İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2482 E. 2013/4162 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ i̇i̇k 257↗ ihtiyati haciz↗ kamu düzeni↗ kefil↗ haciz↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, banka kredi sözleşmelerinin önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden ihtiyati haciz isteminin kabulüne, borçlu kefiller yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle borçlu kefiller yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşme, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır. Bu durumda 6101 sayılı kanunun 4. maddesinin işbu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar olunamaz. Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığından ve salt genel işlem şartlarına aykırılık kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi, 7. maddenin uygulama koşulları da bulunmadığından, mahkemece İİK. 257. maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, kefiller yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14301 E. 2012/16818 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7'nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararını bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşmeler, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2478 E. 2013/4623 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talebe dayanak banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlanması açısından yasanın öngördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK’nun .... maddesi kapsamından bir kabulün de bulunmadığı açıkça anlaşılmakla sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7.maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13983 E. 2012/17248 K.
Ortak:genel işlem şartı · genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kamu düzeni · kefil · haciz · ek tasfiye · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle borçlu «kefiller» yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl borçlu ... hakkında talebin kabülüne, «kefiller» ..., İsmail ŞIK ve ... hakkında ise davaya konu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlanması açısından, yasanın ön gördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, TBK’nun 21'ci maddesi kapsamında bir kabulünün de bulunmadığı sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu, TBK'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen, genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, Yürürlük Yasasının 2, 3, 4'cü ve 7'ci maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin, ne zaman düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, 6098 sayılı TBK'nun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve bu nedenle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak yapılmış sözleşme uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda «temerrüt», sona erme ve «tasfiye» söz konusu olmadığından ve salt «genel işlem şartlarına» aykırılık «kamu düzeni» ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulama koşulları da bulunmadığından mahkemece İİK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl borçlu ... hakkında talebin kabülüne, «kefiller» ..., İsmail ŞIK ve ... hakkında ise davaya konu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlanması açısından, yasanın ön gördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, TBK’nun 21'ci maddesi kapsamında bir kabulünün de bulunmadığı sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu, TBK'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen, genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelikte olması, içeriğinin yasa tarafından doğrudan düzenlenmesi karşısında, Yürürlük Yasasının 2, 3, 4'cü ve 7'ci maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin, ne zaman düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, 6098 sayılı TBK'nun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve bu nedenle TBK'nun 20'ci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak yapılmış sözleşme uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3123 E. 2013/5209 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle borçlu «kefiller» yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, İİK'nun «257». maddesi gereğince talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece talebin dayanağının tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, «genel kredi sözleşmesi» olup, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen şahıslar, asıl borçlu ve müteselsil kefillerdir.
Mahkemece, talebin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, ayrıca «kefil» olan borçluların kefilliğinin adi «kefalet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · genel kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, talebin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, ayrıca «kefil» olan borçluların kefilliğinin adi «kefalet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, «genel kredi sözleşmesi» olup, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen şahıslar, asıl borçlu ve müteselsil kefillerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle borçlu «kefiller» yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · teminat
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2482 E. , 2013/4162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/997-2012/998 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, borçlu ... Ltd. firmasının genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığını, diğerlerininde sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, banka kredi sözleşmelerinin önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden ihtiyati haciz isteminin kabulüne, borçlu kefiller yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle borçlu kefiller yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşme, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır. Bu durumda 6101 sayılı kanunun 4. maddesinin işbu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar olunamaz. Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığından ve salt genel işlem şartlarına aykırılık kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi, 7.
maddenin uygulama koşulları da bulunmadığından, mahkemece İİK. 257. maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, kefiller yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz talep edene iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448371000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz