6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14300 E. 2012/16819 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartı genel işlem koşulu i̇i̇k 257 emredici hüküm tbk 99 ihtiyati haciz kamu düzeni haciz ek tasfiye kredi sözleşmesi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 20 · BK · İİK — İİK 257

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların emredici nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, “Geçmişe Etkili Olma” kuralını düzenleyen 2., 3., 4. ve 7. maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman akdedilmiş olurlarsa olsunlar 6098 sayılı TBK'nun hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak imzalanmış davaya konu banka kredi sözleşmesi uyarınca yapılan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.

İstem ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan kredi sözleşmesinin mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza kredinin de o zaman verildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda anılan Kanun'un yürürlüğüne ilişkin 6101 sayılı Kanun'un 4. maddesinin işbu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar olunamaz. Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığından, salt genel işlem şartlarına aykırılık, kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulanma koşulları da yer almadığından mahkemece İİK 257. maddeki koşullar oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar vermek gerekirken yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16385 E. 2012/19174 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13983 E. 2012/17248 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2482 E. 2013/4162 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14299 E. 2012/16795 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14301 E. 2012/16818 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2478 E. 2013/4623 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4626 E. 2022/6431 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/14300 E.  ,  2012/16819 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2012 tarih ve 2012/691-2012/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati haciz isteyen vekili, imzalanan banka kredi sözleşmesi uyarınca esas borçlunun Hira Gayrimenkul Konut İnş. ve İnş. Malz. Kozm. San. Tic. Ltd. Şti olduğunu, diğer borçlular ..., ... (Önal), Yüksel Bayrak (Nibat) ve ...'ın kefil ...'ın murisi olduklarını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların emredici nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, “Geçmişe Etkili Olma” kuralını düzenleyen 2., 3., 4. ve 7. maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman akdedilmiş olurlarsa olsunlar 6098 sayılı TBK'nun hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak imzalanmış davaya konu banka kredi sözleşmesi uyarınca yapılan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.

İstem ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan kredi sözleşmesinin mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza kredinin de o zaman verildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda anılan Kanun'un yürürlüğüne ilişkin 6101 sayılı Kanun'un 4. maddesinin işbu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar olunamaz. Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığından, salt genel işlem şartlarına aykırılık, kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7.

maddenin uygulanma koşulları da yer almadığından mahkemece İİK 257. maddeki koşullar oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar vermek gerekirken yazılı şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda yazılı gerekçelerle, ihtiyati haciz isteminde bulunan vekili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064489000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.