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı vekilince fatura bedellerinin imzalı makbuzlarla ödendiğinin savunulması üzerine, davacı tarafından ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, davalının elindeki makbuzlarda imzası bulunan Hikmet Arpacıoğlu, Ali Ay Şentürk ve Murat Ufuk Şentürk isimli şahısların şirketlerinde çalışmadığı belirtilmiştir. Davacı şirket adına para tahsil eden kişilerle, davacı şirket yetkilileri hakkında davalı şirketin şikayeti üzerine Mersin C. Başsavcılığı’nın 2010/5260 Soruşturma sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan ceza yargılaması sonucunda, davacı şirket adına makbuz karşılığı para tahsil eden kişilerin, davacı şirket çalışanları olduklarının anlaşılması halinde, doğrudan doğruya bu davanın sonucu da etkileneceğinden, mahkemece gerektiğinde ceza davasının neticesi de beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15974 E. 2012/1274 K.

    Ortak: · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12818 E. 2018/374 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkına tecavüzün giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8791 E. 2023/2994 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6630 E. 2021/6933 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13190 E.  ,  2012/18873 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2007/487-2010/164 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıdan 293.397,67 YTL alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, takibin dayanağının 236 adet fatura olduğunu, davalı şirketçe bir süre kısmi ödeme yapıldıktan sonra ödemelerin kesilmesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu fatura bedellerinin tamamının davacı tarafından tahsil edildiğini, taraflar arasında 541.796,95 TL civarında iş yapılıp davacı tarafça bu miktarda fatura tanzim edildiğini, bu faturaların müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarına işlendiğini, davacı şirkete toplam 553.934,52 YTL ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacı şirketten 12.137,57 YTL alacaklı olduğunu, ödeme makbuzları ve ticari defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere müvekkil ile davacı arasında süreklilik arz eden ve sıkça yapılan yüklemeler nedeni ile işin yapılmasının ardından değil işin icabı gereği sürekli ve rutin ödemeler yapıldığını, ödemelerin fatura bedellerini aştığını, fazla tahsil edilen meblağın iadesinin istenmesi üzerine takip yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafın yaptığı ödemeler konusunda taraf defterleri arasında mutabakat bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davaya konu faturalar açık fatura şeklinde düzenlendiğinden başka bir belge (makbuz) ile bedelinin ödendiği ispatlanmadığı sürece söz konusu fatura bedellerinin ödenmediği yolunda karine bulunduğu, davalı taraf ödeme makbuzları sunmuşsa da bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu makbuzların dava konusu faturaları kapsamadığı, faturalarla gerek tarih ve gerekse miktar olarak örtüşmediği, davalı tarafın ödemeye ilişkin iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı, açık faturaların bedellerinin ödenmemiş olduğuna dair karinenin aksini de kanıtlayamadığı, ispat külfeti kendisinde olan davalı taraf yemin deliline dayandığından davacı şirket yetkilisinin dava konusu faturaların temsilcisi olduğu şirket çalışanları tarafından imzalandığı, fatura bedellerinin ödenmediği ve fatura bedelleri toplamı 293.397,67 TL alacaklı olduğuna dair yemin ettiği, davalı şirketin davaya konu faturalar nedeniyle davacıya 293.397,67 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan 236 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı vekilince fatura bedellerinin imzalı makbuzlarla ödendiğinin savunulması üzerine, davacı tarafından ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, davalının elindeki makbuzlarda imzası bulunan Hikmet Arpacıoğlu, Ali Ay Şentürk ve Murat Ufuk Şentürk isimli şahısların şirketlerinde çalışmadığı belirtilmiştir. Davacı şirket adına para tahsil eden kişilerle, davacı şirket yetkilileri hakkında davalı şirketin şikayeti üzerine Mersin C. Başsavcılığı’nın 2010/5260 Soruşturma sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan ceza yargılaması sonucunda, davacı şirket adına makbuz karşılığı para tahsil eden kişilerin, davacı şirket çalışanları olduklarının anlaşılması halinde, doğrudan doğruya bu davanın sonucu da etkileneceğinden, mahkemece gerektiğinde ceza davasının neticesi de beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064534100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.