İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15974 E. 2012/1274 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şikayet↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/11718 E,2011/11014 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan 52 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekilince fatura bedellerinin imzalı makbuzlarla ödendiğini savunulması üzerine, davacı tarafından ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, davalının elindeki makbuzlarda imzası bulunan Hikmet Arpacıoğlu, ... ve ... isimli şahısların şirketlerinde çalışmadığı belirtilmiş, buna karşın davalı tarafça, takibe ve davaya konu edilmeyen 15 adet fatura bedelinin dahi, makbuz mukabili aynı şahıslara ödendiği ileri sürülmüştür. Davacının banka kanalıyla ödendiğini iddia ettiği bu 15 adet faturanın, gerçekten de banka kanalıyla mı, yoksa makbuz karşılığımı ödendiği hususunda mahkemece araştırma yapılmışsa da, bu araştırmanın yeterli olduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu 15 adet faturaya ilişkin inceleme yapılması gerekirken, başka faturalara ilişkin yapılan bir takım ödemelerin, söz konusu ve tek tek numaraları belirtilen faturalara ilişkin olduğunun kabulü doğru görülmediği gibi, davacı şirket adına para tahsil eden kişilerle, davacı şirket yetkilileri hakkında başka bir firmanın şikayetiyle de olsa kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan ceza yargılaması sonucunda, davacı şirket adına makbuz karşılığı para tahsil eden kişilerin, davacı şirket çalışanları olduklarının anlaşılması halinde, doğrudan doğruya bu davanın sonucu da etkileneceğinden, mahkemece gerektiğinde ceza davasının sonucuda beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13190 E. 2012/18873 K.
Ortak:şikayet · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan 52 adet «fatura» bedelinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile %40 «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Davalı vekilince «fatura» bedellerinin imzalı makbuzlarla ödendiğini savunulması üzerine, davacı tarafından ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, davalının elindeki makbuzlarda imzası bulunan Hikmet Arpacıoğlu, ... ve ... isimli şahısların şirketlerinde çalışmadığı belirtilmiş, buna karşın davalı tarafça, takibe ve davaya konu edilmeyen 15 adet fatura bedelinin dahi, makbuz mukabili aynı şahıslara ödendiği ileri sürülmüştür.
Mahkemece, bu 15 adet faturaya ilişkin inceleme yapılması gerekirken, başka faturalara ilişkin yapılan bir takım ödemelerin, söz konusu ve tek tek numaraları belirtilen faturalara ilişkin olduğunun kabulü doğru görülmediği gibi, davacı şirket adına para tahsil eden kişilerle, davacı şirket yetkilileri hakkında başka bir firmanın «şikayetiyle» de olsa kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu faturaların her iki tarafın «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ancak davalı tarafın yaptığı ödemeler konusunda taraf defterleri arasında «mutabakat» bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu «fatura» bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davaya konu faturalar açık fatura şeklinde düzenlendiğinden başka bir belge (makbuz) ile bedelinin ödendiği ispatlanmadığı sürece söz konusu fatura bedellerinin ödenmediği yolunda «karine» bulunduğu, davalı taraf ödeme makbuzları sunmuşsa da bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu makbuzların dava konusu faturaları kapsamadığı, faturalarla gerek tarih ve gerekse miktar olarak örtüşmediği, davalı tarafın ödemeye ilişkin iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı, açık faturaların bedellerinin ödenmemiş olduğuna dair karinenin aksini de kanıtlayamadığı, «ispat külfeti» kendisinde olan davalı taraf «yemin deliline» dayandığından davacı şirket yetkilisinin dava konusu faturaların «temsilcisi» olduğu şirket çalışanları tarafından imzalandığı, fatura bedellerinin ödenmediği ve fatura bedelleri toplamı 293.397,67 TL alacaklı olduğuna dair yemin ettiği, davalı şirketin davaya konu faturalar nedeniyle davacıya 293.397,67 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «asıl alacak» üzerinden %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Dava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan 236 adet «fatura» bedelinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile %40 «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Davalı vekilince «fatura» bedellerinin imzalı makbuzlarla ödendiğinin savunulması üzerine, davacı tarafından ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, davalının elindeki makbuzlarda imzası bulunan Hikmet Arpacıoğlu, Ali Ay Şentürk ve Murat Ufuk Şentürk isimli şahısların şirketlerinde çalışmadığı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · mutabakat · yemin delili · ispat külfeti · ticari defter kayıtları · yemin · ticari defter · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu faturaların her iki tarafın «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ancak davalı tarafın yaptığı ödemeler konusunda taraf defterleri arasında «mutabakat» bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu «fatura» bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davaya konu faturalar açık fatura şeklinde düzenlendiğinden başka bir belge (makbuz) ile bedelinin ödendiği ispatlanmadığı sürece söz konusu fatura bedellerinin ödenmediği yolunda «karine» bulunduğu, davalı taraf ödeme makbuzları sunmuşsa da bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bu makbuzların dava konusu faturaları kapsamadığı, faturalarla gerek tarih ve gerekse miktar olarak örtüşmediği, davalı tarafın ödemeye ilişkin iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı, açık faturaların bedellerinin ödenmemiş olduğuna dair karinenin aksini de kanıtlayamadığı, «ispat külfeti» kendisinde olan davalı taraf «yemin deliline» dayandığından davacı şirket yetkilisinin dava konusu faturaların «temsilcisi» olduğu şirket çalışanları tarafından imzalandığı, fatura bedellerinin ödenmediği ve fatura bedelleri toplamı 293.397,67 TL alacaklı olduğuna dair yemin ettiği, davalı şirketin davaya konu faturalar nedeniyle davacıya 293.397,67 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «asıl alacak» üzerinden %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15974 E. , 2012/1274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2009 gün ve 2007/116-2009/237 sayılı kararı onayan Daire’nin 27/09/2011 gün ve 2009/11718-2011/11014 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, hizmet bedeli için düzenlenen faturaların karşılığının ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/11718 E,2011/11014 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan 52 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekilince fatura bedellerinin imzalı makbuzlarla ödendiğini savunulması üzerine, davacı tarafından ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, davalının elindeki makbuzlarda imzası bulunan Hikmet Arpacıoğlu, ... ve ... isimli şahısların şirketlerinde çalışmadığı belirtilmiş, buna karşın davalı tarafça, takibe ve davaya konu edilmeyen 15 adet fatura bedelinin dahi, makbuz mukabili aynı şahıslara ödendiği ileri sürülmüştür. Davacının banka kanalıyla ödendiğini iddia ettiği bu 15 adet faturanın, gerçekten de banka kanalıyla mı, yoksa makbuz karşılığımı ödendiği hususunda mahkemece araştırma yapılmışsa da, bu araştırmanın yeterli olduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu 15 adet faturaya ilişkin inceleme yapılması gerekirken, başka faturalara ilişkin yapılan bir takım ödemelerin, söz konusu ve tek tek numaraları belirtilen faturalara ilişkin olduğunun kabulü doğru görülmediği gibi, davacı şirket adına para tahsil eden kişilerle, davacı şirket yetkilileri hakkında başka bir firmanın şikayetiyle de olsa kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan ceza yargılaması sonucunda, davacı şirket adına makbuz karşılığı para tahsil eden kişilerin, davacı şirket çalışanları olduklarının anlaşılması halinde, doğrudan doğruya bu davanın sonucu da etkileneceğinden, mahkemece gerektiğinde ceza davasının sonucuda beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 2009/11718 E,2011/11014 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 03/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12/03/2012 HŞ
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1036257400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz